Modern İnsanlar Hiç Var Olmasaydı Dünya Nasıl Bir Yer Olurdu- 2
Yazının Giriş Tarihi: 04.10.2026 22:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.10.2026 22:34
Yaşadığımız dünyayı pek çok türün soyunu tüketme pahasına şekillendirdik Peki, insan türünün hiç var olmadığı bir dünya nasıl bir yer olurdu?
2021 yılında Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, iklim değişikliğinin Pleistosen’in bitişinden sonra hayatta kalmayı başaran yünlü mamutları ve Arktik’te yaşayan diğer megafaunayı yok oluşa sürüklediğini ortaya koydu, zira bu canlıların yediği bitkiler ısınan iklimin etkisiyle sulaklaşan çevrede hayatta kalamadı.Ancak, insanlar mamutları avladılar. Faurby gibi, mamutların yok oluşunda insanların rol oynadığını düşünen bilim insanları, mamutların insanlar gelmeden önceki iklim değişikliklerinden sağ çıktıklarını ve eğer fazladan insan baskısı olmasaydı günümüzde hala var olabileceklerini öne sürüyor.Doughty’nin hipotezine göre, insanlar olmasaydı, elementler çevreye daha eşit bir şekilde dağılırdı. Bu da daha verimli bir toprak yani daha üretken ekosistemler anlamına gelirdi. “Eğer elementler ekosistemlerde düzensiz dağılmışlarsa, üretkenlik de düzensiz olacaktır.” diye söylüyor. Doughty’nin belirttiğine göre, insanlar; tarım ve çevrelenmiş alanların yaratımı yoluyla elementleri belli yerlere toplarlar, bu yerler de zaman içerisinde vahşi sistemlere kıyasla daha az üretken hale gelir. Dolayısıyla, verimliliğin fazla olması, bitkilerin kaynaklarını daha fazla meyve ve çiçek vermeye harcayabilecekleri yani dünyanın daha canlı olacağı ve daha fazla hayvanı besleyeceği anlamına gelir.
2016 yılında Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, insan kaynaklı ısınmanın bir sonraki buzul çağını en az 100.000 yıl geciktireceği sonucuna vardı. Gerçi, insan kaynaklı gecikme olmadan bile dünya bir 50.000 yıl daha buzul çağına girmeyecekti, yani, var olmasaydık bile şu anda bir buzul çağı yaşanmıyor olurdu.Biz modern insanlar (Homo sapiens), her zaman dünya üzerindeki tek insan türü değildik, dolayısıyla bizim sahneden çekilmemiz Neandertal kuzenlerimizin yararına olabilirdi. Bilim insanları, Neandertal neslinin 40.000 yıl önce neden tükendiğini bilmeseler de, bu insan türü Homo sapiens ile melezleştiği için DNA’larının bir kısmı bazılarımızda varlığını sürdürüyor. Neandertallerin yok oluşunun birkaç muhtemel sebebi olsa da bizim de baş şüpheliler arasında yer aldığımızı unutmamalıyız.İnsanlar muhtemelen Denisovalılar ile melezleştiler, zira günümüzde Yeni Gine ve Okyanusya gibi yerlerde yaşayan modern insanlarda Denisovalı DNA’sının izleri görülüyor. 2012 yılında Science dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, bu bulgu Denisovalıların sonraki zamanlarda daha doğuya yerleşecek olan modern insanların atalarıyla Güneydoğu Asya’da melezleştiklerini gösteriyor. Denisovalılar ayrıca Sibirya’da Neandertaller ile de karıştılar. Bu bölgede bir Denisovalı-Neandertal melezinin fosilleşmiş kalıntılarına rastlandı.
Denisovalılarla gerçekleşen bu etkileşim, fosil kanıtlarıyla birlikte, bu insan türünün Neandertallere kıyasla daha geniş bir coğrafi sahaya sahip olduklarını, daha çeşitli çevrelere yayıldıklarını ve sonuç olarak, her ne kadar tartışmaya açık bir görüş olsa da, Neandertallere nazaran daha adapte olduklarını gösteriyor. Stringer’a göre DNA bulgusu Denisovalıların muhtemelen Neandertallere göre daha fazla genetik çeşitliliğe sahip olduklarına da işaret ediyor. “Neandertallere göre şüphesiz hayatta kalmada daha başarılı olabilirlerdi.” diye söylüyor Stringer.
“Neandertallerin ve Denisovalıların yeterli zaman geçtikten sonra böyle bir şey yapmamaları için hiçbir sebep yok.” diye söylüyor Stringer. Bu insan türlerinin herhangi bir zihinsel yetersizlikleri olup olmadığı kesin olarak bilinmiyor, ancak böyle bir durum söz konusu olsaydı bile evrim bunun üstesinden gelebilirdi. Bu durumda, dünyanın çok da farklı bir yer olmayacağını söyleyebiliriz.“Yani bizim yaptığımız tüm hataları onlar da yapabilirdi.” diye ekliyor Stringer. “Kim bilir? Belki de küresel ısınma gibi bir sorun eninde sonunda yeniden ortaya çıkabilirdi, tek farkı bu sorunun sebebi bizler değil Neandertaller ya da Denisovalılar olurdu. Saygılarımla.
Bu hafta sizlere Sevgili dostum Aydın Özturk’un Berfın yayınlarından 2017 yılında çıkan ‘’ Kan terliyorsa Hayat ‘’adlı Şiir kitabını öneriyorum. Saygımla.
‘’Bir insanı
yaralarından öpmek
En çok incinen yerinden
İlaçtan, sargıdan önce
Sevgiyle iyileşmeye çağırmak
Yaralı gözlerinin içine
Ilık bir ipek gibi akmak
örselen yerlerine
can suyu gibi dökülmek’’
Bu kitap Aydın Öztürk’ün 2012, 2016 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Harun Hüsam KURT
Modern İnsanlar Hiç Var Olmasaydı Dünya Nasıl Bir Yer Olurdu- 2
Yaşadığımız dünyayı pek çok türün soyunu tüketme pahasına şekillendirdik Peki, insan türünün hiç var olmadığı bir dünya nasıl bir yer olurdu?
2021 yılında Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, iklim değişikliğinin Pleistosen’in bitişinden sonra hayatta kalmayı başaran yünlü mamutları ve Arktik’te yaşayan diğer megafaunayı yok oluşa sürüklediğini ortaya koydu, zira bu canlıların yediği bitkiler ısınan iklimin etkisiyle sulaklaşan çevrede hayatta kalamadı.Ancak, insanlar mamutları avladılar. Faurby gibi, mamutların yok oluşunda insanların rol oynadığını düşünen bilim insanları, mamutların insanlar gelmeden önceki iklim değişikliklerinden sağ çıktıklarını ve eğer fazladan insan baskısı olmasaydı günümüzde hala var olabileceklerini öne sürüyor.Doughty’nin hipotezine göre, insanlar olmasaydı, elementler çevreye daha eşit bir şekilde dağılırdı. Bu da daha verimli bir toprak yani daha üretken ekosistemler anlamına gelirdi. “Eğer elementler ekosistemlerde düzensiz dağılmışlarsa, üretkenlik de düzensiz olacaktır.” diye söylüyor. Doughty’nin belirttiğine göre, insanlar; tarım ve çevrelenmiş alanların yaratımı yoluyla elementleri belli yerlere toplarlar, bu yerler de zaman içerisinde vahşi sistemlere kıyasla daha az üretken hale gelir. Dolayısıyla, verimliliğin fazla olması, bitkilerin kaynaklarını daha fazla meyve ve çiçek vermeye harcayabilecekleri yani dünyanın daha canlı olacağı ve daha fazla hayvanı besleyeceği anlamına gelir.
2016 yılında Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, insan kaynaklı ısınmanın bir sonraki buzul çağını en az 100.000 yıl geciktireceği sonucuna vardı. Gerçi, insan kaynaklı gecikme olmadan bile dünya bir 50.000 yıl daha buzul çağına girmeyecekti, yani, var olmasaydık bile şu anda bir buzul çağı yaşanmıyor olurdu.Biz modern insanlar (Homo sapiens), her zaman dünya üzerindeki tek insan türü değildik, dolayısıyla bizim sahneden çekilmemiz Neandertal kuzenlerimizin yararına olabilirdi. Bilim insanları, Neandertal neslinin 40.000 yıl önce neden tükendiğini bilmeseler de, bu insan türü Homo sapiens ile melezleştiği için DNA’larının bir kısmı bazılarımızda varlığını sürdürüyor. Neandertallerin yok oluşunun birkaç muhtemel sebebi olsa da bizim de baş şüpheliler arasında yer aldığımızı unutmamalıyız.İnsanlar muhtemelen Denisovalılar ile melezleştiler, zira günümüzde Yeni Gine ve Okyanusya gibi yerlerde yaşayan modern insanlarda Denisovalı DNA’sının izleri görülüyor. 2012 yılında Science dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, bu bulgu Denisovalıların sonraki zamanlarda daha doğuya yerleşecek olan modern insanların atalarıyla Güneydoğu Asya’da melezleştiklerini gösteriyor. Denisovalılar ayrıca Sibirya’da Neandertaller ile de karıştılar. Bu bölgede bir Denisovalı-Neandertal melezinin fosilleşmiş kalıntılarına rastlandı.
Denisovalılarla gerçekleşen bu etkileşim, fosil kanıtlarıyla birlikte, bu insan türünün Neandertallere kıyasla daha geniş bir coğrafi sahaya sahip olduklarını, daha çeşitli çevrelere yayıldıklarını ve sonuç olarak, her ne kadar tartışmaya açık bir görüş olsa da, Neandertallere nazaran daha adapte olduklarını gösteriyor. Stringer’a göre DNA bulgusu Denisovalıların muhtemelen Neandertallere göre daha fazla genetik çeşitliliğe sahip olduklarına da işaret ediyor. “Neandertallere göre şüphesiz hayatta kalmada daha başarılı olabilirlerdi.” diye söylüyor Stringer.
“Neandertallerin ve Denisovalıların yeterli zaman geçtikten sonra böyle bir şey yapmamaları için hiçbir sebep yok.” diye söylüyor Stringer. Bu insan türlerinin herhangi bir zihinsel yetersizlikleri olup olmadığı kesin olarak bilinmiyor, ancak böyle bir durum söz konusu olsaydı bile evrim bunun üstesinden gelebilirdi. Bu durumda, dünyanın çok da farklı bir yer olmayacağını söyleyebiliriz.“Yani bizim yaptığımız tüm hataları onlar da yapabilirdi.” diye ekliyor Stringer. “Kim bilir? Belki de küresel ısınma gibi bir sorun eninde sonunda yeniden ortaya çıkabilirdi, tek farkı bu sorunun sebebi bizler değil Neandertaller ya da Denisovalılar olurdu. Saygılarımla.
Bu hafta sizlere Sevgili dostum Aydın Özturk’un Berfın yayınlarından 2017 yılında çıkan ‘’ Kan terliyorsa Hayat ‘’adlı Şiir kitabını öneriyorum. Saygımla.
‘’Bir insanı
yaralarından öpmek
En çok incinen yerinden
İlaçtan, sargıdan önce
Sevgiyle iyileşmeye çağırmak
Yaralı gözlerinin içine
Ilık bir ipek gibi akmak
örselen yerlerine
can suyu gibi dökülmek’’
Bu kitap Aydın Öztürk’ün 2012, 2016 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşuyor.