İnsanı yeniden fakat eskisi gibi tanımlamanın ve bunun farkındalığına ulaşılabilmesi için toplumu bu yönde eğitmenin vaktidir bence de artık. Bugün yaşanan haz ve başarı odaklı fakat mutsuzluk sonucuna varan yaşam anlayışının yerine tesis edilmesi gereken budur. Bunun içinde genellikle diğerlerine atfettiğimiz narsistik durumun aslında kendi benliğimizdeki yansımasını görebilme cesareti ile onunla yüzleşip bundan uzaklaşma çabasına girebilmemiz gerekir ve akabinde sıradan insan olabilmek için gayret edebilmemiz gerekir. Bu insanın yetenek veya becerilerini köreltmek veya yok sayıp aşağı çekmek değildir. İnsan olabilmenin bunlardan ibaret olmadığını anlamak demektir.
Mutsuzluğu biraz da bu sınıflandırma oluşturmaz mı aslında?!!! Mükemmeliyetçiliğin bir biçimidir bu sınıflandırma. Karşıdaki kişiden ünvan, başarı veya araçlaşması gerekenleri amaç benimsemiş olarak "güçlü" olmasını beklemektir mükemmeliyetçilik. Oysa bunlardan çok daha zor olan anlamaya çalışmaktır ve içindeki narsistik dürtüleri dizginleyerek diğerine kendini koşulsuz adayabilmek ve beraber bir şeyleri tesis edebilmeye çalışmaktır. En nihayetinde beraber yapmaya çalışmak demek kendinde eksik olanı kabul etmek ve diğerinden destek almayı kabul etmek demektir.
İnsanın zayıflığını kabullenmesi ve buna dair yardımı red etmemesi başka bir açıdan narsisizmden uzaklaşmak demek değil midir?!!! İşte bunu yapabilen insan başta sevgi olmak üzere tüm güzellikleri olabildiğince şeffaf görebilip, en gerçek haliyle yaşayabilen insandır. O insan çoktan var olmuştur ve hayattaki en önemli şeyi, para ve getirdiği şeylerden ziyade hayatındaki insanlardır ve kendini sorgusuz sualsiz bunlara adar.
En tehlikeli cümledir hayattaki en önemli şey paradır cümlesi. Bunu diyen insan ailesini, tüm sevdiklerini ve dahi kendisini pas geçerek tepeye para ve satın alabileceği şeyleri yerleştirir. Burada gerçekten biraz düşünmek gerekir diye düşünüyorum. Eğer gerçekten değer ve anlam konularını yakalamak istiyorsak bunu enine boyuna düşünmek gerek. Tavsiyem afet biçiminde yıkım yaşamış insanlarla bu konuyu konuşmak ve bu insanlarla kısa da olsa zaman geçirmek. Bu çok kısa deneyim bile gözümüzde büyüttüğümüz şeylerin bize neyi kaybettirdiğini ve asıl olanın ne olduğunu göstermek için yetiyor. Her şey bir dakika içinde tuz buz oluyor geriye sadece insanlar ve o insanların birbirlerine dayanacağı duygu ve çabaları kalıyor...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gürkan VEZİROĞLU
İnsana Dair
İnsanı yeniden fakat eskisi gibi tanımlamanın ve bunun farkındalığına ulaşılabilmesi için toplumu bu yönde eğitmenin vaktidir bence de artık. Bugün yaşanan haz ve başarı odaklı fakat mutsuzluk sonucuna varan yaşam anlayışının yerine tesis edilmesi gereken budur. Bunun içinde genellikle diğerlerine atfettiğimiz narsistik durumun aslında kendi benliğimizdeki yansımasını görebilme cesareti ile onunla yüzleşip bundan uzaklaşma çabasına girebilmemiz gerekir ve akabinde sıradan insan olabilmek için gayret edebilmemiz gerekir. Bu insanın yetenek veya becerilerini köreltmek veya yok sayıp aşağı çekmek değildir. İnsan olabilmenin bunlardan ibaret olmadığını anlamak demektir.
Mutsuzluğu biraz da bu sınıflandırma oluşturmaz mı aslında?!!! Mükemmeliyetçiliğin bir biçimidir bu sınıflandırma. Karşıdaki kişiden ünvan, başarı veya araçlaşması gerekenleri amaç benimsemiş olarak "güçlü" olmasını beklemektir mükemmeliyetçilik. Oysa bunlardan çok daha zor olan anlamaya çalışmaktır ve içindeki narsistik dürtüleri dizginleyerek diğerine kendini koşulsuz adayabilmek ve beraber bir şeyleri tesis edebilmeye çalışmaktır. En nihayetinde beraber yapmaya çalışmak demek kendinde eksik olanı kabul etmek ve diğerinden destek almayı kabul etmek demektir.
İnsanın zayıflığını kabullenmesi ve buna dair yardımı red etmemesi başka bir açıdan narsisizmden uzaklaşmak demek değil midir?!!! İşte bunu yapabilen insan başta sevgi olmak üzere tüm güzellikleri olabildiğince şeffaf görebilip, en gerçek haliyle yaşayabilen insandır. O insan çoktan var olmuştur ve hayattaki en önemli şeyi, para ve getirdiği şeylerden ziyade hayatındaki insanlardır ve kendini sorgusuz sualsiz bunlara adar.
En tehlikeli cümledir hayattaki en önemli şey paradır cümlesi. Bunu diyen insan ailesini, tüm sevdiklerini ve dahi kendisini pas geçerek tepeye para ve satın alabileceği şeyleri yerleştirir. Burada gerçekten biraz düşünmek gerekir diye düşünüyorum. Eğer gerçekten değer ve anlam konularını yakalamak istiyorsak bunu enine boyuna düşünmek gerek. Tavsiyem afet biçiminde yıkım yaşamış insanlarla bu konuyu konuşmak ve bu insanlarla kısa da olsa zaman geçirmek. Bu çok kısa deneyim bile gözümüzde büyüttüğümüz şeylerin bize neyi kaybettirdiğini ve asıl olanın ne olduğunu göstermek için yetiyor. Her şey bir dakika içinde tuz buz oluyor geriye sadece insanlar ve o insanların birbirlerine dayanacağı duygu ve çabaları kalıyor...