Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

haberalmedya - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağrı Dağı eteğinde Bilim Kafe buluşması Haber

Ağrı Dağı eteğinde Bilim Kafe buluşması

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi tarafından düzenlenen “Rektörle Geleceği Konuşuyoruz” programında, Ağrı Dağı’nın eşsiz manzarası eşliğinde bilim, teknoloji, yapay zekâ, geleceğin meslekleri ve yükseköğretimin dönüşümü ele alındı. Nihat AYDIN / AĞRI (İGFA) - Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi koordinesinde, Bilim Kafe Buluşmaları kapsamında “Rektörle Geleceği Konuşuyoruz” programı düzenlendi. Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı eteğinde bulunan Zirve Paradise Bahçesi’nde gerçekleştirilen programa AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hülya Akıncıoğlu, Genel Sekreter Nimet Terkir, akademik ve idari personel, üniversite tercihi yapacak öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun ilgi gören programda, üniversitenin gelecek vizyonu, YÖK 2030 Vizyonu, yükseköğretimde dönüşüm, geleceğin meslekleri, dijitalleşme, yapay zekâ, uluslararasılaşma çalışmaları ve öğrencilerin kariyer gelişimine yönelik fırsatlar değerlendirildi. “BİLİMSEL BİLGİ TOPLUMLA BULUŞTUĞUNDA DEĞER ÜRETİR” Programda konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, bilimin toplumla buluşmasının üniversitelerin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. Üniversitelerin yalnızca ders verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Gülçin, “Üniversiteler sadece ders verilen kurumlar değil; bilgi üreten, çözüm geliştiren ve bulunduğu şehre, bölgesine ve ülkesine değer katan bilim merkezleridir. Bilimsel bilgi, laboratuvarlardan çıkarak toplumla buluştuğunda gerçek anlamda değer üretir. Bilim Kafe Buluşmaları da bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir” dedi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında her geçen gün daha güçlü bir konuma ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Gülçin, kalite odaklı eğitim anlayışıyla öğrencileri geleceğe hazırladıklarını söyledi. Gülçin, yükseköğretimde yaşanan dönüşüme uyum sağlayan, araştırma kültürünü güçlendiren ve uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir üniversite olma hedefiyle çalıştıklarını belirterek, gençlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına da hazır bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini kaydetti. Prof. Dr. Gülçin, bilimsel üretimin yanı sıra sosyal, kültürel ve teknolojik gelişimin de üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin kendilerini her yönüyle geliştirebilecekleri bir üniversite ortamı oluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Gülçin, AİÇÜ’nün uluslararası iş birlikleri, araştırma altyapısı ve öğrenci odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. Gençlere eğitim hayatlarında dikkat etmeleri gereken konularda tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Gülçin, bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı günümüzde asıl farkın doğru bilgiyi üretme, eleştirel düşünme, araştırma yapma ve sürekli kendini geliştirme becerileriyle ortaya çıkacağını söyledi. Geleceğin dünyasında yapay zekâ, dijital teknolojiler, sürdürülebilirlik, biyoteknoloji ve veri odaklı çalışma alanlarının öne çıkacağını ifade eden Gülçin, öğrencilerin bu alanlara hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. YÖK’ün ihtisaslaşma, dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yükseköğretim politikaları kapsamında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde yeni programların açıldığını hatırlatan Gülçin, Akıllı Sera Teknolojileri Programı, Yapay Zekâ Operatörlüğü Programı, Çevresel Ölçüm ve İzleme Sistemleri Teknikerliği, Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği, Büyük Veri Analistliği Programı ile Akıllı Tarım ve Gıda Yönetimi Programı’nın öğrencilere geleceğin mesleklerine hazırlanma imkânı sunduğunu belirtti. Öğrencilerin yalnızca akademik başarıya odaklanmasının yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Gülçin, yabancı dil, dijital yetkinlik, iletişim becerileri ve disiplinler arası bakış açısının kariyer yolculuğunda belirleyici olacağını söyledi. Gençlere değişime açık olmaları, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmeleri ve bilimsel üretimin içinde aktif rol almaları tavsiyesinde bulunan Gülçin, geleceğin mesleklerine bugünden hazırlanmanın hem bireysel başarı hem de ülkenin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Ağrı Dağı’nın ilham veren atmosferinde “Zirvede Bilim, Bilimde Zirve” anlayışıyla gerçekleştirilen Bilim Kafe Buluşması, katılımcılara hem bilimsel hem de sosyal açıdan özel bir deneyim sundu.

Türkiye’de seyahat için yapay zeka kullananların yüzde 82'si veri güvenliğinden endişeli Haber

Türkiye’de seyahat için yapay zeka kullananların yüzde 82'si veri güvenliğinden endişeli

Kaspersky’nin Türkiye verilerini de içeren son araştırması, seyahat planlamasında yapay zeka kullanımının siber risk farkındalığını artırdığını ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Araştırmaya göre, Türkiye’deki kullanıcıların seyahat planlamasında yapay zekâya yönelmesindeki en önemli neden, zamandan tasarruf etmek ve hazırlık sürecini kolaylaştırmak; nitekim katılımcıların yüzde 70'i bu avantajları öne çıkarıyor. Bunun yanı sıra, katılımcıların yüzde 66'sı tercih ettikleri destinasyondaki başlıca turistik noktalar hakkında bilgi edinmek amacıyla yapay zekâdan yararlanırken, yüzde 67'si kişisel tercihlerine uygun özelleştirilmiş öneriler almayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye'deki katılımcıların yüzde 73'ü en avantajlı fırsatları bulmak amacıyla yapay zekâyı kullanırken, yüzde 64'ü ise başka yollarla ulaşılması zor bilgileri keşfetme konusunda bu araçlara güveniyor. Günümüzde yapay zeka yardımıyla, bir gezginin tüm taleplerine ve bütçesine uygun kişiselleştirilmiş bir seyahat rotası sadece birkaç tıklamayla oluşturulabiliyor. Ancak sohbet robotları tarafından sağlanan bilgilerin her zaman doğrulanması gerekiyor. Geçmişte, yapay zekaya fazla güvenip kendi araştırmasını yapmadığı için seyahatlerinde sorun yaşayan turistlerin siber basına yansıyan pek çok örneği bulunuyor. Üstelik sadece bilgilerin değil, yapay zekanın paylaştığı bağlantıların (linklerin) da kontrol edilmesi şart; zira bu bağlantılar arasında kötü amaçlı veya oltalama (phishing) içerikli linkler yer alabiliyor. Yapay zeka sohbet robotundan gelen bir bağlantıya tıklamadan önce, bu bağlantının oltalama korumasına sahip Kaspersky Premium gibi güvenilir bir siber güvenlik çözümüyle taranması öneriliyor. Yapay zekâ kullanımında veri güvenliği öne çıkıyor Yapay zekâ, seyahat planlamasında rota oluşturma ve bilgi aramanın yanı sıra, birçok durumda otel ve ulaşım rezervasyonlarının yapılmasında da kullanılıyor. Bu da kaçınılmaz olarak kişisel verilerin paylaşılmasını gerektiriyor. Ancak Kaspersky'nin araştırması, tüm kullanıcıların kişisel bilgilerini yapay zekâ sistemlerine emanet etmeye hazır olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı (yüzde 43), yapay zekâ kullanımının güvenlik riskleri barındırdığını düşünüyor ve bu nedenle hassas verilerini bu sistemlerle paylaşmamaya özen gösteriyor. Yapay zekâ konusunda ciddi güvenlik kaygısı taşımamakla birlikte dikkatli davranmayı tercih eden yüzde 39'luk kesim de eklendiğinde, seyahat planlamasında yapay zekâ kullananların yüzde 82'sinin bu araçları kullanırken veri güvenliğini dikkate aldığı görülüyor. Buna karşılık, katılımcıların yalnızca yüzde 18'i yapay zekâ ile her türlü verinin güvenle paylaşılabileceğine inanıyor. İşte Kaspersky'nin yapay zekâ ile etkileşim kurarken güvende kalabilmek için önerileri Kimlik bilgileri, adres, parola ve benzeri hassas kişisel verilerinizi yapay zekâ asistanlarıyla paylaşmaktan kaçının. Bu tür bilgileri yüklediğiniz platformları dikkatle seçin. E-posta gönderme, satın alma işlemleri ve rezervasyon gibi önemli kararları ve işlemleri kendiniz gerçekleştirin. Yapay zekâ asistanlarını daha çok rutin görevlerde kullanın. Yapay zekânın paylaştığı bağlantıları ve e-postaları mutlaka doğrulayın. URL'leri kontrol eden, şüpheli kaynakları engelleyen ve çevrim içi ödemelerinizi koruyan etkili bir güvenlik çözümü kullanın. Seyahat planlamasında temel yardımcınız olarak yapay zekâyı kullanmayı tercih ediyorsanız, yurt dışındayken kesintisiz internet bağlantısına sahip olduğunuzdan emin olun. Sürekli mobil veri erişimi için bir eSIM kullanmayı değerlendirin. Gizli veya hassas bilgiler içeren ana hesaplarınızı sohbet botlarına ya da diğer yapay zekâ destekli hizmetlere bağlamayın.

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi Haber

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi

Gürhan Çokgezer yönetimindeki Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, son yedi ayda bilimden teknolojiye, mesleki eğitimden uluslararası projelere kadar birçok alanda dikkat çeken çalışmalara ve başarılara imza attı. BURSA (İGFA) - Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ileri sürülen bazı görev değişiklikleri, son günlerde çeşitli açıklamalar ve yerel basına yansıyan haberler üzerinden “deprem” ve “kadro mühendisliği” ifadeleriyle gündeme taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ancak eğitim kamuoyunda tartışmanın yalnızca “Kim gitti, kim geldi?” sorusuna indirgenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bir eğitim yönetiminin başarısı; ortaya koyduğu çalışmalar, öğrencilerin elde ettiği dereceler, eğitim yatırımları, proje üretme kapasitesi, kurumlar arası iş birlikleri ve geleceğe yönelik vizyonu üzerinden değerlendirilmelidir. Her Yönetim Kendi Çalışma Modelini Oluşturabilir Yaklaşık 650 bin öğrencisi, 40 bini aşkın öğretmeni, 2 bine yakın okul ve kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan Bursa eğitim sistemi, güçlü koordinasyon ve etkili ekip çalışması gerektiren büyük bir yapıdır. Böylesine geniş bir yapıda göreve başlayan İl Millî Eğitim Müdürünün çalışma anlayışı ve hedefleri doğrultusunda yönetim organizasyonunu şekillendirmesi, görev ve sorumluluk alanlarını yeniden düzenlemesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda görev değişikliklerine gitmesi kamu yönetiminin olağan süreçleri arasında değerlendirilmelidir. Elbette her kamu görevlendirmesi liyakat, tecrübe, kamu yararı ve mevzuata uygunluk bakımından değerlendirilebilir ve denetlenebilir. Ancak kamuoyuna yansıyan eleştirilerde, yapılan veya yapılacağı ileri sürülen değişikliklerin bütününün liyakatsiz ya da mevzuata aykırı olduğuna ilişkin bir resmî tespit veya yargı kararı ortaya konulmuş değildir. Kurum yönetiminde değişikliğe gitmek, geçmişte görev yapan yöneticilerin emeğini değersizleştirmek anlamına gelmediği gibi yeni isimlere sorumluluk verilmesi de tek başına liyakatsizlik göstergesi değildir. Asıl önemli olan değişimin Bursa eğitimine nasıl yansıdığı ve hangi sonuçları ortaya çıkardığıdır. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı Sınava Dayalı Bir Kadro Değildir Son günlerde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilen isimler üzerinden “sınavsız atama” eleştirileri de gündeme gelmiştir. Ancak burada farklı statüdeki yönetim görevlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında şube müdürlüğü görevde yükselme sınavı sürecine tabi bir kadro iken, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı için aynı şekilde ayrı bir görevde yükselme sınavı öngörülmemektedir. Bu görev bakımından mevzuatta belirlenen hizmet süresi ve yöneticilik tecrübesi gibi şartlar esas alınmaktadır. Bu nedenle bir yöneticinin İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilmesini yalnızca “şube müdürlüğü sınavına girip girmediği” üzerinden değerlendirmek, mevzuattaki atama sisteminin bütününü yansıtmamaktadır. Liyakat; yalnızca sınav puanı değil, mesleki birikim, yöneticilik tecrübesi, ekip yönetimi, proje üretme kapasitesi, kriz çözme becerisi, koordinasyon gücü ve ortaya konulan sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Bursa Eğitiminde Başarı Çıtası Yükseliyor Gürhan Çokgezer’in 9 Aralık 2025 tarihinde Bursa İl Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlamasının ardından geçen süreçte Bursa’daki eğitim çalışmaları, proje üretme kapasitesi ve öğrencilerin başarıları önemli bir ivme kazanmıştır. Son yedi aylık dönemde Bursa’da robotik ve teknoloji alanlarında uluslararası dereceler elde edilmiş, TÜBİTAK projelerinde önemli başarılar kazanılmış, yapay zekâ temelli eğitim ve proje çalışmaları geliştirilmiş, eTwinning projelerinde dikkat çekici bir büyüme yaşanmış, mesleki eğitimin sanayi ve sektörle iş birliği güçlendirilmiş, kültür ve sanat alanında Türkiye çapında başarılar elde edilmiş ve havacılık ile uzay teknolojileri alanında yeni bir eğitim modelinin temelleri atılmıştır. Bu tablo, Bursa eğitiminde yalnızca mevcut çalışmaların sürdürülmediğini; aynı zamanda yeni hedefler, yeni iş birlikleri ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni eğitim modelleri geliştirildiğini göstermektedir. Elde edilen başarılar; öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve eğitim yönetiminin ortak emeğinin sonucudur. Değişim Olağan, Sonuçlar Esas Olmalıdır Bir yönetici göreve geldiğinde mevcut bütün kadrolarla süresiz olarak çalışmak zorunda olmadığı gibi, görev değişikliği yapılan her yöneticinin başarısız olduğu sonucu da çıkarılamaz. Sorumluluk üstlenen, hedef belirleyen ve sonuçlarından hesap veren yöneticilerin çalışma organizasyonlarında zaman zaman değişikliğe gitmesi olağan bir yönetim pratiğidir. Bursa açısından asıl ölçüt; yapılan değişikliklerin akademik başarıya, bilimsel üretime, teknoloji yatırımlarına, mesleki eğitime, uluslararası projelere, öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin çok yönlü gelişimine sağlayacağı katkı olmalıdır. Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” veya “kadro değişikliği” başlıkları üzerinden değerlendirmek, son yedi ayda ortaya konulan çalışmaların ve elde edilen başarıların göz ardı edilmesine neden olacaktır. Değişim elbette tartışılabilir ve kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak değerlendirmelerin somut çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik geliştirilen vizyon üzerinden yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Bu nedenle Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” olarak değil, değişim ve ortaya çıkan sonuçlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Değişim tartışılabilir; ancak başarı görülmeli, emek teslim edilmeli ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik ortaya konulan vizyon objektif biçimde değerlendirilmelidir.

Bursa Osmangazi’de kamusal mekanlara ilham veren buluşma Haber

Bursa Osmangazi’de kamusal mekanlara ilham veren buluşma

2026 New European Bauhaus Brüksel Uydu Etkinliği kapsamında düzenlenen “Yaşayan Kamusal Mekanlar Festivali” kapılarını açtı. Kamusal alanların sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda yeniden düşünülmesini amaçlayan festival, kent yaşamına farklı bir perspektif kazandırdı. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve Mimarlar Odası Bursa Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen festival, yerel yönetim, akademi, meslek odaları, gençler ve vatandaşlar arasında güçlü bir bağ kurdu. Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Güzel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü’nden 36 öğrenci Yerkapı Meydanı’nda açılan festival alanında yer alan pop-up ahşap modüllere, Bursa’nın tarihi dokusundan ilham alarak oluşturdukları kompozisyonları altı farklı teknikle yansıttı. Modüllere kentte yaşamış medeniyetlerin kullandığı desen ve motiflerin yanı sıra bölgedeki bitki örtüsünden esinlenilen figürler de işlendi. Etkinlik kapsamında sanat atölyeleri, sergiler, öğrenci sunumları ve ödül törenleri düzenlenirken, meydan yaşayan, üreten ve paylaşan bir kamusal alana dönüştü. “KÜLTÜREL MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK İÇİN GAYRET GÖSTERİYORUZ” Festivalin açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Tarihi, kültürü ve köklü mirasıyla medeniyetimizin kalbi olan Osmangazi’mizde, kentimizin geleceğine yön verecek anlamlı bir buluşma için bir araya geldik. Osmangazi Belediyesi olarak ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduğumuz Yaşayan Mekanlar Festivali’nde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Tarih boyunca kamusal mekanlar; Antik Yunan’ın agoralarından Roma’nın forumlarına, Osmanlı’nın külliyelerinden çarşılarına ve modern kent meydanlarına kadar toplumsal hayatın, düşüncenin ve ortak hafızanın şekillendiği alanlar olmuştur. İnsanlar bu mekanlarda bir araya geldikçe, fikir alışverişinde bulundukça ve ortak değerler ürettikçe kent kültürü de gelişmiş ve güçlenmiştir. Osmangazi Belediyesi olarak kamusal alanları yalnızca insanların gelip geçtiği yerler olarak değil; bireylerin bir araya geldiği, ürettiği, paylaştığı ve bu kente aidiyet geliştirdiği yaşam alanları olarak görüyoruz. Bu kültürel mirası sadece korumak ve yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarmak için de büyük bir gayret gösteriyoruz.” “FESTİVALİN BİR PARÇASI OLMAKTAN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUZ” Festivalin kentin geleceğine yönelik yenilikçi ve kapsayıcı fikirlerin ortaya çıkmasına önemli katkılar sağladığını belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Polat, “Avrupa'nın daha yaşanabilir, estetik, sürdürülebilir ve kapsayıcı yaşam çevreleri oluşturma vizyonunu temsil eden Yeni Avrupa Bauhaus yaklaşımının bir parçası olarak burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Brüksel’de gerçekleştirilen festivalle eş zamanlı olarak düzenlenen bu uydu etkinliğe ev sahipliği yapmak bizim için son derece değerli. Yaklaşık bir yıldır Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Osmangazi Belediyesi iş birliğinde yürüttüğümüz ‘Video Oyunları ve Yapay Zeka Uygulamalarıyla Katılımcı Tasarım’ projesi kapsamında önemli bir süreç gerçekleştirdik. Bu süreçte mimarlar, öğrenciler, gençler, yaşlılar, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel yönetimler bir araya gelerek ortak akıl ve katılımcılık temelinde tasarım çalışmalarına katkı sundu. Farklı kesimlerin görüş ve önerileriyle şekillenen bu katılımcı tasarım süreci, kentimizin geleceğine yönelik yenilikçi ve kapsayıcı fikirlerin ortaya çıkmasına önemli katkılar sağladı” diye konuştu. “FESTİVAL BURSA’DA YAŞAMIŞ TÜM TOPLULUKLARA AİT İZLER TAŞIYOR” Festival kapsamında çok değerli çalışmalara imza attıklarını ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sezin Türkkaya da, “2 bin yıllık tarihi geçmişi olan bu topraklarda gerçekleşen projenin ben sanat kısmındayım. Öğrencilerimizle yürüttüğümüz atölye çalışmalarıyla geçmişten günümüze Bursa’da yaşamış tüm topluluklara ait çeşitli izlerin kullanılan motiflerin günümüzdeki nesnelerle birlikte izlerini bu festivalde göreceksiniz” açıklamalarında bulundu. “PROJEYE DESTEK VEREN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Böylesine önemli bir etkinliğe katılmaktan dolayı büyük onur duyduğunu söyleyen TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise, “Osmangazi Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Avrupa düzeyinde bir projeyle Bursa’ya anlamlı bir katkı koydular. Mimarlar odası kamusal alanların halka ve kamuya kalması için en önde mücadele eden bir kurumdur. Bu kurum vasfıyla böyle bir projenin elbette destekçisi olacaktık. Fakültemiz ve belediyemiz projeyi paylaştığında heyecanlandık ve seve seve büyütmeye hazır olduğumuz söyledik. Vizyoner bakış açısıyla projeye destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri ve festivale katılanlar, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Güzel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü öğrencilerinin pop-up ahşap modüllere uyguladığı tasarımları yakından inceledi.

Bakan Bolat: Hedef yapay zekayı tüketen değil, üreten ülke olmak... Eylem planı 13 Haziran'da açıklanıyor Haber

Bakan Bolat: Hedef yapay zekayı tüketen değil, üreten ülke olmak... Eylem planı 13 Haziran'da açıklanıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yapay zekanın ekonomik rekabet gücü ve dış ticaret kapasitesinin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, Türkiye’nin yapay zeka ekosistemi, yerli yazılım ve AR-GE yatırımlarına güçlü destek vermeyi sürdüreceğini söyledi. Yapay Zeka Eylem Planı, 13 Haziran'da açıklanacak. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AI Tomorrow Summit 2026 kapsamında düzenlenen “Türkiye Yüzyılı'nda Ticaretin Yapay Zeka Dönüşümü” oturumunda yaptığı konuşmada, yapay zekanın artık milli egemenlik, ekonomik rekabet ve dış ticaret açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin teknoloji alanında önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Bolat, “En büyük önceliğimiz teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten, geliştiren ve küresel çapta yöneten bir ülke konumuna ulaşmaktır. Bu doğrultuda yüksek teknoloji yatırımları, yapay zeka ekosistemi, yerli yazılımlar ve AR-GE faaliyetlerine güçlü destek veriyoruz” dedi. Türkiye’nin ihracat yapısında yüksek teknolojinin payının arttığına dikkat çeken Bolat, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam mal ihracatındaki payının yüzde 44’e yükseldiğini belirtti. Türkiye’nin savunma sanayisi, makine, elektrik-elektronik ve yazılım alanlarında önemli ihracat gerçekleştirdiğini ifade eden Bolat, bilişim ve yazılım sektörünün yıllık 6 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını söyledi. Yapay zekanın ekonomik katkısının artırılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu kaydeden Bolat, bu alanın milli gelir içindeki payını yüzde 5 seviyesine çıkarmayı ve sektördeki istihdamı 50 bin kişiye ulaştırmayı amaçladıklarını açıkladı. Hâlihazırda yapay zekanın milli gelire katkısının yüzde 2,1 ile 2,8 arasında, sektördeki istihdamın ise 32 ila 35 bin kişi arasında hesaplandığını belirtti. EYLEM PLANI 13 HAZİRAN'DA AÇIKLANIYOR Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan ve 13 Haziran’da açıklanması planlanan Yapay Zeka Eylem Planı’nın da ülkenin dijital dönüşümüne yön vereceğini ifade etti. Ticaret Bakanlığı’nın yapay zekayı dış ticaret ve gümrük süreçlerinde aktif şekilde kullandığını anlatan Bolat, risk analizi, veri madenciliği ve gümrük istihbaratı çalışmalarında yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanıldığını söyledi. Dış Ticaret Anomali Tespit Sistemi sayesinde olağan dışı ticari hareketlerin kısa sürede tespit edildiğini belirten Bolat, makine öğrenmesi destekli analizler sonucunda 2026 yılında riskli görülen ithalat işlemleri üzerinden 7,6 milyar liralık ek vergi ve teminat tahsilatı sağlandığını kaydetti. Teknolojik dönüşümün sahadaki sonuçlarının da görüldüğünü ifade eden Bolat, 27 Mayıs itibarıyla gerçekleştirilen 341 operasyonda 12,3 ton uyuşturucu madde, 2 bin 418 operasyonda ise 21,3 milyar lira değerinde kaçak ticari eşya ele geçirildiğini açıkladı. Konuşmasının ardından zirve alanındaki stantları ziyaret eden Bakan Bolat, yapay zeka alanında geliştirilen projeler hakkında bilgi aldı.

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Budapeşte'de yapay zeka eğitimi aldı Haber

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Budapeşte'de yapay zeka eğitimi aldı

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Erasmus+ Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında, 18-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirilen “Yapay Zekâ ve Ters Yüz Sınıf (Flipped Classroom) Metodolojisi” eğitim faaliyetine katıldı. BURSA (İGFA) - Bursa’daki Halk Eğitimi Merkezleri ile Bursa Olgunlaşma Enstitüsünden toplam 10 eğitimcinin yer aldığı hareketlilik faaliyeti, Converzum Eğitim Merkezi tarafından Teacher Academy iş birliğiyle düzenlendi. Beş gün süren eğitim programında katılımcılar, yapay zekânın eğitim süreçlerine etkilerini uygulamalı çalışmalarla inceleme fırsatı buldu. Program kapsamında ders planlama, içerik geliştirme, farklılaştırılmış öğretim, ölçme ve değerlendirme ile kişiselleştirilmiş öğrenme alanlarında yapay zekâ araçlarının kullanımına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra akademik dürüstlük, veri gizliliği, etik ilkeler ve yapay zekânın sorumlu kullanımı gibi güncel konular da ele alındı. Eğitim süresince, yapay zekânın öğretmenin yerini alan bir unsur değil; öğretim süreçlerini destekleyen, verimliliği artıran ve eğitim kalitesini güçlendiren etkili bir yardımcı araç olduğu vurgulandı. Programın önemli başlıklarından birini oluşturan Ters Yüz Sınıf (Flipped Classroom) yaklaşımı kapsamında katılımcılar, öğrenci merkezli öğrenmeyi destekleyen yöntemleri deneyimledi. Eğitimciler, öğretim videoları, dijital içerikler ve öğrenme materyalleri hazırlarken yapay zekâ araçlarından nasıl yararlanabileceklerini uygulamalı olarak öğrenme imkânı buldu. Sınıf içi zamanın daha etkili ve verimli kullanılması amacıyla iş birliğine dayalı öğrenme, problem çözme, proje tabanlı çalışmalar ve eleştirel düşünmeyi geliştiren etkinlikler üzerinde duruldu. Ayrıca tanılayıcı, biçimlendirici ve sonuç odaklı ölçme-değerlendirme yöntemleri incelenerek bu yöntemlerin öğretim süreçlerine entegrasyonu değerlendirildi. Bu hareketlilik faaliyeti sayesinde katılımcılar, yapay zekâ destekli yenilikçi öğretim uygulamaları konusunda bilgi ve becerilerini geliştirirken, Avrupa’daki iyi uygulama örneklerini yakından inceleme fırsatı da elde etti.

Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Kurumsal Kablolu ve Kablosuz LAN Altyapısı Raporu'nda 4'üncü kez üst üste lider seçildi Haber

Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Kurumsal Kablolu ve Kablosuz LAN Altyapısı Raporu'nda 4'üncü kez üst üste lider seçildi

Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ raporunda üst üste dördüncü kez "Lider" seçildi. Şirket, yapay zeka destekli Xinghe AI Kampüs Çözümü ile yüksek hız, kapsamlı güvenlik ve ağ bağımsızlığı özelliklerini sunduğunu duyurdu. PRNewswire / SHENZHEN, Çin (İGFA)- Geçtiğimiz günlerde Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Kurumsal Kablolu ve Kablosuz LAN Altyapısı raporunda üst üste dördüncü kez "Lider" olarak seçildiğini duyurdu. Huawei, Liderler Çeyreği'nde yer alan Kuzey Amerikalı olmayan tek tedarikçi olmaya devam ediyor. Bu ödül, Huawei'in Xinghe AI Kampüs Çözümü'nün yapay zeka destekli İşletme ve Bakım, güvenlik inovasyonu ve diğer öncü alanlardaki önemli avantajlarını ortaya koymaktadır. Bu durum aynı zamanda, Huawei'in müşterilerin temel ihtiyaçlarına odaklanma, teknolojileri sürekli yenileme ve endüstriler için güvenli ve akıllı kampüsler inşa etme konusundaki kararlılığının da altını çiziyor. Küresel yapay zeka dalgasına yanıt olarak Huawei, Xinghe Yapay Zeka Kampüs Çözümünü üç temel özellik ile güncelledi: süper hızlı kablosuz bağlantı, kapsamlı güvenlik ve ağ bağımsızlığı. Bu iyileştirmeler, kamu, finans, eğitim, sağlık ve diğer sektörlerin yapay zeka çağını benimsemelerine ve gelecekteki büyümeyi desteklemelerine olanak tanıyor. Süper hızlı kablosuz bağlantı: Huawei'in türünün ilk örneği olan AirEngine Wi-Fi 7 Advanced AP, daha yüksek hız ve güvenilirlik için beklenen Wi-Fi 8 yeniliklerini bünyesinde barındırıyor. Bu çığır açan ürün, kablosuz bağlantıyı yapay zeka hizmetleri için üretim düzeyinde bir temel haline getiriyor. Özellikle, çoklu AP koordinasyon teknolojisi olan Akıllı Koordineli Zamanlama ve Mekansal Yeniden Kullanım (iCSSR), sürekli ağ senaryolarında tek kullanıcı hızını iki katına çıkarırken, aynı kanal parazitini önemli ölçüde azaltır. Ayrıca, mobil ortamlardaki istikrarsız sinyalleri gidermek amacıyla akıllı ışın şekillendirme (SmartBF) teknolojisi, milisaniye düzeyinde yönsel sinyal güçlendirme sağlayarak, hareket halindeyken cihaz hızlarının düşmemesini garanti eder. Bu arada, gelişmiş aynı frekans ağı (ASFN) sıfır dolaşım teknolojisi, birden fazla AP'yi tek bir "süper AP" olarak sanallaştırarak, ağın tamamında sıfır paket kaybıyla kesintisiz dolaşım sağlar. Tam kapsamlı güvenlik: Huawei'in Xinghe AI Tam Kapsamlı Güvenlik Kampüsü Çözümü, varlık, bağlantı, mekansal ve gizlilik güvenliği içeren sağlam bir savunma sistemi oluşturur. Varlık güvenliği: Kamu kurumları, finans ve diğer sektörlerdeki akıllı olmayan terminal sayısındaki artış, ağ saldırıları riskini artırmıştır. Bu sorunu çözmek için Huawei'in çözümü, yapay zeka tabanlı kümeleme yöntemini kullanarak basit terminalleri %95 doğrulukla otomatik olarak tanımaktadır. Anahtarlarda yerel çıkarım teknolojisiyle desteklenen Akıllı Anomali Tespiti (SmartAD), terminal trafiğindeki davranış anormalliklerini saniyeler içinde tespit edip proaktif olarak engelleyerek ağ saldırılarını etkili bir şekilde önleyebilir. Bağlantı güvenliği: Huawei'in özel Wi-Fi Shield teknolojisi, fiziksel katmanda paket dinleme riskini ortadan kaldırır. Bunun yanı sıra, uçtan uca MACsec ile Kuantum Sonrası Şifreleme (PQC) bir araya geldiğinde, kuantum bilişim teknolojisi olgunlaşsa bile veri iletimi için uzun vadeli güvenlik sağlar. Mekânsal güvenlik: Huawei'in Wi-Fi kanal durumu bilgisi (CSI) algılama teknolojisi, tek bir AP aracılığıyla uzamsal güvenlik koşullarını tespit eder ve izinsiz giriş faaliyetlerini saniyeler içinde belirler. Gizlilik güvenliği: Yönetici odaları, otel odaları ve diğer hassas ortamlarda, gizli görüntüleme cihazlarını tespit etmeye yönelik geleneksel yöntemler genellikle yetersiz kalmakta ve yüksek oranda gözden kaçma riski taşımaktadır. Huawei, bu sorunu, bu tür özel mekanlarda ticari sırları ve kişisel gizliliği korumak için —kapsamlı algılama, hassas algılama ve 7/24 çalışma— gibi üç temel avantaj sunan iGuard AP'yi piyasaya sürerek çözüyor. Ağ bağımsızlığı: Huawei'nin Xinghe AI Kampüs Çözümü, yapay zeka destekli güçlü otomatik İşletme ve Bakım özellikleriyle donatılmıştır. Çözüm, iFlow'un tüm akış deneyim analizinden yararlanarak, düşük QoE'nin dakikalar içinde tespit edilmesini, tam yol görünürlüğünü ve deneyim gözlemlenebilirliğini sağlar. Yapay zeka destekli küresel karar alma süreci ve dakika düzeyinde arıza tespiti sayesinde, kablosuz arızaların %80'i otomatik olarak giderilmektedir. İleriye baktığımızda Huawei, müşteri ihtiyaçları doğrultusunda yenilikler yapmaya ve yapay zeka destekli, güvenli ve akıllı kampüs ağlarının kurulmasını hızlandırmaya devam edecek. Bunun yanı sıra Huawei, ekosistem ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalışarak müşterilerin "AI Kampüsü" kurmalarına yardımcı olacak —böylece AI çağında ortak başarıyı teşvik ederken ağ verimliliğini ve güvenliğini artıracak. Raporla ilgili ayrıntılar için lütfen şu adresi ziyaret edin: https://e.huawei.com/en/topic/solutions/enterprise-network/2026-gartner-campus-network

Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı Haber

Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom’un; TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Hayat Kolay” projesiyle eğitim, mentörlük ve hibe desteği alan girişimci kadınlar, yerel üretimlerini ve yenilikçi teknoloji çözümlerini dünya pazarlarına taşımaya başladı. ANKARA (İGFA) - E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bini aşkın kadına eğitim verilirken, 50 girişime iş geliştirme desteği sağlandı. 2026 yılında ise 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedefleniyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlara hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üretimlerimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek ve aldığı hibeyle üretim kapasitesini artırarak, Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin girişim potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.