Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

haberalmedya - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bolat: Hedef yapay zekayı tüketen değil, üreten ülke olmak... Eylem planı 13 Haziran'da açıklanıyor Haber

Bakan Bolat: Hedef yapay zekayı tüketen değil, üreten ülke olmak... Eylem planı 13 Haziran'da açıklanıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yapay zekanın ekonomik rekabet gücü ve dış ticaret kapasitesinin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, Türkiye’nin yapay zeka ekosistemi, yerli yazılım ve AR-GE yatırımlarına güçlü destek vermeyi sürdüreceğini söyledi. Yapay Zeka Eylem Planı, 13 Haziran'da açıklanacak. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AI Tomorrow Summit 2026 kapsamında düzenlenen “Türkiye Yüzyılı'nda Ticaretin Yapay Zeka Dönüşümü” oturumunda yaptığı konuşmada, yapay zekanın artık milli egemenlik, ekonomik rekabet ve dış ticaret açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin teknoloji alanında önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Bolat, “En büyük önceliğimiz teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten, geliştiren ve küresel çapta yöneten bir ülke konumuna ulaşmaktır. Bu doğrultuda yüksek teknoloji yatırımları, yapay zeka ekosistemi, yerli yazılımlar ve AR-GE faaliyetlerine güçlü destek veriyoruz” dedi. Türkiye’nin ihracat yapısında yüksek teknolojinin payının arttığına dikkat çeken Bolat, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam mal ihracatındaki payının yüzde 44’e yükseldiğini belirtti. Türkiye’nin savunma sanayisi, makine, elektrik-elektronik ve yazılım alanlarında önemli ihracat gerçekleştirdiğini ifade eden Bolat, bilişim ve yazılım sektörünün yıllık 6 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını söyledi. Yapay zekanın ekonomik katkısının artırılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu kaydeden Bolat, bu alanın milli gelir içindeki payını yüzde 5 seviyesine çıkarmayı ve sektördeki istihdamı 50 bin kişiye ulaştırmayı amaçladıklarını açıkladı. Hâlihazırda yapay zekanın milli gelire katkısının yüzde 2,1 ile 2,8 arasında, sektördeki istihdamın ise 32 ila 35 bin kişi arasında hesaplandığını belirtti. EYLEM PLANI 13 HAZİRAN'DA AÇIKLANIYOR Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan ve 13 Haziran’da açıklanması planlanan Yapay Zeka Eylem Planı’nın da ülkenin dijital dönüşümüne yön vereceğini ifade etti. Ticaret Bakanlığı’nın yapay zekayı dış ticaret ve gümrük süreçlerinde aktif şekilde kullandığını anlatan Bolat, risk analizi, veri madenciliği ve gümrük istihbaratı çalışmalarında yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanıldığını söyledi. Dış Ticaret Anomali Tespit Sistemi sayesinde olağan dışı ticari hareketlerin kısa sürede tespit edildiğini belirten Bolat, makine öğrenmesi destekli analizler sonucunda 2026 yılında riskli görülen ithalat işlemleri üzerinden 7,6 milyar liralık ek vergi ve teminat tahsilatı sağlandığını kaydetti. Teknolojik dönüşümün sahadaki sonuçlarının da görüldüğünü ifade eden Bolat, 27 Mayıs itibarıyla gerçekleştirilen 341 operasyonda 12,3 ton uyuşturucu madde, 2 bin 418 operasyonda ise 21,3 milyar lira değerinde kaçak ticari eşya ele geçirildiğini açıkladı. Konuşmasının ardından zirve alanındaki stantları ziyaret eden Bakan Bolat, yapay zeka alanında geliştirilen projeler hakkında bilgi aldı.

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Budapeşte'de yapay zeka eğitimi aldı Haber

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Budapeşte'de yapay zeka eğitimi aldı

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Erasmus+ Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında, 18-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirilen “Yapay Zekâ ve Ters Yüz Sınıf (Flipped Classroom) Metodolojisi” eğitim faaliyetine katıldı. BURSA (İGFA) - Bursa’daki Halk Eğitimi Merkezleri ile Bursa Olgunlaşma Enstitüsünden toplam 10 eğitimcinin yer aldığı hareketlilik faaliyeti, Converzum Eğitim Merkezi tarafından Teacher Academy iş birliğiyle düzenlendi. Beş gün süren eğitim programında katılımcılar, yapay zekânın eğitim süreçlerine etkilerini uygulamalı çalışmalarla inceleme fırsatı buldu. Program kapsamında ders planlama, içerik geliştirme, farklılaştırılmış öğretim, ölçme ve değerlendirme ile kişiselleştirilmiş öğrenme alanlarında yapay zekâ araçlarının kullanımına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra akademik dürüstlük, veri gizliliği, etik ilkeler ve yapay zekânın sorumlu kullanımı gibi güncel konular da ele alındı. Eğitim süresince, yapay zekânın öğretmenin yerini alan bir unsur değil; öğretim süreçlerini destekleyen, verimliliği artıran ve eğitim kalitesini güçlendiren etkili bir yardımcı araç olduğu vurgulandı. Programın önemli başlıklarından birini oluşturan Ters Yüz Sınıf (Flipped Classroom) yaklaşımı kapsamında katılımcılar, öğrenci merkezli öğrenmeyi destekleyen yöntemleri deneyimledi. Eğitimciler, öğretim videoları, dijital içerikler ve öğrenme materyalleri hazırlarken yapay zekâ araçlarından nasıl yararlanabileceklerini uygulamalı olarak öğrenme imkânı buldu. Sınıf içi zamanın daha etkili ve verimli kullanılması amacıyla iş birliğine dayalı öğrenme, problem çözme, proje tabanlı çalışmalar ve eleştirel düşünmeyi geliştiren etkinlikler üzerinde duruldu. Ayrıca tanılayıcı, biçimlendirici ve sonuç odaklı ölçme-değerlendirme yöntemleri incelenerek bu yöntemlerin öğretim süreçlerine entegrasyonu değerlendirildi. Bu hareketlilik faaliyeti sayesinde katılımcılar, yapay zekâ destekli yenilikçi öğretim uygulamaları konusunda bilgi ve becerilerini geliştirirken, Avrupa’daki iyi uygulama örneklerini yakından inceleme fırsatı da elde etti.

Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Kurumsal Kablolu ve Kablosuz LAN Altyapısı Raporu'nda 4'üncü kez üst üste lider seçildi Haber

Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Kurumsal Kablolu ve Kablosuz LAN Altyapısı Raporu'nda 4'üncü kez üst üste lider seçildi

Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ raporunda üst üste dördüncü kez "Lider" seçildi. Şirket, yapay zeka destekli Xinghe AI Kampüs Çözümü ile yüksek hız, kapsamlı güvenlik ve ağ bağımsızlığı özelliklerini sunduğunu duyurdu. PRNewswire / SHENZHEN, Çin (İGFA)- Geçtiğimiz günlerde Huawei, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Kurumsal Kablolu ve Kablosuz LAN Altyapısı raporunda üst üste dördüncü kez "Lider" olarak seçildiğini duyurdu. Huawei, Liderler Çeyreği'nde yer alan Kuzey Amerikalı olmayan tek tedarikçi olmaya devam ediyor. Bu ödül, Huawei'in Xinghe AI Kampüs Çözümü'nün yapay zeka destekli İşletme ve Bakım, güvenlik inovasyonu ve diğer öncü alanlardaki önemli avantajlarını ortaya koymaktadır. Bu durum aynı zamanda, Huawei'in müşterilerin temel ihtiyaçlarına odaklanma, teknolojileri sürekli yenileme ve endüstriler için güvenli ve akıllı kampüsler inşa etme konusundaki kararlılığının da altını çiziyor. Küresel yapay zeka dalgasına yanıt olarak Huawei, Xinghe Yapay Zeka Kampüs Çözümünü üç temel özellik ile güncelledi: süper hızlı kablosuz bağlantı, kapsamlı güvenlik ve ağ bağımsızlığı. Bu iyileştirmeler, kamu, finans, eğitim, sağlık ve diğer sektörlerin yapay zeka çağını benimsemelerine ve gelecekteki büyümeyi desteklemelerine olanak tanıyor. Süper hızlı kablosuz bağlantı: Huawei'in türünün ilk örneği olan AirEngine Wi-Fi 7 Advanced AP, daha yüksek hız ve güvenilirlik için beklenen Wi-Fi 8 yeniliklerini bünyesinde barındırıyor. Bu çığır açan ürün, kablosuz bağlantıyı yapay zeka hizmetleri için üretim düzeyinde bir temel haline getiriyor. Özellikle, çoklu AP koordinasyon teknolojisi olan Akıllı Koordineli Zamanlama ve Mekansal Yeniden Kullanım (iCSSR), sürekli ağ senaryolarında tek kullanıcı hızını iki katına çıkarırken, aynı kanal parazitini önemli ölçüde azaltır. Ayrıca, mobil ortamlardaki istikrarsız sinyalleri gidermek amacıyla akıllı ışın şekillendirme (SmartBF) teknolojisi, milisaniye düzeyinde yönsel sinyal güçlendirme sağlayarak, hareket halindeyken cihaz hızlarının düşmemesini garanti eder. Bu arada, gelişmiş aynı frekans ağı (ASFN) sıfır dolaşım teknolojisi, birden fazla AP'yi tek bir "süper AP" olarak sanallaştırarak, ağın tamamında sıfır paket kaybıyla kesintisiz dolaşım sağlar. Tam kapsamlı güvenlik: Huawei'in Xinghe AI Tam Kapsamlı Güvenlik Kampüsü Çözümü, varlık, bağlantı, mekansal ve gizlilik güvenliği içeren sağlam bir savunma sistemi oluşturur. Varlık güvenliği: Kamu kurumları, finans ve diğer sektörlerdeki akıllı olmayan terminal sayısındaki artış, ağ saldırıları riskini artırmıştır. Bu sorunu çözmek için Huawei'in çözümü, yapay zeka tabanlı kümeleme yöntemini kullanarak basit terminalleri %95 doğrulukla otomatik olarak tanımaktadır. Anahtarlarda yerel çıkarım teknolojisiyle desteklenen Akıllı Anomali Tespiti (SmartAD), terminal trafiğindeki davranış anormalliklerini saniyeler içinde tespit edip proaktif olarak engelleyerek ağ saldırılarını etkili bir şekilde önleyebilir. Bağlantı güvenliği: Huawei'in özel Wi-Fi Shield teknolojisi, fiziksel katmanda paket dinleme riskini ortadan kaldırır. Bunun yanı sıra, uçtan uca MACsec ile Kuantum Sonrası Şifreleme (PQC) bir araya geldiğinde, kuantum bilişim teknolojisi olgunlaşsa bile veri iletimi için uzun vadeli güvenlik sağlar. Mekânsal güvenlik: Huawei'in Wi-Fi kanal durumu bilgisi (CSI) algılama teknolojisi, tek bir AP aracılığıyla uzamsal güvenlik koşullarını tespit eder ve izinsiz giriş faaliyetlerini saniyeler içinde belirler. Gizlilik güvenliği: Yönetici odaları, otel odaları ve diğer hassas ortamlarda, gizli görüntüleme cihazlarını tespit etmeye yönelik geleneksel yöntemler genellikle yetersiz kalmakta ve yüksek oranda gözden kaçma riski taşımaktadır. Huawei, bu sorunu, bu tür özel mekanlarda ticari sırları ve kişisel gizliliği korumak için —kapsamlı algılama, hassas algılama ve 7/24 çalışma— gibi üç temel avantaj sunan iGuard AP'yi piyasaya sürerek çözüyor. Ağ bağımsızlığı: Huawei'nin Xinghe AI Kampüs Çözümü, yapay zeka destekli güçlü otomatik İşletme ve Bakım özellikleriyle donatılmıştır. Çözüm, iFlow'un tüm akış deneyim analizinden yararlanarak, düşük QoE'nin dakikalar içinde tespit edilmesini, tam yol görünürlüğünü ve deneyim gözlemlenebilirliğini sağlar. Yapay zeka destekli küresel karar alma süreci ve dakika düzeyinde arıza tespiti sayesinde, kablosuz arızaların %80'i otomatik olarak giderilmektedir. İleriye baktığımızda Huawei, müşteri ihtiyaçları doğrultusunda yenilikler yapmaya ve yapay zeka destekli, güvenli ve akıllı kampüs ağlarının kurulmasını hızlandırmaya devam edecek. Bunun yanı sıra Huawei, ekosistem ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalışarak müşterilerin "AI Kampüsü" kurmalarına yardımcı olacak —böylece AI çağında ortak başarıyı teşvik ederken ağ verimliliğini ve güvenliğini artıracak. Raporla ilgili ayrıntılar için lütfen şu adresi ziyaret edin: https://e.huawei.com/en/topic/solutions/enterprise-network/2026-gartner-campus-network

Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı Haber

Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom’un; TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Hayat Kolay” projesiyle eğitim, mentörlük ve hibe desteği alan girişimci kadınlar, yerel üretimlerini ve yenilikçi teknoloji çözümlerini dünya pazarlarına taşımaya başladı. ANKARA (İGFA) - E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bini aşkın kadına eğitim verilirken, 50 girişime iş geliştirme desteği sağlandı. 2026 yılında ise 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedefleniyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlara hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üretimlerimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek ve aldığı hibeyle üretim kapasitesini artırarak, Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin girişim potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Yazar Mustafa Özke’nin ‘Dışarıdaki Ben’ öyküsü 100 binlere ulaştı Haber

Yazar Mustafa Özke’nin ‘Dışarıdaki Ben’ öyküsü 100 binlere ulaştı

Ünlü yönetmen Zafer Özgentürk’ün projesi kapsamında ilk kez seslendirilen yazar Mustafa Özke’ye ait ‘Dışarıdaki Ben’ adlı öykünün kısa filmi iki günde 100 binlere ulaştı. Şehmus EDİS (MARDİN İGFA) Yönetmen Özgentürk, Adana’da Seyhan Belediyesi’nin öncülüğünde başlattığı proje kapsamında sanatçı Selda Bilget’in desteğiyle yazar Mustafa Özke’ye ait ‘Dışarıdaki Ben’, ‘İğne Oyası’, ‘Mor Penalı Mandolin’, ‘Elveda Ihlamur Ağacım’ ve ‘Umut Tohumları’ adlı öykülerin seslendirilmesini gerçekleştirmişti. Ankara’da yönetmen Uğur Bal tarafından tamamen yapay zekâ içeriğiyle üretilen ‘Dışarıdaki Ben’ adlı kısa film yurt içi ve yurt dışında 200 binden fazla izleyiciye ulaşarak rekor kırdı. Film kısa sürede dünya genelinde paylaşıldı ve özellikle Silifkelilerden yoğun bir mesaj aldı. TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU, AMERİKA’DAN ÖDÜL ALDI Yönetmen Özgentürk’ün, geçtiğimiz günlerde atölye eğitmeni ve danışman olarak yer aldığı "Emanet" adlı kısa film Türkiye birincisi olmuş, ardından bir ödül de Amerika’dan almıştı. Çalışmaları arasında Yılmaz Güney’i anlatan otobiyografik tarzdaki belgeseli ‘Yılmaz’, etnosantrizm üzerine sosyolojik bir belgesel olan ‘Süveydiye’nin Çiçekleri’ ile dikkat çeken Yönetmen Özgentürk, Kültür Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen “CanKırmızı: Talasemi ve Orak Hücre Anemisi üzerine” belgeselleri, Altınkoza Film Festivali’nde finale kalan Büyüksaat’ten Taşköprü’ye, 100 yıllık Seyhanspor’u anlatan ‘Cumhuriyet Çocukları’, ünlü spor yorumcusu Emre Gönlüşen’in yaşamını anlatan ‘Gönlüşen’ ile Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Samet Güdük’ün yaşamını konu alan ‘Samet Umut Dimdik Ayakta’ belgeselleri gibi çok sayıda eseri bulunuyor. HEDEF UZUN METRAJLI FİLM Ünlü yönetmen Zafer Özgentürk, gerek yurtiçi gerekse yurt dışından aldığı ödüllerde hem Adana’yı hem de Türkiye’yi dünyaya tanıtmaya devam edeceğini belirterek, amacının uzun metrajlı filmlere imza atmak olduğunu söyledi. Adana doğumlu olan ünlü yönetmen Zafer Özgentürk, kadının toplumdaki yeri ve kültürler arası diyalog başta olmak üzere sosyolojik konulara odaklanan pek çok belgesel ve kısa film projesinin senaryo yazımını ve yönetmenliğini yapmasıyla tanınıyor.

Bursa Osmangazi’de modern müzecilik söyleşisi Haber

Bursa Osmangazi’de modern müzecilik söyleşisi

Bursa'da Osmangazi Belediyesi’nin Müzeler Haftası kapsamında düzenlediği söyleşide, modern müzeciliğin gelişimi ve müzelerin kültürel hafızadaki rolü ele alındı. BURSA (İGFA) - Bursa Osmangazi Belediyesi’nin Müzeler Haftası kapsamında düzenlediği söyleşide modern müzeciliğin gelişimi, müzelerin kültürel hafızadaki rolü değerlendirilerek, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin dünya çapındaki önemine işaret edildi. Osmangazi Belediyesi’nin Müzeler Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ve Bursa’da Modern Müzeciliğin Gelişimi” söyleşisi, tarih, kültür ve müzecilik alanına ilgi duyan vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen programda, modern müzeciliğin gelişimi, müzelerin toplumsal hafızadaki yeri ve Bursa’nın müzecilik alanındaki öncü kimliği ele alındı. Sevdanur Duman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiye, araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan konuşmacı olarak katıldı. Programda, müzelerin yalnızca tarihi eserlerin sergilendiği alanlar olmadığı, aynı zamanda kültürel belleğin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol üstlenen yaşam alanları olduğu vurgulandı. “PANORAMA 1326 BURSA FETİH MÜZESİ DÜNYADA ENDER MÜZELERDEN BİRİ” Söyleşide konuşan araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin dünyada ender müzelerden biri olduğunu belirterek, “İstanbul’daki panoramik müzeden farklı olarak Bursa, 20 yıllık süreci anlatan hikâyesiyle müzeciliğe yeni bir bakış açısı getirdi” dedi. Bu kapsamda Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin öneminin altını çizen Kaplanoğlu, İstanbul’daki panoramik müzeden daha güzel olduğunu belirterek “Müzemizin, İstanbul’daki panoramik müzeden farkı; İstanbul’daki müze bir anı, bir saniyelik görüntüyü resmediyor ama Bursa, belli bir anı değil, daha geniş bir alanı, 20 yıllık süreci anlatan bir hikayesiyle, diğer panoramik müzelere göre farklı bir bakış açısı getirdi. Panoramik müzelerin nasıl kullanılması konusunda önemli bir hizmet sundu. O açıdan Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, Türkiye için, dünya için çok önemli, dünyada ender müzelerden biri” ifadelerini kullandı. “DUYGU VE DENEYİM AĞIRLIKLI MÜZELERE GEÇİLDİĞİNİ GÖRMEKTEYİZ” Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan da, Bursa’nın 1900’lü yılların en başından itibaren müzelerin temelinin atıldığı bir kent olduğunu vurguladı. Cumhuriyet döneminde kentin bu özelliğini sürdürdüğünü kaydeden Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan “Günümüzde tematik müzelere, hatta yapay zeka destekli duygu ve deneyim ağırlıklı müzelere geçildiğini görmekteyiz. Şu an içerisinde bulunduğumuz müze duygu ve deneyim odaklıdır, bu yüzden etkisi çok daha fazladır. Müzeciliğin gittikçe daha gelişeceğini ve deneyimli ağırlıklı olacağını, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin de bu anlamda örnek olduğunu söyleyebilirim” açıklamalarında bulundu. Söyleşi sonunda konuşmacılar, dinleyicilerin sorularını yanıtladı.

Bahçeli Büyük Kurultay'da konuştu: Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır Haber

Bahçeli Büyük Kurultay'da konuştu: Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türk Gençliği Büyük Kurultayı”nda yaptığı konuşmada 19 Mayıs’ın anlamına, Türk gençliğinin rolüne ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna dikkat çekti. ANKARA (İGFA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen “Türk Gençliği Büyük Kurultayı”nda yaptığı konuşmada, 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin yeniden dirilişinin sembolü olduğunu söyledi. "19 MAYIS ESARETE KARŞI YENİDEN DOĞUŞTUR” Bahçeli, 19 Mayıs’ın milletin esarete karşı ayağa kalktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Millî Mücadele’nin Samsun’da başlayan sürecinin Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden bağımsızlığa uzandığını ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını “tarihi bir iradenin başlangıcı” olarak nitelendiren Bahçeli, bu sürecin Türk milletinin kaderini yeniden yazdığını vurguladı. “TÜRK GENÇLİĞİ ÇAĞIN ÖZNESİ OLMALI” Konuşmasında gençlere geniş yer ayıran Bahçeli, Türk gençliğinin yalnızca tarihini bilen değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve geleceği şekillendiren bir nesil olması gerektiğini söyledi. Savunma sanayii, yapay zekâ, yazılım ve teknoloji alanlarında gelişen gençliğin Türkiye’nin geleceğinde belirleyici rol oynadığını belirten Bahçeli, “Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın en büyük güvencesidir” dedi. Gençlere birlik ve dayanışma çağrısı yapan Bahçeli, ayrışma ve fitneye karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Bu dava sizlere emanettir” ifadelerini kullandı. Konuşmasında şehitleri, gazileri ve Millî Mücadele kahramanlarını da anan Bahçeli, Türk milletinin birliği ve devletin bekasının korunması gerektiğini vurgularken, konuşmasını 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak ve Türk gençliğine olan inancını yineleyerek noktaladı.

E-atıklar ve atık piller çevre ile insan sağlığı için büyük risk! Haber

E-atıklar ve atık piller çevre ile insan sağlığı için büyük risk!

İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, evlerde biriken atık pil ve elektronik cihazların kontrolsüz şekilde bertaraf edilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturduğunu belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Başkanı Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, e-atıkların içerdiği ağır metaller nedeniyle doğa ve insan sağlığı üzerinde uzun vadeli riskler oluşturduğunu söyledi. “AĞIR METALLER EKOSİSTEMİ TEHDİT EDİYOR” Karan, atık pil ve elektronik cihazlarda bulunan kurşun, cıva, kadmiyum, nikel ve lityum gibi maddelerin toprağa ve su kaynaklarına karışarak ekosistemi bozabildiğini belirtti. Bu maddelerin doğada parçalanmadığını ve besin zincirinde birikerek canlılarda toksik etki oluşturduğunu ifade etti. Kurşunun sinir sistemi üzerinde, cıvanın ise böbrek ve merkezi sinir sistemi üzerinde ciddi hasarlara yol açabileceğini aktaran Karan, kadmiyumun böbrek hastalıkları ve kanser riskiyle ilişkilendirildiğini, nikelin ise alerjik reaksiyonlara neden olabildiğini kaydetti. “E-ATIKLAR YILDA 1 MİLYON TONA ULAŞIYOR” Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık oluştuğunu belirten Karan, buna karşın geri dönüşüm oranlarının yüzde 6–7 seviyesinde kaldığını söyledi. Bu durumun toplama ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti. PİLLER ÇÖPE ATILMAMALI Atık pillerin evsel çöplerle birlikte atılmasının büyük risk taşıdığını vurgulayan Karan, bu pillerin lisanslı tesislerde geri dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Aksi halde ağır metallerin toprağa ve yeraltı sularına karışarak uzun vadeli çevresel kirlilik oluşturduğunu söyledi. Bireysel önlemlere de dikkat çeken Karan, tek kullanımlık piller yerine şarj edilebilir pillerin tercih edilmesi gerektiğini, eski elektronik cihazların ise belediyeler ve lisanslı geri dönüşüm noktalarına teslim edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Gelecekte e-atık yönetiminde döngüsel ekonomi modelinin önem kazanacağını belirten Karan, üreticilerin ürünlerin geri dönüşüm sürecinden de sorumlu tutulmasını öngören sistemlerin yaygınlaştığını söyledi. Ayrıca yapay zekâ destekli ayrıştırma sistemleri ve dijital ürün pasaportlarının geri dönüşüm süreçlerini daha verimli hale getireceğini belirten Karan, temel hedefin atık üretimini azaltarak kaynakların daha uzun süre ekonomide tutulması olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.