Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm

haberalmedya - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’de yeni kriz! Zeynel Emre, PM’nin düştüğünü savundu Haber

CHP’de yeni kriz! Zeynel Emre, PM’nin düştüğünü savundu

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, 28 Parti Meclisi üyesinin noter aracılığıyla istifa ettiğini belirterek, PM'nin tüzük gereği düştüğünü savundu. Emre, "Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur" dedi. ANKARA (İGFA) - CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre,TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP'de Parti Meclisi'nin (PM) yeterli üye sayısının altına düştüğünü öne sürerek olağanüstü kurultay çağrısında bulundu. Parti tüzüğüne göre PM'nin görevine devam edebilmesi için gerekli üye sayısının korunması gerektiğini belirten Emre, şu ana kadar 28 PM üyesinin istifasını noter aracılığıyla sunduğunu açıkladı. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan açıklamada CHP'li Emre, parti tüzüğünün ilgili maddesine göre yedek üyelerin göreve çağrılmasının ardından da PM üye sayısının üçte iki sınırının altına düşmesi halinde kurulun kendiliğinden düşmüş sayılacağını savundu. Bu durumda genel başkanın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması gerektiğini ifade eden Emre, "Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar." dedi. Dün gerçekleştirilen MYK toplantısının ardından bazı milletvekillerinin disiplin sürecine sevk edilmesine de değinen CHP'li Emre, mevcut tüzüğe göre milletvekillerinin disipline sevki konusunda yetkili organın MYK değil PM olduğunu ileri sürdü. Parti yönetimine çağrıda bulunan Emre, PM'nin düştüğünü ve artık partiyi kurultaya götürmek dışında herhangi bir karar alınamayacağını savunarak, "Bir an evvel olağanüstü kurultay kararı alınmalı" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim Haber

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" dedi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, günler öncesi, bugün saat 13.30'da TBMM'de CHP Grup Toplantısında konuşacağını duyurmuştu. GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etmişti. Parti genel merkezinde milletvekillerine ve partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, halkın umudu olduklarını belirterek "birlik" ve "beraberlik" vurgusu yaptı. "Her şeyi ama her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum" diyen Kılıçdaroğlu, hakkı, adaleti ve hukuku her yerde savunacağını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle: "Beraber ve birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin ve Türkiye'nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye'nin, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün, Bülent Ecevit'lerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir. Arınacağız, arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti, devlete yön çizen bir partidir. Bu parti, sıradan bir parti değildir. Bu parti, devlet kuran, devleti inşa eden bir partidir. Bu parti, ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız, birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz. "HİÇBİR İRADE PARAYLA SATIN ALINAMAZ" CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar, 'Niye böyle konuşuyorsunuz' diyorlar. Ahlak, erdem, adalet, temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. Herkesi dinledim, hiç kimseye kötü gözle bakmadım, herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatli dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Parti ile ilgili başka alanlarda, dış dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir. Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki: 'Sarayın adamı'. Ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin ya? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim. KILIÇDAROĞLU'NDAN "BİRLİK" VE "MÜCADELE" VURGUSU Dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emekçinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? Bir şey daha, uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar... Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız. Mehmet Şimşek'i getirdiler, İngiltere'den getirdiler beyefendi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ya ezilen fakir fukara, köşeyi dönenden gene bizim beşli çeteden. Bu nasıl bir düzendir? Emin olun bu düzeni değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız, omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa o gün hepimiz açız. Bir çocuğumuz huzursuzsa o gün hepimizde huzur yok. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız, ailenin birliği için yapacağız, birliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız. "CHP, KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDADIR" Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e, Amerika'ya, İngiltere'ye, Orta Doğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil, en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ VESAYET KABUL ETMEZ" Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bizim tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiş CHP'ye 'komünist parti', 'faşist parti', 'dinsiz parti' demişlerdi. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil, bütün İslam dünyası ve Avrupa da bize bakar. Eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Politikamız nedir dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma, olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse genel başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar ve söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargı olmayacağım. Yani 'İşte bu böyledir, hemen partiden atalım', böyle bir düşüncem de yok. "ONURLU İNSANLAR HESAP VERMEKTEN KAÇINMAZLAR" Mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Rahmetli babam derdi: 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. Bu karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin. "İYİ NİYETİM İSTİSMAR EDİLDİ" Ben isterdim ki bunu Meclis'te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclis'e girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi, ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar, o noktaya gelince 'Kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağım." Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık, "Hak, hukuk, adalet" ve "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla kesildi.

Özgür Özel kurultay için tarih verdi Haber

Özgür Özel kurultay için tarih verdi

CHP’de mutlak butlan kararının ardından başlayan liderlik tartışmaları sürerken, gözler bugün TBMM’de yapılacak grup toplantılarına çevrildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel başkanlık koltuğuna oturtulan Kılıçdaroğlu'nun bugün saat 13.30’da grup toplantısında konuşma yapacağı açıklanmıştı. Halkın seçtiği Genel Başkan Özgür Özel'in ise Manisa programını iptal ederek grup toplantısının kendisinin düzenleyeceğini duyurarak, “Kürsüyü atanmış birine teslim edemeyiz, grup toplantısında ben konuşacağım” ifadelerini kullanmıştı. SAATLER KALA GERİ ADIM ATTI Özel ve Kılıçdaroğlu’nun yapacağı konuşmalar öncesinde Meclis çevresinde güvenlik önlemleri artırılırken, Kılıçdaroğlu,toplantıya saatler kala geri adım atarak katılmayacağını duyurdu. ÖZEL, KÜRSİYE ÇIKTI CHP’nin son seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki grup toplantısında milletvekillerinin alkış ve sloganları eşliğinde kürsüye çıktı. Konuşma öncesinde, geçen yıl hayatını kaybeden Ferdi Zeyrek’in fotoğrafının bulunduğu sıraya oturan Özel, Ali Mahir Başarır’ın anonsunun ardından partililere seslendi. CHP lideri ve TBMM Grup Başkanı Özel, grup toplantısında şu açıklamalarda bulundu: "Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, çok değerli konuklar... Bugün 13.30'da bu kürsüde biri olacaktı. Dünden beri bu tartışıldı. Bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı, kendi adıma bir başarı ya da zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, TBMM'nin Dikmen kapı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salondaki güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Biz sandığa inanırız. Seçene ve sevilene inanırız. Onun için burada hep birlikte sürdürdüğümüz direniş çok anlamlıdır. Bugün yaptığımız vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil, bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum. Bugün 9 Haziran... Kardeşim, arkadaşım, yoldaşım, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in vefatının sene-i devriyesindeyiz. Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı'ydı, Ferdi ile birlikte bayram namazını kıldık, aile büyüklerimizin, partimizin ve diğer partilerin büyüklerine ziyaretlerde bulunduk. Şehitliğe, polis ve askeri şehitliğe ziyaretlerde bulunduk. Ardından kurban kesme alanına gittik ve öğlen 12 gibi ayrıldık birbirimizden. Akşam uyumaya yakın, o yorgun günün sonunda o feci haberi aldık. Feci kaza haberini... Hep birlikte Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'nin bahçesine koştuk. Bütün Manisa oradaydı. Neredeyse bütün partilerden, bütün şehirlerden insanlar vardı. 3 gün direndi. 3 gün dua ettik, mucizeyi kovaladık ama olmadı, kaybetti. Manisa'da ilk kez Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan bir cenaze töreni meydanlara, Manisa'ya sığmadı. Tarihin en unutulmaz, herkesin gördüğüne şaşırdığı, bir tek Ferdi'yi bilenlerin şaşırmadığı ve "Ancak bu Ferdi'ye nasip olurdu" denilen bir törenle kardeşimizi uğurladık. 'BU KÜRSÜ SEÇİLMİŞLERİN YERİDİR' Bugün de birinci sene-i devriyesi. Orada olmak istedik ve orada olacaktık. Geçen hafta basın mensubu bir arkadaş sordu grup toplantısı hakkında ve ben de "Ferdi'nin vefatı nedeniyle Manisa'da oluruz, herkes orada olur" dedim. Bu soruya cevap verdikten bir süre sonra ise hiç olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Sonradan araya girip "Yapmasaydınız" diyenlere de cevap olarak "Özgür Bey Manisa'ya gidince yapalım dedik" diye yanıt verdiler. Benim orada olmamamı fırsat bilerek bir karar aldılar. Günlerce düşündüm. Tanıdığım herkese, arkadaşlarıma, aileme, çocukluk arkadaşlarıma sordum. Kim gelecekti bu kürsüye? Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, son kurultayda geçerli oyların hepsini almış olan genel başkan olmayacak, 2020 yılında yapılan kurultay ile bir atanmış buraya gelecekti. Buraya kimin geleceğini, nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir ve o karar burada tecelli eder. Tüm yok saymalara, demokrasiye aykırı girişimlere rağmen burası seçilmişlerin yeridir. Bu bayrağı bir bırakırsanız, millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Bu yüzden herkese danıştım ve Ferdi'nin sesi ile kararı verdim. Ferdi ile konuşurken hep bir şey çıkar ve bana "Sen orada lazımsın, biz burada hallederiz" derdi. Bu yüzden bunun gereği de budur. Burayla ilgili bir inatlaşmanın değil de, bir vazifeyi üstlenmenin gereği de budur. 'DÖRT KOLDAN SALDIRI ALTINDAYIZ' Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay önce 5 parti birden yüzde 25'lik cam tavandaydık, 10 ay sonrasında yüzde 38 ile CHP'yi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Kurulduğundan beri AKP'yi ilk kez geçtik ve o günden bu yana saldırı altındayız. Bunu bu kadar net belirlemeliyiz. Anlamazsan meseleyi, çözmezsen kumpası, 'CHP'nin iç işi' dersin. CHP'nin iç işi falan değil bu. Kim karışır CHP'nin kurultayına? Öyle bir noktadayız ki, o zamanın meşru bulunan delegasyonu ile 2 kere kurultay yapılmış. Yeri gelmiş mahallelere sandık kurulmuş ama son 4 kongreyi yok sayan bir anlayış var. YSK'ya göre yok değil, hiçbir yere göre yok değil ama AKP yargı kollarının görevlendirdiği bir İstinaf Mahkemesi olmayacak bir karar almış ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun seçim hukuku ile garanti altına alınamayacağı bir karar almıştır. Öyle bir kötü akıl var ki onu söylemeden olmaz. "İlk seçimde iktidarı aldılar, biz bu iktidarı veremeyecek durumdayız. Sandıkla geldik ama sandıkla gidemeyiz, bu iktidarı veremeyiz" diye düşünüyorlar. Bütün mesele bu. ‘ÖLMÜŞ KARDEŞİME İFTİRA ATTILAR’ “Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum’a söyledim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, ‘Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.’ Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, ‘Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim’ deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz? En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek’e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar.” ‘ERDOĞAN’A RAKİP İSTEMİYORLAR’ “ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana ‘Hırsız’ demeye başladılar. Mesele Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor. ‘ONA NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM…’ Biz parti içi meseleyi değil, ülkenin demokrasisi, sandıkla değişim için insanlar bedenine koyuyor orada. Dünya siyasi tarihinde görülmemiş bir kumpas var. Trump istiyor diye, onun Ankara temsilcisi öyle istiyor diye… Öbür taraftan Kürt, Alevi olsun diyenler… Diğer taraftan derin devlet öyle istiyor diyenler. Cumhuriyet’in kurucu değerlerini koparmaya çalışanlara karşı siz bugün Türkiye’nin kopmayan halkasısınız. Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde bize bunları yaşatanlara, kim alet oluyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum. Bir kez kötü bir şey söylemedim. Onun için neler yaşadım. Ne kavgalar verdik. Bu partiyi neler yaşattılar ne diyeceğimi bilmiyorum. O partinin içinde kimler var biliyor musunuz? O binada bugün Kemal Bey’e linç edilirken yanında olan Murat Emir yok. Haluk Kırcı’nın ekibi var, 12. kattan selam veriyor. Artvin’de saldırıya uğrarken yanında olan Seyit Torun yok. Adalet Yürüyüşü’nün fikir babası Aykut Erdoğdu ile Bülent Tezcan yok. 2 milyon dolar para isteyen ve Yunanistan’a kaçarken yakalanan avukat o binada. 'BU MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU BİLİR' O yüzden şimdi çıkmışlar oraya, buraya efendim bir paralel CHP varmış. Paralel CHP anlayışı varmış. Bizim meclisi paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapdedilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis'e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir binadan ibaret değil, bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı, çatısı değil, son kalenin Cumhuriyet'e inananların yüreğindeki olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. Ya da bu millet seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir. 'YARGIDAKİ ÇETEYİ DAĞITACAĞIZ' Onun için her şeyi yapın ama bu dille bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe ayaklanma, her meydana sokak çağrısı, her mitinge sokakları karıştırmak, Türkiye'yi karıştırmak diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini bu Cumhuriyet Halk Partisi'nde, Cumhuriyet Halk Partisi'nde görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla, asla ve asla Cumhuriyet Halk Partisi'ne paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp, yok arınacağız, yok atacağız, yok satacağız. Böyle bir şeye teslim olursak biz Cumhuriyet Halk Partisi olmaktan çıkarız. Elbette hukuka sığınacağız, elbette hukuka güveneceğiz, elbette yargının bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz. Ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını dağıtacağız. '26 TEMMUZ GEÇİRİLMEMELİ' "Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur. 'Kurultay yapacağız' söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. 'Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım'. Burada yapılacak iş 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz." MİLLETİN AYAKLARININ ALTINDA KALIR "Herkes bilsin ki milletin yürüyüşüne kimse set çekmez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır. Ne yapılırsa yapılsın bu millet önünde kimseyi istemez. Devletini sever, vergisini verir ama devleti milletin karşısına koyarsanız millet o devleti önce yener sonra yeniden demokratik devletlerini inşa eder."

Kılıçdaroğlu geri adım attı, destekçilerini CHP Genel Merkez'e çağırdı! Haber

Kılıçdaroğlu geri adım attı, destekçilerini CHP Genel Merkez'e çağırdı!

Türkiye’nin gündemi bugün saat 13.30’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılması beklenen Cumhuriyet Halk Partisi Grup Toplantısı’na kilitlendi. Hem Özgür Özel yönetimi hem de Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi kürsüde kendilerinin konuşacağını açıklamıştı.. KILIÇDAROĞLU GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etti. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Topyekun halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz." ifadesini kullandı. İç karışıklık yaratma çabalarının sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlayacağına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Biz bu oyunu bozarız. Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür. Tüm partililerimizi ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00'te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'mize, yani baba ocağımıza çağırıyorum. Biz biriz ve birlikteyiz."

Vergi ve yatırım düzenlemeleri Resmi Gazete’de... Yurt dışı gelirlere 20 yıl vergi istisnası Haber

Vergi ve yatırım düzenlemeleri Resmi Gazete’de... Yurt dışı gelirlere 20 yıl vergi istisnası

TBMM’de kabul edilen ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun ile vergi, yatırım ve finans alanlarında önemli değişiklikler yapıldı. Düzenleme; yurt dışından Türkiye’ye taşınan kişilere uzun süreli vergi avantajı, yeni varlık barışı uygulaması ve üretim yapan şirketlere düşük kurumlar vergisi imkânı getiriyor. ANKARA (İGFA) - "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunla vergi sistemi, yatırım ortamı ve finans sektörüne yönelik dikkat çeken düzenlemeler hayata geçirildi. Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri, son üç yıldır Türkiye’de ikamet etmeyen ve vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye yerleşmeleri halinde yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulması oldu. Kanunla birlikte yeni bir "varlık barışı" uygulaması da getirildi. Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’ye getirilebilecek. Bildirilen varlıklara uygulanacak vergi oranı yüzde 5 olarak belirlenirken, belirli sürelerle Türkiye’de tutulması taahhüt edilen varlıklarda oran kademeli olarak yüzde 0’a kadar düşebilecek. Üretim ve tarım sektörüne de vergi avantajı sağlandı. Sanayi sicil belgesine sahip üretici şirketler ile zirai üretim yapan kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak uygulanacak. Kanun ayrıca, yurt dışına yönelik ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazançların yüzde 95’inin kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesine imkân tanırken, nitelikli hizmet merkezleri için de kapsamlı vergi teşvikleri getiriyor. İstanbul Finans Merkezi ve yabancı yatırım yoğunluğu yüksek endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren şirketlere yönelik teşviklerin süresi uzatılırken, teknoloji girişimlerine yönelik sermaye artırımı ve aidat muafiyeti gibi yeni destekler de yürürlüğe girdi. Öte yandan kamu alacaklarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı, tecilde teminat aranmayan borç tutarı ise 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltildi. Yeni düzenlemelerin bir kısmı yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, bazı vergi hükümleri 2026 ve 2027 yıllarından itibaren uygulanmaya başlanacak. Söz konusu kanun değişikliğinin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

TBMM’de bu hafta yoğun mesai var... Yeni düzenlemelere ilişkin teklifler görüşülecek Haber

TBMM’de bu hafta yoğun mesai var... Yeni düzenlemelere ilişkin teklifler görüşülecek

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, yeni haftada yoğun gündemle çalışmalarına başlayacak. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşüleceği Genel Kurul’da su yapıları güvenliğinden enerji tesislerine, ormanlardan hayvancılığa kadar birçok alanda yeni düzenlemeler ele alınacak. ANKARA (İGFA) - TBMM Genel Kurulu, 2 Haziran Salı günü başlayacak haftalık çalışmalarında kapsamlı düzenlemeler içeren kanun teklifini görüşecek. Teklife göre, il özel idareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri ve diğer kamu kurumları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi amacıyla gerekli güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü olacak. Bu kapsamda ilgili kurumların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nü bilgilendirmesi gerekecek. HES İŞLETMELERİNE YÜKSEK CEZALAR Düzenlemeyle hidroelektrik santrallerinin DSİ tarafından belirlenen işletme talimatlarına uymaması halinde şirketlere idari para cezası uygulanacak. Tesisin kurulu gücüne göre megavat başına 50 bin ila 100 bin lira arasında değişecek cezaların toplamı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan fazla olamayacak. ALKOLLÜ İÇECEK MARKALARINA SPONSORLUK SINIRI Kanun teklifinde alkollü içki üreticileri ve ithalatçılarına yönelik yeni kısıtlamalar da yer alıyor. Buna göre firmalar, marka, logo, amblem veya bunları çağrıştıran işaretleri kullanarak herhangi bir etkinliğe, yayına ya da sosyal medya paylaşımına destek veremeyecek. Teklif kapsamında Orman Genel Müdürlüğü tarafından iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla karbon yutak ormanları oluşturulacak. Böylece ormanların sera gazı emme kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Lisans almaksızın yürütülen ve uluslararası iş birliği anlaşmaları kapsamında bulunan bazı su projeleri için belirlenen süre de uzatılacak. Mevcut uygulamada 31 Aralık 2025 olarak belirlenen son tarih, 31 Aralık 2040’a çekilecek. 2/B ALANLARINDA YENİ DÜZENLEME TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan kanun teklifinde, Orman Kanunu’nun 2/B maddesi kapsamındaki alanlara ilişkin uygulamalara da yer veriliyor. Belirli şartları taşıyan alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesinin önü açılacak. Teklife göre şeker pancarı alım fiyatları, şeker fabrikalarını işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler veya temsilcileri arasında yapılacak mutabakat sonucunda belirlenecek. KAÇAK YAPILARA ABONELİK YASAĞI İzin alınmadan yapılan yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz aboneliği bağlanamayacak. Bu hükme aykırı işlem yapan kurum ve kuruluşlara her abonelik için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Canlı hayvan ve hayvansal ürün sevklerinde gerekli belgeleri bulundurmayanlara yönelik cezalar da artırılıyor. Belgesiz taşınan sığırlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçiler için ise 1.204 lira idari para cezası kesilecek. KOMİSYONLARDA YOĞUN GÜNDEM Öte yandan bu hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, emniyet teşkilatı ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifini görüşecek. TBMM İçişleri Komisyonu’nda ise Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınacak. TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu da çalışmalarını sürdürecek.

CHP'de bir sonraki düello Meclis'te Haber

CHP'de bir sonraki düello Meclis'te

ANKA- CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in TBMM’de düzenleyeceği "Merkez Yönetim Kurulu" (MYK) toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Emir, toplantı gündemine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: “Bizim açımızdan MYK, Türkiye’nin sorunlarını, haftalık siyasi tartışmalarını konuşacağımız, masaya yatıracağımız yerlerdir. Geçen haftanın değerlendirmesi ve önümüzdeki haftanın planlaması yapılır. MYK üyesi arkadaşlarımız kendi raporlarını sunarlar. Bizim açımızdan daha önceki MYK’lerden farkı olmayan bir MYK toplantısı olacak.” SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI? Emir, “Salı günü grup toplantısı yapılacak mı” sorusu üzerine, “Bu sorunun sorulmasına dahi şaşırdığımızı ifade etmeliyim. Çünkü bizim yönetmeliğimize göre de tüzüğümüze göre de meclis teamüllerine göre de grup yönetim kurulu, grup genel kurul toplantısının saatini belirler, gündemini belirler, zamanını belirler ve yapar. Bu gelenek ve bu yasal zemin, 100 yıllık partide ben kendimi bildim bileli var. Öteden beri yapılıyor. Önümüzdeki salının daha önceki salılardan da bir farkı yok bu nedenle” diye konuştu. "BİZİM AÇIMIZDAN BİR TARTIŞMAYA YER YOK" Emir, tedbiren CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Meclis başkanlığına yaptığı başvuruya ilişkin de “Benim baktığım yer sonuç olarak 100 yıllık partinin buradaki geleneği, iç yönetmeliği, tüzüğüdür. Buna baktığınızda da zaten durum son derece açık. Bu nedenle bizim açımızdan bir tartışmaya yer yok” dedi.

Bayram sonrası içki satışlarında yeni düzenleme: Yasak ve cezalar geliyor Haber

Bayram sonrası içki satışlarında yeni düzenleme: Yasak ve cezalar geliyor

ANKA- Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 10 günlük Kurban Bayramı tatilinin ardından yoğun mesaisine yeniden başlıyor. Genel Kurul ve komisyonlarda birçok önemli düzenleme ele alınacak. Meclis'in gündemindeki ilk başlıklardan biri ise "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" olacak. ALKOLLÜ İÇKİ MARKALARINA YENİ DÜZENLEME Genel Kurul'da 2 Haziran Salı günü görüşülmesi beklenen teklif kapsamında, alkollü içki markalarının isim, logo, amblem ve benzeri işaretlerinin iş yerlerinde, vitrinlerde, satış noktalarında ve etkinlik alanlarında kullanılması yasaklanacak. Ayrıca fermente alkollü içki markalarının distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markalarının da fermente alkollü içki markası olarak kullanılması engellenecek. Teklifte yer alan bir diğer düzenlemeye göre, ülke genelinde saat 22.00 ile 06.00 arasında uygulanan alkollü içki satış yasağına ilişkin yaptırımlarda mülki idare amirleri yetkili olacak. TARIM ARAZİLERİNE YÖNELİK YENİ KURALLAR Teklif, tarım arazilerinin korunmasına yönelik önemli düzenlemeler de içeriyor. Buna göre yapı kooperatiflerinin tarım arazilerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmesine izin verilmeyecek. Tarımsal amaçla faaliyet gösteren kooperatiflerin hak edinimleri ise Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine bağlı olacak. Ayrıca tarım arazilerinde kullanım planlarına aykırı faaliyetlere yaptırım uygulanacak. İzin alınmadan yapılan yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmeyecek. Bu kurala aykırı hareket eden kurum ve kuruluşlara her bir abonelik için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Arazi kullanım planlarına aykırı davranılması halinde ise bin liradan az olmamak üzere, bozulan arazinin her metrekaresi için 2 bin 500 lira idari para cezası kesilecek. DSİ, ORMAN VE ŞEKER PANCARI DÜZENLEMELERİ Kanun teklifinde ayrıca Devlet Su İşleri'nin (DSİ) mülkiyetindeki veya hissedar olduğu taşınmazların satışı ve kiralanmasına ilişkin düzenlemeler bulunuyor. Veteriner hekimlere yönelik disiplin hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve para cezalarının artırılması da teklif kapsamında yer alıyor. Bunun yanı sıra karbon yutak ormanlarının kurulması, bazı alanlarda 2/B uygulamalarının yapılabilmesi, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında DSİ projelerine ilişkin sürelerin uzatılması ve şeker pancarı üretimine yönelik yeni kurallar da düzenleniyor. Buna göre sözleşmesiz ve izinsiz şeker pancarı ekimi yapılamayacak, şirketlerin belirlenen alanlar dışında pancar temin etmesi ise izne tabi olacak. KOMİSYONLARDA YOĞUN GÜNDEM Meclis komisyonlarında da yeni haftada önemli kanun teklifleri görüşülecek. AKP'nin hazırladığı ve emniyet teşkilatındaki kadro oranlarının yeniden belirlenmesi, basın ve internet haber sitelerine yönelik düzenlemeler, resmi ilan ve reklam cezaları, taksi, dolmuş, minibüs ve servis plakalarına vergi istisnası ile akaryakıt piyasasında vergi kaybının önlenmesine ilişkin hükümler içeren torba kanun teklifi, 3 Haziran Çarşamba günü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınacak. KIZILAY TEKLİFİ DE GÜNDEMDE Türk Kızılay'ın Cenevre Sözleşmeleri'ne uyumunun sağlanması ve kurumun hak ve yükümlülüklerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin kanun teklifi ise 4 Haziran Perşembe günü İçişleri Komisyonu'nda görüşülecek. OKUL SALDIRILARI ARAŞTIRILACAK Öte yandan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarının nedenlerinin araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da çalışmalarını sürdürecek. Komisyonun 3 Haziran Çarşamba günü gerçekleştireceği toplantıda bazı akademisyenler sunum yapacak.

Özgür Özel’den 'erken seçim' ve 'kurultay' mesajı Haber

Özgür Özel’den 'erken seçim' ve 'kurultay' mesajı

CHP'de mutlak butlan kararı sonrasında polis ablukasında partiden ekibiyle birlikte çıkarak TBMM'de çalışmalarını sürdüren Özgür Özel, bayramı memleketi Manisa'da geçiriyor. Özel, Kurban Bayramı’nın ilk gününde yaptığı açıklamada erken seçim çağrısını yinelerken, Kemal Kılıçdaroğlu’na da “Kurultayın yolu açık” sözleriyle seslendi. MANİSA (İGFA) - CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Kurban Bayramı’nın ilk gününde bayram namazını Manisa Hatuniye Camii’nde kıldı. Namaz sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. CHP teşkilatlarının ortak talebinin seçim olduğunu ifade eden Özgür Özel, “Bizim partimizde bir an önce seçimin yapılmasını istiyoruz. 81 il başkanımız, bütün üyelerimiz herkes seçim diyor” dedi. Parti içi tartışmalara ilişkin de konuşan Özgür Özel, CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı. Özel, “Kılıçdaroğlu’nun seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz” diyerek kurultay sürecine işaret etti. Kurultaya gitmenin yolunun açık olduğunu belirten Özel, genel başkanın doğrudan üyelerin oyuyla belirlenmesini önerdi. Özgür Özel, “2 milyon üyemizin kararıyla belirlensin genel başkan. Ben hangi delegeyle girmek istiyorsa seçime hazırım. Bu Türkiye’ye çok iyi örnek olur, bütün tartışmalar da biter” ifadelerini kullandı. Bu arada açıklamalar sonrasında önce aile büyüklerinin yanı sıra, vefat eden; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, CHP Manisa İl Başkanı eczacı Mete Erdem ile MHP İl Başkanı eczacı Cemil Çöllü ve eczacı Neşe Gülersoy’un kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı. CHP'li Özel, garnizon ve polis şehitliğini de ziyaret etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.