Seçim dönemlerinde bazı kavramları sık sık duyuyoruz: Ön seçim, kongre, delege, yönetim kurulu, disiplin kurulu, kurultay delegesi…Peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Hangi aşamada neyi seçiyoruz? Özellikle ön seçim ile kongre arasındaki fark zaman zaman karıştırılabiliyor. Oysa ikisinin işlevi birbirinden farklı.
En basit haliyle söylemek gerekirse: Ön seçimde üyeler, ilçe veya il başkanını belirliyor. Kongrede ise ön seçimde belirlenen başkanın başkanlığı resmiyet kazanırken, birlikte görev yapacağı yönetim kurulları ve delegeler belirleniyor. İl kongresinde ayrıca İl Disiplin Kurulu üyeleri de seçiliyor.
Ön seçimde ne oluyor?
Ön seçimde söz doğrudan üyede.
İlçe ön seçiminde bütün üyeler oy kullanarak ilçe başkanını, il ön seçiminde ise yine bütün üyeler oy kullanarak il başkanını belirliyor.
Burada kongrelerden farklı bir seçim usulü var.
Ön seçimlerde İlçe Seçim Kurulu ya da İl Seçim Kurulu bulunmuyor. Her sandıkta üç kişiden oluşan bir sandık kurulu görev yapıyor.
Oy verme işlemi tamamlandıktan sonra oylar sayılıyor ve sonuçlar tutanakla kayıt altına alınıyor. Sandık sonuçları divana teslim ediliyor. Divan da bütün sandıklardan gelen sonuçları birleştirerek birleştirme tutanağını hazırlıyor ve sonucu ilan ediyor.
Yani ön seçim tamamlandığında, ilçe ya da il başkanı bütün üyelerin kullandığı oylarla belirlenmiş oluyor.
Peki kongrede ne oluyor?
Burada ikinci aşamaya geçiyoruz. İlçe kongresinde, ön seçimde belirlenen ilçe başkanının başkanlığı resmiyet kazanıyor. Bunun yanında ilçe yönetim kurulu ve il delegeleri belirleniyor.
İl kongresinde ise ön seçimde belirlenen il başkanının başkanlığı resmiyet kazanırken; il yönetim kurulu, İl Disiplin Kurulu üyeleri ve kurultay delegeleri belirleniyor. Dolayısıyla kongrede başkan yeniden seçilmiyor. Başkan, ön seçimde üyelerin oylarıyla belirlenmiş oluyor. Kongrede ise başkanlığın resmiyet kazanmasıyla birlikte, birlikte çalışacağı yönetim ve örgütün temsil yapısı da tamamlanıyor.
Sistemi tek bakışta görmek için şöyle özetleyebiliriz:
İlçe ön seçimi Tüm üyeler İlçe başkanı
İlçe kongresi Mahalle delegeleri İlçe başkanlığının resmiyeti, ilçe yönetim kurulu ve il delegeleri
İl ön seçimi Tüm üyeler İl başkanı
İl kongresi İl delegeleri İl başkanlığının resmiyeti, il yönetim kurulu, İl Disiplin Kurulu ve kurultay delegeleri
Bir de işin seçim tarafı var
Ön seçim ile kongre arasındaki fark yalnızca kimin oy kullandığıyla sınırlı değil.
Ön seçimde üç kişilik sandık kurulları görev yapıyor. Sandık sonuçları tutanakla kayıt altına alınıyor ve divana teslim ediliyor. Divan, bütün sandıkların sonuçlarını birleştirerek sonucu ilan ediyor.
Kongrelerde ise İlçe Seçim Kurulu veya İl Seçim Kurulu sürecin gözetiminde bulunuyor. Seçimler onların gözetiminde gerçekleştiriliyor ve sonuçlar da ilgili seçim kurulu tarafından ilan ediliyor.
Yani iki süreçte de sandık var, oy var, tutanak var. Ancak işleyiş aynı değil.
Bütün bu sistemin arkasındaki temel düşünceyi aslında birkaç kelimeyle ifade etmek mümkün:
Söz, yetki ve karar üyelerin.
Siyasi Partiler Kanunu ve partilerin tabi olduğu yasal çerçeve içinde delege sisteminin tamamen ortadan kaldırılması mümkün değil. Ancak bu, üyelerin doğrudan söz sahibi olamayacağı anlamına da gelmiyor.
Yeni Parti, ilçe ve il başkanlarının belirlenmesinde üyelerin doğrudan oy kullanmasını sağlayan bir yöntem uyguluyor. Böylece en azından başkanlık seçiminde kararın, mümkün olduğunca geniş bir üye tabanının iradesiyle ortaya çıkması hedefleniyor.
Delege sistemi ise siyasi partilerin örgütlenmesinde ve temsil mekanizmasında önemli bir yere sahip. Ancak yıllardır bu sistemin zaman zaman farklı gruplar arasındaki ayrışmaların ve tartışmaların konusu olduğunu da görüyoruz.
Üyelerin doğrudan oy kullandığı bir yöntem, özellikle başkanlık seçimlerinde bu mesafeyi azaltmayı amaçlıyor.
Elbette yeni uygulanan her sistem gibi bunun da geliştirilmesi gereken yönleri var. Bu seçimde yaşanan aksaklıklar, uygulamadaki eksiklikler ve ilk kez karşılaşılan sorunlar, aslında bir sonraki seçim için de önemli bir deneyim.
Bu sefer yaşanan aksaklıkların ve eksikliklerin, bir sonraki seçimde daha sağlıklı ve daha düzenli bir uygulamaya dönüşeceğine inanıyorum.
Çünkü bir sistemi geliştirmek, yalnızca eleştirmekle değil, yaşananlardan ders çıkarıp eksikleri gidermekle mümkün.
Neden bunları bilmek önemli?
Çünkü bir siyasi partide seçim yalnızca sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret değil.
Hangi seçimde kimin oy kullandığını, kullanılan oyla neyin belirlendiğini ve seçim sonucunun hangi aşamada nasıl resmiyet kazandığını bilmek de sürecin bir parçası.
Ön seçimde bütün üyeler doğrudan söz sahibi oluyor ve ilçe ya da il başkanını belirliyor.
Kongrede ise bu başkanlığın resmiyet kazanmasıyla birlikte, başkanla birlikte görev yapacak yönetimler ve örgütün farklı kademelerdeki temsilcileri belirleniyor.
Bu nedenle ön seçim ile kongreyi aynı şeymiş gibi değerlendirmemek gerekiyor.
Sandık başında görev yapanlardan oy kullanan üyelere, mahalle delegelerinden il delegelerine kadar herkes bu sürecin bir parçası.
Ve belki de en önemlisi, seçim sürecinin nasıl işlediğini bilmek.
Çünkü demokrasi yalnızca oy vermek değil; verdiğimiz oyun neyi belirlediğini bilmek ve ortaya çıkan iradeye saygı göstermek.
Ön seçimden kongreye uzanan süreç de aslında bunun üzerine kuruluyor:
Üyenin iradesi sandıkta başlıyor, kongrede örgütsel yapıya dönüşüyor.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özlem Akbaş ÖNSOY
Ön Seçimden Kongreye
Seçim dönemlerinde bazı kavramları sık sık duyuyoruz: Ön seçim, kongre, delege, yönetim kurulu, disiplin kurulu, kurultay delegesi…Peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Hangi aşamada neyi seçiyoruz? Özellikle ön seçim ile kongre arasındaki fark zaman zaman karıştırılabiliyor. Oysa ikisinin işlevi birbirinden farklı.
En basit haliyle söylemek gerekirse: Ön seçimde üyeler, ilçe veya il başkanını belirliyor. Kongrede ise ön seçimde belirlenen başkanın başkanlığı resmiyet kazanırken, birlikte görev yapacağı yönetim kurulları ve delegeler belirleniyor. İl kongresinde ayrıca İl Disiplin Kurulu üyeleri de seçiliyor.
Ön seçimde ne oluyor?
Ön seçimde söz doğrudan üyede.
İlçe ön seçiminde bütün üyeler oy kullanarak ilçe başkanını, il ön seçiminde ise yine bütün üyeler oy kullanarak il başkanını belirliyor.
Burada kongrelerden farklı bir seçim usulü var.
Ön seçimlerde İlçe Seçim Kurulu ya da İl Seçim Kurulu bulunmuyor. Her sandıkta üç kişiden oluşan bir sandık kurulu görev yapıyor.
Oy verme işlemi tamamlandıktan sonra oylar sayılıyor ve sonuçlar tutanakla kayıt altına alınıyor. Sandık sonuçları divana teslim ediliyor. Divan da bütün sandıklardan gelen sonuçları birleştirerek birleştirme tutanağını hazırlıyor ve sonucu ilan ediyor.
Yani ön seçim tamamlandığında, ilçe ya da il başkanı bütün üyelerin kullandığı oylarla belirlenmiş oluyor.
Peki kongrede ne oluyor?
Burada ikinci aşamaya geçiyoruz. İlçe kongresinde, ön seçimde belirlenen ilçe başkanının başkanlığı resmiyet kazanıyor. Bunun yanında ilçe yönetim kurulu ve il delegeleri belirleniyor.
İl kongresinde ise ön seçimde belirlenen il başkanının başkanlığı resmiyet kazanırken; il yönetim kurulu, İl Disiplin Kurulu üyeleri ve kurultay delegeleri belirleniyor. Dolayısıyla kongrede başkan yeniden seçilmiyor. Başkan, ön seçimde üyelerin oylarıyla belirlenmiş oluyor. Kongrede ise başkanlığın resmiyet kazanmasıyla birlikte, birlikte çalışacağı yönetim ve örgütün temsil yapısı da tamamlanıyor.
Sistemi tek bakışta görmek için şöyle özetleyebiliriz:
İlçe ön seçimi Tüm üyeler İlçe başkanı
İlçe kongresi Mahalle delegeleri İlçe başkanlığının resmiyeti, ilçe yönetim kurulu ve il delegeleri
İl ön seçimi Tüm üyeler İl başkanı
İl kongresi İl delegeleri İl başkanlığının resmiyeti, il yönetim kurulu, İl Disiplin Kurulu ve kurultay delegeleri
Bir de işin seçim tarafı var
Ön seçim ile kongre arasındaki fark yalnızca kimin oy kullandığıyla sınırlı değil.
Ön seçimde üç kişilik sandık kurulları görev yapıyor. Sandık sonuçları tutanakla kayıt altına alınıyor ve divana teslim ediliyor. Divan, bütün sandıkların sonuçlarını birleştirerek sonucu ilan ediyor.
Kongrelerde ise İlçe Seçim Kurulu veya İl Seçim Kurulu sürecin gözetiminde bulunuyor. Seçimler onların gözetiminde gerçekleştiriliyor ve sonuçlar da ilgili seçim kurulu tarafından ilan ediliyor.
Yani iki süreçte de sandık var, oy var, tutanak var. Ancak işleyiş aynı değil.
Bütün bu sistemin arkasındaki temel düşünceyi aslında birkaç kelimeyle ifade etmek mümkün:
Söz, yetki ve karar üyelerin.
Siyasi Partiler Kanunu ve partilerin tabi olduğu yasal çerçeve içinde delege sisteminin tamamen ortadan kaldırılması mümkün değil. Ancak bu, üyelerin doğrudan söz sahibi olamayacağı anlamına da gelmiyor.
Yeni Parti, ilçe ve il başkanlarının belirlenmesinde üyelerin doğrudan oy kullanmasını sağlayan bir yöntem uyguluyor. Böylece en azından başkanlık seçiminde kararın, mümkün olduğunca geniş bir üye tabanının iradesiyle ortaya çıkması hedefleniyor.
Delege sistemi ise siyasi partilerin örgütlenmesinde ve temsil mekanizmasında önemli bir yere sahip. Ancak yıllardır bu sistemin zaman zaman farklı gruplar arasındaki ayrışmaların ve tartışmaların konusu olduğunu da görüyoruz.
Üyelerin doğrudan oy kullandığı bir yöntem, özellikle başkanlık seçimlerinde bu mesafeyi azaltmayı amaçlıyor.
Elbette yeni uygulanan her sistem gibi bunun da geliştirilmesi gereken yönleri var. Bu seçimde yaşanan aksaklıklar, uygulamadaki eksiklikler ve ilk kez karşılaşılan sorunlar, aslında bir sonraki seçim için de önemli bir deneyim.
Bu sefer yaşanan aksaklıkların ve eksikliklerin, bir sonraki seçimde daha sağlıklı ve daha düzenli bir uygulamaya dönüşeceğine inanıyorum.
Çünkü bir sistemi geliştirmek, yalnızca eleştirmekle değil, yaşananlardan ders çıkarıp eksikleri gidermekle mümkün.
Neden bunları bilmek önemli?
Çünkü bir siyasi partide seçim yalnızca sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret değil.
Hangi seçimde kimin oy kullandığını, kullanılan oyla neyin belirlendiğini ve seçim sonucunun hangi aşamada nasıl resmiyet kazandığını bilmek de sürecin bir parçası.
Ön seçimde bütün üyeler doğrudan söz sahibi oluyor ve ilçe ya da il başkanını belirliyor.
Kongrede ise bu başkanlığın resmiyet kazanmasıyla birlikte, başkanla birlikte görev yapacak yönetimler ve örgütün farklı kademelerdeki temsilcileri belirleniyor.
Bu nedenle ön seçim ile kongreyi aynı şeymiş gibi değerlendirmemek gerekiyor.
Sandık başında görev yapanlardan oy kullanan üyelere, mahalle delegelerinden il delegelerine kadar herkes bu sürecin bir parçası.
Ve belki de en önemlisi, seçim sürecinin nasıl işlediğini bilmek.
Çünkü demokrasi yalnızca oy vermek değil; verdiğimiz oyun neyi belirlediğini bilmek ve ortaya çıkan iradeye saygı göstermek.
Ön seçimden kongreye uzanan süreç de aslında bunun üzerine kuruluyor:
Üyenin iradesi sandıkta başlıyor, kongrede örgütsel yapıya dönüşüyor.