İSTİKLAL MARŞI MESELESİ... (Mesele haline getirenler utansın)
Yazının Giriş Tarihi: 30.05.2026 16:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.05.2026 16:16
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) yayımladığı bir genelge ile, yıllar sonra yeniden gündeme geldi bu iş.
TFF dedi ki: "Önümüzdeki sezondan itibaren, takımların maç öncesi seremoniye çeşitli konularda mesajlar içeren pankartlarla çıkması uygulamasına son verilecektir..."
Bu duyuru, "Maç öncesinde İstiklal Marşı da okunmayacak artık" diye (yanlış biçimde) yorumlandı ve bazı tepkiler geldi.
Pek çok insan hatırlamaz, bu "İstiklal Marşı" işinin nasıl başladığını.
Statlarda hoparlörlerden yayınlanmasına karşın, resmi bir uygulama değil bu.
1990'lı yılların bir aşamasında o yıllarda terörle mücadelede yoğun biçimde şehit cenazeleri geldiği bir dönemde, tribünlerdeki halk kendiliğinden ('Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez' sloganı eşliğinde) bu marş uygulamasını başlatmıştı.
Sonra da, kimse "vatan haini" damgası yememek için bu marş uygulamasına karşı çıkmaya cesaret edemedi.
Kimseye "Neden milli marşı okuyorsun?" denilemez.
Millet istediği yerde söyler tabii. Hem de gururla.
Ben de her hafta maça gidiyor ve tribünde söylüyorum.
Ama, milli marşın ne zaman söyleneceğine, bayrağın nereye nasıl çekileceğine ilişkin koşullar bellidir.
Bu işlerin bir disiplini olmalıdır.
Oysa ki, bir milletin - ülkenin milli marşını böyle ulu orta disiplinsiz söylemek doğru bir şey olmadığı gibi, zaten "maksat" da (terör - şehit cenazeleri) ortadan kalkmıştır.
Bu durumda, TFF de pekâlâ bu marş uygulamasının son bulmasını sağlayabilirdi.
Ama "Andımızı" kaldırmaya cesaret edebilen, milli bayramlarda Anıtkabir'e gitmemeyi göz alabilen zihniyet, bugün bile (çözüm sürecini kastediyorum) bunu yapamıyor. Burası da, işte böyle bir ülke.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Zafer ARAPKİRLİ
İSTİKLAL MARŞI MESELESİ... (Mesele haline getirenler utansın)
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) yayımladığı bir genelge ile, yıllar sonra yeniden gündeme geldi bu iş.
TFF dedi ki: "Önümüzdeki sezondan itibaren, takımların maç öncesi seremoniye çeşitli konularda mesajlar içeren pankartlarla çıkması uygulamasına son verilecektir..."
Bu duyuru, "Maç öncesinde İstiklal Marşı da okunmayacak artık" diye (yanlış biçimde) yorumlandı ve bazı tepkiler geldi.
Pek çok insan hatırlamaz, bu "İstiklal Marşı" işinin nasıl başladığını.
Statlarda hoparlörlerden yayınlanmasına karşın, resmi bir uygulama değil bu.
1990'lı yılların bir aşamasında o yıllarda terörle mücadelede yoğun biçimde şehit cenazeleri geldiği bir dönemde, tribünlerdeki halk kendiliğinden ('Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez' sloganı eşliğinde) bu marş uygulamasını başlatmıştı.
Sonra da, kimse "vatan haini" damgası yememek için bu marş uygulamasına karşı çıkmaya cesaret edemedi.
Kimseye "Neden milli marşı okuyorsun?" denilemez.
Millet istediği yerde söyler tabii. Hem de gururla.
Ben de her hafta maça gidiyor ve tribünde söylüyorum.
Ama, milli marşın ne zaman söyleneceğine, bayrağın nereye nasıl çekileceğine ilişkin koşullar bellidir.
Bu işlerin bir disiplini olmalıdır.
Oysa ki, bir milletin - ülkenin milli marşını böyle ulu orta disiplinsiz söylemek doğru bir şey olmadığı gibi, zaten "maksat" da (terör - şehit cenazeleri) ortadan kalkmıştır.
Bu durumda, TFF de pekâlâ bu marş uygulamasının son bulmasını sağlayabilirdi.
Ama "Andımızı" kaldırmaya cesaret edebilen, milli bayramlarda Anıtkabir'e gitmemeyi göz alabilen zihniyet, bugün bile (çözüm sürecini kastediyorum) bunu yapamıyor. Burası da, işte böyle bir ülke.