Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İzmir Büyükşehir Belediyesi

haberalmedya - İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Evdeki atıklar toprağa can oluyor... Evlerdeki organik hazine! Haber

Evdeki atıklar toprağa can oluyor... Evlerdeki organik hazine!

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı kompost seferberliğiyle mutfak atıkları yeniden toprağa kazandırılıyor. Dünya Çevre Günü etkinliğinde 7’den 70’e İzmirliler bokaşi yöntemiyle organik atıkları dönüştürmeyi uygulamalı öğrendi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sürdürülebilir atık yönetimi vizyonuyla hayata geçirilen “Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamındaki bokaşi (bokashi) kompost uygulaması, farklı etkinliklerle İzmirlilere anlatılarak farkındalık oluşturuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü tarafından, Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında “Dönüşüme Evde Başla: Kompost, Tarım ve Gelecek” temalı etkinlik düzenlendi. İzmirlilerin dönüşüm sürecine yaşamın her alanında dahil olmaları için hayata geçirilen etkinliklerde 7’den 70’e her kuşağa uygulamalı eğitimler verildi. EVLERDEKİ ORGANİK HAZİNE Karşıyaka Bostanlı Pazar Yeri’nde düzenlenen etkinlikte Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen ev tipi kompost çalışmaları, organik pazar atıklarının geri kazanımına yönelik uygulamalar ve planlanan kompost tesisi hakkında bilgi verdi. Etkinlik kapsamında ziraat mühendisi Aylin Işık moderatörlüğünde panel gerçekleştirildi. İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Dr. Nurdan Zincircioğlu, ziraat mühendisi Mehmet Pakkaner ve gönüllü katılımcı Ayşe Özer konuşmacı olarak evlerdeki organik hazinelere ve dönüşüme dikkat çekti. Organik atıkların geri kazanımı, kompost uygulamaları ve sürdürülebilir atık yönetimine yönelik çalışmalar anlatıldı. Kompost uygulamalarının toprak verimliliğinin artırılması, su tutma kapasitesinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesindeki önemi aktarıldı. Etkinlik kapsamında çocuklara yönelik kompost atölyeleri ve bitki dikim çalışmaları da yapıldı. Minikler, organik atıkların toplanmasından kompostun toprağa dönüşmesine kadar tüm süreci uygulamalı olarak deneyimledi. Pazar yerinin peyzaj alanında, fermantasyon sürecini tamamlayan bokaşi kompostunun temsili uygulaması gerçekleştirildi. Bu çalışma ile organik atıkların yeniden toprağa kazandırılması ve kentsel yeşil alanların iyileştirilmesine katkı sağlanması hedeflendi. Etkinlik boyunca katılımcılara, organik atıkların kaynağında ayrıştırılmasının çevresel ve tarımsal faydaları da anlatıldı.

İzmir'de 'dip'ten 1,2 milyon ton çamur! Binlerce ton atık temizlendi Haber

İzmir'de 'dip'ten 1,2 milyon ton çamur! Binlerce ton atık temizlendi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Körfez’i yeniden sağlıklı günlerine kavuşturmak için yürüttüğü çalışmaları paylaştı. Son iki yılda 1 milyon 234 bin ton dip çamuru çıkarılırken, binlerce ton yüzer atık ve deniz marulu temizlendi. İZMİR (İGFA) - 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası kapsamında Körfez’de yürütülen çalışmaları değerlendiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz temizliğinden dip taramaya, çevre eğitimlerinden deniz marulu toplama çalışmalarına kadar birçok alanda önemli adımlar attı. Körfez’in temizlenmesi için farklı birimlerin eş zamanlı çalıştığı süreçte, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda hazırlanan yol haritası uygulanıyor. Körfez temizliğinin en önemli ayağını İZSU Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen dip tarama çalışmaları oluşturuyor. Körfez’in sığlaşmasına neden olan çamur tabakasını temizlemek amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında 2 yılda 1 milyon 234 bin ton dip çamuru çıkarıldı. Dip tarama çalışmalarıyla su sirkülasyonunun artırılması, deniz tabanındaki birikimin azaltılması ve Körfez’in doğal yapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor. DENİZ MARULUNA KARŞI ARALIKSIZ MÜCADELE Körfez’de son yıllarda sıkça görülen deniz marullarına yönelik çalışmalar da sürüyor. İZDENİZ ekipleri tarafından 2025 yılında yaklaşık 500 ton deniz marulu toplandı. 2026 yılının ilk beş ayında ise bu miktar 1.100 tona ulaştı. Böylece son bir buçuk yılda Körfez’den toplam 1.600 ton deniz marulu temizlendi. Yeni alınan 5 yeni amfibik temizlik aracıyla birlikte toplam 7 amfibik temizlik aracı, deniz seviyesinin düştüğü dönemlerde yüzeye çıkan deniz marullarına daha hızlı müdahale ediyor. DENİZ YÜZEYİNDEN BİNLERCE TON ATIK TOPLANDI Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’na bağlı Deniz Koruma Şube Müdürlüğü ekipleri ise deniz süpürge gemileri, amfibi araçlar ve karadan müdahale ekipleriyle yıl boyunca deniz yüzeyindeki atıkları topluyor. Bu kapsamda 2025 yılında 1.150 ton yüzer atık denizden çıkarıldı. 2026 yılının ilk beş ayında ise 1.346 ton atık toplandı. Plastik, cam, metal ve evsel atıklardan oluşan binlerce ton çöpün denize karışması engellenerek Körfez’in temizliğine katkı sağlandı. Körfez’de yürütülen çalışmalar yalnızca temizlik faaliyetleri ile sınırlı kalmıyor. Üniversitelerden bilim insanları ve uzmanlarla yapılan toplantılar, çalıştaylar ve bilim kurullarının önerileri doğrultusunda yürütülen çalışmalarla Körfez’in sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi amaçlanıyor. Dip tarama, deniz marulu toplama, dere temizliği, atık su altyapısının güçlendirilmesi ve deniz izleme sistemleri gibi uygulamalar, bilimsel veriler ışığında planlanarak hayata geçiriliyor. ÇEVRE BİLİNCİ GELECEK NESİLLERE AKTARILIYOR Deniz Koruma Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen Deniz Eğitimleri Projesi kapsamında ise öğrencilere denizlerin korunması, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve Mavi Bayrak kriterleri konusunda eğitimler veriliyor. 2022 yılından bu yana 15 bin 809 öğrenci ve 454 öğretmene ulaşılan proje ile çevre bilincinin küçük yaşlarda yaygınlaştırılması hedefleniyor. Körfez’de dip çamurundan deniz maruluna, yüzer atıklardan çevre eğitimlerine kadar birçok başlıkta sürdürülen çalışmalarla İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha temiz ve daha sağlıklı bir Körfez için çevre mücadelesini sürdürüyor.

Efes’te gece müzeciliği gençlerle buluşuyor Haber

Efes’te gece müzeciliği gençlerle buluşuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18-30 yaş arasındaki gençlere ücretsiz Efes Gece Müzeciliği turları başlatıyor. Gençler antik kenti, gece ışıkları altında uzman rehberler eşliğinde keşfedecek. İlk tur, 4 Haziran’da yapılacak. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençleri kentin tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturan çalışmalarını sürdürüyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından Genç İzmir çatısı altında yürütülen “Gençler İzmir’i Geziyor” projesi kapsamında, haziran ayında Efes Gece Müzeciliği turları başlıyor. 18-30 yaş arasındaki gençlere yönelik ücretsiz olarak düzenlenecek programda katılımcılar, antik dünyanın en önemli kentlerinden biri olan Efes’i gece ışıkları eşliğinde keşfetme fırsatı bulacak. Özel ışıklandırmalarla farklı bir atmosfere kavuşan Efes Antik Kenti’nde gençler, uzman rehberler eşliğinde kentin tarihini, kültürel mirasını ve önemli yapılarını yakından tanıyacak. HAZİRAN AYINDA 4 TUR DÜZENLENECEK Tarih, kültür ve keşif dolu program kapsamında Efes Gece Müzeciliği turları haziran ayında dört farklı tarihte gerçekleştirilecek. Turlar; 4 Haziran Perşembe, 12 Haziran Cuma, 17 Haziran Çarşamba ve 25 Haziran Perşembe günleri yapılacak. Kontenjanların sınırlı olduğu programa katılmak isteyen gençlerin başvuruları Âşık Veysel Gençlik Merkezi üzerinden alınacak. “Gençler İzmir’i Geziyor” projesi kapsamında 2025-2026 döneminde Efes, Şirince, Bergama, Ödemiş Birgi, Gölcük, Tire ve İzmir Kent Turu rotalarında toplam 50 rehberli gezi düzenlendi. Yaklaşık 3 bin genç, İzmir’in tarihi, kültürel ve doğal mirasını uzman rehberler eşliğinde yerinde keşfetme olanağı buldu. Gençlerin kente aidiyet duygusunu güçlendirmeyi, kültürel farkındalıklarını artırmayı ve aktif kentlilik bilinci kazanmalarını desteklemeyi amaçlayan proje, yeni rotalarla devam edecek. Ayrıntılı bilgiye gencizmir.com adresinden ulaşılabilecek.

25 liralık menü vatandaşa nefes oluyor... İzmir'in lokantaları dar gelirliyi rahatlattı Haber

25 liralık menü vatandaşa nefes oluyor... İzmir'in lokantaları dar gelirliyi rahatlattı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmete aldığı Kent Lokantaları, ekonomik ve sağlıklı menüleriyle önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Kent genelinde altı şubede hizmet veren lokantalarda 4 çeşit yemekten oluşan menüler sunulurken Karşıyaka Yamanlar Şubesi’nde uygulanan 25 liralık özel fiyat tarifesi özellikle dar gelirli yurttaşların bütçesine destek oluyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın seçim sürecindeki vaatleri arasında yer alan ve göreve gelir gelmez hayata geçirilmesine öncülük ettiği Kent Lokantaları, dar gelirlilere nefes aldırıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen uygulama kapsamında dört çeşit yemekten oluşan menüler kent genelinde 50 liradan vatandaşlara sunulurken, Karşıyaka Yamanlar Şubesi’nde uygulanan 25 liralık fiyat özellikle dar gelirli yurttaşların bütçesine destek oluyor. BİR MİLYON PORSİYON HEDEFİNE YAKLAŞILDI Konak (Kemeraltı), Karabağlar, Çiğli, Karşıyaka (Yamanlar), Menemen ve Aliağa olmak üzere altı farklı noktada hizmet veren Kent Lokantaları, hijyenik, güvenilir, lezzetli ve ekonomik yemek seçenekleriyle yoğun ilgi görüyor. Mayıs 2026 itibarıyla yaklaşık 900 bin porsiyon yemek satışına ulaşan uygulama, bir milyon porsiyon hedefine de yaklaşmış durumda. Grand Plaza Gıda Turizm AŞ bünyesinde faaliyet gösteren Kent Lokantaları’nda hizmet hafta içi her gün saat 11.30’da başlıyor. Yemekler merkez mutfakta hazırlanırken, üretim süreci gıda mühendislerinin kontrol ve denetiminden geçiriliyor. Ayrıca “askıda yemek” uygulaması sayesinde dayanışma kültürü desteklenerek paylaşma ve sosyal sorumluluk bilincine katkı sağlanıyor. Yamanlar Kent Lokantası’ndan yararlanan yurttaşlar hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Teleferik’te yaz tarifesi başladı Haber

Teleferik’te yaz tarifesi başladı

Balçova Teleferik Tesisleri’nde yaz dönemiyle birlikte ziyaret saatleri uzatıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, tesisin kapanış saatini 20.00’ye çekti. Körfez ve baraj manzarası eşliğinde hizmet veren tesis, 25 Mayıs Pazartesi hariç Kurban Bayramı süresince ziyaretçilerini ağırlayacak. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği kentin önemli turistik noktalarından Balçova Teleferik Tesisleri’nde yaz saati uygulamasına geçildi. Körfez ve Balçova Barajı manzarasıyla hem İzmirlilerin hem de kent dışından gelen ziyaretçilerin ilgi gösterdiği tesiste, 19.00 olan kapanış saati 20.00’ye uzatıldı. Böylece ziyaretçiler gün batımında İzmir’in eşsiz manzarasını izleme fırsatı bulacak. Tesis, pazartesi günleri hariç her gün 12.30-19.00 saatleri arasında hizmet verirken, son iniş ve tesis kapanış saati ise 20.00 olarak uygulanacak. Teleferik, 25 Mayıs Pazartesi hariç Kurban Bayramı boyunca da ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. İzmir ayaklarınızın altında İzmir’de 1974’te kurulan, 2015 yılında AB standartlarına uygun olarak yenilenen tesiste, 810 metrelik hatta saatte bin 200 yolcu taşınabiliyor. 20 adet 8’er kişilik kabinler ile yapılan yolculuk süresi yaklaşık 3 dakika sürüyor. İzmir’in eşsiz Körfez manzarasının kuş bakışı görülebilmesi için kabinden indikten sonraki giriş bölümünde seyir terasları bulunuyor. Bu alanda dürbünlerle manzara seyrediliyor. İzmirlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken tesisleri her ay binlerce kişi ziyaret ediyor.

İzmir'de yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor Haber

İzmir'de yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut; nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi. “4 YILDIR O ADIMI BEKLİYORDUK” 2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, “3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk” dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, “Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk” diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, “akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali” tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi. Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, “Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti” dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, “İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz” diye konuştu. “MÜCADELECİ YÖNÜMÜ ORTAYA ÇIKTI” Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, “Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim.Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı. Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz” ifadelerini kullandı.

İzmir’de engeller dostluk ve dayanışmayla aşıldı Haber

İzmir’de engeller dostluk ve dayanışmayla aşıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Best Buddies Türkiye iş birliğinde düzenlenen farkındalık etkinliği, Engelliler Haftası’na renkli görüntülerle damga vurdu. İZMİR (İGFA) - Engelliler Haftası kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ile Best Buddies Türkiye iş birliğinde İnciraltı Engelli Eğitim Merkezi ve İnciraltı Engelliler Parkı’nda “Erişilebilir İzmir Eşit Yaşam” sloganıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Okulların, gönüllülerin ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte atölyeler, sosyal etkinlik alanları ve kermes stantları ziyaretçilerle buluştu. Program boyunca sahne performansları, dans gösterileri ve koro dinletileri büyük ilgi görürken, engelli bireyler ile gönüllülerin birlikte üretip yer aldığı kapsayıcı çalışmalar etkinliğe ayrı bir anlam kattı. Paylaşımın, dayanışmanın ve birlikte olmanın öne çıktığı organizasyon; toplumsal farkındalığı artıran, sosyal bağları güçlendiren ve unutulmaz anlara ev sahipliği yapan anlamlı bir buluşma oldu. Program kapsamında düzenlenen “Friendship Walk & Talk” etkinliğinde ise yeni dostluklar kuruldu. Katılımcılar birlikte üretmenin, dayanışmanın ve eğlencenin keyfini yaşadı. Doğa yürüyüşü, müzik, atölyeler ve yeni arkadaşlıklarla renklenen etkinlikte gönüllüler, özel gereksinimli bireyler, aileler ve katılımcılar birlik mesajı verdi.

İzmir’de yapay zekânın dili çözülüyor Haber

İzmir’de yapay zekânın dili çözülüyor

19 Mayıs ruhuyla geleceğin teknolojilerine hazırlanan gençler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzLab Dijital Deneyim Merkezi’nde düzenlenen “Komut Mühendisliği” eğitimiyle yapay zekâ çağının dilini öğreniyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası bünyesinde kurulan İzLab Dijital Deneyim Merkezi’nde ilk eğitim programlarından biri Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Meslek Fabrikası aracılığıyla gerçekleştirildi. İki gün süren “Yazılım ve Tasarımda Komut Mühendisliğine Giriş Eğitimi”, Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) nihai faydalanıcı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) uygulayıcı olduğu ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı III (IPA III) kapsamında finanse edilen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” çerçevesinde gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla yapılan eğitimde yapay zekâ temelli sistemlerle etkili iletişim kurmayı sağlayan “komut mühendisliği” alanına ilişkin temel bilgiler aktarıldı. Uygulamalı içeriklerle desteklenen programda gençler, dijital araçları daha verimli kullanma ve üretim süreçlerine aktif katılım sağlama becerilerini geliştirdi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde gerçekleştirilen eğitim programı, gençlerin bilim ve teknoloji alanında donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sunarken, dijital çağın gerektirdiği becerilerle geleceğe daha güçlü hazırlanmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Dijital Deneyim Merkezi, yalnızca bir eğitim alanı değil, bilginin hızla uygulamaya geçirildiği, gençlerin ve kurumların birlikte üretim yapabildiği dinamik bir yapı olarak kurgulandı. İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından kurulan merkez, İzmirLAB, M-LAB ve İN-Ofis ile entegre çalışarak kentte dijital bilgi üretimini ve paylaşımını güçlendirmeyi hedefliyor. Gençlerin ve tüm İzmirlilerin kullanımına açık olarak tasarlanan merkez, katılımcı bir öğrenme ve üretim ortamı sunuyor. GELECEĞİN MESLEKLERİNE HAZIRLIK İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında düzenlenen eğitim, katılımcıların istihdam edilebilirliğini güçlendirmeyi ve teknoloji odaklı üretim süreçlerine katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Meslek Fabrikası bünyesinde yürütülen eğitim programlarıyla gençlerin geleceğin mesleklerine hazırlanması desteklenirken, İzLab gibi yeni nesil merkezlerle bu sürecin daha güçlü bir altyapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Çeşmeler, heykeller, anıtlar tek tek ayağa kalkıyor Haber

Çeşmeler, heykeller, anıtlar tek tek ayağa kalkıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin hafızasını taşıyan tarihi çeşme, heykel ve anıtlarda bilimsel restorasyon çalışması başlattı. Çatlaklar onarılıyor, aşınmalar gideriliyor, İzmir’in ‘kent takıları’ geleceğe taşınıyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin geçmişini geleceğe taşımak amacıyla tarihi çeşme, heykel ve anıtların korunmasına yönelik titiz çalışmalar yürütüyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü (KUDEB) ile Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılardaki çatlak, aşınma ve yüzey bozulmalarını bilimsel yöntemlerle onarıyor. Restoratörler, bir çeşmenin yalnızca taş ya da mermerden ibaret olmadığını, aynı zamanda İzmir’in hafızasını ve kent yaşamının izlerini taşıdığını vurguluyor. “Çeşmeye baktığımda geçmişten iz görüyorum” Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan restoratör Pınar Girgin, küçük ölçekli yapıların kentin ruhunu en güçlü şekilde yansıtan eserler olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kentin ‘kılcal damarları’ olarak gördüğümüz çeşmeler, heykeller ve anıtlarla ilgileniyoruz. Çalışmalarımıza Kültürpark’tan başladık. Kültürpark, şehrin içindeki bir cennet gibi ve biz de bu cenneti en iyi şekilde korumaya çalışıyoruz. Ben bir çeşmeye baktığımda yalnızca taş ya da mermer görmüyorum; o mahallede yaşamış insanların izlerini, geçmişin gündelik hayatını ve kentin hafızasını görüyorum. Bir çeşme sadece bir su yapısı değil, insanların buluştuğu, sohbet ettiği ve yaşamın aktığı bir nokta. Bu nedenle her tarihi çeşme, geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyor.” “Çeşme kurnasındaki aşınma bizim için alarm demek” Bir eserin restorasyonuna başlamadan önce mutlaka hikayesini anlamaya çalıştığını belirten Girgin, “Kitabesinde kimin adı yazıyor, hangi dönemin izlerini taşıyor, mahallede nasıl bir anısı var… Önce bunları öğrenmeye çalışıyoruz. Çünkü bir yapının ruhunu anlamadan onu gerçekten koruyamazsınız. Bir heykelin parmak ucundaki küçücük bir çatlak ya da bir çeşmenin kurnasındaki aşınma bizim için alarm niteliği taşıyor. Taş üzerindeki yosunlaşma, tuzlanma, mermer dokusundaki bozulmalar ve yapısal kayıplar, eserin geleceğiyle ilgili çok önemli sinyaller veriyor. Vatandaşlar bazen bunları fark etmeyebilir ancak bizim işimiz tam da bu detayları görmek” ifadelerini kullandı. “Tarihimizi korumak hepimizin görevi” Yanlış uygulamaların tarihi yapılar üzerinde geri dönülmez hasarlara yol açabileceğini vurgulayan Pınar Girgin, özellikle bilinçsiz müdahalelerin eserlerin ömrünü kısalttığını belirterek şunları söyledi: “Bazen çok temiz görünen bir yüzey, aslında taşın nefes almasını engelleyen yanlış bir kimyasal uygulamanın sonucu olabiliyor. O parlaklık ilk bakışta iyi gibi görünse de uzun vadede esere zarar veriyor. Bizim görevimiz, çoğu zaman görünmeyen bu riskleri erken tespit ederek doğru müdahaleyi yapmak. Yaptığımız iş, tam anlamıyla kentin takılarını korumak. Bir bina sessiz kalabilir ama bir çeşme suyuyla, bir heykel ise duruşuyla kentle konuşur. Biz de o konuşmanın kesilmemesi için çalışıyoruz. Aslında yaptığımız iş biraz da İzmir’in takılarını temizleyip parlatmak gibi. Çünkü bu eserler, kentin kimliğini oluşturan en değerli parçalar.” “Kentin ruhu geçmişine saygıyla ölçülür” Tarihi yapıları korumak için sadece teknik bir müdahalenin yetmediğini o yapının sevildiğini ve sahiplenildiğini hissetmesi gerektiğini vurgulayan Girgin, “Bu eserlerin gerçek sahibi yalnızca bizler değil, kentte yaşayan herkes. Bir çeşmenin üzerine yazılan bir isim ya da bir heykelin çevresine bırakılan çöp, sadece taşa değil, bu kentin ortak hafızasına da zarar veriyor. Tarihi yapıları korumak için insanların da onları sahiplenmesi gerekiyor. Bir kentin ruhu, geçmişine gösterdiği saygıyla ölçülür. Bu eserleri koruyup gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak görevi. Vatandaşlarımızdan ricamız; bu eserleri evlerindeki birer eşya gibi görmeleri. Onları incitmeden, dokusuna zarar vermeden gelecek nesillere aktarmak en büyük vatandaşlık görevimiz. Unutmayın ki, bir kentin ruhu, o kentin geçmişine ne kadar saygı duyduğuyla ölçülür” dedi. Tarihi çeşmeler restore edilirken her ayrıntı titizlikle korunuyor KUDEB ve Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü ekipleri tarihi çeşmelerde yürüttükleri restorasyon çalışmalarında yalnızca yapının dış görünüşünü değil, tarihi kimliğini ve özgün dokusunu da korumaya özen gösteriyor. Çalışmalarda taş ve mermer yüzeylerde oluşan yosunlaşma, tuzlanma ve aşınmalar özel yöntemlerle temizlenirken, kitabeler ve süslemelerin zarar görmemesi için hassas bir çalışma yürütülüyor. Çeşmelerde sonradan yapılan ve yapının tarihi dokusuyla uyumlu olmayan müdahaleler kaldırılırken, kullanılan malzemelerin özgün yapıyla uyumlu olmasına dikkat ediliyor. Ekipler ayrıca çeşmelerin su sistemi ve altyapısını da kontrol ederek yapıların yeniden işlev kazanmasını hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.