Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zirve

haberalmedya - Zirve haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirve haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi'ne geri sayım Haber

TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi'ne geri sayım

TOBB Türkiye Yazılım Meclisi öncülüğünde düzenlenecek TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi, 29 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Zirvede Türkiye’nin yapay zekâ vizyonu ve eylem planı ele alınırken, KOBİ’ler ve sanayiciler yerli bilişim ve yazılım firmalarıyla B2B görüşmelerde bir araya gelecek. ANKARA (İGFA) - İş dünyası, teknoloji ekosistemi ve kamu temsilcileri, 29 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenecek TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’nde buluşacak. Zirvede, yapay zekânın sanayi, üretim, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinde meydana getirdiği dönüşüm, iş dünyasının somut ihtiyaçları üzerinden ele alınacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılacağı zirvede; kamu kurumları, oda ve borsalar, KOBİ’ler, sanayiciler, yazılım ve bilişim firmaları, teknoloji üreticileri ve sektör temsilcileri aynı platformda bir araya gelecek. Programda; kamuda yapay zekâ uygulamaları, veri güvenliği, siber güvenlik, kamu-özel sektör iş birliği ve Türkiye’nin yapay zekâ ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verilecek. -Yapay zekâ sanayide iş sonuçları üzerinden konuşulacak Zirvenin anahtar konuşmalarında, sanayide yapay zekâ dönüşümüne odaklanılacak. Yapay zekânın üretim hatları, kalite kontrol, bakım süreçleri, tedarik zinciri, enerji kullanımı, satış, pazarlama, finans, insan kaynakları, müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilik alanlarında nasıl kullanılabileceği, somut uygulama örnekleriyle değerlendirilecek. KOBİ ve sanayi işletmelerinin yapay zekâya hangi süreçlerden başlaması gerektiği, veri altyapısının nasıl hazırlanacağı, öncelikli kullanım senaryolarının nasıl belirleneceği ve yapay zekâ yatırımlarının geri dönüşünün nasıl ölçüleceği de programın öne çıkan konuları arasında yer alacak. Program kapsamında yerli teknoloji firmaları da geliştirdikleri yapay zekâ ürün ve çözümlerini iş dünyasına tanıtacak. Yapay zekâ iki ayrı panelde ele alınacak Zirve programında, yapay zekânın teknoloji üreticileri ve teknolojiyi kullanan işletmeler açısından değerlendirileceği iki ayrı panel düzenlenecek. Teknoloji odaklı panelde; yapay zekânın yazılım, bilişim, telekomünikasyon, finansal teknolojiler, e-ticaret, kreatif endüstriler ve diğer teknoloji yoğun sektörlerde oluşturduğu yeni iş modelleri, ürünleşme imkânları ve ihracat potansiyeli ele alınacak. KOBİ ve sanayi odaklı panelde ise yapay zekânın üretim, verimlilik, finansman, müşteri yönetimi, insan kaynağı ve rekabetçilik üzerindeki etkileri tartışılacak. Program kapsamında oda ve borsalar aracılığıyla zirveye katılacak KOBİ ve sanayiciler ile yapay zekâ ürün ve çözümleri geliştiren yerli yazılım ve bilişim firmaları bir araya getirilecek. B2B görüşmelerinde sanayiciler ve KOBİ’ler; işletmelerindeki üretim, satış, finans, insan kaynakları, müşteri deneyimi, veri analitiği ve operasyonel verimlilik sorunlarına yönelik yapay zekâ çözümlerini doğrudan değerlendirme imkânı bulacak. Yerli teknoloji üreticileri ise ürünlerini karar vericilere tanıtma, yeni müşteri ve iş ortaklarına ulaşma ve somut ticari iş birlikleri geliştirme fırsatı elde edecek. Zirveye binin üzerinde katılımcı ve 500’ün üzerinde karar vericinin katılması beklenirken, programda iş dünyasından 30 konuşmacı yer alacak. -Ertan Barut: “29 Temmuz’da yapay zekâyı sahaya indiriyoruz” TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Ertan Barut, zirvenin temel hedefinin yapay zekâyı iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturmak olduğunu söyledi. Barut, “29 Temmuz’da yapay zekâyı sahaya indiriyoruz. Yapay zekâyı yalnızca konuşmak, izlemek veya sınırlı pilot uygulamalarla değerlendirmek artık yeterli değil. Bu teknolojiyi üretime, satışa, ihracata, müşteri yönetimine ve verimliliğe dönüştürmemiz gerekiyor” dedi. Barut, zirvenin yalnızca Ankara ile sınırlı kalmayacağını, İstanbul, Kocaeli-Gebze, Bursa, İzmir, Kayseri, Konya, Antalya, Samsun ve Gaziantep’te de gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.

CGTN: Dünya neden yaklaşan Çin-ABD zirvesine odaklanmış durumda? Haber

CGTN: Dünya neden yaklaşan Çin-ABD zirvesine odaklanmış durumda?

CGTN, dünyanın yaklaşan Çin-ABD zirvesini neden yakından takip ettiğini ele alan bir makale yayımladı. Bu yazıda, uzun süredir devam eden jeopolitik gerilimler ve kırılgan küresel toparlanma sürecinin gölgesinde, devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin Çin-ABD ilişkilerinin "çapası" işlevini gördüğü vurgulanıyor. Yazıda ayrıca, zirvenin giderek daha dalgalı hâle gelen dünyaya nasıl daha fazla öngörülebilirlik kazandırabileceği de ele alınıyor. GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in daveti üzerine ABD Başkanı Donald Trump’ın 13-15 Mayıs tarihleri arasında Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini Pazartesi günü duyurdu. Uzun süredir devam eden jeopolitik gerilimler ve kırılgan küresel toparlanma sürecinin yaşandığı bir dönemde dünya, iki liderin Çin-ABD ilişkilerini daha da istikrara kavuşturup uluslararası ortama ihtiyaç duyulan öngörülebilirliği sağlayıp sağlayamayacağını yakından izliyor. ÇİN-ABD İLİŞKİLERİNİ DOĞRU ROTADA TUTMAK Birçok gözlemciye göre zirve, ikili ilişkilerde istikrar yönündeki temel beklentiyi yansıtıyor. CGTN’in gerçekleştirdiği röportajlar, devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin uzun süredir bu istikrarın temel dayanağı olduğu yönünde uzmanlar arasında ortak bir görüş bulunduğunu ortaya koyuyor. Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Dekanı Wu Xinbo’nun ifade ettiği gibi, devlet başkanları düzeyindeki bu diplomasi ikili ilişkilere “tonunu veriyor ve yönünü belirliyor.” Christopher Newport Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sun Taiyi de benzer şekilde, liderler arasındaki doğrudan iletişimin belirsizlikleri azaltmaya, yanlış hesaplamaların önüne geçmeye ve istikrarın hâlâ en öncelikli unsur olduğu mesajını vermeye yardımcı olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl boyunca iki lider, telefon görüşmeleri ve Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirdikleri yüz yüze görüşme aracılığıyla iletişimi sürdürerek büyük yanlış hesaplamaların önüne geçilmesine ve ilişkilerin genel olarak istikrarlı kalmasına katkı sağladı. Xi, Busan’da Trump’a hitaben yaptığı konuşmada, “Rüzgârlar, dalgalar ve zorluklar karşısında doğru rotada kalmalı, karmaşık ortamda yönümüzü bulmalı ve Çin-ABD ilişkileri gemisinin istikrarlı şekilde ilerlemesini sağlamalıyız” şeklinde konuştu. “Gemiye yön verme” metaforu, somut ilerlemelere de yansıdı. 2025 yılından bu yana, iki devlet başkanının vardığı stratejik mutabakat doğrultusunda her iki tarafın ekonomi ekipleri çok sayıda görüşme turu gerçekleştirirken, geniş çaplı gümrük tarifesi artışlarına da ara verildi. Yeni bir istişare turunun, Pekin’deki zirve öncesinde 12-13 Mayıs tarihlerinde Güney Kore’de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Halklar arası etkileşim de yeniden ivme kazandı. Nisan ayında Pekin’de, Çin-ABD “Ping Pong Diplomasisi”nin 55. yıl dönümü kapsamında düzenlenen etkinliklerde yüzlerce genç Çinli ve Amerikalı spor ve kültürel değişim programlarına katıldı. Daha fazla ABD’li gençlik grubu da değişim ve eğitim programları kapsamında Çin’i ziyaret etti. DEĞİŞEN BİR DÜNYAYA ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK KAZANDIRMAK Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan Çin ve ABD arasındaki ilişkiler, küresel ölçekte en önemli ikili bağlardan biri olmayı sürdürürken, iki ülke lideri arasındaki diplomatik temasların sonuçları yalnızca ikili ilişkilerin istikrara kavuşmasına değil, aynı zamanda küresel kalkınma ve yönetişim üzerinde daha geniş etkiler yaratılmasına da katkı sağlıyor. Peterson Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Chad Bown’un da belirttiği gibi, “neredeyse herkes bu sürecin sonucunda pay sahibi.” Cornell Üniversitesi ekonomisti Eswar Prasad ise daha da ileri giderek, görüşmenin küresel ticaret, jeopolitik ve hatta “kurallara dayalı düzen” açısından sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. CGTN’in uzmanlarla gerçekleştirdiği röportajlar da benzer noktalara işaret ediyor. Çin Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Araştırma Görevlisi Zhang Tengjun, daha derin işbirliğinin küresel toparlanmaya ivme kazandırabileceğini ve sanayi ile tedarik zincirlerini istikrara kavuşturabileceğini belirterek, ikili ilişkilerin seyrinin dünyanın geleceğiyle yakından bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu noktaya değinen akademisyen Sun, istikrarlı ilişkilerin tedarik zinciri aksaklıkları, finansal dalgalanmalar ve jeopolitik parçalanma risklerini azalttığını söyledi. Dekan Wu ise, dünyanın iki büyük teknoloji gücü olan Çin ile ABD’nin, pratik işbirliği yoluyla “kazan-kazan sonuçları” üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu ve bunun daha geniş küresel büyüme ile bilimsel ilerlemeyi desteklediğini belirtti. Benzer şekilde, Uluslararası İşletme ve Ekonomi Üniversitesi (UIBE) Dekan Yardımcısı Cui Fan da her iki ülkenin küresel yönetişimin istikrarı konusunda ortak sorumluluk taşıdığını vurguladı. Xi de Busan’da bu sorumluluğun altını çizerek, “Dünya bugün birçok zorlu sorunla karşı karşıya,” dedi. Ve ekledi: “Çin ve ABD, büyük ülkeler olarak ortak sorumluluk üstlenebilir ve hem iki ülkenin hem de tüm dünyanın yararı için daha büyük ve somut başarılara birlikte imza atabilir.” Çin’in bu yıl APEC’e, ABD’nin ise G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olması, bu sorumluluğun sınanması için bir fırsat sunuyor. Her iki platform da küresel toparlanma, gıda ve enerji güvenliği, borç riskleri ve yönetişim reformu konularında eşgüdüm alanı açabilir. Xi, Şubat ayında Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ileriye dönük pragmatik bir yol haritası ortaya koyarak, “İki taraf eşitlik, saygı ve karşılıklı fayda anlayışıyla aynı yönde hareket ederse, birbirlerinin endişelerini gidermenin yollarını mutlaka bulabiliriz” şeklinde konuştu. Dünya, yaklaşan zirvede Pekin ile Washington’un Xi’nin “karşılıklı güveni adım adım inşa etme, doğru ilişki biçimini bulma ve 2026’yı iki büyük ülkenin karşılıklı saygı, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan işbirliği yönünde ilerlediği bir yıl hâline getirme” çağrısını nasıl hayata geçireceğini görmek için gözlerini bu görüşmeye çevirmiş durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.