Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

haberalmedya - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kütahya Belediyesi personeline yapay zeka eğitimi Haber

Kütahya Belediyesi personeline yapay zeka eğitimi

Kütahya Belediyesi, kurum içi hizmet kalitesini artırmak ve personelin dijital dönüşüm sürecine uyumunu güçlendirmek amacıyla "Yapay Zeka Kullanımı Eğitimi" düzenledi. Eğitimde yapay zekanın kamu hizmetleri ve iş süreçlerindeki kullanım alanları ele alındı. KÜTAHYA (İGFA) - Kütahya Belediyesi, teknolojik gelişmelere uyum sağlamak ve kamu hizmetlerinde verimliliği artırmak amacıyla personeline yönelik yapay zeka eğitimi gerçekleştirdi. Belediyenin konferans salonunda düzenlenen eğitim, Dumlupınar Üniversitesi'nde görev yapan TOBB Kütahya Oda ve Borsaları Akademik Danışmanı Dr. Murat Öztürk tarafından verildi. "Yapay Zeka ve İş Dünyası: İş Dünyasının Post-Modern Evrimi" başlığıyla gerçekleştirilen programda; yapay zeka teknolojilerinin güncel kullanım alanları, iş süreçlerine sağladığı katkılar, kamu kurumlarında verimlilik odaklı uygulamalar ve gelecekte çalışma hayatına etkileri değerlendirildi. Eğitime katılan belediye personeli, yapay zekanın doğru ve etkin kullanımına ilişkin güncel bilgiler edinirken, dijital dönüşüm sürecinde belediyelerin üstlenebileceği roller ve yeni teknolojilerin yerel hizmetlere sağlayabileceği katkılar hakkında bilgilendirildi. Kütahya Belediyesi, değişen teknolojiye uyum sağlayan ve yetkinliklerini sürekli geliştiren personel anlayışı doğrultusunda hizmet içi eğitim çalışmalarına devam edeceğini açıkladı. Belediyeden yapılan açıklamada, vatandaşlara daha hızlı, etkin ve kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla kurumsal gelişime yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.

Bursa ekonomisinde tarihi dönüşüm hamlesi resmen başladı... TEKNOSAB KOBİ OSB’de başvurular başladı Haber

Bursa ekonomisinde tarihi dönüşüm hamlesi resmen başladı... TEKNOSAB KOBİ OSB’de başvurular başladı

Türkiye ekonomisinin lokomotif kenti Bursa’nın üretim ve ticaret hayatında yeni bir dönemin kapıları resmen açıldı. Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB projesi ile binlerce firmanın modern üretim altyapısına kavuşması ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması adına tarihi bir adım atıldı. BURSA (İGFA) - Bursa 2030 vizyonu doğrultusunda hazırlanan TEKNOSAB KOBİ OSB projesi; üretim alanlarından teknoloji yatırımlarına, lojistikten finansmana, sektörel kümelenmeden dış ticarete kadar KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu tüm unsurları aynı ekosistem içerisinde buluşturuyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yaklaşık 3 bin katılımcıyla gerçekleştirilen lansman organizasyonuna; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ile sivil toplum kuruluşları, akademik odalar ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programda TEKNOSAB KOBİ OSB ve ekosistem içerisinde hayata geçirilecek diğer projelere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve ticaret hayatında yeni bir dönemi başlattıklarını söyledi. Başkan Burkay, “KOBİ’lerimiz için TEKNOSAB ekosistemi içinde devrim niteliğinde projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atacak dev bir dönüşüm hamlesini başlattık. KOBİ'lerimize, Bursamıza ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. “PLANSIZLIĞIN GÖLGESİNDE YORULAN KOBİ’LERİMİZ İÇİN BİR DEVİR KAPANIYOR” Bursa’da 8 bini aşkın KOBİ’nin plansız üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkati çeken İbrahim Burkay, işletmelerin yüksek maliyetler, yetersiz üretim alanları, lojistik zorluklar ve depolama sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Kapasitesini artırmak, yeni yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ihracatını geliştirmek isteyen firmaların mekân ve altyapı sorunları nedeniyle verimlilik kaybı yaşadığını ifade eden Burkay, “TEKNOSAB’ın genişleme alanında yer alacak ekosistemde firmalarımız artık enerjilerini üretim alanı, altyapı, lojistik ve depolama sorunlarına değil; üretime, ticarete, teknolojiye ve ihracata yönlenecek. KOBİ’lerimizi planlı, nitelikli ve yüksek teknolojili üretim alanlarıyla buluşturuyoruz.” dedi. Başkan Burkay, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un ortaya koyduğu irade, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’ın destekleri, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğindeki etkili koordinasyon, Büyükşehir Belediyemizin Başkan Vekili Sayın Şahin Biba’nın ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Davut Gürkan’ın destekleri, ilgili kurumlarımızın katkıları, yıllardır sürdürdüğümüz mücadeleyi Bursa için büyük bir kazanıma dönüştürdü. Bu vesileyle, sürece katkı sunan tüm kamu kurumlarımıza ve emeği geçen herkese iş dünyamız adına yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN TAŞIYICI SEKTÖRLERİ AYNI MERKEZDE BULUŞACAK” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB bünyesinde Bursa ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesinde önemli paya sahip sektörler için özel kümelenme alanlarının planlandığını açıkladı. Söz konusu projede kimya, plastik ve ambalaj, makine ve metal, kalıp ve otomotiv yan sanayisi, mobilya, kâğıt ve orman ürünleri, elektrik-elektronik ve otomasyon ile tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yer aldığını belirten Burkay, ana sanayi firmalarıyla tedarikçilerin aynı üretim ekosisteminde bir araya gelmesiyle işletmeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin daha verimli hale getirilmesi ve firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. İbrahim Burkay, KOBİ OSB’de firmalara kesintisiz enerji, fiber internet bağlantısı, ileri arıtma sistemleri, güçlü ulaşım altyapısı, yeşil ve akıllı fabrika imkânları sunulduğunu da ifade etti. İHTİYACA GÖRE MODÜLER ÜRETİM ALANLARI TEKNOSAB KOBİ OSB’de firmaların faaliyet alanlarına, üretim kapasitelerine ve büyüme hedeflerine göre farklı büyüklüklerde modüler üretim alanlarının oluşturulacağını açıklayan İbrahim Burkay, şu bilgileri verdi: “İşletmelerimize 500, 1.000, 2.000 ve 3.000 metrekare büyüklüğünde üretim alanı seçenekleri sunuyoruz. Bağımsız bölümler tek katlı veya iki katlı olarak tasarlanabilecek ve her bir üretim biriminin kendisine ait bağımsız girişi bulunacak. Üretim tesislerinde sektörlerin ihtiyaçlarına göre 6, 9 ve 12 metre tavan yüksekliği seçenekleri yer alıyor. Yapılarda yükleme rampaları, tır erişim alanları ve yük asansörleri bulunacak. Akıllı üretim tesisleri, firmaların ihtiyaçlarına göre tek katlı veya çok katlı olarak hayata geçirilecek. Böylece işletmeler, ihtiyaç duydukları alanı daha verimli kullanabilecek ve yatırım maliyetlerini azaltabilecek.” VALİ AYYILDIZ: "KOBİ’LERİMİZİN GÜCÜ, ŞEHRİMİZİN VE ÜLKEMİZİN GELECEĞİDİR" Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız Bursa'nın üretim gücünün temelinde KOBİ'lerin büyük emeği, girişimciliği ve azmi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her yatırım, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. TEKNOSAB KOBİ OSB de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır. Yüksek teknoloji odaklı yapısı, akıllı üretim altyapısı ve KOBİ'lere sunacağı gelişim imkânlarıyla Bursa'nın sanayi vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Yatırımcının önünü açan, üretimi destekleyen ve sanayicimizin yanında duran bir anlayışla çalışıyoruz. Bu vesileyle, bu vizyoner projeye öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza, Yönetim Kurulu Başkanımıza, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; TEKNOSAB KOBİ OSB'nin Bursa'mıza, iş dünyamıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." ŞAHİN BİBA: “KOBİ OSB BUGÜNÜN DEĞİL GELECEĞİN PROJESİDİR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da Bursa’nın KOBİ OSB projesiyle öncülük geleneğine yeni ve güçlü bir halka daha eklediğini söyledi. “Mimar bakışıyla KOBİ OSB projesinin yalnızca üretim alanlarını planlı kılmakla kalmadığını ve bugün şehrimizin ihtiyaç duyduğu düzene de kapı araladığını söyleyebilirim.” ifadelerini kullanan Şahin Biba, “Bu proje uzun yılların birikimiyle kentin öncelikli ihtiyaçlarını gözeterek sektörlerin talepleri dinlenerek ince elenip sık dokunarak oluşturulmuş güçlü bir vizyonun ürünüdür. En önemlisi ortak aklın istişarenin ve uzlaşının eseridir.” dedi. Kentin dört bir yanına dağılmış, büyümekte zorlanan, lojistik ve altyapı sorunları yaşayan işletmelerin planlı bir sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösterecek olmasının Bursa'nın geleceği adına son derece önemli bir adım olduğuna işaret eden Şahin Biba, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız yıllardır Bursa'nın üretim, ticaret, ihracat ve teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi için son derece önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu proje de bugünün değil geleceğin projesidir. Bu vesileyle BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'a değerli yönetim kurulu üyelerine, meclis üyelerine ve odamızın tüm temsilcilerine Bursa'mız için ortaya koydukları çalışma azmi ve şehrimize sundukları katkılar dolayısıyla teşekkür ediyorum.” YÜZDE 30 PEŞİNAT, 36 AYA VARAN VADE TEKNOSAB KOBİ OSB için yatırımcıların erişebileceği uygun bir finansman modeli oluşturuldu. Kamu bankaları aracılığıyla sağlanması planlanan finansman desteği kapsamında proje bedelinin yüzde 30’u peşin alınacak. Kalan tutar için yatırımcılara 18, 24 ve 36 aylık vade seçenekleri sunulacak. Projenin kamulaştırma süreci Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yürütülecek. Belirlenen arazi maliyeti yatırımcılara yansıtılacak. İki katlı üretim alanlarında birim başına düşen maliyetin yarıya kadar azaltılması hedeflenecek. TEKNOSAB KOBİ OSB’de ilk teslimatların Aralık 2027’de yapılması, projenin bütününün ise 4 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. TEKNOSAB ekosisteminin önemli bileşenlerinden birini de Organize Ticaret Bölgeleri oluşturuyor. Yapı malzemeleri, makine ve ekipman, elektrik-elektronik ve otomasyon, mobilya ve aksesuarları ile otomotiv yedek parça sektörleri, kendi ihtisas ticaret merkezlerinde faaliyet gösterecek. Organize Ticaret Bölgeleri’nde showroom, ofis, depolama ve lojistik imkanları bir arada sunuluyor. İşletmeler için 200, 300, 500 ve 1.000 metrekare büyüklüğünde modüler alanlar oluşturulacak. Minivan tipi araçların kullanımına uygun tasarlanacak merkezlerde dijital altyapı, modern pazarlama imkanları ve güçlü lojistik bağlantıları yer alacak. Böylece işletmelerin operasyonel maliyetlerinin düşürülmesi ve ticaret hacimlerinin artırılması amaçlanıyor. TEKNOSAB ekosistemi içerisinde Gıda OSB projesi de hayata geçirilecek. Gıda OSB’de üretim, paketleme, soğuk hava depolama, laboratuvar ve sevkiyat birimleri aynı merkezde buluşturulacak. Enerji, su, atık yönetimi, kalite kontrol ve lojistik süreçlerinin tek merkezden yönetilmesiyle ürün güvenliğinin artırılması ve işletmelerin verimliliklerinin geliştirilmesi hedeflenecek. Projeyle Bursa’nın tarım ve gıda alanındaki güçlü potansiyeli modern sanayi altyapısıyla bir araya getirilecek. İnşaat sektörünün depolama, işleme ve sevkiyat ihtiyaçlarına yönelik özel lojistik alanları da TEKNOSAB bünyesinde oluşturulacak. Projede ortak depolama alanları, güçlendirilmiş zeminler, ihtiyaca göre büyüyebilen açık saha parselleri, kapalı ve yarı açık alanlar ile geniş ulaşım koridorları yer alacak. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların depolama ve sevkiyat süreçlerini aynı merkezden yönetmesi sağlanarak maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor. SAVUNMA VE HAVACILIK FİRMALARI DEFENCE HUB’DA BULUŞACAK TEKNOSAB ekosisteminin stratejik projeleri arasında yer alan Defence Hub, savunma ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren firmaları aynı merkezde buluşturacak. Merkezde yer alan işletmelerin teşvik ve desteklerden daha etkin şekilde yararlanması, Bursalı firmaların yerlileştirme kapasitesinin artırılması, kalite ve sertifikasyon süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Ar-Ge, inovasyon ve ileri teknoloji girişimlerinin destekleneceği Defence Hub ile Bursa firmalarının savunma sanayisi projelerinde daha aktif rol üstlenmesi amaçlanıyor. TEKNOSAB ekosisteminde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Lojistik Teknopark’ın ardından bölgede yine aynı modelle TEKNOSAB Data Center hayata geçiriliyor. Ekosistemin dijital kalbi olarak konumlandırılacak veri merkezi, firmalara güvenli, hızlı ve kesintisiz dijital altyapı sunacak. Fiziksel ve siber güvenlik imkanlarına sahip olacak merkez sayesinde KOBİ’lerin yüksek maliyetli bireysel sunucu yatırımları yapmasına gerek kalmayacak. Veri merkezinin, Bursa sanayisinin yapay zeka, akıllı üretim, veri yönetimi ve dijital dönüşüm kapasitesini geliştirmesi hedefleniyor. TEKNOSAB TEKNOPARK İLE FİKİRLER ÜRÜNE DÖNÜŞECEK TEKNOSAB Teknopark bünyesinde sanayi, teknoloji ve AR-GE faaliyetleri aynı merkezde buluşturulacak. Akademik bilginin üretime aktarılacağı teknoparkta kuluçka merkezleri, test laboratuvarları ve mentörlük hizmetleri sunulacak. Yapay zeka, akıllı üretim ve ileri teknoloji alanlarındaki girişimlerin desteklenmesiyle yenilikçi fikirlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve Bursa sanayisinin dijital dönüşümünün hızlandırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında TEKNOSAB bünyesinde bir serbest bölge de kurulacak. Serbest bölgeyle TEKNOSAB’da üretilen katma değerli ürünlerin küresel pazarlarla daha hızlı ve düşük maliyetle buluşturulması hedeflenecek. Firmalara gümrük, vergi ve mevzuat avantajları sunacak serbest bölge, TEKNOSAB’ın demir yolu, kara yolu, otoyol ve liman bağlantılarıyla entegre biçimde faaliyet gösterecek. Projenin Bursa’nın dış ticaret ve ihracat kapasitesine önemli katkı sunması bekleniyor. TEKNOSAB ekosisteminde hayata geçirilecek “KOBİ Diyalog” merkeziyle işletmelerin finansmana ve danışmanlık hizmetlerine erişimi tek bir noktadan sağlanacak. Merkezde kamu ve özel bankaların KOBİ şubeleri ile KOSGEB, Kredi Garanti Fonu ve İhracatı Geliştirme AŞ gibi kuruluşların temsilcileri hizmet verecek. KOBİ’lere finansman, teminat, kredi derecelendirmesi, borç yönetimi, vergilendirme ve dijital dönüşüm alanlarında destek sağlanacak. Yapay zeka destekli analizlerin de kullanılacağı merkezde, firmalara mali ve kurumsal yapılarını geliştirmeye yönelik danışmanlık hizmetleri sunulacak. “TEKNOSAB KOBİ OSB’DE BAŞVURULAR BAŞLADI” Tanıtım programıyla birlikte “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Ben de Varım” adıyla ön talep süreci de başlatıldı. Firmalar, https://kobiosb.teknosab.org.tr/ uzantılı web sitesinden vergi numaraları veya oda sicil numaralarıyla sisteme giriş yaparak başvurularını gerçekleştirebiliyor. https://www.youtube.com/shorts/S-zcQ1HBWwQ?feature=share

E-KİP’e Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Ödülü... Kamu kategorisinde zirvede Haber

E-KİP’e Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Ödülü... Kamu kategorisinde zirvede

Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP), 11. Verimlilik Proje Ödülleri'nde "Kamu-Dijital Dönüşüm" kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Yapay zekâ destekli altyapısıyla e-ihracatçılara rehberlik eden platform, yeni modülleriyle de geliştirilmeye devam ediyor. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı tarafından, Türkiye Yüzyılı vizyonunun "Ticarette Dijital Dönüşüm" hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP), kamu alanındaki dijital dönüşüm başarısını bir ödülle taçlandırdı. Platform, 11. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında "Kamu-Dijital Dönüşüm" kategorisinde birincilik elde etti. Kolay İhracat Platformu'nun deneyimi üzerine geliştirilen E-KİP, 12 entegre modülü, kullanıcı dostu arayüzü ve yapay zekâ destekli araçlarıyla e-ihracata başlamak isteyen ya da mevcut faaliyetlerini büyütmeyi hedefleyen firmalara kapsamlı destek sunuyor. Platform; hedef pazar analizlerinden satış kanallarının oluşturulmasına, eğitim içeriklerinden operasyonel süreçlerin planlanmasına kadar ihracatçılara yol gösteriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen ve bu yıl 49 ilden 451 projenin değerlendirildiği organizasyonda yalnızca 72 proje finale kalırken, E-KİP yenilikçi yapısı ve kamu hizmetlerine sağladığı somut katkılar sayesinde kendi kategorisinde birinciliğe ulaştı. Ödül, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından takdim edildi. Ticaret Bakanlığı, E-KİP'in geliştirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü açıkladı. Bu kapsamda daha güçlü altyapıya sahip Akıllı E-İhracat Robotu, lojistik süreçlerinde kullanıcılara rehberlik edecek "Adım Adım Lojistik" chatbot modülü ve güncellenen içeriklerin kısa süre içinde vatandaşların kullanımına sunulması planlanıyor. Tamamen ücretsiz olarak hizmet veren ve tüm vatandaşların kullanımına açık olan E-Kolay İhracat Platformu, e-ihracat alanında Türkiye'nin dijital dönüşüm vizyonunun önemli araçlarından biri olmayı sürdürüyor.

Yapay zekada onlarca uygulamanın yerini tek asistan alabilir Haber

Yapay zekada onlarca uygulamanın yerini tek asistan alabilir

Yapay zekâ teknolojileri, iş süreçlerinde kullanılan uygulama sayısını azaltarak birçok farklı işlevi tek platformda birleştirmeye başladı. Uzmanlara göre gelecekte kullanıcılar, çok sayıda uygulama yerine günlük işlemlerini yöneten yapay zekâ asistanlarıyla çalışacak. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, dijital çalışma alışkanlıklarını da dönüştürüyor. Geçmişte ofis çalışanları günlük iş akışlarını sürdürebilmek için ortalama 4 ila 7 farklı uygulama kullanırken, yazılım geliştirme, tasarım ve dijital pazarlama gibi alanlarda bu sayı 10 ila 15 uygulamaya kadar çıkabiliyordu. Yapay zekâ destekli platformların yaygınlaşmasıyla birlikte metin yazımı, veri analizi, fikir geliştirme ve operasyonel süreç yönetimi gibi birçok görev tek bir çalışma alanında bir araya gelmeye başladı. Kullanıcılar, farklı uygulamalar arasında geçiş yapmak yerine yapay zekâ asistanları üzerinden daha bütünleşik çözümlere yöneliyor. YARDIMCI YAZILIM İHTİYACI AZALIYOR Araştırmalar, yapay zekâ asistanlarının özellikle yazılımcılar ve analistler için ek araçlara olan ihtiyacı azalttığını ortaya koyuyor. Copilot ve Cursor gibi yapay zekâ destekli araçların, arama motorları, kaynak siteleri ve yardımcı yazılımlara duyulan ihtiyacı önemli ölçüde düşürdüğü belirtiliyor. Şirketler de benzer işlevlere sahip çok sayıdaki yazılım lisansını azaltarak yapay zekâ destekli daha kapsamlı platformlara yönelmeye başladı. Uzmanlara göre uygulamalar tamamen ortadan kalkmayacak; ancak kullanıcıların doğrudan etkileşim kurduğu bağımsız araçlar yerine, yapay zekâ sistemlerinin arka planında çalışan servisler haline gelecek. GELECEĞİN DİJİTAL ASİSTANLARI Önümüzdeki dönemde kullanıcıların telefonlarında çok sayıda uygulama yerine, farklı hizmetleri yönetebilen tek bir yapay zekâ asistanının bulunması bekleniyor. Bu asistanların alışveriş, bankacılık, eğitim ve günlük planlama gibi birçok alanda kullanıcı adına işlem yapabileceği öngörülüyor. Mobil teknoloji şirketleri de bu dönüşüme yönelik çalışmalarını sürdürüyor. General Mobile, 2026’da tanıttığı yeni cihazlarıyla birlikte geliştirdiği GM AI yapay zekâ asistanında; içerik üretimi, görsel düzenleme, günlük yaşamı kolaylaştıran akıllı asistan özellikleri ve eğitim odaklı yapay zekâ çözümlerini tek çatı altında sunmayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli yeni nesil çözümler, kullanıcı deneyimini daha sade hale getirirken dijital araçların kullanım biçimini de yeniden şekillendiriyor.

TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi'ne geri sayım Haber

TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi'ne geri sayım

TOBB Türkiye Yazılım Meclisi öncülüğünde düzenlenecek TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi, 29 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Zirvede Türkiye’nin yapay zekâ vizyonu ve eylem planı ele alınırken, KOBİ’ler ve sanayiciler yerli bilişim ve yazılım firmalarıyla B2B görüşmelerde bir araya gelecek. ANKARA (İGFA) - İş dünyası, teknoloji ekosistemi ve kamu temsilcileri, 29 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenecek TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’nde buluşacak. Zirvede, yapay zekânın sanayi, üretim, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinde meydana getirdiği dönüşüm, iş dünyasının somut ihtiyaçları üzerinden ele alınacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılacağı zirvede; kamu kurumları, oda ve borsalar, KOBİ’ler, sanayiciler, yazılım ve bilişim firmaları, teknoloji üreticileri ve sektör temsilcileri aynı platformda bir araya gelecek. Programda; kamuda yapay zekâ uygulamaları, veri güvenliği, siber güvenlik, kamu-özel sektör iş birliği ve Türkiye’nin yapay zekâ ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verilecek. -Yapay zekâ sanayide iş sonuçları üzerinden konuşulacak Zirvenin anahtar konuşmalarında, sanayide yapay zekâ dönüşümüne odaklanılacak. Yapay zekânın üretim hatları, kalite kontrol, bakım süreçleri, tedarik zinciri, enerji kullanımı, satış, pazarlama, finans, insan kaynakları, müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilik alanlarında nasıl kullanılabileceği, somut uygulama örnekleriyle değerlendirilecek. KOBİ ve sanayi işletmelerinin yapay zekâya hangi süreçlerden başlaması gerektiği, veri altyapısının nasıl hazırlanacağı, öncelikli kullanım senaryolarının nasıl belirleneceği ve yapay zekâ yatırımlarının geri dönüşünün nasıl ölçüleceği de programın öne çıkan konuları arasında yer alacak. Program kapsamında yerli teknoloji firmaları da geliştirdikleri yapay zekâ ürün ve çözümlerini iş dünyasına tanıtacak. Yapay zekâ iki ayrı panelde ele alınacak Zirve programında, yapay zekânın teknoloji üreticileri ve teknolojiyi kullanan işletmeler açısından değerlendirileceği iki ayrı panel düzenlenecek. Teknoloji odaklı panelde; yapay zekânın yazılım, bilişim, telekomünikasyon, finansal teknolojiler, e-ticaret, kreatif endüstriler ve diğer teknoloji yoğun sektörlerde oluşturduğu yeni iş modelleri, ürünleşme imkânları ve ihracat potansiyeli ele alınacak. KOBİ ve sanayi odaklı panelde ise yapay zekânın üretim, verimlilik, finansman, müşteri yönetimi, insan kaynağı ve rekabetçilik üzerindeki etkileri tartışılacak. Program kapsamında oda ve borsalar aracılığıyla zirveye katılacak KOBİ ve sanayiciler ile yapay zekâ ürün ve çözümleri geliştiren yerli yazılım ve bilişim firmaları bir araya getirilecek. B2B görüşmelerinde sanayiciler ve KOBİ’ler; işletmelerindeki üretim, satış, finans, insan kaynakları, müşteri deneyimi, veri analitiği ve operasyonel verimlilik sorunlarına yönelik yapay zekâ çözümlerini doğrudan değerlendirme imkânı bulacak. Yerli teknoloji üreticileri ise ürünlerini karar vericilere tanıtma, yeni müşteri ve iş ortaklarına ulaşma ve somut ticari iş birlikleri geliştirme fırsatı elde edecek. Zirveye binin üzerinde katılımcı ve 500’ün üzerinde karar vericinin katılması beklenirken, programda iş dünyasından 30 konuşmacı yer alacak. -Ertan Barut: “29 Temmuz’da yapay zekâyı sahaya indiriyoruz” TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Ertan Barut, zirvenin temel hedefinin yapay zekâyı iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturmak olduğunu söyledi. Barut, “29 Temmuz’da yapay zekâyı sahaya indiriyoruz. Yapay zekâyı yalnızca konuşmak, izlemek veya sınırlı pilot uygulamalarla değerlendirmek artık yeterli değil. Bu teknolojiyi üretime, satışa, ihracata, müşteri yönetimine ve verimliliğe dönüştürmemiz gerekiyor” dedi. Barut, zirvenin yalnızca Ankara ile sınırlı kalmayacağını, İstanbul, Kocaeli-Gebze, Bursa, İzmir, Kayseri, Konya, Antalya, Samsun ve Gaziantep’te de gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.

Ağrı Dağı eteğinde Bilim Kafe buluşması Haber

Ağrı Dağı eteğinde Bilim Kafe buluşması

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi tarafından düzenlenen “Rektörle Geleceği Konuşuyoruz” programında, Ağrı Dağı’nın eşsiz manzarası eşliğinde bilim, teknoloji, yapay zekâ, geleceğin meslekleri ve yükseköğretimin dönüşümü ele alındı. Nihat AYDIN / AĞRI (İGFA) - Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi koordinesinde, Bilim Kafe Buluşmaları kapsamında “Rektörle Geleceği Konuşuyoruz” programı düzenlendi. Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı eteğinde bulunan Zirve Paradise Bahçesi’nde gerçekleştirilen programa AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hülya Akıncıoğlu, Genel Sekreter Nimet Terkir, akademik ve idari personel, üniversite tercihi yapacak öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun ilgi gören programda, üniversitenin gelecek vizyonu, YÖK 2030 Vizyonu, yükseköğretimde dönüşüm, geleceğin meslekleri, dijitalleşme, yapay zekâ, uluslararasılaşma çalışmaları ve öğrencilerin kariyer gelişimine yönelik fırsatlar değerlendirildi. “BİLİMSEL BİLGİ TOPLUMLA BULUŞTUĞUNDA DEĞER ÜRETİR” Programda konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, bilimin toplumla buluşmasının üniversitelerin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. Üniversitelerin yalnızca ders verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Gülçin, “Üniversiteler sadece ders verilen kurumlar değil; bilgi üreten, çözüm geliştiren ve bulunduğu şehre, bölgesine ve ülkesine değer katan bilim merkezleridir. Bilimsel bilgi, laboratuvarlardan çıkarak toplumla buluştuğunda gerçek anlamda değer üretir. Bilim Kafe Buluşmaları da bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir” dedi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında her geçen gün daha güçlü bir konuma ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Gülçin, kalite odaklı eğitim anlayışıyla öğrencileri geleceğe hazırladıklarını söyledi. Gülçin, yükseköğretimde yaşanan dönüşüme uyum sağlayan, araştırma kültürünü güçlendiren ve uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir üniversite olma hedefiyle çalıştıklarını belirterek, gençlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına da hazır bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini kaydetti. Prof. Dr. Gülçin, bilimsel üretimin yanı sıra sosyal, kültürel ve teknolojik gelişimin de üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin kendilerini her yönüyle geliştirebilecekleri bir üniversite ortamı oluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Gülçin, AİÇÜ’nün uluslararası iş birlikleri, araştırma altyapısı ve öğrenci odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. Gençlere eğitim hayatlarında dikkat etmeleri gereken konularda tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Gülçin, bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı günümüzde asıl farkın doğru bilgiyi üretme, eleştirel düşünme, araştırma yapma ve sürekli kendini geliştirme becerileriyle ortaya çıkacağını söyledi. Geleceğin dünyasında yapay zekâ, dijital teknolojiler, sürdürülebilirlik, biyoteknoloji ve veri odaklı çalışma alanlarının öne çıkacağını ifade eden Gülçin, öğrencilerin bu alanlara hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. YÖK’ün ihtisaslaşma, dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yükseköğretim politikaları kapsamında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde yeni programların açıldığını hatırlatan Gülçin, Akıllı Sera Teknolojileri Programı, Yapay Zekâ Operatörlüğü Programı, Çevresel Ölçüm ve İzleme Sistemleri Teknikerliği, Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği, Büyük Veri Analistliği Programı ile Akıllı Tarım ve Gıda Yönetimi Programı’nın öğrencilere geleceğin mesleklerine hazırlanma imkânı sunduğunu belirtti. Öğrencilerin yalnızca akademik başarıya odaklanmasının yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Gülçin, yabancı dil, dijital yetkinlik, iletişim becerileri ve disiplinler arası bakış açısının kariyer yolculuğunda belirleyici olacağını söyledi. Gençlere değişime açık olmaları, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmeleri ve bilimsel üretimin içinde aktif rol almaları tavsiyesinde bulunan Gülçin, geleceğin mesleklerine bugünden hazırlanmanın hem bireysel başarı hem de ülkenin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Ağrı Dağı’nın ilham veren atmosferinde “Zirvede Bilim, Bilimde Zirve” anlayışıyla gerçekleştirilen Bilim Kafe Buluşması, katılımcılara hem bilimsel hem de sosyal açıdan özel bir deneyim sundu.

Türkiye’de seyahat için yapay zeka kullananların yüzde 82'si veri güvenliğinden endişeli Haber

Türkiye’de seyahat için yapay zeka kullananların yüzde 82'si veri güvenliğinden endişeli

Kaspersky’nin Türkiye verilerini de içeren son araştırması, seyahat planlamasında yapay zeka kullanımının siber risk farkındalığını artırdığını ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Araştırmaya göre, Türkiye’deki kullanıcıların seyahat planlamasında yapay zekâya yönelmesindeki en önemli neden, zamandan tasarruf etmek ve hazırlık sürecini kolaylaştırmak; nitekim katılımcıların yüzde 70'i bu avantajları öne çıkarıyor. Bunun yanı sıra, katılımcıların yüzde 66'sı tercih ettikleri destinasyondaki başlıca turistik noktalar hakkında bilgi edinmek amacıyla yapay zekâdan yararlanırken, yüzde 67'si kişisel tercihlerine uygun özelleştirilmiş öneriler almayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye'deki katılımcıların yüzde 73'ü en avantajlı fırsatları bulmak amacıyla yapay zekâyı kullanırken, yüzde 64'ü ise başka yollarla ulaşılması zor bilgileri keşfetme konusunda bu araçlara güveniyor. Günümüzde yapay zeka yardımıyla, bir gezginin tüm taleplerine ve bütçesine uygun kişiselleştirilmiş bir seyahat rotası sadece birkaç tıklamayla oluşturulabiliyor. Ancak sohbet robotları tarafından sağlanan bilgilerin her zaman doğrulanması gerekiyor. Geçmişte, yapay zekaya fazla güvenip kendi araştırmasını yapmadığı için seyahatlerinde sorun yaşayan turistlerin siber basına yansıyan pek çok örneği bulunuyor. Üstelik sadece bilgilerin değil, yapay zekanın paylaştığı bağlantıların (linklerin) da kontrol edilmesi şart; zira bu bağlantılar arasında kötü amaçlı veya oltalama (phishing) içerikli linkler yer alabiliyor. Yapay zeka sohbet robotundan gelen bir bağlantıya tıklamadan önce, bu bağlantının oltalama korumasına sahip Kaspersky Premium gibi güvenilir bir siber güvenlik çözümüyle taranması öneriliyor. Yapay zekâ kullanımında veri güvenliği öne çıkıyor Yapay zekâ, seyahat planlamasında rota oluşturma ve bilgi aramanın yanı sıra, birçok durumda otel ve ulaşım rezervasyonlarının yapılmasında da kullanılıyor. Bu da kaçınılmaz olarak kişisel verilerin paylaşılmasını gerektiriyor. Ancak Kaspersky'nin araştırması, tüm kullanıcıların kişisel bilgilerini yapay zekâ sistemlerine emanet etmeye hazır olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı (yüzde 43), yapay zekâ kullanımının güvenlik riskleri barındırdığını düşünüyor ve bu nedenle hassas verilerini bu sistemlerle paylaşmamaya özen gösteriyor. Yapay zekâ konusunda ciddi güvenlik kaygısı taşımamakla birlikte dikkatli davranmayı tercih eden yüzde 39'luk kesim de eklendiğinde, seyahat planlamasında yapay zekâ kullananların yüzde 82'sinin bu araçları kullanırken veri güvenliğini dikkate aldığı görülüyor. Buna karşılık, katılımcıların yalnızca yüzde 18'i yapay zekâ ile her türlü verinin güvenle paylaşılabileceğine inanıyor. İşte Kaspersky'nin yapay zekâ ile etkileşim kurarken güvende kalabilmek için önerileri Kimlik bilgileri, adres, parola ve benzeri hassas kişisel verilerinizi yapay zekâ asistanlarıyla paylaşmaktan kaçının. Bu tür bilgileri yüklediğiniz platformları dikkatle seçin. E-posta gönderme, satın alma işlemleri ve rezervasyon gibi önemli kararları ve işlemleri kendiniz gerçekleştirin. Yapay zekâ asistanlarını daha çok rutin görevlerde kullanın. Yapay zekânın paylaştığı bağlantıları ve e-postaları mutlaka doğrulayın. URL'leri kontrol eden, şüpheli kaynakları engelleyen ve çevrim içi ödemelerinizi koruyan etkili bir güvenlik çözümü kullanın. Seyahat planlamasında temel yardımcınız olarak yapay zekâyı kullanmayı tercih ediyorsanız, yurt dışındayken kesintisiz internet bağlantısına sahip olduğunuzdan emin olun. Sürekli mobil veri erişimi için bir eSIM kullanmayı değerlendirin. Gizli veya hassas bilgiler içeren ana hesaplarınızı sohbet botlarına ya da diğer yapay zekâ destekli hizmetlere bağlamayın.

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi Haber

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi

Gürhan Çokgezer yönetimindeki Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, son yedi ayda bilimden teknolojiye, mesleki eğitimden uluslararası projelere kadar birçok alanda dikkat çeken çalışmalara ve başarılara imza attı. BURSA (İGFA) - Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ileri sürülen bazı görev değişiklikleri, son günlerde çeşitli açıklamalar ve yerel basına yansıyan haberler üzerinden “deprem” ve “kadro mühendisliği” ifadeleriyle gündeme taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ancak eğitim kamuoyunda tartışmanın yalnızca “Kim gitti, kim geldi?” sorusuna indirgenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bir eğitim yönetiminin başarısı; ortaya koyduğu çalışmalar, öğrencilerin elde ettiği dereceler, eğitim yatırımları, proje üretme kapasitesi, kurumlar arası iş birlikleri ve geleceğe yönelik vizyonu üzerinden değerlendirilmelidir. Her Yönetim Kendi Çalışma Modelini Oluşturabilir Yaklaşık 650 bin öğrencisi, 40 bini aşkın öğretmeni, 2 bine yakın okul ve kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan Bursa eğitim sistemi, güçlü koordinasyon ve etkili ekip çalışması gerektiren büyük bir yapıdır. Böylesine geniş bir yapıda göreve başlayan İl Millî Eğitim Müdürünün çalışma anlayışı ve hedefleri doğrultusunda yönetim organizasyonunu şekillendirmesi, görev ve sorumluluk alanlarını yeniden düzenlemesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda görev değişikliklerine gitmesi kamu yönetiminin olağan süreçleri arasında değerlendirilmelidir. Elbette her kamu görevlendirmesi liyakat, tecrübe, kamu yararı ve mevzuata uygunluk bakımından değerlendirilebilir ve denetlenebilir. Ancak kamuoyuna yansıyan eleştirilerde, yapılan veya yapılacağı ileri sürülen değişikliklerin bütününün liyakatsiz ya da mevzuata aykırı olduğuna ilişkin bir resmî tespit veya yargı kararı ortaya konulmuş değildir. Kurum yönetiminde değişikliğe gitmek, geçmişte görev yapan yöneticilerin emeğini değersizleştirmek anlamına gelmediği gibi yeni isimlere sorumluluk verilmesi de tek başına liyakatsizlik göstergesi değildir. Asıl önemli olan değişimin Bursa eğitimine nasıl yansıdığı ve hangi sonuçları ortaya çıkardığıdır. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı Sınava Dayalı Bir Kadro Değildir Son günlerde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilen isimler üzerinden “sınavsız atama” eleştirileri de gündeme gelmiştir. Ancak burada farklı statüdeki yönetim görevlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında şube müdürlüğü görevde yükselme sınavı sürecine tabi bir kadro iken, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı için aynı şekilde ayrı bir görevde yükselme sınavı öngörülmemektedir. Bu görev bakımından mevzuatta belirlenen hizmet süresi ve yöneticilik tecrübesi gibi şartlar esas alınmaktadır. Bu nedenle bir yöneticinin İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilmesini yalnızca “şube müdürlüğü sınavına girip girmediği” üzerinden değerlendirmek, mevzuattaki atama sisteminin bütününü yansıtmamaktadır. Liyakat; yalnızca sınav puanı değil, mesleki birikim, yöneticilik tecrübesi, ekip yönetimi, proje üretme kapasitesi, kriz çözme becerisi, koordinasyon gücü ve ortaya konulan sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Bursa Eğitiminde Başarı Çıtası Yükseliyor Gürhan Çokgezer’in 9 Aralık 2025 tarihinde Bursa İl Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlamasının ardından geçen süreçte Bursa’daki eğitim çalışmaları, proje üretme kapasitesi ve öğrencilerin başarıları önemli bir ivme kazanmıştır. Son yedi aylık dönemde Bursa’da robotik ve teknoloji alanlarında uluslararası dereceler elde edilmiş, TÜBİTAK projelerinde önemli başarılar kazanılmış, yapay zekâ temelli eğitim ve proje çalışmaları geliştirilmiş, eTwinning projelerinde dikkat çekici bir büyüme yaşanmış, mesleki eğitimin sanayi ve sektörle iş birliği güçlendirilmiş, kültür ve sanat alanında Türkiye çapında başarılar elde edilmiş ve havacılık ile uzay teknolojileri alanında yeni bir eğitim modelinin temelleri atılmıştır. Bu tablo, Bursa eğitiminde yalnızca mevcut çalışmaların sürdürülmediğini; aynı zamanda yeni hedefler, yeni iş birlikleri ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni eğitim modelleri geliştirildiğini göstermektedir. Elde edilen başarılar; öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve eğitim yönetiminin ortak emeğinin sonucudur. Değişim Olağan, Sonuçlar Esas Olmalıdır Bir yönetici göreve geldiğinde mevcut bütün kadrolarla süresiz olarak çalışmak zorunda olmadığı gibi, görev değişikliği yapılan her yöneticinin başarısız olduğu sonucu da çıkarılamaz. Sorumluluk üstlenen, hedef belirleyen ve sonuçlarından hesap veren yöneticilerin çalışma organizasyonlarında zaman zaman değişikliğe gitmesi olağan bir yönetim pratiğidir. Bursa açısından asıl ölçüt; yapılan değişikliklerin akademik başarıya, bilimsel üretime, teknoloji yatırımlarına, mesleki eğitime, uluslararası projelere, öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin çok yönlü gelişimine sağlayacağı katkı olmalıdır. Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” veya “kadro değişikliği” başlıkları üzerinden değerlendirmek, son yedi ayda ortaya konulan çalışmaların ve elde edilen başarıların göz ardı edilmesine neden olacaktır. Değişim elbette tartışılabilir ve kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak değerlendirmelerin somut çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik geliştirilen vizyon üzerinden yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Bu nedenle Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” olarak değil, değişim ve ortaya çıkan sonuçlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Değişim tartışılabilir; ancak başarı görülmeli, emek teslim edilmeli ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik ortaya konulan vizyon objektif biçimde değerlendirilmelidir.

Bursa Osmangazi’de kamusal mekanlara ilham veren buluşma Haber

Bursa Osmangazi’de kamusal mekanlara ilham veren buluşma

2026 New European Bauhaus Brüksel Uydu Etkinliği kapsamında düzenlenen “Yaşayan Kamusal Mekanlar Festivali” kapılarını açtı. Kamusal alanların sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda yeniden düşünülmesini amaçlayan festival, kent yaşamına farklı bir perspektif kazandırdı. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve Mimarlar Odası Bursa Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen festival, yerel yönetim, akademi, meslek odaları, gençler ve vatandaşlar arasında güçlü bir bağ kurdu. Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Güzel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü’nden 36 öğrenci Yerkapı Meydanı’nda açılan festival alanında yer alan pop-up ahşap modüllere, Bursa’nın tarihi dokusundan ilham alarak oluşturdukları kompozisyonları altı farklı teknikle yansıttı. Modüllere kentte yaşamış medeniyetlerin kullandığı desen ve motiflerin yanı sıra bölgedeki bitki örtüsünden esinlenilen figürler de işlendi. Etkinlik kapsamında sanat atölyeleri, sergiler, öğrenci sunumları ve ödül törenleri düzenlenirken, meydan yaşayan, üreten ve paylaşan bir kamusal alana dönüştü. “KÜLTÜREL MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK İÇİN GAYRET GÖSTERİYORUZ” Festivalin açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Tarihi, kültürü ve köklü mirasıyla medeniyetimizin kalbi olan Osmangazi’mizde, kentimizin geleceğine yön verecek anlamlı bir buluşma için bir araya geldik. Osmangazi Belediyesi olarak ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduğumuz Yaşayan Mekanlar Festivali’nde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Tarih boyunca kamusal mekanlar; Antik Yunan’ın agoralarından Roma’nın forumlarına, Osmanlı’nın külliyelerinden çarşılarına ve modern kent meydanlarına kadar toplumsal hayatın, düşüncenin ve ortak hafızanın şekillendiği alanlar olmuştur. İnsanlar bu mekanlarda bir araya geldikçe, fikir alışverişinde bulundukça ve ortak değerler ürettikçe kent kültürü de gelişmiş ve güçlenmiştir. Osmangazi Belediyesi olarak kamusal alanları yalnızca insanların gelip geçtiği yerler olarak değil; bireylerin bir araya geldiği, ürettiği, paylaştığı ve bu kente aidiyet geliştirdiği yaşam alanları olarak görüyoruz. Bu kültürel mirası sadece korumak ve yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarmak için de büyük bir gayret gösteriyoruz.” “FESTİVALİN BİR PARÇASI OLMAKTAN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUZ” Festivalin kentin geleceğine yönelik yenilikçi ve kapsayıcı fikirlerin ortaya çıkmasına önemli katkılar sağladığını belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Polat, “Avrupa'nın daha yaşanabilir, estetik, sürdürülebilir ve kapsayıcı yaşam çevreleri oluşturma vizyonunu temsil eden Yeni Avrupa Bauhaus yaklaşımının bir parçası olarak burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Brüksel’de gerçekleştirilen festivalle eş zamanlı olarak düzenlenen bu uydu etkinliğe ev sahipliği yapmak bizim için son derece değerli. Yaklaşık bir yıldır Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Osmangazi Belediyesi iş birliğinde yürüttüğümüz ‘Video Oyunları ve Yapay Zeka Uygulamalarıyla Katılımcı Tasarım’ projesi kapsamında önemli bir süreç gerçekleştirdik. Bu süreçte mimarlar, öğrenciler, gençler, yaşlılar, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel yönetimler bir araya gelerek ortak akıl ve katılımcılık temelinde tasarım çalışmalarına katkı sundu. Farklı kesimlerin görüş ve önerileriyle şekillenen bu katılımcı tasarım süreci, kentimizin geleceğine yönelik yenilikçi ve kapsayıcı fikirlerin ortaya çıkmasına önemli katkılar sağladı” diye konuştu. “FESTİVAL BURSA’DA YAŞAMIŞ TÜM TOPLULUKLARA AİT İZLER TAŞIYOR” Festival kapsamında çok değerli çalışmalara imza attıklarını ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sezin Türkkaya da, “2 bin yıllık tarihi geçmişi olan bu topraklarda gerçekleşen projenin ben sanat kısmındayım. Öğrencilerimizle yürüttüğümüz atölye çalışmalarıyla geçmişten günümüze Bursa’da yaşamış tüm topluluklara ait çeşitli izlerin kullanılan motiflerin günümüzdeki nesnelerle birlikte izlerini bu festivalde göreceksiniz” açıklamalarında bulundu. “PROJEYE DESTEK VEREN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Böylesine önemli bir etkinliğe katılmaktan dolayı büyük onur duyduğunu söyleyen TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise, “Osmangazi Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Avrupa düzeyinde bir projeyle Bursa’ya anlamlı bir katkı koydular. Mimarlar odası kamusal alanların halka ve kamuya kalması için en önde mücadele eden bir kurumdur. Bu kurum vasfıyla böyle bir projenin elbette destekçisi olacaktık. Fakültemiz ve belediyemiz projeyi paylaştığında heyecanlandık ve seve seve büyütmeye hazır olduğumuz söyledik. Vizyoner bakış açısıyla projeye destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri ve festivale katılanlar, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Güzel Sanatlar Grafik Tasarımı Bölümü öğrencilerinin pop-up ahşap modüllere uyguladığı tasarımları yakından inceledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.