Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüi̇k

haberalmedya - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

İnşaat maliyetlerindeki artış malzemeyi geride bıraktı! Haber

İnşaat maliyetlerindeki artış malzemeyi geride bıraktı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı. Buna göre endeks, mayısta aylık yüzde 1,87, yıllık ise yüzde 29,84 artış gösterdi. İşçilik maliyetlerindeki yükseliş, malzeme maliyetlerini geride bıraktı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı mayıs ayına ilişkin İnşaat Maliyet Endeksi verilerini yayımladı. Mayıs verileri, inşaat sektöründe maliyet artışlarının sürdüğünü, özellikle işçilik kalemindeki yükselişin genel maliyet artışında belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koydu. Buna göre, inşaat maliyet endeksi mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,87, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 29,84 arttı. Toplam inşaat maliyetlerinde aylık bazda malzeme endeksi yüzde 1,77, işçilik endeksi ise yüzde 2,04 yükseldi. Yıllık bazda ise malzeme maliyetleri yüzde 28,62, işçilik maliyetleri yüzde 32 artış kaydetti. BİNA İNŞAATI MALİYETLERİ YÜZDE 28,56 YÜKSELDİ Bina inşaatı maliyet endeksi, mayısta aylık yüzde 1,96, yıllık ise yüzde 28,56 arttı. Bu dönemde bina inşaatında malzeme endeksi aylık yüzde 2,08, işçilik endeksi yüzde 1,75 yükseldi. Yıllık bazda ise malzeme maliyetleri yüzde 26,93, işçilik maliyetleri yüzde 31,34 artış gösterdi. BİNA DIŞI YAPILARDA MALİYET ARTIŞI DAHA YÜKSEK Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi ise mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,60, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34,06 arttı. Bu grupta aylık bazda malzeme endeksi yüzde 0,85, işçilik endeksi yüzde 3,08 yükselirken, yıllık bazda malzeme maliyetleri yüzde 33,91, işçilik maliyetleri ise yüzde 34,34 artış kaydetti.

Türkiye'de kütüphaneler büyüyor... 169 milyon e-kitaplık dijital arşiv Haber

Türkiye'de kütüphaneler büyüyor... 169 milyon e-kitaplık dijital arşiv

TÜİK'in 2025 yılı Kütüphane İstatistikleri verilerine göre Türkiye genelindeki kütüphanelerde bulunan kitap sayısı 118 milyona yaklaştı. Üniversite kütüphanelerindeki elektronik kitap sayısı yüzde 17,1 artarken, halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı da 7,1 milyonu aştı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Kütüphane İstatistikleri verilerini açıkladı. Verilere göre Türkiye genelinde Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve Milli Kütüphane'nin yanı sıra 1.302 halk kütüphanesi, 557 üniversite kütüphanesi ile 43 bin 466 örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanesi hizmet verdi. Kütüphanelerdeki toplam kitap varlığı 117 milyon 981 bin 58'e ulaştı. Kitap sayısı Milli Kütüphane'de yüzde 8,7 artışla 1 milyon 989 bin 18'e, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde yüzde 3,8 artışla 2 milyon 713 bin 782'ye yükseldi. Halk kütüphanelerindeki kitap sayısı yüzde 3,8 artarak 26 milyon 41 bin 29'a, üniversite kütüphanelerindeki kitap sayısı ise yüzde 5,2 artışla 22 milyon 899 bin 378'e çıktı. Örgün ve yaygın eğitim kurumlarındaki kütüphanelerde bulunan kitap sayısı ise yüzde 1,4 azalarak 64 milyon 337 bin 851 olarak kaydedildi. ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİNDE DİJİTAL BÜYÜME Yükseköğretim Kurulu verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de 392'si devlet, 165'i vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 557 üniversite kütüphanesi bulundu. Üniversite kütüphanelerindeki elektronik kitap sayısı bir önceki yıla göre yüzde 17,1 artış göstererek 168 milyon 603 bin 933'e ulaştı. Aynı dönemde üniversite kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı da yüzde 8,1 artışla 3 milyon 603 bin 937 oldu. HALK KÜTÜPHANELERİNE İLGİ ARTIYOR TÜİK verilerine göre halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı 2025 yılında yüzde 6,4 artarak 7 milyon 160 bin 225'e yükseldi. Kütüphanelerden yararlanan kişi sayısı ise yüzde 1,2 artışla 39 milyon 194 bin 669 olarak gerçekleşti. Halk kütüphanelerindeki kitap dışı materyal sayısı da yüzde 7,5 artarak 145 bin 62'ye çıktı. YAYIMLANAN KİTAP SAYISINDA ÇİFT HANELİ ARTIŞ Türkiye'de yayımlanan kitap sayısı da 2025 yılında önemli bir artış gösterdi. Bir önceki yıla göre yüzde 10,1 yükselen yayımlanan kitap sayısı 80 bin 921'e ulaştı. Yayımlanan toplam materyal sayısı ise yüzde 8,6 artışla 100 bin 545 olarak kaydedildi. Yayınların konu dağılımına bakıldığında, yüzde 22,3'ünü akademik yayınlar, yüzde 21,1'ini eğitim yayınları ve yüzde 19,4'ünü yetişkin kurgu edebiyat eserleri oluşturdu. TÜİK verileri, hem fiziksel hem de dijital kütüphane kaynaklarının büyümeye devam ettiğini, özellikle elektronik yayınlar ve halk kütüphanelerine olan ilginin arttığını ortaya koydu.

Emekli zamları için son aya girildi: İşte, güncellenen maaşlar.. Haber

Emekli zamları için son aya girildi: İşte, güncellenen maaşlar..

ANKA- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mayıs ayına ilişkin tüketici enflasyonu verilerini açıkladı. TÜFE'deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,24 artış olarak gerçekleşti. MEMUR VE EMEKLİSİNİN DE ZAM ORANLARI BELLİ OLDU SSK ve BAĞ-Kur emeklisi ile memur ve memur emeklilerinin, ocak-mayıs dönemi enflasyon verilerinin belli olmasıyla birlikte temmuz ayında alacakları zamlar şekillenmeye başladı. SSK ve BAĞ-KUR emeklisi, yüzde 16,61 zammı garantiledi. Memur ve emeklilerinin 5 aylık zam oranı yüzde 12,40 oldu. Önümüzdeki ay haziran ayı enflasyon oranının açıklanmasıyla birlikte yılın ikinci yarısı için yapılacak artış oranı netleşecek. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta aylık yüzde 1,71 arttı, yıllık enflasyon yüzde 32,61 oldu. Bu yılın ocak-mayıs döneminde birikimli enflasyon yüzde 16,61’e ulaştı. Buna göre, işçi ve BAĞ-Kur emeklileri, 5 aylık dönemde yüzde 16,61 zammı garantiledi. Haziran ayı enflasyonunun açıklanmasının ardından temmuzda yapılacak zam kesinleşecek. Memur ve memur emeklileri, toplu sözleşme gereği yılın ilk yarısında yüzde 11 zam aldı. Enflasyonun yüzde 11’i geçmesi nedeniyle temmuz ayında toplu sözleşmeden gelen yılın ikinci yarısı zammı olan yüzde 7’nin yanı sıra enflasyon farkı da alacaklar. Memur ve memur emeklisinin 5 aylık enflasyon farkı ile alacağı zam oranı yüzde 12,40. Net zam oranı, haziran ayına ilişkin enflasyon verileriyle belli olacak. MESLEK MESLEK YENİ MAAŞ TABLOSU ORTAYA ÇIKTI Güncellenen verilere göre bazı meslek gruplarındaki yeni maaşlar şöyle sıralandı: -Şube müdürü (1/4): 94.384 TL → 106.097,05 TL -Memur (9/1): 64.397 TL → 72.388,67 TL -Uzman öğretmen (1/4): 81.219 TL → 91.298,28 TL -Öğretmen (1/4): 73.368 TL → 82.472,97 TL -Başkomiser (3/1): 89.214 TL → 100.285,46 TL -Polis memuru (8/1): 81.617 TL → 91.745,67 TL -Uzman doktor (1/4): 150.426 TL → 169.093,87 TL -Hemşire (üniversite mezunu, 5/1): 74.770 TL → 84.048,96 TL -Mühendis (1/4): 96.211 TL → 108.150,79 TL -Teknisyen (lise mezunu, 11/1): 66.870 TL → 75.168,57 TL ÜST DÜZEY KAMU GÖREVLİLERİNDE GÜNCEL RAKAMLAR -Profesör (1/4): 135.089 TL → 151.853,54 TL -Araştırma görevlisi (7/1): 90.568 TL → 101.807,49 TL -Vaiz (1/4): 76.653 TL → 86.165,64 TL -Avukat: 90.000 TL → 101.169,00 TL -Müsteşar (1/1): 98.784 TL → 111.043,09 TL -Genel müdür (1/1): 87.541 TL → 98.404,84 TL ALT KADEME MEMUR VE MESLEKLERDE YENİ MAAŞLAR -Şube müdürü (lisans, 1/4): 34.955 TL → 39.292,92 TL -Memur (lisans, 1/4): 27.584 TL → 31.007,17 TL -Öğretmen (1/4): 41.321 TL → 46.448,94 TL -Kaymakam (1. sınıf, 1/4): 58.010 TL → 65.209,04 TL -Başkomiser (1/4): 42.175 TL → 47.408,92 TL -Polis memuru (1/4): 41.484 TL → 46.632,16 TL -Hemşire (lisans, 1/4): 41.321 TL → 46.448,94 TL -Mühendis (1/4): 42.013 TL → 47.226,81 TL -Teknisyen (1/4): 29.946 TL → 33.662,30 TL -Pratisyen hekim (1/4): 60.510 TL → 68.019,29 TL -Profesör (1/4): 70.904 TL → 79.703,19 TL -İmam-hatip: 41.321 TL → 46.448,94 TL -Avukat (1/4): 41.321 TL → 46.448,94 TL

Bursa'da emekliden ‘açlık grevi’ uyarısı! Haber

Bursa'da emekliden ‘açlık grevi’ uyarısı!

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, TÜİK'in 5 aylık enflasyon verilerinin gerçek hayatla ilgisiz olduğunu savunarak, 16 milyon emeklinin açlık sınırının altında olduğunu belirtti ve gerekirse açlık grevi yapacaklarını açıkladı. BURSA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs enflasyonunu yüzde 1,71 olarak açıkladı. 5 aylık enflasyon, yüzde 16,60'a ulaştı. Memur ve memur emeklileri açısından oluşan enflasyon farkı ve toplu sözleşme etkisiyle artış oranı yüzde 12,40 seviyesinde. Enflasyon Araştırma Grubuna (ENAG) göre ise enflasyon, aylık yüzde 2,16 ve yıllık yüzde 53,13 arttı. FARK DÖNEMİNDE ENFLASYON DÜŞÜYOR Enflasyon verilerinin geçim sıkıntısını anlatmakta tamamen yetersiz olduğunu söyleyen Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Haziran ayında enflasyonun yaklaşık yüzde 1,3 gelmesi halinde; 1 Temmuz’da SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 6 aylık enflasyon farkı yaklaşık yüzde 18,1, memur ve memur emekliler için artış yaklaşık yüzde 13,86 olacak. Kök maaşı 20.000 TL’ye tamamlanan yaklaşık 3 milyon emekli, genel artış olsa da düzenleme yapılmazsa yine 20.000 TL’de kalmaya devam edecek. ‘Enflasyon düşüyor’ deniliyor ama emeklinin ve memurun alım gücü hâlâ yükselmiyor. Asıl mesele; açıklanan enflasyon değil, hissedilen hayat pahalılığıdır. Zaten maaş farkı dönemi yaklaştığında ne hikmetse enflasyon, resmi olarak düşmeye başlıyor! Buna kim inanır? Sokakta, çarşıdan, pazardan, marketten, kasaptan haberiniz yok galiba.” değerlendirmesini yaptı. 16 MİLYON EMEKLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA 16 milyon emeklinin açlık sınırının altında maaş aldığını söyleyen Kenan Pars, “Sesimizi duyurmak için gerekirse sokağa çıkar, hatta açlık grevine varıncaya kadar tepkimizi gösteririz. Ne hikmetse seçim zamanı emekliyi hatırlayanların, sandık ortaya çıkmaya başladığı zaman içinde bulunduğumuz durumu anlamış gibi yapmasına kanmıyoruz. Sandık geldiği zaman emekli, gereken yanıtını mutlaka verir her zaman. Bütçe; söz konusu siyasiler, milletvekilleri olunca nedense kısılmıyor. Ama sıra emekliye gelince 'tasarruf' deniliyor. Belediyelerimize de 'Artık emekliyi görmezden gelmeyin' diye sesleniyoruz. Cüzi indirimler, bir nebze de olsa nefes almamızı sağlayacaktır.” diye konuştu. TÜRK-İŞ’in Mayıs 2026 verilerinin milyonlarca emekli ve çalışanın yaşadığı geçim krizini bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydeden Kenan Pars, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 174 TL, yoksulluk sınırı 114 bin 576 TL, bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise 45 bin 488 TL’ye yükseldiğini belirterek, "Açlık sınırı, asgari ücreti yaklaşık 7.099 TL aşmış durumda. Peki, en düşük maaşı 20 bin TL olan emekliler ne yapsın? Aradaki fark, tam 15.174 TL! Yıllarca ülkesine hizmet eden milyonlarca emekli; kira, fatura, gıda ve sağlık harcamaları karşısında her geçen gün daha da zorlanıyor. Emekliler; çocuklarına, torunlarına harçlık verememenin, bir simit alamamanın acısını yaşıyor. Lütuf değil, insanca yaşayabileceğimiz bir gelir talep ediyoruz" dedi.

Sinema seyircisi azaldı, tiyatro ve opera ilgi arttı Haber

Sinema seyircisi azaldı, tiyatro ve opera ilgi arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri’ne göre sinema seyirci sayısı yüzde 15 azalarak 27,6 milyona geriledi. Buna karşılık tiyatro salonlarında seyirci sayısı 8,1 milyonu aşarken, opera ve bale izleyici sayısında önemli artış kaydedildi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2025 yılı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri, kültür ve sanat alanındaki güncel tabloyu ortaya koydu. Verilere göre 2025 yılında Türkiye genelinde sinema salonu sayısı 2 bin 161’e ulaşırken, toplam koltuk kapasitesi 253 bin 364 olarak kaydedildi. Yıl boyunca 417’si ilk kez gösterime giren toplam 771 film sinemaseverlerle buluştu. İlk kez vizyona giren filmlerin 159’u yerli, 258’i ise yabancı yapımlardan oluştu. Buna rağmen sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli filmleri izleyen seyirci sayısı yüzde 18,3 düşüşle 15 milyon 96 bin 336’ya gerilerken, yabancı film seyircisi de yüzde 10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 olarak gerçekleşti. TİYATROYA İLGİ SÜRÜYOR 2024-2025 sezonunda tiyatro salonu sayısı 1.101’e, toplam koltuk sayısı ise 494 bin 184’e ulaştı. Tiyatro salonlarında sahnelenen eser sayısı geçen sezona göre yüzde 4,8 artış göstererek 10 bin 216’ya çıktı. Toplam tiyatro seyirci sayısı 8 milyon 183 bin 257 olarak kaydedildi. Çeviri eserleri izleyen seyirci sayısı yüzde 14 artarak 2 milyon 459 bin 735’e yükselirken, telif eser seyircisi yüzde 2,9 azalışla 5 milyon 723 bin 522 oldu. Çocuk oyunlarına ilginin arttığı görüldü. Çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 5,5 artışla 13 bin 156’ya ulaşırken, çocuk seyircisi sayısında da yüzde 5,3 artış yaşandı. Yetişkin oyunlarının gösteri sayısı yüzde 5,7 azalmasına rağmen seyirci sayısı yüzde 0,1 oranında yükseldi. DEVLET TİYATROLARI 1,9 MİLYON SEYİRCİYE ULAŞTI Devlet Tiyatroları tarafından 2024-2025 sezonunda 99 telif ve 138 çeviri olmak üzere toplam 237 eser sahnelendi. Kurum bünyesinde 5 bin 55 yetişkin ve 1.612 çocuk oyunu gösterisi gerçekleştirildi. Devlet Tiyatroları’nın toplam seyirci sayısı ise 1 milyon 951 bin 41 kişi olarak kayıtlara geçti. 2024-2025 sezonunda Türkiye’de 6 ilde faaliyet gösteren Devlet Opera ve Balesi sahnelerinde opera ve bale gösterileri düzenlendi. Opera ve bale gösteri sayısı bir önceki sezona göre yüzde 21,8 artarken, seyirci sayısı da yüzde 16,5 yükselerek 511 bin 376’ya ulaştı. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren 6 orkestra, 11 koro ve 11 toplulukta toplam seyirci sayısı yüzde 11 azalarak 436 bin 227 olarak gerçekleşti. Orkestra seyircisi yüzde 15,3 azalırken, koro seyircisi yüzde 27,6 artış gösterdi. Toplulukların seyirci sayısı ise yüzde 25,5 düşüşle 142 bin 766 oldu. TÜİK verileri, sinema salonlarında seyirci kaybının sürdüğünü, buna karşın tiyatro, opera ve bazı sahne sanatlarında izleyici ilgisinin devam ettiğini ortaya koydu.

TÜİK ilk kez açıkladı... En yaygın suç 'taciz' ve siber dolandırıcılık Haber

TÜİK ilk kez açıkladı... En yaygın suç 'taciz' ve siber dolandırıcılık

TÜİK’in ilk kez yayımladığı Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’na göre son bir yılda bireylerin yüzde 4,6’sı cinsel olmayan tacize, yüzde 3,5’i bilişim suçlarına maruz kaldı. Evlerde en yaygın güvenlik önlemi çelik kapı olurken, suçların resmi makamlara bildirilme oranı ise dikkat çekici farklılıklar gösterdi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması”nın (TSMA) sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İlk kez gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de güvenlik algısı, suç türleri ve vatandaşların suç karşısındaki davranışlarına ilişkin kapsamlı bir tablo ortaya koydu. Söz konusu araştırma bireylerin suç mağduriyeti, güvenlik algısı ve mağduriyet sonrası davranışlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya çıkardı. 6 Ekim - 19 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında 21 bin 500 hanede yaşayan 15 yaş ve üzeri bireylerle görüşüldü. Bilgisayar destekli yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan araştırmada toplam 18 bin 378 kişinin verileri değerlendirildi. EVLERDE İLK TERCİH ÇELİK KAPI OLDU Araştırmaya göre vatandaşların suçtan korunmak amacıyla evlerinde en fazla tercih ettiği güvenlik önlemi yüzde 70,7 ile zırhlı/çelik kapı oldu. Güvenlik kamerası yüzde 35,5 ile ikinci sırada yer alırken, pencerelere panjur veya korkuluk yaptıranların oranı yüzde 28 olarak kaydedildi. En az tercih edilen önlemler ise yüzde 4,7 ile hırsız alarmı, yüzde 4,8 ile bekçi köpeği ve yüzde 5,5 ile biber gazı/elektro şok cihazları oldu. Kent-kır ayrımında ise dikkat çekici farklılıklar görüldü. Ateşli silah ve bekçi köpeği kullanımının kırsal bölgelerde daha yaygın olduğu belirlenirken; güvenlik kamerası, çelik kapı ve alarm sistemlerinin yoğun kentlerde daha fazla tercih edildiği tespit edildi. EN YAYGIN SUÇ: TACİZ VE SİBER SUÇLAR Araştırmada son bir yıl içinde en az bir kez suç mağduru olduğunu belirtenlerin oranı incelendiğinde, ilk sırada yüzde 4,6 ile cinsel olmayan taciz yer aldı. Bunu yüzde 3,5 ile bilişim suçları ve yüzde 2,8 ile tüketici dolandırıcılığı izledi. Araç hırsızlığı yüzde 0,2, yağma yüzde 0,1 ve araçtan kişisel eşya çalınması yüzde 0,6 ile en düşük yaygınlık oranına sahip suç türleri arasında yer aldı. VATANDAŞ EN ÇOK ARAÇ HIRSIZLIĞINI BİLDİRİYOR Suç mağduriyetinin resmi mercilere bildirilme oranlarında ise araç hırsızlığı ilk sırada yer aldı. Araç hırsızlığı mağdurlarının yüzde 81,3’ü olayı resmi kurumlara bildirirken, motosiklet/moped hırsızlığında bu oran yüzde 68,4 oldu. Saldırı ve yaralanma olaylarında bildirim oranı yüzde 53,3 olarak kaydedildi. En düşük bildirim oranı ise yüzde 5,1 ile rüşvet suçunda görüldü. Cinsel tacizde bildirim oranı yüzde 11, cinsel olmayan tacizde ise yüzde 14,7 olarak gerçekleşti. MADDİ KAYIPLAR GENELLİKLE 25 BİN TL’NİN ALTINDA Araştırmaya göre suç mağduriyetlerinde oluşan maddi kayıpların büyük bölümü 24 bin 999 TL ve altında kaldı. Evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığı suçlarında ise ikinci sırada “100 bin TL ve üzeri” kayıplar yer aldı. Evden hırsızlık olaylarında en çok çalınan ürünler arasında elektronik ve elektrikli eşyalar öne çıktı. Olayların yüzde 15,5’inde elektronik eşya çalınırken, yüzde 14,9’unda mücevher, saat ve altın hırsızlığı yaşandı. Diğer hırsızlık olaylarında ise en sık çalınan eşyalar yüzde 19,4 ile cüzdan ve çanta, yüzde 15,2 ile cep telefonu oldu.

Türkiye’de genç nüfusun payı yüzde 14,8... Yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı Haber

Türkiye’de genç nüfusun payı yüzde 14,8... Yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı

Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12,7 milyon kişiye ulaşırken, gençlerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 14,8 olarak kaydedildi. TÜİK verilerine göre genç işsizlik gerilerken, NEET oranı yükseldi, yapay zeka kullanımı ise yüzde 39,4’e çıktı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin gençlik istatistiklerini yayımladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplandı. Genç nüfusun toplam içindeki payı yüzde 14,8 olurken, bu grubun yüzde 51,2’sini erkekler, yüzde 48,8’ini kadınlar oluşturdu. GENÇ NÜFUSUN ORANI UZUN VADEDE GERİLİYOR TÜİK verilerine göre 1950 yılında yüzde 20,8 olan genç nüfus oranı, 2025’te yüzde 14,8’e geriledi. Nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2100 yılında senaryolara bağlı olarak yüzde 7 ile yüzde 11 bandına düşebileceği öngörülüyor. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Türkiye’nin genç nüfus oranı, yüzde 10,7 olan Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde gerçekleşirken, dünya ortalaması olan yüzde 15,6’nın ise biraz altında kaldı. İllere bakıldığında en yüksek genç nüfus oranı yüzde 20,4 ile Şırnak olurken, en düşük oran yüzde 11,7 ile Balıkesir’de kaydedildi. Genç nüfusta en fazla göç hareketliliğinin eğitim nedeniyle yaşandığı görüldü. 2024 yılında 448 bin 826 genç eğitim, 102 bin 660 genç iş bulma veya işe başlama amacıyla göç etti. Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 46,3 olurken, bu oran kadınlarda yüzde 53 ile erkeklerin (yüzde 39,9) üzerinde gerçekleşti. İŞGÜCÜNE KATILIM ARTARKEN NEET ORANI YÜKSELDİ Gençlerde işgücüne katılma oranı yüzde 47,6’ya yükselirken, işsizlik oranı yüzde 15,3’e geriledi. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11,7, genç kadınlarda ise yüzde 22,1 oldu. Buna karşın ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) oranı yüzde 23,3’e yükseldi. Genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9’a kadar çıktı. GENÇLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ SAĞLIĞINDAN MEMNUN Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre gençlerin yüzde 87,2’si genel sağlık durumundan memnun olduğunu belirtti. İşinden memnuniyet oranı yüzde 75,5, eğitiminden memnuniyet oranı ise yüzde 73 oldu. Araştırmaya göre 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar şiddete en fazla maruz kalan grup oldu. En yaygın şiddet türü yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet olarak kaydedildi. YAPAY ZEKA KULLANIMI YÜZDE 39,4’E YÜKSELDİ TÜİK verilerine göre internet kullanan gençlerin yüzde 39,4’ü üretken yapay zeka uygulamalarını kullandığını bildirdi. Kullanımın en çok özel amaçlar ve eğitim süreçlerinde yoğunlaştığı görüldü. Yapay zeka kullanmayan gençlerin büyük çoğunluğu ise “ihtiyaç duymama” gerekçesini öne sürdü. TÜİK verileri, Türkiye’de genç nüfusun sayısal olarak yüksek seviyesini korumasına rağmen oransal olarak düşüş eğiliminde olduğunu, eğitim ve işgücü piyasasında ise hem fırsatların hem de yapısal sorunların birlikte devam ettiğini ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.