Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Döngüyü Farketmek

Yazının Giriş Tarihi: 02.03.2026 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 00:03

Bugün Nevzat Tarhan'ın bir kitabında "ümit etmek" konusunu okudum. Ümit etmek insanın duygu dünyası için önemli bir eylem ve hem ilahi inancı hem de insanın kendine dair inancını pekiştirir. Üzerine biraz ve tarafsız düşünebilince bunu idrak edebiliyor insan. Konu aslında hiçbir zaman insanların bizatihi kendisi değil konu her zaman yaşananlar aslında. Yaşanan şeye duygunun arkasından bakmadığında daha kolay anlayabiliyorsun. Gerçekten ümit orada kendini gösterir veya kaybolur. Taraflı baktığında bunu gerçek anlamda göremiyorsun.

Aslında çok basittir her şey. Bir durum vardır veya yoktur. Kamufle etmek gerçeği değiştirmez. Bu kamuflaj bana göre asıl sebepleri de örter ve geriye sadece bahaneler kalır. Ama biraz konuyu deştikçe bütün bahaneler çürür. Bu durumda insan aslında gerçekten veya gerçeği telaffuz etmekten korkar. Daha da ötesi belki de kendine bile bu gerçeği itiraf etmekten. İşte bu itirafı bazen yaratan bazen de perdeleyen ya başka sesler ya da yalanlardır. Olana bakınca bunu anlamaksa çok zor olmasa gerek. Burada en kırılgan olan şey ise güvendir ve bir çatlak oluştuğunda sızıntısı kolay kolay bitmez.

Bu biraz da döngüsel bir şeydir. İnsanın aslında kendi kendine yarattığı ve kendine yaşattığı şey. Neden sorusu çok anlamsız olur çünkü hem kısmen cevabı bellidir hem de yukarıda belirttiğim gibi kişilere dayalı değildir. Bu bir tutumdur aslında. Kişinin içerisinde askıda kalıp davranış ve karaktere dönüşememiş tutum. Belki de imkansızı arzulamak gibi bir şey. Yada alışkanlıkların devamı gibi. Terk edilmenin türevleri. Şeklen olmasa dahi hissettirdiği şey budur çünkü.

İşte burada ümit etmek ve inanmak arasındaki bağlantı incelir ve bazen de kopar. Karamsarlık demeyelim buna aslında bir nevi regresyondur bu. Küçük yaşlardan itibaren döne döne gelmiş. Farkındalığı olan insan konudan ziyade duyguya odaklanır ve aynı duygunun ilk çıkış noktasını bulmaya çalışır ve bulur. Karanlık küçük ve kapalı yer. Aynı duygu aynı hayal kırıklığı aynı telaş ve en nihayetinde aynı korku. Şimdilik sadece kapanan kapaktır. Her seferinde kapağı kapatan unutmuştur ve her seferinde bir yabancı sesini duymuştur. Bunu idrak edince yabancıya yada diğer mana da kurtarıcıya gerek kalmıyor insan bununla kendisi baş edebiliyor. Kapağı kırıyor ve oradan çıkıyor.

Kişi ve konulara takılmak gerçeği kaçırmak demek olur asıl olan hislerdir. Bunlar elbette zor ve boğucu hislerdir ama artık kapak kırıldı ve döngü bozuldu. İnsan yaşadıkça her zaman öğrenerek devam ediyor. Üzülüyor seviniyor kızıyor öfkeleniyor ama en nihayetinde anlıyor ve hayata devam ediyor. Güç de bu sanırım, oradan kendi başına çıkabilmek. İşte o zaman kimseye ihtiyaç duymadan ayakta kalabildiğini görüp biliyorsun. Keşke daha erken olsaydı diye içinden geçmiyor değil daha diri bir ümit adına ama yapacak da bir şey yok kısmet bugüne ve bu yaşaymış deyip geçmek gerek...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.