Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

haberalmedya - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Troya'nın efsaneleri Kolezyum'da dünyayla buluştu Haber

Troya'nın efsaneleri Kolezyum'da dünyayla buluştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ile birlikte Roma'da düzenlenen “Troya ve Roma: Antik Akdeniz'in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Ersoy, serginin Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliğine yeni katkılar sunacağını söyledi. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Roma'da düzenlenen “Troya ve Roma: Antik Akdeniz'in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisinin açılışını Alessandro Giuli ile birlikte gerçekleştirdiklerini açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Ersoy, Troya'nın mitlerini ve Roma'nın efsanelerini bu kez Kolezyum'un tarihi atmosferinde dünya ile buluşturduklarını belirtti. Serginin, Troya'nın yalnızca Roma'nın değil, Avrupa'nın kültürel hafızasının da kurucu anlatılarından biri olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Ersoy, Akdeniz'in ortak mirasının uluslararası ziyaretçilerle paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Roma temasları kapsamında Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezi'ni de ziyaret ettiklerini aktaran Bakan Ersoy, İtalyan mevkidaşı Giuli ile kültürel iş birlikleri, ortak projeler ve kültür varlıklarının korunmasına yönelik çalışmaları değerlendirdiklerini kaydetti. Troya'nın mitlerini, Roma'nın efsanelerini bu kez Kolezyum'un kadim duvarları arasında dünyayla buluşturduk. “Troya ve Roma: Antik Akdeniz'in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisinin açılışını İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ile birlikte gerçekleştirdik. Troya'nın… pic.twitter.com/Z5P0YLtgDo — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) June 12, 2026 Açılış programına Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, Vatikan Büyükelçisi Fahrettin Altun, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ile çok sayıda davetli katıldı. Bakan Ersoy, Türkiye ile İtalya arasında son yıllarda güçlenen kültürel diyaloğun somut bir yansıması olarak nitelendirdiği serginin, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin daha da gelişmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.

Bursa Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği Haber

Bursa Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği

Bursa Osmangazi Belediyesi tarafından Türk edebiyatının büyük ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hatırasını yaşatmak ve yeni kalemleri desteklemek amacıyla düzenlenen 24. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl makale dalında gerçekleştirilen yarışmanın ödül töreni, edebiyat ve kültür dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. BURSA (İGFA) - Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ve İbrahim Emre Tonaroğlu’nun yanı sıra Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, yarışmanın jüri üyeleri Metin Önal Mengüşoğlu, Mustafa Muharrem, İhsan Deniz ve Mustafa Başpınar ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Bu yıl makale kategorisinde gerçekleşen yarışmaya gönderilen toplam 143 eser, alanında uzman jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda Bursa’dan Ecrin Yücel ‘İğde Çiçeği İncir Ağacı’ isimli eseriyle birinciliğe layık görülürken, İstanbul’dan Hikmet Temel Akarsu ‘Kadim’ eseriyle ikinci, Ankara’dan Gürkan Avcı ‘Karçal’ eseriyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülü ise ‘Yıldız Tozu’ eseriyle Mersin’den Selma Sayar’a verildi. “AHMET HAMDİ TANPINAR GENÇ KALEMLERE YOL GÖSTERİYOR” Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın Türkiye’nin dört bir yanından edebiyatseverleri ve genç yazarları aynı çatı altında buluşturmayı sürdürdüğünü belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Osmangazi Belediyesi olarak yıllardır kuşaktan kuşağa edebiyat hayatına zenginlik katıyoruz. Bu yıl yarışmaya gönderilen 143 metin az bir sayı değil. Demek ki hala yazan, yazmaya çalışan çok sayıda genç kalem var. Genç kalem var diyorum ama kalem hiç yaşlanmıyor. Kalem hep genç. İnsanoğlu var oldukça da gençliğini koruyor. Eğer yaşlanmış olsaydı zaten bugün burada olmazdık. Hemen yanımızda olan Zamansız Kütüphane’miz de olmazdı. O kütüphanede yer alan kitaplar hala gençliğini ve tazeliğini koruyor. Sadece sayfaları eskiyor; tıpkı insan gibi. İşte bu yüzden kalem yaşlanmadığı için Ahmet Hamdi Tanpınar da bugün gençliğini koruyor. Genç kalemlere yol gösteren, onları yönlendiren bir lokomotif görevi görüyor. Bu anlamda yarışmaya katılan bütün arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yazarlarımıza ve yazar adaylarımıza teşekkür ediyorum. Dereceye giren yarışmacılarımızı da tebrik ediyor, kendilerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” “YARIŞMAYA KATILAN GENÇLER ZAMANI OKUMUŞLAR” Tanpınar’ın geçmiş ile gelecek arasında kurduğu kültürel köprünün günümüzde yol gösterici niteliğini koruduğu vurgulayan jüri üyelerinden Metin Önal Mengüşoğlu da, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çokça kullandığı bir ifade vardır; ‘Bizim romanımız türkülerimizdir’ der. Bu türküleri çocuklarımıza öğrettiğimiz, onlarla birlikte yaşamaya devam ettiğimiz ve değişimi de bu devamlılık içerisinde gerçekleştirdiğimiz zaman geleceğe dair yaşayan bir toplum olabiliriz. Ben son makale okumalarımda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu mesajının ve misyonunun karşılık bulduğunu gördüm. Yarışmaya katılan gençler zamanı okumuşlardı. Ekolojik edebiyattan, dijital çağdan ve sözün düşüşünden söz ediyorlardı. Jacques Ellul, görsel malzemelerin sözün yerini aldığı bir dönemden bahseder. Ancak önümüze gelen 143 metnin tamamı sözdü. Genç kuşaklar değişimi de anlamışlardı. Yapay zekanın gelişimini ve dijital hayatı fark ederek sözü yeniden ayağa kaldırmaya çalışmışlardı. Bu anlamda bütün yarışmacıları kutluyor, özellikle dereceye giren yarışmacılarımızı tebrik ediyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın misyonunun ve mesajının gelecek zamanlarda yaşayacağına inanıyorum” diye konuştu. “YAZMAYA VE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİM” Yarışmada birincilik başarısı elde eden Ecrin Yücel ise oldukça mutlu ve gururlu olduğunun altını çizerek, “Burada olmama vesile olan Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Akademik eğitimime Marmara Üniversitesi’nde devam ediyorum. Böyle yarışmaların düzenlenmesi biz genç yazarlar için son derece teşvik edici. Uzun zamandır yazıyorum ve son dönemde yazdıklarım daha görünür olmaya başladı. İnşallah yazmaya ve üretmeye devam edeceğim” açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, yarışmada dereceye giren ve mansiyon ödülüne layık görülen katılımcılara ödüllerini takdim etti. Ödül töreni, dereceye giren yarışmacılar ve protokol üyelerinin birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

'Almanya Kaçak Göçmenleri Türkiye'ye gönderiyor' iddialarına DMM'den yalanlama Haber

'Almanya Kaçak Göçmenleri Türkiye'ye gönderiyor' iddialarına DMM'den yalanlama

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Almanya'nın Suriye, Afganistan ve Pakistan uyruklu düzensiz göçmenleri Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye'ye gönderdiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Merkez, Türkiye'nin üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik bir uygulamasının bulunmadığını vurguladı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan "Almanya'nın Suriye, Afganistan, Pakistan ve diğer ülke vatandaşlarını Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye'ye gönderdiği" yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. DMM tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların doğru olmadığı belirtilerek Türkiye'nin üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik herhangi bir uygulamasının bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, suç kaydı bulunan veya yasal ikamet hakkı bulunmayan yabancıların Türkiye'ye iade edilmesinin hukuken mümkün olmadığı vurgulanırken, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Geri Kabul Anlaşması'nın yalnızca Türk vatandaşları açısından uygulandığı kaydedildi. Bu kapsamda yabancı uyruklu kişilerin Türkiye tarafından geri alınmasının söz konusu olmadığı belirtilen açıklamada, ilgili kişilerin kendi ülkelerine gönderildiği ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunu yanıltmaya yönelik algı ve provokasyon amaçlı içerikleri paylaşanlar hakkında gerekli yasal süreçlerin başlatıldığı bildirildi.

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim Haber

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" dedi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, günler öncesi, bugün saat 13.30'da TBMM'de CHP Grup Toplantısında konuşacağını duyurmuştu. GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etmişti. Parti genel merkezinde milletvekillerine ve partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, halkın umudu olduklarını belirterek "birlik" ve "beraberlik" vurgusu yaptı. "Her şeyi ama her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum" diyen Kılıçdaroğlu, hakkı, adaleti ve hukuku her yerde savunacağını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle: "Beraber ve birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin ve Türkiye'nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye'nin, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün, Bülent Ecevit'lerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir. Arınacağız, arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti, devlete yön çizen bir partidir. Bu parti, sıradan bir parti değildir. Bu parti, devlet kuran, devleti inşa eden bir partidir. Bu parti, ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız, birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz. "HİÇBİR İRADE PARAYLA SATIN ALINAMAZ" CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar, 'Niye böyle konuşuyorsunuz' diyorlar. Ahlak, erdem, adalet, temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. Herkesi dinledim, hiç kimseye kötü gözle bakmadım, herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatli dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Parti ile ilgili başka alanlarda, dış dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir. Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki: 'Sarayın adamı'. Ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin ya? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim. KILIÇDAROĞLU'NDAN "BİRLİK" VE "MÜCADELE" VURGUSU Dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emekçinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? Bir şey daha, uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar... Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız. Mehmet Şimşek'i getirdiler, İngiltere'den getirdiler beyefendi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ya ezilen fakir fukara, köşeyi dönenden gene bizim beşli çeteden. Bu nasıl bir düzendir? Emin olun bu düzeni değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız, omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa o gün hepimiz açız. Bir çocuğumuz huzursuzsa o gün hepimizde huzur yok. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız, ailenin birliği için yapacağız, birliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız. "CHP, KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDADIR" Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e, Amerika'ya, İngiltere'ye, Orta Doğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil, en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ VESAYET KABUL ETMEZ" Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bizim tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiş CHP'ye 'komünist parti', 'faşist parti', 'dinsiz parti' demişlerdi. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil, bütün İslam dünyası ve Avrupa da bize bakar. Eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Politikamız nedir dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma, olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse genel başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar ve söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargı olmayacağım. Yani 'İşte bu böyledir, hemen partiden atalım', böyle bir düşüncem de yok. "ONURLU İNSANLAR HESAP VERMEKTEN KAÇINMAZLAR" Mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Rahmetli babam derdi: 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. Bu karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin. "İYİ NİYETİM İSTİSMAR EDİLDİ" Ben isterdim ki bunu Meclis'te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclis'e girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi, ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar, o noktaya gelince 'Kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağım." Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık, "Hak, hukuk, adalet" ve "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla kesildi.

Muharrem İnce "CHP'nin yanındayım" dedi ve ekledi: Arınmak yetmez, yüzleşmeliyiz Haber

Muharrem İnce "CHP'nin yanındayım" dedi ve ekledi: Arınmak yetmez, yüzleşmeliyiz

Muharrem İnce, CHP'nin bölünmemesi gerektiğini vurgulayarak partinin Türkiye'nin sigortası olduğunu belirtti. Demokratik bir tüzük kurultayı çağrısı yapan İnce, Cumhuriyet değerlerinin savunulması ve partide üyelerin belirleyici olması gerektiğini söyledi. İnce, iki sayfalık yazılı açıklamasında, 'arınma' ve 'direnme' tartışmalarına da değindi. ANKARA (İGFA) - CHP eski milletvekili ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, partisinin mevcut iç tartışmalarına ilişkin iki sayfalık kapsamlı bir yazılı açıklama yaptı. İnce, CHP’ye yönelik eleştirilerin ve partiyi hedef alan operasyonların Türkiye’nin demokratik yapısına doğrudan zarar verdiğini belirterek, CHP’nin bölünmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamasında CHP’nin 40 yıllık emeği, gözyaşı ve alın teri olduğunu ifade eden Muharrem İnce, “CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır” dedi. İnce, partiyi hedef alan sert kavganın, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu vurguladı ve siyasette küskünlük ile kırgınlığa yer olmadığını belirtti. İnce, CHP’nin herhangi bir din, mezhep, sosyal sınıf veya etnik kimliğin partisi olamayacağını hatırlatarak, Cumhuriyet’in değerlerini savunmanın partinin temel görevi olduğunu söyledi. “Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımız, süreci takip etmelidir; mücadeleyi bırakmamalıdır. Ayrı parti kurmak doğru bir yol değildir” ifadelerini kullandı. CHP’de acil olarak demokratik bir tüzük kurultayının düzenlenmesi gerektiğini belirten İnce, “Tüzük, AK Parti’den aşırılan maddelerden temizlenmeli, genel başkan, parti meclisi, milletvekili ve belediye başkanları üyeler tarafından seçilmelidir. Demokrasi halkın iradesine dayanır” dedi. İnce ayrıca, Türkiye’nin içinden geçtiği zor dönemde CHP’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirterek, gençlerin geleceğini başka ülkelerde aradığı, çalışanların yoksullaştığı ve sağlık ile eğitim hizmetlerinde eşitsizliklerin arttığı bir ortamda CHP’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini savunmaya devam etmesi gerektiğini ifade etti. CHP’ye üye olmaya ve partinin ideallerine sahip çıkmaya çağrı yapan İnce, partinin gerçek sahibinin halkın gönlü ve üyelerinin iradesi olduğunu vurguladı. Bu arada CHP içindeki “Arınma” ve “Direnme” tartışmalarına da değinen Muharrem İnce, açıklamasında, “Bu kavramlar Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisinin imajına zarar vermektedir. CHP, yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir” ifadelerine yer verdi.

Türkiye'den Almanya'ya giden çikolataların içinden ereksiyon ilacı çıktı Haber

Türkiye'den Almanya'ya giden çikolataların içinden ereksiyon ilacı çıktı

Avrupa Birliği Gıda Alarm Sistemi (RASFF) veri tabanında 3 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan 2026.4886 ile 2026.4889 referans numaralı raporlarda, Türkiye'den Almanya'ya gönderilen bazı kakao ve çikolata ürünlerinde yasa dışı madde tespit edildiği bildirildi. Almanya'daki gıda denetim ekipleri tarafından laboratuvar incelemesine alınan ürünlerde yapılan analizler sonucunda, yiyecek kategorisinde piyasaya sürülen çikolataların içerisinde sildenafil bulunduğu belirlendi. Avrupa Birliği yetkilileri durumu "ciddi risk" seviyesinde değerlendirirken, söz konusu ürünlerin gümrükten geçişine izin verilmediği ve gerekli işlemlerin başlatıldığı öğrenildi. ÇİKOLATALARDA İLAÇ ETKEN MADDESİ TESPİT EDİLDİ Denetim raporlarına göre ürünlerin içerisine, normal şartlarda yalnızca tıbbi amaçlarla kullanılan sildenafil maddesinin karıştırıldığı ortaya çıktı. Gıda ürünlerinde bulunması yasak olan bu maddenin tespit edilmesi üzerine ürünler Avrupa Birliği sınırlarında durduruldu. SİLDENAFİL NEDİR? Sildenafil, erkeklerde sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) tedavisinde kullanılan ve kamuoyunda "Viagra" olarak bilinen ilaçların ana etken maddesi olarak tanınıyor. Sadece doktor kontrolünde ve reçeteyle kullanılması gereken bu kimyasal maddenin gıda ürünlerine katılması ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor. "HAYATİ TEHLİKE OLUŞTURABİLİR" Uzmanlara göre sildenafilin kontrolsüz şekilde tüketilmesi özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Maddenin damarları genişleterek tansiyonu düşürmesi nedeniyle, özellikle nitrat grubu kalp ilaçları kullanan kişilerde ölümcül tansiyon düşüşü, kalp krizi ve ani ölüm riski ortaya çıkabiliyor. Ayrıca üretim sırasında dozaj kontrolünün yapılmaması durumunda tüketicilerin farkında olmadan yüksek miktarda sildenafil alabileceği, bunun da zehirlenme, şiddetli baş ağrısı, görme kaybı ve geçmeyen ağrılı ereksiyon (priapizm) gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. İÇERİĞİNDE YAZMASI DA YASAL HALE GETİRMİYOR Uzmanlar, üretici firmanın ürün ambalajı üzerine "Bu ürün sildenafil içermektedir" ibaresini yazmasının durumu yasal hale getirmediğine dikkat çekiyor. Gıda mevzuatına göre bir gıda ürününe ilaç etken maddesi katılması tamamen yasak bulunuyor. Bu nedenle söz konusu maddenin içerikte açıkça belirtilmesi bir şeffaflık örneği olarak değil, gıda sahteciliğinin açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, bu tür ürünlerin gümrüklerde doğrudan reddedildiğini ve piyasaya girişine izin verilmediğinin altını çizdi. GIDA KILIĞINDA İLAÇ SATIŞINA GEÇİT YOK Yetkililer, ilaçların yalnızca eczaneler aracılığıyla ve yasal mevzuata uygun şekilde satışa sunulabileceğini belirterek, ilaç etken maddelerinin çikolata ve benzeri gıda ürünleri içerisinde tüketiciye sunulmasının halk sağlığını tehdit ettiğini ifade etti. Serdar Ortaç sol kolunu kaybetti! - Korkusuz GazetesiKeşfet Ortaokulda toplu istismar kan dondurdu: 17 erkek öğrenci, kız öğrenciye kabusu yaşattı! - Korkusuz GazetesiKeşfet Enpara1.000 TL harcamana 1.000 TL iade!Read MoreAtla Sedat Peker uzun süre sonra sessizliğini bozdu... Üç kişiyi yaşadığım sürece affetmeyeceğim! - Korkusuz GazetesiKeşfet İç çamaşırsız sahneye çıkan Defne Samyeli eleştiri yağmuruna tutuldu - Korkusuz GazetesiKeşfet

Gece müzeciliğinde yeni sezon... 20 müze ve ören yeri gece ziyarete açıldı Haber

Gece müzeciliğinde yeni sezon... 20 müze ve ören yeri gece ziyarete açıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının 2026 sezonunun başladığını duyurdu. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yeri ziyaretçilerini gece saatlerinde de ağırlayacak. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültürel mirasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan Gece Müzeciliği uygulamasında yeni sezonun başladığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Ersoy, kültürel mirasın günün her saatinde erişilebilir hale getirilmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamanın bu yıl da devam edeceğini belirtti. Buna göre, 1 Haziran–1 Ekim 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde belirlenen 20 müze ve ören yeri gece saatlerinde de ziyaret edilebilecek. Uygulama sayesinde ziyaretçiler tarihi ve kültürel mekanları gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimleme fırsatı bulacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığını hatırlatan Ersoy, uygulamanın hem kültürel farkındalığa hem de turizm hareketliliğine önemli katkı sağladığını ifade etti. Gece ziyaretlerine açık olacak kültür rotaları arasında Nemrut Dağı, Efes Antik Kenti, Side Antik Kenti, Zeugma Mozaik Müzesi, Galata Kulesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gibi önemli destinasyonlar yer alıyor. Bakan Ersoy, Türkiye’nin zengin tarihi ve kültürel mirasını farklı bir atmosferde keşfetmek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçileri müzelere ve ören yerlerine davet ederek, Gece Müzeciliği uygulamasının ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunacağını vurguladı.

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil Haber

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil

Çinli otomotiv markalarının Türkiye pazarındaki yükselişi dikkat çekiyor. Sektör temsilcilerine göre yeni dönemde başarı; düşük fiyatla değil, teknoloji, yatırım, servis ağı ve kaliteyle mümkün olacak. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri Çinli markaların yükselişi oldu. 2021 yılında binek otomobil pazarından yalnızca yüzde 1,5 pay alan Çinli üreticiler, 2025 itibarıyla yüzde 8,2 seviyesine ulaştı. Sektör temsilcilerinden LenaCars ve Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, Çinli markaların Türkiye’deki konumunu vergi yükü, elektrikli araç rekabeti ve tüketici tercihleri açısından değerlendirdi. Türkiye’de otomobil ithalat maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını belirten Nazik, araçların fabrika çıkış fiyatlarına nakliye, sigorta, gümrük vergileri, ek mali yükümlülükler, ÖTV ve KDV'nin eklenmesiyle fiyatların katlandığını söyledi. “Bir aracın Çin’deki fabrika çıkış fiyatı ile Türkiye’deki satış fiyatı arasında artık 3,5 ila 4 katlık bir çarpan oluşuyor” diyen Nazik, 15-20 bin dolar seviyesindeki kompakt bir SUV’un Türkiye’de 2,5-3 milyon TL bandına ulaşabildiğini ifade etti. Bu maliyet yapısında en büyük payın üretici ya da distribütör kârından çok vergilerden kaynaklandığını vurguladı. REKABETİN KURALLARI DEĞİŞTİ Nazik’e göre yeni düzenlemeler Çinli markaların rekabet şansını ortadan kaldırmıyor ancak rekabetin şeklini değiştiriyor. Artık yalnızca fiyat avantajıyla pazarda kalmanın mümkün olmadığını belirten Nazik, donanım, teknoloji, hibrit çözümler, güçlü servis yapılanması ve yatırım kapasitesine sahip markaların Türkiye’de büyüme fırsatı yakalayabileceğini söyledi. “Türkiye artık Çinli markalar için bir fiyat pazarı değil, strateji ve yatırım pazarı” diyen Nazik, özellikle servis ağı ve satış sonrası hizmetlerde yeterli altyapıya sahip olmayan markaların pazarda kalmakta zorlanacağını ifade etti. TOGG REKABETİ YENİ BOYUTA TAŞIDI Elektrikli araç pazarında Togg’un önemli bir referans noktası haline geldiğini belirten Nazik, Çinli üreticilerin artık yalnızca Avrupalı markalarla değil, yerli üreticiyle de rekabet ettiğini söyledi. Nazik, “Çinli markalar büyümek istiyorsa fiyat dışında teknoloji, yazılım, kalite, servis erişimi ve ikinci el değeriyle de öne çıkmak zorunda” değerlendirmesinde bulundu. Çinli markaların ikinci el performansının tüketici açısından önemli bir kriter haline geldiğini belirten Nazik, birçok Çinli üreticinin modellerini kısa aralıklarla yenilemesinin ikinci el değerlerinin korunmasını zorlaştırdığını söyledi. Günümüzde tüketicilerin yalnızca liste fiyatına bakmadığını ifade eden Nazik, satın alma kararlarında garanti koşulları, servis ağı, yazılım kalitesi, yedek parça bulunabilirliği ve ikinci el değerinin de belirleyici rol oynadığını kaydetti. Nazik, Avrupalı, Japon ve Koreli üreticilerin güçlü servis ağları, yedek parça erişimi ve ikinci el avantajları sayesinde pazardaki konumlarını koruduğunu belirterek, birçok markanın liste fiyatları üzerinden yaptığı yüksek oranlı indirimlerin de tüketici lehine önemli fırsatlar sunduğunu sözlerine ekledi.

Güvenpark’ta tarihi buluşma | Özgür Özel, “Biz seçilmiş CHP’yiz, iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz” dedi, Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçti! Haber

Güvenpark’ta tarihi buluşma | Özgür Özel, “Biz seçilmiş CHP’yiz, iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz” dedi, Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçti!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçilmiş lideri Özgür Özel, bugün (30 Mayıs Cumartesi) Güvenpark'ta yaptığı konuşmanın ardından Anıtkabir'e yürüyüşe geçti. Özel, “Biz seçilmiş CHP’yiz, iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz” dedi. Özel'in çağrısıyla bugün Güvenpark'ta CHP bayramlaşma programı gerçekleştirdi. Programın yapıldığı alanda iki saat önceden büyük bir kalabalık toplandı. CHP geleneğinin önemli isimlerinden Murat Karayalçın ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Özgür Özel'e destek için Güvenpark'a geldi. Alandakiler “Özgür gelecek, özgür Türkiye” sloganları attı. YAVAŞ: CHP EN KISA SÜREDE KURULTAY'A GİTMELİDİR Özgür Özel, saat 13.50'de Güvenpark'a vardı, kalabalık arasında ilerlemekte güçlük çekti. Ayrıca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da alana geldi ve kitleyi selamladı. Yavaş'ın konuşması sırasında "Hain Kemal" sloganı atıldı. Yavaş konuşmasında "Birlikte hareket etmezsek yarınları da kaybederiz" dedi. Yavaş, "Çağrımı bir kez daha tekrarlıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi en kısa sürede kurultaya gitmelidir" ifadesini kullandı. Yavaş, şunları söyledi: “İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. İnsanların umudunu yeşertmemiz gerekir. Önemli olan bu toplumun geleceğidir. CHP sıradan bir parti değildir, bu ülkenin kurucu iradesidir. CHP’yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye’nin birikimini ve Cumhuriyet’in değerlerini hedef almaktadır” "BU MESELE KILIÇDAROĞLU İLE ÖZGÜR ÖZEL'İN MESELESİ DEĞİLDİR" Özel'in konuşması sırasında "Kurultay" sloganları atıldı. Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde: “Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele CHP’nin iç meselesi olsa. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile milletin meselesidir. Bugün binamız yok, paramız yok ama siz varsınız. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden bu yana ilk kez yenen kadrolarız. Biz atanmış değil, seçilmiş CHP'yiz. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDEKİ DEĞİŞİMİ HAZMEDEMİYORLAR" Ak Parti demokratik bir seçimi asla kazanamayacağını biliyor. İktidarı değiştirmek isteyen tüm siyasi partiler, onların seçmenleri saldırı altındadır. Bu atanma siyasetine direnen ve CHP ile dayanışma gösteren siyasi partiler tarihin en doğru yerindedir. Burada iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil, iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Türkiye'de yıllardır kurgulanan, planlanan bir düzen var. O yüzden değişmeyen aktörleri millete dayatıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimi hazmedemiyorlar. ELEKTRİK KESİNTİSİ YAŞANDI Özgür Özel'in konuşması sırasında alanda elektrik kesintisi yaşandı. Özel'in konuşması iki kez bölündü. Jenaratörün devreye girmesiyle Özel konuşmasına devam etti. Özel, "Bu saldırılar, bu sabotajlar, bu yargı darbesi, bu görülmedik işler... Bir tek şey isteniyor. Türkiye'de iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil, iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Yemin ederim ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim" diye konuştu. "DİPLOMASIZ ERDOĞAN, MAZBATASIZ GENEL BAŞKAN İSTEMEKTEDİR" Özel sözlerini şöyle sürdürdü: "Ak Parti yenilmezdir diyenlere karşı Cumhuriyet Halk Partisi bütün demokratlarla birlikte Ak Parti'yi yendi ve müesses nizama çomak soktu. Kimse bu milleti de bu devleti de küçük görmesin. 21 Mayıs darbesinden sonra bugün buraya gelenler tarihin doğru yerinde duuryor demek kifayetsizdir. Bugün bu meydan tarih yazmaya gelmiştir. Bu meydanın küsuratı bile orada yoktur. Buradan açıkça söylüyorum. Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz. Bu partinin milletvekili yaptığı birisi TGRT'ye diyor ki: 'Bütün süreç boyunca katkılarınız unutulamaz.' Bu sözü söyleyen nasıl Cumhuriyet Halk Partili olabilir. Geçen sene ön seçimde sandık başına ben de gittim, genel başkanımız da gitti, Mansur başkan da gitti. O gün TGRT hırsızlara sahip çıkıyor musunuz? diyordu. Mansur Yavaş bizimle birlikte. Mansur Başkan bugüne kadar ne yaptı, ne adım attı, ne açıklama yaptıysa bilgim dahilindedir. Bundan sonra da ne yapacaksa birlikte yapacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.