Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kırmızı Gül Demet Demet Türküsünün farklı Hikayeleri

Yazının Giriş Tarihi: 02.01.2026 21:42
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.01.2026 21:44

Ali diye bir oğlan varmış. Savaş patlak vermeden evvel gönül vermiş bir güzele, evlenmiş ve evliliğinin daha kırkı çıkmadan askere çağrılıvermiş. Ali, sevdiğini, anası ile bir başına bırakıvermiş ve askere gitmiş.Ali'nin askere gitmesinden epey bir süre geçmesinden sonra savaşın bittiği haberi gelmiş köye. Ali'nin anası ile sevdiği mutluluk sarhoşu olmuşlar. Ali'nin içinde bulunduğu grubun şehre dönüş tarihi belli olmuş. Bunun üzerine anası ve karısı başlamışlar hazırlığa. Ve o gün geldiğinde anası demiş ki: "Kızım ben gidip tren istasyonunda bekleyeyim oğlumu, sen de evde hazırlıkları tamamla" deyip, tren istasyonun yolunu, sabahın köründe tutmuş.Anası başlamış beklemeye. Bir tren gelir, biri gider ve oğlan gelmezmiş. Anası hava kararıncaya kadar beklemiş ve oğlan gelmemiş. Umudunu kesen ana evin yolunu tutmuş.Eve geldiğinde gelinin odasında sesler geldiğini duyup kapıya yanaştığında içeride bir erkek olduğunu anlamış.

Bizim Anadolu'nun anası, namusunu kirli bırakır mı? İçeriden tüfeği kaptığı gibi odaya dalıverir ve yorgana doğru boşaltır mermileri. Ortalık kan gölüne dönmüştür. O arada yorgan sıyrılıverir yatağın üstünden. Bir de ne görsün! İki yıldır askerde olan oğulcuğu ile ona gözü gibi bakan gelini yatağın içerisindedir.Meğer anası istasyonda beklerken görememiştir oğlunu, oğlan da koştura koştura eve gitmiş ve sevdiceğini yalnız bulunca dayanamamıştır.Bundan sonra ana, az olan aklını da yitirip yollara düşer, ağzında bir türkü:

Kırmızı gül demet demet

Sevda değil bir alamet

Balam nenni yavrum nenni

Gitti gelmez o muhannet

Türkünün bir baska hıkayesi

Bir zamanlar Erzurum’da, genç yaşta dul kalmış zengin bir hanım ve onun biricik oğlu Mehmet yaşarmış. Mehmet, annesine çok düşkün bir gençmiş ve her gün tarladan dönerken yolda gördüğü kırmızı gülleri toplayıp annesine getirirmiş. Bu kırmızı güller, anne-oğul arasında sevgi ve bağlılığın bir simgesi haline gelmiş.Mehmet, büyüdükçe babasının mesleğini devam ettirerek tüccarlık yapmaya başlamış. Erzurum’dan Revan’a (günümüzde Erivan) kervanlarla mal götürüp getirirmiş. Bir gün, yine bir kervanla Revan’a gitmek istemiş. Annesi, oğlunun bu yolculuğa çıkmasını istemese de Mehmet’i kararından vazgeçirememiş.

Mehmet, kervanla yola çıktıktan sonra uzun bir süre geri dönmemiş. Annesi, her gün onun yolunu gözlemiş, ancak ondan bir haber alamamış. Sonunda, kervan geri dönmüş ama Mehmet yokmuş. Yolda veba hastalığına yakalanan Mehmet, hayatını kaybetmiş ve yol üzerinde bir yere defnedilmiş.Bu acı haberle yıkılan anne, oğlunun getirdiği kırmızı gülleri evinin duvarına asıp kurutmuş ve onlara baktıkça oğlunu hatırlamış. Bu hüzünlü olay, zamanla “Kırmızı Gül Demet Demet” türküsüne ilham kaynağı olmuş.

Bu hafta sizlere sevgili yazar dostum Zülfü Livaneli'nin Can Yayınlarından eylul 2025 yılında cıkan '' Bekle beni '' adlı kitabını öneriyorum. Saygımla.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.