Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

haberalmedya - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kırmızı bültenli 54 firari 12 ülkeden Türkiye'ye iade edildi Haber

Kırmızı bültenli 54 firari 12 ülkeden Türkiye'ye iade edildi

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 29, ulusal seviyede aranan 25 olmak üzere toplam 54 firari suçlunun 12 farklı ülkeden yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA)- İçişleri Bakanlığı, uluslararası ve ulusal düzeyde aranan firari suçluların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyona imza atıldığını duyurdu. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 29, ulusal seviyede aranan 25 olmak üzere toplam 54 firari suçlunun Gürcistan, Almanya, Azerbaycan, Bulgaristan, Avusturya, Ekvador, Fransa, Hırvatistan, Kazakistan, Mısır, Yunanistan ve Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye iadelerinin sağlandığı bildirildi. Açıklamada, firarilerin yakalanma sürecinin Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı koordinesinde, Adalet Bakanlığı ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber Suçlarla Mücadele, Asayiş ve Terörle Mücadele (TEM) daire başkanlıklarının ortak çalışmasıyla yürütüldüğü belirtildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle kurulan etkin iş birliği sayesinde firarilerin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği aktarılan açıklamada, organize suç örgütü üyeleri ile uyuşturucu suçlarından aranan şüphelilerin adalete teslim edilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. İçişleri Bakanlığı, operasyonlarda görev alan emniyet personeli ile katkı sağlayan Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ederek, uluslararası iş birliğiyle yürütülen suç ve suçluyla mücadelenin kesintisiz devam edeceğini bildirdi.

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

Türkiye’de seyahat için yapay zeka kullananların yüzde 82'si veri güvenliğinden endişeli Haber

Türkiye’de seyahat için yapay zeka kullananların yüzde 82'si veri güvenliğinden endişeli

Kaspersky’nin Türkiye verilerini de içeren son araştırması, seyahat planlamasında yapay zeka kullanımının siber risk farkındalığını artırdığını ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Araştırmaya göre, Türkiye’deki kullanıcıların seyahat planlamasında yapay zekâya yönelmesindeki en önemli neden, zamandan tasarruf etmek ve hazırlık sürecini kolaylaştırmak; nitekim katılımcıların yüzde 70'i bu avantajları öne çıkarıyor. Bunun yanı sıra, katılımcıların yüzde 66'sı tercih ettikleri destinasyondaki başlıca turistik noktalar hakkında bilgi edinmek amacıyla yapay zekâdan yararlanırken, yüzde 67'si kişisel tercihlerine uygun özelleştirilmiş öneriler almayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye'deki katılımcıların yüzde 73'ü en avantajlı fırsatları bulmak amacıyla yapay zekâyı kullanırken, yüzde 64'ü ise başka yollarla ulaşılması zor bilgileri keşfetme konusunda bu araçlara güveniyor. Günümüzde yapay zeka yardımıyla, bir gezginin tüm taleplerine ve bütçesine uygun kişiselleştirilmiş bir seyahat rotası sadece birkaç tıklamayla oluşturulabiliyor. Ancak sohbet robotları tarafından sağlanan bilgilerin her zaman doğrulanması gerekiyor. Geçmişte, yapay zekaya fazla güvenip kendi araştırmasını yapmadığı için seyahatlerinde sorun yaşayan turistlerin siber basına yansıyan pek çok örneği bulunuyor. Üstelik sadece bilgilerin değil, yapay zekanın paylaştığı bağlantıların (linklerin) da kontrol edilmesi şart; zira bu bağlantılar arasında kötü amaçlı veya oltalama (phishing) içerikli linkler yer alabiliyor. Yapay zeka sohbet robotundan gelen bir bağlantıya tıklamadan önce, bu bağlantının oltalama korumasına sahip Kaspersky Premium gibi güvenilir bir siber güvenlik çözümüyle taranması öneriliyor. Yapay zekâ kullanımında veri güvenliği öne çıkıyor Yapay zekâ, seyahat planlamasında rota oluşturma ve bilgi aramanın yanı sıra, birçok durumda otel ve ulaşım rezervasyonlarının yapılmasında da kullanılıyor. Bu da kaçınılmaz olarak kişisel verilerin paylaşılmasını gerektiriyor. Ancak Kaspersky'nin araştırması, tüm kullanıcıların kişisel bilgilerini yapay zekâ sistemlerine emanet etmeye hazır olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı (yüzde 43), yapay zekâ kullanımının güvenlik riskleri barındırdığını düşünüyor ve bu nedenle hassas verilerini bu sistemlerle paylaşmamaya özen gösteriyor. Yapay zekâ konusunda ciddi güvenlik kaygısı taşımamakla birlikte dikkatli davranmayı tercih eden yüzde 39'luk kesim de eklendiğinde, seyahat planlamasında yapay zekâ kullananların yüzde 82'sinin bu araçları kullanırken veri güvenliğini dikkate aldığı görülüyor. Buna karşılık, katılımcıların yalnızca yüzde 18'i yapay zekâ ile her türlü verinin güvenle paylaşılabileceğine inanıyor. İşte Kaspersky'nin yapay zekâ ile etkileşim kurarken güvende kalabilmek için önerileri Kimlik bilgileri, adres, parola ve benzeri hassas kişisel verilerinizi yapay zekâ asistanlarıyla paylaşmaktan kaçının. Bu tür bilgileri yüklediğiniz platformları dikkatle seçin. E-posta gönderme, satın alma işlemleri ve rezervasyon gibi önemli kararları ve işlemleri kendiniz gerçekleştirin. Yapay zekâ asistanlarını daha çok rutin görevlerde kullanın. Yapay zekânın paylaştığı bağlantıları ve e-postaları mutlaka doğrulayın. URL'leri kontrol eden, şüpheli kaynakları engelleyen ve çevrim içi ödemelerinizi koruyan etkili bir güvenlik çözümü kullanın. Seyahat planlamasında temel yardımcınız olarak yapay zekâyı kullanmayı tercih ediyorsanız, yurt dışındayken kesintisiz internet bağlantısına sahip olduğunuzdan emin olun. Sürekli mobil veri erişimi için bir eSIM kullanmayı değerlendirin. Gizli veya hassas bilgiler içeren ana hesaplarınızı sohbet botlarına ya da diğer yapay zekâ destekli hizmetlere bağlamayın.

Aşırı sıcaklar klima talebini patlattı! Haber

Aşırı sıcaklar klima talebini patlattı!

Mayıs 2025-Haziran 2026 dönemini kapsayan analizine göre, Avrupa'da rekor sıcaklıklar yeni klima montajı taleplerini artırırken, Türkiye'de tüketiciler yeni cihaz almak yerine mevcut klimalarının bakım ve gaz dolumuna yöneldi. İSTANBUL (İGFA) - İklim krizinin etkisiyle Avrupa genelinde hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıktığı 2026 yazı, klima ve iklimlendirme hizmetlerine olan talebi önemli ölçüde artırdı. Türkiye'nin online hizmet platformlarından Armut.com tarafından hazırlanan bölgesel analiz, aşırı sıcakların tüketici tercihlerini nasıl değiştirdiğini ortaya koydu. Mayıs 2025-Haziran 2026 dönemini kapsayan araştırmaya göre, klima kullanım oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinde tüketiciler ağırlıklı olarak yeni klima satın alıp montaj yaptırmayı tercih ederken, Türkiye'de mevcut cihazların bakım ve performansını artırmaya yönelik hizmetler öne çıktı. AVRUPA'DA YENİ KLİMA MONTAJI ÖNE ÇIKTI Analize göre, evlerin yalnızca yaklaşık yüzde 7'sinde klima bulunan Birleşik Krallık'ta sıcak hava dalgaları nedeniyle klima montaj talepleri Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 340 arttı. Toplam klima hizmet talepleri ise yıllık bazda yüzde 150, Mayıs ayına göre ise yüzde 333 yükseldi. Klima kullanım oranının yaklaşık yüzde 40 seviyesinde olduğu İspanya'da ise Haziran ayında yeni klima montaj talepleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 373 artarak Avrupa'nın en yüksek montaj artışı olarak kaydedildi. İtalya'da klima hizmetleri daha dengeli bir seyir izledi. Haziran ayında toplam klima hizmetleri yıllık bazda yüzde 22 artarken, klima montaj talepleri aylık bazda yüzde 130 yükseldi. Romanya'da ise tüketiciler yeni cihaz yerine mevcut klimalarını verimli hale getirmeyi tercih etti. Ülkede klima gazı dolumu talepleri bir ay içinde yüzde 482 artarak Avrupa'nın en yüksek artış oranına ulaştı. TÜRKİYE BAKIM VE GAZ DOLUMUNA YÖNELDİ Araştırmaya göre Türkiye'de de sıcaklıkların artmasıyla klima hizmetlerinde yoğunluk yaşandı. Haziran ayında yeni klima montaj talepleri yüzde 140 artarken, en büyük yükseliş bakım hizmetlerinde görüldü. Klima gazı dolumu talepleri Haziran ayında aylık bazda yüzde 243 artış gösterirken, klima temizliği ve bakım hizmetleri de yüzde 180 yükseldi. Böylece Türk tüketicisinin yeni klima almak yerine mevcut cihazlarının performansını artırmayı tercih ettiği belirlendi. İller bazında incelendiğinde toplam klima hizmet taleplerinin yüzde 41'i İstanbul, yüzde 18'i ise İzmir kaynaklı oldu. Mayıs-Haziran döneminde talebin en hızlı arttığı il ise yüzde 328 ile Gaziantep oldu. Gaziantep'i yüzde 295 ile Tekirdağ, yüzde 265 ile Ankara izledi. Aydın, Mersin ve Antalya da sıcak hava dalgasıyla birlikte klima servislerine en fazla yönelen iller arasında yer aldı. ARAÇ KLİMALARINDA DA YOĞUNLUK YAŞANDI Sıcak hava dalgası araç klima servislerine olan talebi de artırdı. Söz konusu istatistiki verilere göre, Mayıs ayından itibaren araç klima hizmetlerine yönelik talepler Türkiye'de yüzde 196, İtalya'da ise yüzde 221 oranında yükseldi. Araştırma, iklim krizinin yalnızca yaşam alışkanlıklarını değil, tüketicilerin ev ve araç iklimlendirme yatırımlarını da doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Türkiye'de tüketicilerin maliyet odaklı bir yaklaşımla mevcut klimalarını yenilemek yerine bakım ve onarıma yöneldiği, Avrupa'da ise düşük klima sahipliği nedeniyle yeni montaj talebinin öne çıktığı değerlendirildi.

Bursa Osmangazi’de göçün hikayeleri karikatürlerle anlatıldı Haber

Bursa Osmangazi’de göçün hikayeleri karikatürlerle anlatıldı

Osmangazi Belediyesi, Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden ailelerin yaşanmışlıklarını karikatürlerle aktaran “27 Göç, 27 Hikâye, 27 Çizer” sergisini Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde sanatseverlerle buluşturdu. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi, Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden ailelerin hikâyelerini sanatın evrensel diliyle anlatan “Bulgaristan-Türkiye Hattında 27 Göç, 27 Hikâye, 27 Çizer Karikatür Sergisi”ni açtı. Zorunlu göçün geride bıraktığı acılar, özlemler ve yeniden kurulan hayatların karikatürlerle anlatıldığı serginin açılışı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın tarafından gerçekleştirildi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde kapılarını açan sergide, geçmişten günümüze Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmiş ya da göç etmek zorunda bırakılmış ailelerin çocukları olan 27 karikatür sanatçısının göç ve çevre temalı eserleri ile kişisel hikayeleri yer alıyor. Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu, Sinem Aslan, Necdet Yılmaz ve Halit Kurtulmuş Aytoslu koordinatörlüğünde, Osmangazi Belediyesi iş birliğiyle hazırlanan serginin açılışına Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’nın yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, eserleriyle sergide yer alan karikatüristler, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılışın ardından Başkan Erkan Aydın, protokol üyeleri ve ziyaretçilerle birlikte sergiyi gezdi. Karikatüristler, eserlerinin ortaya çıkış sürecini ve çizimlerine ilham veren göç hikayelerini katılımcılarla paylaştı. Göç olgusunu bireysel yaşam öyküleri üzerinden ele alan sergi, ziyaretçilerine hem geçmişe tanıklık etme hem de göçün toplumsal hafızadaki izlerini sanat aracılığıyla yeniden değerlendirme fırsatı sundu. “UMARIM SERGİYİ ZİYARET EDENLER KENDİLERİNDEN İZLER VE HATIRALAR BULURLAR” Her göçün bir hikayesi olduğunu ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Hikayelerin ve hatıraların çoğu acı dolu. Burada, bir nebze de olsa, karikatürlerle orada yaşananları ve o topraklardan bu topraklara taşınan izleri bizlere aktardıkları için değerli sanatçılarımıza ve katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Umarım buraya gelen ziyaretçiler de bu sergide kendilerinden izler ve hatıralar bulurlar. Bu sergide emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. “BURSA BALKAN, RUMELİ İNSANININ VE BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN BAŞKENTİDİR” Bursa’nın kalbi Osmangazi’de böyle anlamlı bir serginin olmasından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederek sözlerine başlayan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, “Bursa Balkan, Rumeli insanının ve Bulgaristan Türklerinin başkentidir. Bizi ve varlığımızı anlatan bir şehirdir. Bugün Türkiye’de insanlar karikatür çizdikleri için tutuklanabiliyor. Oysa eleştiri ve mizah, ince bir zekayla anlamlı mesajlar vermenin en etkili yollarından biridir. Bu mesajları aslında en çok siyasetçilerin okuması gerektiğini, siyaset ile mizahın birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün bunu bir kez daha hatırladık. Hem iki ülkeyi hem de bizleri anlatan, bir yandan ortak geçmişimizi yansıtırken diğer yandan eksiklikleri de gözler önüne seren bu sergide emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “TOPLUMSAL TARİHİN HAFIZASINI CANLANDIRMAK İSTEDİK” Sergilerinin Bursa’ya uğramasının kendileri için çok kıymetli olduğunu belirten Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu ise, “Aslında bu bizim hayalimizdi. Bu hayalimizi gerçekleştirdiğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. Taligamızın Kasım ayında Sofya Üniversitesi’nde olacağını da şimdiden müjdelemek istiyorum. Hepimiz, yaşadığımız acılara rağmen Bulgaristan ile Türkiye arasında dostluğun, emeğin ve sanatın hafızasını birlikte inşa ediyoruz. Belki farkında değiliz ama aslında çok büyük bir iş yapıyoruz. Gelecek kuşaklara büyük bir bavulu sanatla, sözle ve müzikle doldurarak emanet ediyoruz. Bu sergi fikri de 1925 Türkiye-Bulgaristan Dostluk Antlaşması’nın 100. yılı vesilesiyle ortaya çıktı. Sanat ile göçü buluşturarak kayıt altına alınmamış toplumsal tarihin hafızasını canlandırmak istedik. Sanat, aslında 20. yüzyıl boyunca iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir yere sahipti. Bu sanatın taşıyıcıları da iki toplum ve kültür arasında köprü kurabilen biz muhacirlerdik” diye konuştu. Bulgaristan’dan Türkiye'ye göç eden ailelerin yaşanmışlıklarını karikatürler aracılığıyla anlatan Bulgaristan-Türkiye Hattında 27 Göç, 27 Hikâye, 27 Çizer Karikatür Sergisi, 12 Temmuz’a kadar Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.

Yılın ilk yarısında 900 bin dekara yakın tarım arazisi doğal afetlerden zarar gördü Haber

Yılın ilk yarısında 900 bin dekara yakın tarım arazisi doğal afetlerden zarar gördü

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında sel, don, dolu ve fırtına gibi afetler nedeniyle yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü açıkladı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında meydana gelen doğal afetlerin tarımsal üretime verdiği zararları değerlendirdi. Görüntülü bir açıklama yapan Bayraktar, sel, su baskını, don, dolu, fırtına, aşırı yağış, kar, hortum ve heyelan gibi afetlerin tarım sektörünü ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Bayraktar, 2026’nın ilk yarısında Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü ifade ederek, afetlerin yalnızca ürün kaybına değil, üreticilerin sezon boyunca yaptığı tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açtığını söyledi. Son yıllarda doğal afetlerin hem sayısının hem de şiddetinin arttığını vurgulayan Bayraktar, FAO verilerine de dikkat çekti. Küresel ölçekte tarım sektörünün afetlerden ciddi zarar gördüğünü belirten Bayraktar, 1991-2023 döneminde toplam zararın 3,26 trilyon dolara ulaştığını aktardı. Bayraktar, afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin yalnızca üreticileri değil, tüketicileri de doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti. TÜRKİYE’DE 70’TEN FAZLA İL ETKİLENDİ Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre 2026’nın ilk 6 ayında 28 ilde sel ve su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum afetleri görüldü. Zarar gören alanların yaklaşık yarısının sel ve su baskınlarından etkilendiğini belirten Bayraktar, özellikle bu afetlerin üretim süreçlerini ciddi şekilde sekteye uğrattığını söyledi. Afetlerin yalnızca ürün kaybına değil, tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm üretim maliyetlerinin de boşa gitmesine neden olduğunu vurgulayan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticilerin ağır ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bayraktar, tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek sigortalılık oranlarının halen düşük olduğunu belirtirken, devlet desteğine rağmen primlerin çiftçi gelirlerine göre yüksek olduğunu vurguladı. Bayraktar, sigortası olmayan üreticilerin de ciddi zarar gördüğünü ifade etti. Bayraktar, afetlerden etkilenen üreticilere nakit destek sağlanması ve Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri borçlarının yapılandırılması çağrısında bulundu. “Bereketli bir sezon söylemi, afet mağduru çiftçilerin yaşadığı kayıpları gölgelememelidir” diyen Bayraktar, tüm üreticilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Yabancı plakalı araç işlemlerine dijital kolaylık... Portal yenilendi Haber

Yabancı plakalı araç işlemlerine dijital kolaylık... Portal yenilendi

Ticaret Bakanlığı, Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri Portalı’nı güncelleyerek kullanıcıların işlemlerini daha hızlı ve dijital ortamda yapabilmesini sağladı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri Portalı’nın (http://ypti.ticaret.gov.tr) daha erişilebilir ve hızlı hale getirildiğini açıkladı. Yapılan düzenlemeyle birlikte yabancı plakalı araçlara ilişkin işlemlerin büyük bölümü çevrim içi platforma taşındı. Yeni sistem üzerinden kullanıcılar, yabancı plakalı taşıtların Türkiye’de kalış sürelerine ilişkin bilgilere kolayca ulaşabiliyor. Ayrıca taahhütname işlemleri de dijital ortamda hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirilebiliyor. Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri Portalı artık daha erişilebilir, daha hızlı ve daha kolay! Ticaret Bakanlığımız tarafından hizmete sunulan Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri Portalı (https://t.co/PAX2c9oPa6) üzerinden; ✅ Yabancı plakalı taşıtların Türkiye’de kalış sürelerine… pic.twitter.com/s6P5Qz1FEw — T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) July 3, 2026 ADIM ADIM KULLANIM ANLATILIYOR Bakanlık tarafından hazırlanan tanıtım videosunda, portal üzerinden işlemlerin nasıl yapılacağı detaylı olarak anlatılıyor. Böylece kullanıcıların sisteme erişimi ve işlem süreçlerinin daha pratik hale getirilmesi hedefleniyor. Ticaret Bakanlığı, dijital dönüşüm vizyonu kapsamında kamu hizmetlerini daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü vurguladı.

Troya'nın efsaneleri Kolezyum'da dünyayla buluştu Haber

Troya'nın efsaneleri Kolezyum'da dünyayla buluştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ile birlikte Roma'da düzenlenen “Troya ve Roma: Antik Akdeniz'in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Ersoy, serginin Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliğine yeni katkılar sunacağını söyledi. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Roma'da düzenlenen “Troya ve Roma: Antik Akdeniz'in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisinin açılışını Alessandro Giuli ile birlikte gerçekleştirdiklerini açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Ersoy, Troya'nın mitlerini ve Roma'nın efsanelerini bu kez Kolezyum'un tarihi atmosferinde dünya ile buluşturduklarını belirtti. Serginin, Troya'nın yalnızca Roma'nın değil, Avrupa'nın kültürel hafızasının da kurucu anlatılarından biri olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Ersoy, Akdeniz'in ortak mirasının uluslararası ziyaretçilerle paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Roma temasları kapsamında Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezi'ni de ziyaret ettiklerini aktaran Bakan Ersoy, İtalyan mevkidaşı Giuli ile kültürel iş birlikleri, ortak projeler ve kültür varlıklarının korunmasına yönelik çalışmaları değerlendirdiklerini kaydetti. Troya'nın mitlerini, Roma'nın efsanelerini bu kez Kolezyum'un kadim duvarları arasında dünyayla buluşturduk. “Troya ve Roma: Antik Akdeniz'in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” sergisinin açılışını İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ile birlikte gerçekleştirdik. Troya'nın… pic.twitter.com/Z5P0YLtgDo — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) June 12, 2026 Açılış programına Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, Vatikan Büyükelçisi Fahrettin Altun, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ile çok sayıda davetli katıldı. Bakan Ersoy, Türkiye ile İtalya arasında son yıllarda güçlenen kültürel diyaloğun somut bir yansıması olarak nitelendirdiği serginin, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin daha da gelişmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.

Bursa Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği Haber

Bursa Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği

Bursa Osmangazi Belediyesi tarafından Türk edebiyatının büyük ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hatırasını yaşatmak ve yeni kalemleri desteklemek amacıyla düzenlenen 24. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl makale dalında gerçekleştirilen yarışmanın ödül töreni, edebiyat ve kültür dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. BURSA (İGFA) - Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ve İbrahim Emre Tonaroğlu’nun yanı sıra Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, yarışmanın jüri üyeleri Metin Önal Mengüşoğlu, Mustafa Muharrem, İhsan Deniz ve Mustafa Başpınar ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Bu yıl makale kategorisinde gerçekleşen yarışmaya gönderilen toplam 143 eser, alanında uzman jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda Bursa’dan Ecrin Yücel ‘İğde Çiçeği İncir Ağacı’ isimli eseriyle birinciliğe layık görülürken, İstanbul’dan Hikmet Temel Akarsu ‘Kadim’ eseriyle ikinci, Ankara’dan Gürkan Avcı ‘Karçal’ eseriyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülü ise ‘Yıldız Tozu’ eseriyle Mersin’den Selma Sayar’a verildi. “AHMET HAMDİ TANPINAR GENÇ KALEMLERE YOL GÖSTERİYOR” Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın Türkiye’nin dört bir yanından edebiyatseverleri ve genç yazarları aynı çatı altında buluşturmayı sürdürdüğünü belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Osmangazi Belediyesi olarak yıllardır kuşaktan kuşağa edebiyat hayatına zenginlik katıyoruz. Bu yıl yarışmaya gönderilen 143 metin az bir sayı değil. Demek ki hala yazan, yazmaya çalışan çok sayıda genç kalem var. Genç kalem var diyorum ama kalem hiç yaşlanmıyor. Kalem hep genç. İnsanoğlu var oldukça da gençliğini koruyor. Eğer yaşlanmış olsaydı zaten bugün burada olmazdık. Hemen yanımızda olan Zamansız Kütüphane’miz de olmazdı. O kütüphanede yer alan kitaplar hala gençliğini ve tazeliğini koruyor. Sadece sayfaları eskiyor; tıpkı insan gibi. İşte bu yüzden kalem yaşlanmadığı için Ahmet Hamdi Tanpınar da bugün gençliğini koruyor. Genç kalemlere yol gösteren, onları yönlendiren bir lokomotif görevi görüyor. Bu anlamda yarışmaya katılan bütün arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yazarlarımıza ve yazar adaylarımıza teşekkür ediyorum. Dereceye giren yarışmacılarımızı da tebrik ediyor, kendilerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” “YARIŞMAYA KATILAN GENÇLER ZAMANI OKUMUŞLAR” Tanpınar’ın geçmiş ile gelecek arasında kurduğu kültürel köprünün günümüzde yol gösterici niteliğini koruduğu vurgulayan jüri üyelerinden Metin Önal Mengüşoğlu da, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çokça kullandığı bir ifade vardır; ‘Bizim romanımız türkülerimizdir’ der. Bu türküleri çocuklarımıza öğrettiğimiz, onlarla birlikte yaşamaya devam ettiğimiz ve değişimi de bu devamlılık içerisinde gerçekleştirdiğimiz zaman geleceğe dair yaşayan bir toplum olabiliriz. Ben son makale okumalarımda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu mesajının ve misyonunun karşılık bulduğunu gördüm. Yarışmaya katılan gençler zamanı okumuşlardı. Ekolojik edebiyattan, dijital çağdan ve sözün düşüşünden söz ediyorlardı. Jacques Ellul, görsel malzemelerin sözün yerini aldığı bir dönemden bahseder. Ancak önümüze gelen 143 metnin tamamı sözdü. Genç kuşaklar değişimi de anlamışlardı. Yapay zekanın gelişimini ve dijital hayatı fark ederek sözü yeniden ayağa kaldırmaya çalışmışlardı. Bu anlamda bütün yarışmacıları kutluyor, özellikle dereceye giren yarışmacılarımızı tebrik ediyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın misyonunun ve mesajının gelecek zamanlarda yaşayacağına inanıyorum” diye konuştu. “YAZMAYA VE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİM” Yarışmada birincilik başarısı elde eden Ecrin Yücel ise oldukça mutlu ve gururlu olduğunun altını çizerek, “Burada olmama vesile olan Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Akademik eğitimime Marmara Üniversitesi’nde devam ediyorum. Böyle yarışmaların düzenlenmesi biz genç yazarlar için son derece teşvik edici. Uzun zamandır yazıyorum ve son dönemde yazdıklarım daha görünür olmaya başladı. İnşallah yazmaya ve üretmeye devam edeceğim” açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, yarışmada dereceye giren ve mansiyon ödülüne layık görülen katılımcılara ödüllerini takdim etti. Ödül töreni, dereceye giren yarışmacılar ve protokol üyelerinin birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.