Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklim Krizi

haberalmedya - Iklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu Haber

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu

Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir, 207 milyon dolarlık turşu ihracatıyla dünyanın turşusunu kurma başarısı gösterdi. İZMİR (İGFA) - Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı.

Türkiye tarımında yeni umut... Leonardit ile toprağın hafızası canlanıyor Haber

Türkiye tarımında yeni umut... Leonardit ile toprağın hafızası canlanıyor

Artan gübre maliyetleri ve iklim baskısı altında ezilen Türkiye tarımı, leonarditle sürdürülebilir çözümler arıyor. Uzmanlar, bu doğal kaynağın toprağın biyolojik hafızasını yeniden aktive ederek verim ve su tutma kapasitesini artırabileceğini vurguluyor. KAHRAMANMARAŞ (İGFA) - Türkiye tarımı, son yıllarda gübre fiyatlarındaki sert yükseliş, enerji krizleri, kuraklık ve toprak yapısının bozulması nedeniyle ciddi bir kırılganlık yaşıyor. Bu süreçte gündeme gelen leonardit, milyonlarca yıl önce oluşmuş organik materyalin dönüşümüyle elde edilen ve yüksek humik ile fulvik asit içeren doğal bir kaynak olarak öne çıkıyor. Toprak ve biyoloji araştırmalarıyla tanınan Enver Abdullah Baltaş, Türkiye’nin birçok tarım alanında organik madde kaybının kritik seviyelere ulaştığını belirtirken Baltaş’a göre leonardit, toprağın su tutma kapasitesini artırırken kuraklık stresini azaltıyor, besin elementlerine erişimi kolaylaştırıyor ve kimyasal gübre kullanımını düşürüyor. AFŞİN-ELBİSTAN LEONARDİTİ STRATEJİK ÖNEME SAHİP Baltaş’ın özellikle dikkat çektiği Afşin-Elbistan havzasındaki leonardit rezervlerinin, Türkiye ve dünya ölçeğinde yüksek kalite potansiyeline sahip olduğu analizlerle ortaya kondu. Humik + fulvik asit oranı yüzde 64,38, organik madde oranı yüzde 70,67 olarak ölçüldü. Uzmanlara göre söz konusu bu değerler, toprağın biyolojik yapısını güçlendirme açısından önemli bir avantaj sağlıyor. LEONARDİT NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ GÖRÜLÜYOR? Uzmanlara göre leonarditi stratejik hale getiren temel unsur, toprağın biyolojik yapısı üzerindeki etkisi olduğunu ifade eden Baltaş, bilimsel değerlendirmelere göre yüksek humik asidin toprağın katyon değişim kapasitesini artırabildiği, besin elementlerini bağlayıp kontrollü salınım sağlayabildiği, mikrobiyal yaşamı güçlendirebildiği ve kök gelişimini destekleyebilmesinin yanı sıra toprakta karbon tutulmasına katkı sunabildiğini söyledi. Baltaş, özellikle kuraklık riskinin büyüdüğü bölgelerde su tutma kapasitesini artırabilmesi, leonarditi iklim krizine karşı önemli araçlardan biri haline getirdiğini kaydetti. AKADEMİK ARAŞTIRMALAR VERİM ARTIŞINI KANITLIYOR Türkiye’de birçok üniversite leonardit üzerine kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi ile Bingöl Üniversitesi’nin çalışmalarına da dikkati çeken Baltaş, leonardit uygulamalarının taze fasulye, mısır ve domateste verim artışı sağladığını ortaya koyduğunu anlattı. Baltaş, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin saha denemelerinde ise leonardit uygulanan alanlarda; toprağın nemini artırdığını, kök gelişimini desteklediğini ve organik madde miktarını yükselttiğini gösterdiğini kaydetti. İKLİM KRİZİ İLE MÜCADELEDE STRATEJİK ARAÇ Leonarditin yalnızca verimi artırmakla kalmıyor; iklim değişikliğine uyum aracı olarak da öne çıktığını ifade eden Enver Abdullah Baltaş, toprağın karbon tutma kapasitesini ve su yönetimini iyileştirerek kuraklık riskinin yüksek olduğu İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz havzalarında üreticilere çözüm sunduğunu söyledi. Leonarditin yaygınlaşmasının kimyasal gübre kullanımını azaltarak ülkeye yüz milyonlarca dolarlık döviz tasarrufu sağlayabileceğine dikkat çeken uzmanlar, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin TKİ-HÜMAS projesi kapsamında yerli hammaddeden sıvı humik asit üretimi yapıldığını ve organomineral gübre yatırımlarının planlandığını belirtti. Türkiye’nin milyarlarca tonluk leonardit rezervi, doğru bilimsel ve sürdürülebilir yöntemlerle kullanıldığında stratejik bir avantaja dönüşebilir olduğun ifade eden Baltaş, bu doğal kaynağın verimli şekilde yönetilmesinin, hem tarım üretimini hem de iklim krizine karşı dayanıklılığı güçlendireceğini söyledi. Baltaş, Türkiye tarımının önümüzdeki yıllarda belirleyici gündem maddelerinden biri artık “toprağın hafızasını yeniden canlandırmak” olacağını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.