Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Umut

haberalmedya - Umut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Umut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'de yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor Haber

İzmir'de yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut; nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi. “4 YILDIR O ADIMI BEKLİYORDUK” 2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, “3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk” dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, “Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk” diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, “akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali” tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi. Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, “Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti” dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, “İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz” diye konuştu. “MÜCADELECİ YÖNÜMÜ ORTAYA ÇIKTI” Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, “Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim.Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı. Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Meryem Boz, kadın hükümlü ve tutuklularla buluştu Haber

Meryem Boz, kadın hükümlü ve tutuklularla buluştu

Türk voleybolunun önemli isimlerinden Meryem Boz, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Eskişehir L Tipi Cezaevi’nde kadın hükümlü ve tutuklularla bir araya geldi. Meryem Boz Spor Akademisi tarafından yürütülen proje kapsamında 2 ay boyunca toplam 88 kadına voleybol antrenmanı gerçekleştirildi. Mesut IŞIK / ESKİŞEHİR (İGFA) - Kadınların spora erişimini artırmak ve sosyal hayata adaptasyon süreçlerine katkı sağlamak amacıyla yürütülen organizasyonda, temel voleybol eğitimlerinin yanı sıra takım ruhu, disiplin, iletişim ve motivasyon odaklı etkinlikler de düzenlendi. Ayrıca organizasyon kapsamında Türk müziğinin sevilen isimlerinden Dilan Çıtak da Levent Dörter ile şarkılarını seslendirdi. MERYEM BOZ: SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ BİRLİKTE YAŞADIK Proje boyunca kadınların gösterdiği ilgi ve gelişimin kendileri için çok değerli olduğunu belirten Meryem Boz, “Eskişehir L Tipi Cezaevi’nde 2 ay boyunca, Meryem Boz Spor Akademisi olarak 88 kadına voleybol antrenmanı yaptırdık. Bu yolculuğu bir gösteri maçı ve kapanışla taçlandırdık. Sporun birleştirici gücünü ve müziğin evrensel dilini birlikte yaşadık. Çünkü biz sadece spor öğretmiyoruz. Umut aşılıyoruz, özgüven kazandırıyoruz ve ‘ben de yapabilirim’ duygusunu büyütüyoruz” dedi. İki ay boyunca atılan her adımın yeniden ayağa kalkmanın bir parçası olduğuna değinen Meryem Boz, “Bu sürece emek veren Baş Antrenörümüz Yücel Sevindi’ye, yardımcı antrenörlerimiz Emine Çobanoğlu ve Beyza Saka’ya, Spor Kulübü Sorumlumuz Birsen Özdamar’a, büyük bir özveriyle antrenmanlara katılan güçlü kadınlarımıza, her koşulda desteğini esirgemeyen ceza infaz kurumu yönetimine ve katkılarından dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne gönülden teşekkür ederim. Ve bu anlamlı günde bizimle olan, bizi yalnız bırakmayan sevgili dostum Dilan Çıtak, ekibi ve Levent Dörter’e ayrıca teşekkürler. İyi ki buradaydık, iyi ki birlikteydik. Güçlü kadınlar, güçlü yarınlar demek. Ve biz bugün bunun sadece başlangıcını yazdık” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.