Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizm

haberalmedya - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın asırlık lezzetleri Kültür Yolu'nda başrolde Haber

Bursa'nın asırlık lezzetleri Kültür Yolu'nda başrolde

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez düzenlenen Bursa Kültür Yolu Festivali, kentin yüzyıllardır yaşattığı zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival kapsamında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen ve danışma kurulunca belirlenen 50 Lezzet Noktası, Osmanlı'nın ilk başkentinin köklü gastronomi mirasını yerli ve yabancı ziyaretçilerin beğenisine sundu. BURSA (İGFA) - Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olan Bursa, yalnızca tarihi yapılarıyla değil, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin aynı sofrada buluştuğu mutfak geleneğiyle de öne çıkıyor. Saray mutfağının incelikleri, Balkan göçlerinin taşıdığı tarifler, Tatar mutfağının etkisi ve Bursa Ovası'nın bereketiyle şekillenen bu zengin gastronomi kültürü, festival kapsamında oluşturulan 50 Lezzet Noktası ile yeniden keşfediliyor. Bursa kebabı, cantık, tahanlı pide, cevizli lokum, süt helvası, kazandibi, kestane şekeri ve daha birçok özgün tat, festival ziyaretçilerine yalnızca bir lezzet deneyimi değil, Bursa'nın asırlardır süregelen yaşam kültürünü de anlatıyor. “LEZZET NOKTALARI İLE ZİYARETÇİLER DOĞRU ADRESLERE ULAŞIYOR” Festivalin ev sahibi şefi Gürkan Kaya, Bursa mutfağının yalnızca birkaç yöresel yemekten ibaret olmadığını, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin oluşturduğu güçlü bir gastronomi mirasına sahip olduğunu söyledi. Bursa'ya ilk kez gelen ziyaretçilere İskender kebabı, cantık ve kazandibini önerdiğini belirten Kaya, Osmanlı saray mutfağı ile Balkan ve Tatar mutfaklarının Bursa'da benzersiz bir sentez oluşturduğunu ifade etti. Lezzet Noktası uygulamasının ziyaretçilerin doğru adreslere ulaşmasını kolaylaştırdığını belirten Kaya, uygulamanın aynı zamanda yıllardır aynı kaliteyi koruyan işletmeleri görünür kılarak şehir ekonomisine de katkı sunduğunu dile getirdi. Festival kapsamında belirlenen Lezzet Noktaları yalnızca yemek sunan işletmeler değil; Bursa'nın kuşaktan kuşağa aktarılan gastronomi hafızasını yaşatan önemli duraklar olarak öne çıkıyor. Bu duraklardan biri olan Kebapçı Hüseyin, Bursa kebabının usta isimlerinden Hüseyin Usta'nın mirasını ikinci kuşak olarak yaşatıyor. 1976 yılında başlayan ustalık yolculuğunu bugün aynı anlayışla sürdüren işletme, yalnızca Bursa kebabı hazırlıyor. İkinci kuşak temsilcisi Mutlu Karaman ise babasından devraldığı bayrağı aynı özenle taşımaya çalıştıklarını belirterek festival süresince özellikle şehir dışından gelen ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Karaman, Bursa'ya gelen ziyaretçilerin ilk olarak Bursa kebabını tatmak istediğini, Tahanlı Pide, Pideli köftenin bu sırayı takip ettiğini ve ardından süt helvası, kestane şekeri gibi kentin simge lezzetlerine yönelindiğini ifade etti. Festivalin önceki yıllara göre çok daha yoğun geçtiğini belirten Karaman, Lezzet Noktası uygulamasının yalnızca kendi işletmelerine değil, Bursa'daki tüm esnafa önemli katkı sağladığını dile getirdi. 1928’DEN BU YANA AYNI FIRINDAN AYNI KOKU YÜKSELİYOR Muradiye'nin tarihi dokusunda yer alan İnanç Fırın, 1928 yılından bu yana aynı aile tarafından işletiliyor. İşletmenin dördüncü kuşak temsilcisi Bülent Mertyürek, yaklaşık bir asırdır aynı mahallede üretim yapmanın yalnızca ticari bir faaliyet değil, kültürel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Mübadele yıllarında el değiştiren tarihi bir ekmek fırınında üretime başlayan ailenin bugün hala aynı mekanda geleneksel tarifleri yaşatmaya devam ettiğini anlatan Mertyürek, Bursa mutfağının Osmanlı kültürü ile Balkan göçlerinin oluşturduğu eşsiz bir sentez olduğunu belirtti. Bursa’ya ilk kez gelen birine önereceği lezzetlerin tahanlı pide, coğrafi işaretli cevizli lokum, İskender Kebabı, Cantık ve ekşi mayalı ekmeklerin olduğunu söyleyen Mertyürek, kullandıkları ham maddelerin büyük bölümünü Bursa ve çevresindeki üreticilerden temin ettiklerini dile getirdi. İnegöl cevizi, Bursa yağı ve ununun bölgenin yerel ürünleriyle hazırlanan tariflerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında kendileri için büyük önem taşıdığını belirten Mertyürek, Lezzet Noktası uygulamasının bu köklü mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunduğunu ifade etti. 600 YILLIK İMARETHANE BUGÜN DE SOFRALAR KURUYOR Festivalin Lezzet Noktaları arasında yer alan Han 1426 da ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği duraklardan biri oldu. Sultan II. Murad tarafından 1426 yılında imarethane olarak hizmete açılan tarihi yapıda bugün Bursa mutfağının geleneksel tatları sunuluyor. İşletme Müdürü Tarık Asa, tarihi mutfakta hazırlanan Muradiye Çorbası, Mutancana ve Fukara Keşkülü'nün festival ziyaretçilerinden büyük ilgi gördüğünü, Lezzet Noktası uygulamasıyla birlikte çevre illerden gelen ziyaretçi sayısında da artış yaşandığını ifade etti. Bursa Kültür Yolu Festivali kapsamında oluşturulan 50 Lezzet Noktası, ziyaretçileri kentin köklü tatlı geleneğini yaşatan adreslerle de buluşturdu. Festivalin gastronomi rotasında yer alan Mehmet Tanju Geye Dondurma, yaklaşık 100 yıllık geçmişiyle ilgi gören duraklardan biri oldu. İşletme Müdürü Mustafa Şener, festival süresince ziyaretçilerin en çok dondurma ve kazandibini tercih ettiğini belirterek, Lezzet Noktası uygulaması sayesinde Bursa'ya gelen misafirlerin kentin özgün tatlarını daha bilinçli şekilde keşfettiğini ifade etti. Şener ayrıca, ürünlerinde kullandıkları sütün yıllardır köylerden temin edildiğini belirterek, yerel üreticilerle kurdukları bağın Bursa'nın geleneksel lezzet anlayışını yaşatan en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. 50 LEZZET NOKTASI BURSA'NIN GASTRONOMİ MİRASINI GELECEĞE TAŞIYOR Bursa Kültür Yolu Festivali kapsamında oluşturulan 50 Lezzet Noktası, kentin köklü mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluştururken, yüzyıllardır süregelen üretim geleneğini ve usta-çırak kültürünü de yaşatıyor. Festival boyunca yoğun ilgi gören gastronomi rotası, yerel işletmelerin görünürlüğünü artırırken Bursa'nın gastronomi kimliğinin daha geniş kitlelere ulaşmasına ve şehir ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor.

Su sporlarının yeni gözdesi Takoran Vadisi Haber

Su sporlarının yeni gözdesi Takoran Vadisi

Şanlıurfa'nın doğal güzellikleriyle öne çıkan turizm destinasyonlarından Siverek Takoran Vadisi, su sporlarında önemli bir merkez haline gelmeye devam ediyor. Daha önce su altı sporcuları, kano tutkunları ve sportif olta balıkçılarını ağırlayan vadi, bu kez Türkiye'nin farklı illerinden gelen Stand Up Paddle (SUP) sporcularına ev sahipliği yaptı. ŞANLIURFA (İGFA) - Fırat Nehri'nin eşsiz manzarası eşliğinde kürek çeken sporcular, hem spor yapmanın hem de Takoran Vadisi'nin doğal ve tarihi güzelliklerini keşfetmenin keyfini yaşadı. Bölgenin sakin yapısı ve elverişli su koşulları, katılımcılardan tam not aldı. SUP sporcusu Şevval Dirlik, Takoran Vadisi'nin Türkiye'deki en özel parkurlardan biri olduğunu belirterek, "Bugüne kadar ülkemizin birçok farklı noktasında Stand Up Paddle yaptım. Ancak Takoran Vadisi, doğası ve atmosferiyle bambaşka bir deneyim sunuyor. Bana bu spor için hangi ülkeyi önerdiğimi soruyorlar. Ben de 'Hangi ülke değil, Türkiye'de hangi şehir?' diye sormalısınız diyorum. Takoran Vadisi su sporları için muazzam bir rota. Herkesi bu eşsiz doğayı keşfetmeye davet ediyorum." dedi. Takoran Vadisi'nde 15 yıldır tekne kaptanlığı yapan Mahmut Durak ise bölgeye yönelik ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Durak, son dönemde su sporlarına yönelik yoğun bir talep oluştuğunu belirterek, "Yıllardır yerli ve yabancı turistlere hizmet veriyoruz. Su altı sporcuları, kanocular, sportif olta balıkçıları ve şimdi de SUP sporcularını ağırlıyoruz. Bu hareketlilik hem bölgenin tanıtımına hem de turizm potansiyeline önemli katkı sağlıyor. İş hacmimizin artmasından memnuniyet duyuyoruz." diye konuştu. Doğal güzellikleri ve Fırat Nehri'nin sunduğu parkurlarla dikkat çeken Takoran Vadisi, su sporları ve doğa turizmine ilgi duyan ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Bursa Yenişehir’de tarihi gün… Babasultan Obası kapılarını açtı Haber

Bursa Yenişehir’de tarihi gün… Babasultan Obası kapılarını açtı

Bursa'da Yenişehir Belediyesi tarafından Babasultan Parkı içerisinde hayata geçirilen “Babasultan Obası”, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarihi ve kültürel mirasını aslına uygun olarak ayağa kaldırmaya devam edeceklerini belirterek, yeni projelerin müjdesini verdi. Burcum Tansu SARI / BURSA (İGFA) - Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Yenişehir, köklü tarihini ve kültürünü yaşatacak önemli bir projeye daha kavuştu. Babasultan Parkına kurulan Babasultan Obası, Belediye Başkanı Ercan Özel, protokol ve Yenişehir halkının yoğun katılımıyla dualar eşliğinde açıldı. Açılış öncesi Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehter Takımı’nın gerçekleştirdiği gösteriyle coşkulu anlar yaşanırken, mehter gösterisi vatandaşlardan büyük beğeni aldı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, göreve geldikleri günden bu yana şehrin gelişmesi, büyümesi ve güzelleşmesi için gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade etti. Babasultan Obası’nın kurulduğu Pustinpuşt Zaviyesi’nin önemine dikkat çeken Başkan Özel, “Bugün burada köklerimizle yeniden buluşuyor, tarihimize sahip çıkıyoruz. Burası; Altaylardan Anadolu’ya uzanan kutlu yürüyüşün, otağların, obaların, alp ruhunun ve büyük Türk milletinin hikâyesini yaşatacak bir mekân olacak. Bulunduğumuz tarihi mekan yani Pustinpuşt Zaviyesi, Osmanlı’nın kuruluş döneminden bugünlere ulaşan en önemli tasavvuf yapılarından biridir. Çocuklarımız burada ecdadımızın yaşam kültürünü tanısın, gençlerimiz tarihini yaşayarak öğrensin istedik. Böylesine anlamlı bir eseri ilk başkent olma şerefine erişmiş şehrimize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu. Konuşmasında Yenişehir’de yürütülen diğer çalışmalara da vurgu yapan Başkan Ercan Özel, belediyecilikte bir hizmet maratonu başlattıklarını ifade etti. Karayolları Genel Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde ilçe merkezindeki ana arterlerdeki sıcak asfalt çalışmalarını 5 gün gibi kısa bir sürede tamamladıklarını müjdeleyen Özel, Heykel Meydanı ve Akıllı Kavşak çalışmalarına da başladıklarını belirtti. Yenişehir’in tarihi mekanlarını yaşayan ve yaşatan geleceğe taşımayı hedeflediklerinin altını çizen Başkan Ercan Özel, tamamlanan ve devam eden projeler ile ilgili açıklamalarda bulundu. Başkan Özel, Yenişehir çarşı hamamının aslına uygun şekilde yeniden işlevsel hale getirilerek halkın kullanımına açıldığını dile getirdi. Sarı Köşk‘ün de Yenişehir Girişimci Kadınlar Derneği ile birlikte hizmete açılarak, kadınların üretim yapıp aile bütçelerine katkı sağlayabileceği bir atölyeye dönüştürüldüğünü ifade eden Başkan Özel, Tarihi Orhan Hamamında restorasyon çalışmalarının hızla devam ettiğini belirterek, Yarhisar Mahallesi’ndeki yapının restore edildiğini, önümüzdeki günlerde vatandaşların hafta sonu kahvaltı yapıp keyifli vakit geçirebileceği bir yaşam alanı olarak hizmete alınacağını sözlerine ekledi. Şemaki Evi‘nin ise müze olarak ziyarete açılacağını duyuran Başkan Ercan Özel, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile protokol hazırlandığını ve meclis kararının ardından tarihi konağın yeniden müze olarak vatandaşla buluşturulacağını dile getirdi. Süleymaniye Kalesi ve Kent Müzesiyle ilgili çalışmalara da değinen Başkan Özel, M.Ö. 300’lü yıllara dayanan kale bölgesini turizme kazandırmak için Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas ve ekibiyle yol haritası belirlendiğini belirtti. Başkan Özel, ilçeye olan desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’ya teşekkür etti. YENİŞEHİR HALKINDAN YOĞUN İLGİ Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Başkan Ercan Özel ve beraberindeki heyet obayı ziyaret etti. Açılışa yoğun katılım gösteren Yenişehir halkı, Babasultan Parkı’nda kurulan bu özel mekanda geçmiş yılların özlemini giderirken, Başkan Özel’e ilgi yoğundu. Vatandaşlarla tek tek tokalaşıp samimi sohbetler gerçekleştiren Başkan Ercan Özel, obanın tüm ilçeye hayırlı olmasını diledi.

Bursa Nilüfer’de sürdürülebilir kalkınma hamlesi Haber

Bursa Nilüfer’de sürdürülebilir kalkınma hamlesi

Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bölgenin tarım ve turizm potansiyeline dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Çiftçimiz ve köylümüz bu topraklarda iyi para kazanmalı ki topraklarını koruyabilsin” dedi. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçenin geleceğini şekillendirecek vizyon projelerini ve kent gündemini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla buluştu. Fadıllı Mahallesi’nde açılan NİLBEL Leylek Kafe ve Restoran’da gerçekleşen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Başkanı Erol Gülmez, Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Kent Buluşmaları”nı ortak akıl üretmek için düzenlediklerini söyledi. Organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ve akademik odalarla düzenli toplantılar yaptıklarını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarıyla da düzenli olarak bir araya gelmek istediklerini belirtti. “HER YERDE SANAYİ KURABİLİRİZ AMA TARIM YAPAMAYIZ” Nilüfer’in yüzölçümünün yüzde 74,5’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, ilçede 6 organize sanayi bölgesi ve 5 binin üzerinde küçük işletme bulunduğunu hatırlatarak, “Her yerde konut yapabiliriz, her yerde sanayi kurabiliriz ama her yerde tarım yapamayız. Gelecekte gıda ve su krizi dünyada savaşların sebebi olacak. Bu verimli toprakların elden gitmemesi gerekiyor” dedi. Göreve gelirken gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları olmak üzere dört hassasiyet belirlediklerini hatırlan Başkan Şadi Özdemir, tarımda sürdürülebilirliğin ancak üreticinin kazanmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Tarım yapan nüfusun yaş ortalamasının 60’ın üzerine çıktığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Üretici iyi para kazanmazsa, çocuklarının geleceğini burada görmezse topraktan vazgeçiyor. Bir kuşak daha giderse bu bölgenin elmasına, armuduna, incirine, enginarına erişemeyeceğiz” diye konuştu. Karacabey Ovası’na yönelen sanayi baskısına da değinen Başkan Şadi Özdemir, yeni organize sanayi bölgelerinin verimli tarım topraklarını tehdit ettiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Yeni sanayi bölgesi demek yeni nüfus, yeni konut, yeni imarlı alan ihtiyacı demek. Bu baskı en sonunda tarım alanlarına yönelir. Nilüfer’in nüfusu 16 ilçenin toplam nüfus artışından daha fazla artıyor. Bu kentin yaşam kalitesini hep birlikte korumamız gerekiyor” dedi. DÖRT MAHALLEYİ KAPSAYAN TURİZM VİZYONU Fadıllı, Akçalar, Gölyazı ve Ayvaköy’ün birlikte bir turizm destinasyonu olabileceğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, iki yıldır bölge üzerine çalıştıklarını anlattı. Japon Seyahat Acenteleri Birliği’nin dünyada gezilmesi gereken 30 yer arasında Türkiye’den yalnızca Gölyazı’yı gösterdiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bölgedeki projeleri şöyle sıraladı: “Gölyazı’da kazısı tamamlanan antik amfitiyatroyu, Anıtlar Kurulu onayının ardından konser alanına dönüştürmek istiyoruz. Gölyazı ile Leylek Kafe ve Restoran arasında yolcu taşıyacak bir yüzer iskele inşa edeceğiz. Fadıllı’daki Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’ni geliştireceğiz. Ayvaköy’de seyir tepesi, dijital göçebeler için “dijital köy” kuracak ve 4,5 kilometresi botla gezilebilen Ayvaini Mağarası’nın turizme kazandıracağız. Bu bölgeyi turizmle canlandırıp tarımdan vazgeçilmemesini sağlamalıyız.” KOOPERATİFÇİLİK VURGUSU Tarımda örgütlenmenin önemine de değinen Başkan Şadi Özdemir, Hollanda’nın kooperatif modelini örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, “Hollanda, Konya’dan biraz büyük bir ülke ve yıllık 135 milyar dolarlık tarım ihracatı yapıyor. Çünkü her ürünün kooperatifi var ve üretim planlı yapılıyor. Biz de ürünlerimizi kendi kooperatiflerimizde toplarsak fiyatı belirleme şansı üreticide olur” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, konuşmasının ardından basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

Osmangazi ile Dominik Cumhuriyeti arasında kardeşlik adımı Haber

Osmangazi ile Dominik Cumhuriyeti arasında kardeşlik adımı

Osmangazi Belediyesi Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda, ilçenin uluslararası ilişkilerine katkı sağlayacak önemli bir karar alındı. Kültür, Sanat ve Turizm Komisyonu’nun, Dominik Cumhuriyeti’nin Santiago de los Caballeros kenti ile kardeş şehir ilişkisi kurulmasına yönelik hazırladığı rapor, mecliste oy birliğiyle kabul edildi. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda ilçenin uluslararası ilişkilerine katkı sağlayacak önemli bir karar alındı. Kültür, Sanat ve Turizm Komisyonu tarafından hazırlanan, Dominik Cumhuriyeti'nin en büyük şehirlerinden Santiago de los Caballeros ile kardeş şehir ilişkisi kurulmasına yönelik rapor, mecliste oy birliğiyle kabul edildi. Görüşmeler sırasında söz alan AK Parti Grup Sözcüsü, kardeş şehir uygulamalarının özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye açısından stratejik öneme sahip bölgelerle geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Ancak Santiago de los Caballeros ile kurulacak ilişkinin Osmangazi’ye sağlayacağı katkıların daha detaylı şekilde ortaya konulması gerektiğini belirterek, bu tür raporların kapsamlı değerlendirmeler sonrasında meclis gündemine gelmesinin daha uygun olacağını ifade etti. Madde ile ilgili açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın: “Dominik Cumhuriyeti’nin başkanı Türk kökenli. Kendisi, Osmanlı döneminden gelen bir aileye mensup olduğunu ifade ediyor. Osmanlı döneminde bölgeye yerleşen Türklerin torunlarının bugün hâlâ burada yaşadığı belirtiliyor. Başkanının Osmanlı kökenli olması nedeniyle Türkiye ile olan ilişkiler de dikkat çekiyor. Büyükelçilik yetkilileriyle yapılan görüşmelerde bu konular gündeme geldi. Biz de yaklaşık 1 yıl süren çalışmaların ardından ilk kez bu bölgeye gelmiş olduk. Karşılıklı olarak ilişkilerin geliştirilmesi ve bakanlıklar düzeyinde iş birliklerinin artırılması gerektiği değerlendiriliyor. Ayrıca burada Atatürk’ün adını taşıyan bazı çalışmalar ve girişimlerin bulunduğu da ifade edildi. Her ne kadar konu coğrafi olarak uzak görünse de, tarihî bağlar ve kültürel ilişkiler nedeniyle önem taşıyor. Bu nedenle hem başkanı hem de bizi kabul eden yetkililerle verimli görüşmeler gerçekleştirildi.” dedi. Söz konusu sürecin hayata geçirilmesinde önemli rol oynayan Dominik Cumhuriyeti Bursa Fahri Konsolosu Ömer Aydoğdu'nun girişimleriyle, Dominik Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Elvis Alam ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın geçtiğimiz aylarda Bursa'da bir araya gelmiş, iki şehir arasında kardeş şehir ilişkisi kurulmasının önemine dikkat çekerek ilk adımı atmıştı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Bursa Fahri Konsolosu Ömer Aydoğdu, Santiago de los Caballeros'un Dominik Cumhuriyeti'nin en önemli ve en büyük şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehirde Osmanlı İmparatorluğu döneminde Lübnan'dan göç eden Osmanlı kökenli ailelerin torunlarının yaşadığını ifade etti. Aydoğdu, Dominik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Luis Abinader'in de Lübnan asıllı Osmanlı kökenli bir aileye mensup olduğunu vurgulayarak, iki toplum arasındaki tarihî bağların günümüzde diplomatik, kültürel ve ekonomik iş birlikleriyle daha da güçlendiğini söyledi. Aydoğdu, kurulacak kardeş şehir ilişkisinin her iki kent için de önemli fırsatlar sunacağını belirterek, “Bu iş birliği; sosyal, kültürel, ekonomik ve turizm alanlarında yeni projelerin önünü açacak, iki şehir arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi. Alınan kararla birlikte Osmangazi ile Santiago de los Caballeros arasında kardeş şehir maddesi meclis oy birliği ile kabul edildi.

Denizli'de Çal Karası Sempozyumu 3.500 yıllık mirası gün yüzüne çıkaracak Haber

Denizli'de Çal Karası Sempozyumu 3.500 yıllık mirası gün yüzüne çıkaracak

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla 20 Haziran’da düzenlenecek sempozyum, Çal Karası üzümünü tarih, kültür ve turizm boyutlarıyla ele alacak. DENİZLİ (İGFA) - Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla 20 Haziran’da gerçekleştirilecek Çal Karası Sempozyumu, bölgenin 3.500 yıllık bağcılık mirasını yeniden gündeme taşıyacak. Akademisyenleri, üreticileri, önologları ve turizm profesyonellerini bir araya getirecek organizasyon, Çal Karası’nın tarihsel, kültürel ve ekonomik değerini çok yönlü biçimde ele alırken, bölgesel kalkınma ve turizm potansiyeline yönelik yeni perspektifler sunacak. BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİYLE ÇAL KARASI’NIN GELECEĞİ KONUŞULACAK Denizli’nin Çal ilçesinde bağcılık kültürünü, yerel üretimi, gastronomiyi ve doğayla iç içe deneyimleri bir araya getiren Çal Bağ Yolu öncülüğünde; Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çal Kaymakamlığı ve Çal Belediyesi’nin katkılarıyla yapılacak Çal Karası Sempozyumu, 20 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. ÇAL KARASI İLK KEZ KENDİ SEMPOZYUMUNDA ELE ALINACAK Bölgenin köklü bağcılık mirasını görünür kılmak ve Çal’ın turizm potansiyelini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Çal Karası üzümü ilk kez kendi adıyla düzenlenen bu kapsamlı sempozyumda tüm yönleriyle ele alınacak. Tarihsel derinliği yapılan arkeolojik çalışmalarda elde edilen 3.500 yıl öncesine ait üzüm çekirdekleriyle tescillenen ve adını doğrudan Çal’ın eşsiz teruarından alan Çal Karası üzümü, bu sempozyum vasıtasıyla tarih, bağcılık, önoloji ve turizm perspektiflerinden çok disiplinli bir yaklaşımla değerlendirilecek. DÖRT ANA BAŞLIKTA BÖLGESEL KALKINMA KONUŞULACAK Çal Gençlik Merkezi’nde gün boyunca devam edecek olan Çal Karası Sempozyumu; akademisyenleri, bağcıları, önologları, yerel üreticileri, turizm profesyonellerini ve kamu paydaşlarını tek bir çatı altında bir araya getirecek. Sempozyum kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda; “Çal’daki Bağcılığın Tarihsel Yolculuğu”, “Bağcının Gözünden Çal Karası”, “Önolog Gözünden Çal Karası” ve “Çal Karası’nın Bölgeye Katkıları” ana başlıklarıyla dört temel konuya odaklanılacak. PROGRAM BAĞ TURU İLE SONA ERECEK Uzman konuşmacıların katılımıyla gerçekleştirilecek panellerde; üzümün antik çağlardan bugüne uzanan tarihsel izleri, asırlık yaşlı bağların korunması ve geleceğe aktarılması, sürdürülebilir bağcılık pratikleri, coğrafi işaret tescilinin yaratacağı ekonomik ve prestijsel değer, Çal Karası’nın önolojik potansiyeli ile ürün çeşitliliği masaya yatırılacak. Ayrıca, yerel bir değer olarak bu özel üzüm çeşidinin şehir markalaşması sürecindeki stratejik rolü ve turizm ekonomisine olan katkıları detaylı olarak analiz edilecek. Akademik ve sektörel oturumların tamamlanmasının ardından program, Kuzubağ ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Çal Karası örnekleri tadımı ve profesyonel bağ turu ile son bulacak.

Gece müzeciliğinde yeni sezon... 20 müze ve ören yeri gece ziyarete açıldı Haber

Gece müzeciliğinde yeni sezon... 20 müze ve ören yeri gece ziyarete açıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının 2026 sezonunun başladığını duyurdu. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yeri ziyaretçilerini gece saatlerinde de ağırlayacak. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültürel mirasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan Gece Müzeciliği uygulamasında yeni sezonun başladığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Ersoy, kültürel mirasın günün her saatinde erişilebilir hale getirilmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamanın bu yıl da devam edeceğini belirtti. Buna göre, 1 Haziran–1 Ekim 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde belirlenen 20 müze ve ören yeri gece saatlerinde de ziyaret edilebilecek. Uygulama sayesinde ziyaretçiler tarihi ve kültürel mekanları gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimleme fırsatı bulacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığını hatırlatan Ersoy, uygulamanın hem kültürel farkındalığa hem de turizm hareketliliğine önemli katkı sağladığını ifade etti. Gece ziyaretlerine açık olacak kültür rotaları arasında Nemrut Dağı, Efes Antik Kenti, Side Antik Kenti, Zeugma Mozaik Müzesi, Galata Kulesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gibi önemli destinasyonlar yer alıyor. Bakan Ersoy, Türkiye’nin zengin tarihi ve kültürel mirasını farklı bir atmosferde keşfetmek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçileri müzelere ve ören yerlerine davet ederek, Gece Müzeciliği uygulamasının ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunacağını vurguladı.

Bursa Yıldırım'da Mollaarap'a cazibe katacak Haber

Bursa Yıldırım'da Mollaarap'a cazibe katacak

Yıldırım Belediyesi’nin, tarihi dokusu ve doğal alanlarıyla ilçenin en kıymetli bölgelerinden biri olan Mollaarap’ı cazibe merkezine dönüştürmek için başlattığı çalışmalar aralıksız sürüyor. BURSA (İGFA) - Yıldırım Belediyesi tarafından hayata geçirilen Fevziye Parkı Çevre Düzenlemesi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü Rekonstrüksiyonu ve Fetih Korusu projeleri Mollaarap bölgesini; tarihi kimliği korunmuş, modern yaşam alanlarıyla zenginleşmiş, kültür ve turizm açısından güçlü bir çekim merkezi haline getirecek. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Fevziye Parkı Çevre Düzenlemesi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü Rekonstrüksiyonu ve Fetih Korusu projelerinde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Mollarap Mahallesi’nin Yıldırım için önemine değinen Başkan Oktay Yılmaz; “Mollaarap bölgesi, ilçemizin hem tarihi mirasını hem de doğal güzelliklerini bir arada barındıran, çok kıymetli bir bölge. Biz de bu bölgeye, tarihine yakışır, geleceğe değer katan çok büyük bir dönüşüm projesi kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı. DOĞAL DOKU KORUNUYOR Fevziye Parkı projesinde çalışmaların devam ettiğini belirten Başkan Oktay Yılmaz, “12 bin 500 metrekarelik bir alanda hem tarihi hem doğal dokuyu koruyarak kapsamlı bir çevre düzenlemesi yapıyoruz. Tescilli köşkün rekonstrüksiyonu, havuzun restorasyonu, dans pistinin amfi tiyatroya dönüşümü, çocuk parkları, yürüyüş yolları ve teraslarıyla birlikte Fevziye Parkı, bölgenin cazibe noktası olacak. Burası sadece bir park değil; geçmişle geleceğin buluştuğu bir yaşam alanı olacak. Bölgenin en değerli yapılarından biri olan Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü’nün ise sadece temel izleri kalmıştı. Bu köşk, bir dönemin sanayi öncülerinden Osman Fevzi Efendi’nin hatırasını yaşatacak bir kültür durağıdır. Zemin katından fuayesine, toplantı salonlarından kafesine kadar bu yapı hem hemşehrilerimizin hem de ziyaretçilerin keyifle vakit geçireceği bir merkez haline gelecek” dedi. KÜLTÜR AKSI OLACAK Mollaarap bölgesinde hayata geçirilecek en büyük projenin ise Fetih Korusu olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; “35 bin metrekarelik bu alanda yıllar önce yaşanan toprak kayması sonrası boşaltılan riskli bölgeyi, biz bugün Yıldırım’ın yeni şehir parkı haline getiriyoruz. Yürüyüş parkurlarından konser ve etkinlik alanlarına, spor sahalarından alışveriş sokağına, konaklama birimlerinden kültür sanat merkezine kadar çok geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyoruz. Aynı zamanda Hünkar Köşkü, Müsellim Köşkü ve Fevziye Parkı’nı birbirine bağlayan büyük bir kültür koridoru oluşturuyoruz. Bu proje tamamlandığında Mollaarap, Bursa’nın en özel yaşam ve kültür akslarından biri haline gelecek. Şu anda Fevziye Parkı’nda çalışmaların yüzde 75’i tamamlandı. Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü’nde ise işlerin yüzde 80’i tamamlandı. İnşallah çalışmalara ara vermeden projelerimizi tamamlayıp, Yıldırımlıların hizmetine sunacağız” ifadelerini kullandı.

Mereto Dağı 4 mevsim turizmin gözdesi Haber

Mereto Dağı 4 mevsim turizmin gözdesi

Batman'ın Sason İlçesinde bulunan 2978 metre rakımlı Güneydoğu Anadolu bölgesinin en yüksek dağı olan Mereto Dağı, doğal güzelliği, yüksek rakımı, manevi atmosferi ve son dönemde yapılan ulaşım yatırımlarıyla bölgenin en dikkat çeken turizm merkezlerinden biri haline geliyor. BATMAN (İGFA) - Mayıs ayının ortasında olmasına rağmen zirvede yaklaşık 4,5 metre karın bulunduğu dağ, kışın beyaz örtüsüyle, yazın ise yemyeşil doğası ve buz gibi sularıyla ziyaretçilerine eşsiz manzaralar sunuyor. Sason Çalışırlar Köyü Muhtarı Yahya Yaşar, Mereto Dağı’nın yalnızca Sason’un değil, tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin önemli değerlerinden biri olduğunu söyledi. Halk arasında “Nuh Aleyhisselam ile konuşan dağ” olarak bilinen Mereto’nun tarihi ve manevi yönüyle dünyada özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Yaşar, yapılan yol çalışmaları sayesinde artık ziyaretçilerin zirveye güvenli ve rahat şekilde ulaşabildiğini belirtti. Geçmişte bölgeye ulaşımın oldukça zor olduğunu anlatan Yaşar, özellikle yaşlıların ve kadınların büyük sıkıntılar yaşadığını, zorlu arazi şartları nedeniyle birçok firmanın çalışma yürütmekte zorlandığını dile getirdi. Buna rağmen tamamlanan yolun bölge turizmine büyük katkı sağlayacağını ifade eden Yaşar, ilerleyen süreçte kayak merkezi, kafeterya ve dinlenme tesislerinin de kurulmasının planlandığını kaydetti. “AÇILAN YOL SADECE TURİZMİ DEĞİL, BÖLGE EKONOMİSİNİ DE CANLANDIRACAK” Sason Yolüstü Köyü Muhtarı Züleyha Avunç ise Mereto Dağı’nın doğal güzellikleri ve eşsiz manzarasıyla bölgenin göz bebeği olabilecek bir hazine olduğunu söyledi. Açılan yeni yol sayesinde Mereto’nun daha ulaşılabilir hale geldiğini belirten Avunç, bunun yalnızca turizmi değil, çevre köylerin ekonomisini de olumlu etkileyeceğini ifade etti. Turizm hareketliliğiyle birlikte yerel halk için yeni iş imkanlarının oluşacağını vurgulayan Avunç, bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlanacağını belirtti. Mereto’nun doğa severler için cazip bir destinasyona dönüştüğünü söyleyen Avunç, yapılan yatırımın tüm bölge adına büyük önem taşıdığını kaydetti. Çalışırlar Köyü sakinlerinden Ayhan Bayram da Mereto Dağı’nın özellikle yaz aylarında adeta bir yayla cennetine dönüştüğünü ifade etti. Şu an bölgede yoğun kar bulunduğunu belirten Bayram, yaz aylarında ise her tarafın yemyeşil olduğunu, buz gibi doğal su kaynakları ve temiz havasıyla Mereto’nun insanlara huzur verdiğini söyledi. Bölgenin yüksek rakımı sayesinde dört mevsim farklı güzellikler sunduğunu kaydeden Bayram, Mereto’nun ancak yerinde görülerek hissedilebilecek bir doğa harikası olduğunu dile getirdi. Bölge halkı, Mereto Dağı’na kazandırılan yol çalışmaları nedeniyle başta Ekrem Canalp olmak üzere Ferhat Nasıroğlu ve Furkan Başar’a teşekkür ederek, yapılan yatırımın yalnızca Sason’a değil tüm bölgeye büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Vatandaşlar, “Mereto anlatılmaz, yaşanır” diyerek herkesi dört mevsim ayrı güzellik sunan Mereto Dağı’nı görmeye davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.