Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tübi̇tak

haberalmedya - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi Haber

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi

Gürhan Çokgezer yönetimindeki Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, son yedi ayda bilimden teknolojiye, mesleki eğitimden uluslararası projelere kadar birçok alanda dikkat çeken çalışmalara ve başarılara imza attı. BURSA (İGFA) - Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ileri sürülen bazı görev değişiklikleri, son günlerde çeşitli açıklamalar ve yerel basına yansıyan haberler üzerinden “deprem” ve “kadro mühendisliği” ifadeleriyle gündeme taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ancak eğitim kamuoyunda tartışmanın yalnızca “Kim gitti, kim geldi?” sorusuna indirgenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bir eğitim yönetiminin başarısı; ortaya koyduğu çalışmalar, öğrencilerin elde ettiği dereceler, eğitim yatırımları, proje üretme kapasitesi, kurumlar arası iş birlikleri ve geleceğe yönelik vizyonu üzerinden değerlendirilmelidir. Her Yönetim Kendi Çalışma Modelini Oluşturabilir Yaklaşık 650 bin öğrencisi, 40 bini aşkın öğretmeni, 2 bine yakın okul ve kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan Bursa eğitim sistemi, güçlü koordinasyon ve etkili ekip çalışması gerektiren büyük bir yapıdır. Böylesine geniş bir yapıda göreve başlayan İl Millî Eğitim Müdürünün çalışma anlayışı ve hedefleri doğrultusunda yönetim organizasyonunu şekillendirmesi, görev ve sorumluluk alanlarını yeniden düzenlemesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda görev değişikliklerine gitmesi kamu yönetiminin olağan süreçleri arasında değerlendirilmelidir. Elbette her kamu görevlendirmesi liyakat, tecrübe, kamu yararı ve mevzuata uygunluk bakımından değerlendirilebilir ve denetlenebilir. Ancak kamuoyuna yansıyan eleştirilerde, yapılan veya yapılacağı ileri sürülen değişikliklerin bütününün liyakatsiz ya da mevzuata aykırı olduğuna ilişkin bir resmî tespit veya yargı kararı ortaya konulmuş değildir. Kurum yönetiminde değişikliğe gitmek, geçmişte görev yapan yöneticilerin emeğini değersizleştirmek anlamına gelmediği gibi yeni isimlere sorumluluk verilmesi de tek başına liyakatsizlik göstergesi değildir. Asıl önemli olan değişimin Bursa eğitimine nasıl yansıdığı ve hangi sonuçları ortaya çıkardığıdır. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı Sınava Dayalı Bir Kadro Değildir Son günlerde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilen isimler üzerinden “sınavsız atama” eleştirileri de gündeme gelmiştir. Ancak burada farklı statüdeki yönetim görevlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında şube müdürlüğü görevde yükselme sınavı sürecine tabi bir kadro iken, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı için aynı şekilde ayrı bir görevde yükselme sınavı öngörülmemektedir. Bu görev bakımından mevzuatta belirlenen hizmet süresi ve yöneticilik tecrübesi gibi şartlar esas alınmaktadır. Bu nedenle bir yöneticinin İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilmesini yalnızca “şube müdürlüğü sınavına girip girmediği” üzerinden değerlendirmek, mevzuattaki atama sisteminin bütününü yansıtmamaktadır. Liyakat; yalnızca sınav puanı değil, mesleki birikim, yöneticilik tecrübesi, ekip yönetimi, proje üretme kapasitesi, kriz çözme becerisi, koordinasyon gücü ve ortaya konulan sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Bursa Eğitiminde Başarı Çıtası Yükseliyor Gürhan Çokgezer’in 9 Aralık 2025 tarihinde Bursa İl Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlamasının ardından geçen süreçte Bursa’daki eğitim çalışmaları, proje üretme kapasitesi ve öğrencilerin başarıları önemli bir ivme kazanmıştır. Son yedi aylık dönemde Bursa’da robotik ve teknoloji alanlarında uluslararası dereceler elde edilmiş, TÜBİTAK projelerinde önemli başarılar kazanılmış, yapay zekâ temelli eğitim ve proje çalışmaları geliştirilmiş, eTwinning projelerinde dikkat çekici bir büyüme yaşanmış, mesleki eğitimin sanayi ve sektörle iş birliği güçlendirilmiş, kültür ve sanat alanında Türkiye çapında başarılar elde edilmiş ve havacılık ile uzay teknolojileri alanında yeni bir eğitim modelinin temelleri atılmıştır. Bu tablo, Bursa eğitiminde yalnızca mevcut çalışmaların sürdürülmediğini; aynı zamanda yeni hedefler, yeni iş birlikleri ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni eğitim modelleri geliştirildiğini göstermektedir. Elde edilen başarılar; öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve eğitim yönetiminin ortak emeğinin sonucudur. Değişim Olağan, Sonuçlar Esas Olmalıdır Bir yönetici göreve geldiğinde mevcut bütün kadrolarla süresiz olarak çalışmak zorunda olmadığı gibi, görev değişikliği yapılan her yöneticinin başarısız olduğu sonucu da çıkarılamaz. Sorumluluk üstlenen, hedef belirleyen ve sonuçlarından hesap veren yöneticilerin çalışma organizasyonlarında zaman zaman değişikliğe gitmesi olağan bir yönetim pratiğidir. Bursa açısından asıl ölçüt; yapılan değişikliklerin akademik başarıya, bilimsel üretime, teknoloji yatırımlarına, mesleki eğitime, uluslararası projelere, öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin çok yönlü gelişimine sağlayacağı katkı olmalıdır. Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” veya “kadro değişikliği” başlıkları üzerinden değerlendirmek, son yedi ayda ortaya konulan çalışmaların ve elde edilen başarıların göz ardı edilmesine neden olacaktır. Değişim elbette tartışılabilir ve kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak değerlendirmelerin somut çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik geliştirilen vizyon üzerinden yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Bu nedenle Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” olarak değil, değişim ve ortaya çıkan sonuçlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Değişim tartışılabilir; ancak başarı görülmeli, emek teslim edilmeli ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik ortaya konulan vizyon objektif biçimde değerlendirilmelidir.

Bursa'dan atık zeytin dallarıyla kuraklığa akıllı çözüm Haber

Bursa'dan atık zeytin dallarıyla kuraklığa akıllı çözüm

BTÜ'de TÜBİTAK destekli proje ile zeytin budama atıkları, suyu tutan ve gübreyi kontrollü salan “akıllı hidrojel”e dönüştürülüyor. Sevgi Kemeç Aslan'ın yürüttüğü çalışma, kuraklıkla mücadelede çevreye ve çiftçiye katkı sunmayı hedefliyor. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bünyesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje, Bursa’nın zeytinliklerinden çıkan atıkları tarımda kullanılabilecek yeni bir ürüne dönüştürüyor. Proje ile zeytin budama sonrası ortaya çıkan dallar, “akıllı hidrojel” adı verilen ve toprağın suyu daha iyi tutmasını sağlayan özel bir malzemeye çevriliyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Sevgi Kemeç Aslan’ın yürütücülüğünü üstlendiği, Prof. Dr. Derya Ünlü’nün danışmanlığını yaptığı çalışma, hem atıkları değerlendirmeyi hem de kuraklıkla mücadeleye katkı sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında, her yıl zeytin üretimi sonrası ortaya çıkan ve çoğu zaman yakılan ya da çöpe giden dallar geri kazanılıyor. Bu dallardan elde edilen özel lifler, ileri teknolojiyle işlenerek su tutma özelliği yüksek hidrojel malzemelere dönüştürülüyor. Bu sayede toprak, suyu daha uzun süre muhafaza edebiliyor. KURAKLIK KOŞULLARINDA DAHİ BİTKİLER SAĞLIKLI BÜYÜYECEK Geliştirilecek bu akıllı malzemenin, sadece suyu tutmakla kalmayacağını aynı zamanda bitkilerin ihtiyaç duyduğu besinlerin toprağa kontrollü şekilde verilmesini de sağlayacağını dile getiren Proje Yürütücüsü Sevgi Kemeç Aslan, “Böylece hem su israfını azaltacağız hem de gübreyi daha verimli kullanacağız. Geliştireceğimiz sistem sayesinde kuraklık koşullarında bile bitkiler daha sağlıklı büyüyebilecek” dedi. ÇİFTÇİNİN MALİYETLERİ DÜŞECEK Çalışma, tarımsal atıkların yeniden değerlendirilmesiyle doğaya katkı sağlarken, çiftçilerin maliyetlerini düşürmeye de yardımcı olmayı hedefliyor. Aynı zamanda iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilecek bir çözüm sunuyor. Projeden elde edilecek sonuçların, önümüzdeki dönemde tarımda daha yaygın kullanılması ve özellikle kurak bölgelerde üretime destek olması bekleniyor. Üniversite bünyesinde geliştirilen bu tür yenilikçi çalışmaların hem bilimsel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, “Zeytin gibi köklü bir tarım değerimizi bilim ve teknolojiyle buluşturarak katma değeri yüksek ürünlere dönüştüren akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Tarımda su israfına BTÜ'den yapay zekâ çözümü... Karacabey'de test edilecek Haber

Tarımda su israfına BTÜ'den yapay zekâ çözümü... Karacabey'de test edilecek

Bursa Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK’ın Yapay Zekâ Ekosistem çağrısı kapsamında desteklenen yeni projesiyle tarımda su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefliyor. Sensör verileri ve yapay zekâ modellerinin kullanılacağı sistem, Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında test edilecek. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın 1711 – Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında proje desteği almaya devam ediyor. Daha önce iki projeyi sanayi iş birliğiyle Bursa’ya kazandıran BTÜ, yeni bir çalışmada daha yer alıyor. Bu kapsamda Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan’ın BTÜ adına akademik ve teknik katkı sunduğu “Sensör Verileriyle Desteklenen Yapay Zekâ Tabanlı Akıllı Sulama Sistemi” başlıklı proje, GÖRSENTAM Tarım Teknolojileri A.Ş. ve Camandıra Çiftliği iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında tarımda kullanılan sensör verileri, meteorolojik tahminler ve yapay zekâ modelleri bir araya getirilecek. Bu sayede su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen, otomatik ve güvenilir bir akıllı sulama karar destek sistemi geliştirilecek. Üniversite - sanayi iş birliğiyle yürütülecek proje hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan, tarımsal sulamada verimliliğin stratejik önemine dikkat çekti. Özcan, “Türkiye’de su kullanımının büyük bölümü tarımsal sulamada gerçekleşiyor. Bu nedenle sulamada suyun doğru zamanda ve doğru miktarda kullanılması, hem su kaynaklarının korunması hem de üretim maliyetlerinin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Geleneksel sulama uygulamalarında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı verildiği için suyun verimli kullanılması zorlaşabiliyor. Bu durum, üretim verimliliği ve iş gücü açısından da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış sulama ise yalnızca su israfına değil, aynı zamanda toprak yapısının bozulmasına, verim kaybına ve ürün kalitesinin düşmesine de yol açabiliyor. Proje kapsamında sensör verileri ile yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının bir arada değerlendirilmesiyle, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha güvenilir bir sulama yaklaşımına katkı sunulması hedefleniyor” dedi. SENSÖRLER VE YAPAY ZEKÂ BİR ARADA ÇALIŞACAK Projenin işleyişine ilişkin bilgi veren Özcan, sistemde farklı veri kaynaklarının birlikte değerlendirileceğini belirterek, “Proje çerçevesinde toprak nem sensörleri, tarımsal meteoroloji istasyonları, kısa vadeli yağış tahminleri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı yöntemlerin bütünleşmiş biçimde kullanılması planlanıyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemle, gerçek zamanlı veriler üzerinden bitki ihtiyacına özel sulama önerileri sunabilen, otomatik ve güven seviyesi raporlanabilen bir akıllı sulama karar destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor” dedi. KARACABEY'DE TEST EDİLECEK Yapay zekânın önemli bir rol üstleneceği proje kapsamında elde edilmesi hedeflenen çıktıları da paylaşan Özcan, şunları söyledi: “Proje sonunda tarımda yüzde 20 ve üzerinde su tasarrufu sağlanması, enerji tüketiminin azaltılması, sulama miktarı tahmin hatasının yüzde 10’un altına düşürülmesi, daha sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sunulması ve çiftçiler açısından daha az iş gücüyle daha yüksek verim elde edilmesi hedefleniyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemin saha testleri ise Camandıra Çiftliği’nin Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında gerçekleştirilecek.” BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise yapay zekâ alanındaki projelerin hem akademi hem de sektör için önemli çıktılar ürettiğini vurguladı. Rektör Çağlar, “Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında ürettiğimiz bilgi ve geliştirdiğimiz çözümleri sanayi ve toplumla buluşturmayı önemsiyoruz. TÜBİTAK destekli bu proje, üniversite–sanayi iş birliğinin güçlü bir örneğini oluştururken aynı zamanda tarımda sürdürülebilir üretim hedeflerine de katkı sağlayacak. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyorum” dedi.

Robotlar artık görevleri kendileri paylaşacak Haber

Robotlar artık görevleri kendileri paylaşacak

BTÜ’de geliştirilecek yapay zekâ destekli sistem sayesinde birden fazla robotun kullanıldığı operasyonlarda, robotlar sahadaki durumu analiz ederek görevleri kendi aralarında daha verimli ve dengeli şekilde paylaşabilecek. TÜBİTAK destekli proje, özellikle insansız kara ve hava araçlarının birlikte kullanıldığı operasyonlarda robotlar arası koordinasyonu güçlendirmeyi hedefliyor. BURSA (İGFA) - BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Mısır’ın yürütücüsü olduğu “Çoklu Robotlar için Öngörülü, Bağlama Duyarlı Adaptif Görev Atama” başlıklı proje TÜBİTAK desteği kazandı. Doç. Dr. Nurettin Gökhan Adar ve Doç. Dr. Mustafa Özden’in araştırmacı olduğu proje kapsamında, çoklu robot sistemlerinde görevlerin daha verimli, dengeli ve öngörülü biçimde dağıtılmasını sağlayacak yapay zekâ destekli yenilikçi bir yöntem geliştirilecek. Bu yaklaşımın özellikle savunma teknolojilerinde, çoklu insansız kara araçları ve insansız hava araçlarının birlikte görev yaptığı operasyonlarda ve karmaşık saha yönetimi gerektiren uygulamalarda kullanılması hedefleniyor. Böylece robotlar arası koordinasyonun daha ileri bir seviyeye taşınması bekleniyor. GÖREVLER EN UYGUN ŞEKİLDE DAĞITILACAK Proje Yürütücüsü Oğuz Mısır, çoklu robot sistemlerinin aynı anda birçok görevin yürütülmesinde önemli avantajlar sunduğunu belirterek, görevlerin doğru planlanmaması durumunda robotlar arasında iş yükü dengesizliği, gereksiz enerji tüketimi ve operasyonel çakışmalar yaşanabildiğini ifade etti. Projenin bu sorunlara çözüm üretmeyi hedeflediğini dile getiren Oğuz Mısır,“Geliştirilecek sistem, robotların konumlarını, görev durumlarını ve enerji tüketimlerini analiz ederek görevleri en uygun şekilde dağıtabilecek bir yapay zekâ karar mekanizmasına dayanacak. Böylece robotlar hem kendi durumlarını hem de birbirleriyle olan ilişkilerini dikkate alarak daha koordineli çalışabilecek” dedi. Çalışma, BTÜ ROTASAM bünyesindeki mobil robot sistemleri kullanılarak farklı senaryolarda test edilecek. Sistem önce simülasyon ortamında doğrulanacak, ardından gerçek robot platformlarında uygulanarak performansı değerlendirilecek. Proje sonucunda, çoklu robot sistemlerinde yalnızca görev dağıtımı yapan değil aynı zamanda sahadaki durumu analiz ederek buna göre karar verebilen akıllı bir yaklaşım geliştirilmiş olacak. Bu yaklaşımın, çoklu insansız kara araçları ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı operasyonlarda saha izleme, alan tarama, durumsal farkındalık üretimi ve ileri düzey operasyonel karar destek süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor. Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar,“Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ, robotik ve akıllı sistemler alanında gelişmiş bir üniversiteyiz ve bu proje, çoklu robot sistemlerinin sahadaki görevlerini daha akıllıca planlamasını sağlayarak verimliliği artırmanın yanı sıra operasyonel karar süreçlerine de önemli katkılar sunacak. Bu projemizde de olduğu gibi üniversitemiz, sadece teknoloji üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplum ve sektörler için somut çözümler geliştirmeye devam ediyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.