Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

haberalmedya - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da hububat hasadında sıkı denetim... Dane kaybına geçit yok Haber

Bursa'da hububat hasadında sıkı denetim... Dane kaybına geçit yok

Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hububat hasadında dane kaybını en aza indirmek amacıyla biçerdöver denetimlerini sürdürüyor. İl genelinde 15 ekip ve 50 teknik personel hasat sezonu boyunca sahada görev yapacak. BURSA (İGFA) - Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hububat hasadında ürün kayıplarını önlemek amacıyla biçerdöverlere yönelik denetim çalışmalarını yoğunlaştırdı. Tarım ve Orman Bakanlığının "Biçerdöverle Ürün Hasadında Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Talimatı" ile Bursa Valiliğinin 2026/1 sayılı tebliği kapsamında yürütülen çalışmalarda, il genelinde görev yapan 15 kontrol ekibi ve 50 teknik personel hasat sezonu boyunca biçerdöverleri denetleyecek. Denetimlerde, biçerdöverlerin çalışma ayarları ve hasat sırasında oluşan dane kaybı kontrol edilirken, üreticilerin emeklerinin korunması ve milli ekonomide oluşabilecek kayıpların önüne geçilmesi hedefleniyor. Bursa'da 2026 yılı için biçerdöver hasadında izin verilen azami dane kaybı oranı yüzde 1,5 olarak belirlenirken, yapılan kontrollerde bu oranın üzerinde kayba neden olduğu tespit edilen biçerdöver sahipleri ve operatörleri hakkında idari yaptırım uygulanacağı bildirildi. Hasat döneminin üreticiler için verimli geçmesini temenni eden müdürlük, biçerdöver operatörlerini kurallara uygun hasat yapmaları konusunda duyarlı olmaya davet etti.

Atık durumdaki meyveleri hammaddeye dönüştürdü Haber

Atık durumdaki meyveleri hammaddeye dönüştürdü

Akademisyen Doç. Dr. Ümmügülsüm Zor, atığa dönüşen tarımsal ürünleri katma değerli hammaddelere dönüştürmek amacıyla Ecohub Kimya ve Biyoteknoloji'yi kurdu. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’de girişim ekosistemi, parlak fikirlerle ekonomiye değer yaratan çalışmalar üretiyor. Ecohub Kimya ve Biyoteknoloji kurucusu Doç. Dr. Ümmügülsüm Zor; kaynak verimliliği, planlama gibi salt işletme alanına özgü akademik bilgiyi yaratıcı bir fikirle birleştirerek, tarım ekosistemine değer katan bir işe imza attı. Meyve ağaçlarında atığa dönüşen olgunlaşmamış meyvelerin ve lif bakımından zengin tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılması için çalışmalar yapan Zor, bu ürünleri hammaddeye dönüştürmeyi başardı. “Zengin içerikli potansiyel hammaddeyi çöpe attığımızı gördüğümde ürünlerin dönüştürülmesini sağlayacak bir projeyi hayata geçirme kararı aldım” ifadesini kullandı. Nestlé Kahvaltılık Gevrekler’in ve Migros’un tarım ve gıda alanında kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Tam Tahıl Tam Destek” projesinde üçüncü olarak hibe desteği kazandığını anlatan Zor, girişimini güçlendirdiğini belirtti. Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin her geçen gün büyüdüğünü belirten Ümmügülsüm Zor, yeni programlar ve projelerin girişimciliği desteklediğini ifade ederek, "Başvurduğum ve hibe desteği elde ettiğim Tam Tahıl Tam Destek projesiyle de aynı zamanda görünürlük ve mentorluk alanında kazanımlar sağladım. Ayrıca fikir maratonu ve mentorluk süreci sayesinde işimizi farklı açılardan değerlendirme ve ölçeklenebilirliğimizi güçlendirme fırsatı yakaladık. Daha ötesinde aynı değer zincirinde faaliyet gösteren diğer girişimlerle tanışıp ileriye dönük çok güzel iş birliği modelleri kurma imkânımız oldu. Aynı değer zincirindeki fikirleri bir araya getiren ve bir odak noktası sunan bu projede; farklı paydaşlarla temas etme, iş modelimizi daha net ifade etme ve değer önerimizi dış gözle test etme imkânı da bulduk” diye konuştu.

Yılın ilk yarısında 900 bin dekara yakın tarım arazisi doğal afetlerden zarar gördü Haber

Yılın ilk yarısında 900 bin dekara yakın tarım arazisi doğal afetlerden zarar gördü

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında sel, don, dolu ve fırtına gibi afetler nedeniyle yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü açıkladı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında meydana gelen doğal afetlerin tarımsal üretime verdiği zararları değerlendirdi. Görüntülü bir açıklama yapan Bayraktar, sel, su baskını, don, dolu, fırtına, aşırı yağış, kar, hortum ve heyelan gibi afetlerin tarım sektörünü ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Bayraktar, 2026’nın ilk yarısında Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü ifade ederek, afetlerin yalnızca ürün kaybına değil, üreticilerin sezon boyunca yaptığı tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açtığını söyledi. Son yıllarda doğal afetlerin hem sayısının hem de şiddetinin arttığını vurgulayan Bayraktar, FAO verilerine de dikkat çekti. Küresel ölçekte tarım sektörünün afetlerden ciddi zarar gördüğünü belirten Bayraktar, 1991-2023 döneminde toplam zararın 3,26 trilyon dolara ulaştığını aktardı. Bayraktar, afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin yalnızca üreticileri değil, tüketicileri de doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti. TÜRKİYE’DE 70’TEN FAZLA İL ETKİLENDİ Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre 2026’nın ilk 6 ayında 28 ilde sel ve su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum afetleri görüldü. Zarar gören alanların yaklaşık yarısının sel ve su baskınlarından etkilendiğini belirten Bayraktar, özellikle bu afetlerin üretim süreçlerini ciddi şekilde sekteye uğrattığını söyledi. Afetlerin yalnızca ürün kaybına değil, tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm üretim maliyetlerinin de boşa gitmesine neden olduğunu vurgulayan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticilerin ağır ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bayraktar, tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek sigortalılık oranlarının halen düşük olduğunu belirtirken, devlet desteğine rağmen primlerin çiftçi gelirlerine göre yüksek olduğunu vurguladı. Bayraktar, sigortası olmayan üreticilerin de ciddi zarar gördüğünü ifade etti. Bayraktar, afetlerden etkilenen üreticilere nakit destek sağlanması ve Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri borçlarının yapılandırılması çağrısında bulundu. “Bereketli bir sezon söylemi, afet mağduru çiftçilerin yaşadığı kayıpları gölgelememelidir” diyen Bayraktar, tüm üreticilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

TTB'den çocuk işçiliği uyarısı: Çocuk işçiliği bir halk sağlığı sorunudur Haber

TTB'den çocuk işçiliği uyarısı: Çocuk işçiliği bir halk sağlığı sorunudur

Türk Tabipleri Birliği Okul Sağlığı Çalışma Grubu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında yayımladığı açıklamada, çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini tehdit eden en önemli sorunlardan biri olmaya devam ettiğini belirtti. Çalışma Grubu'ndan yapılan yazılı açıklamada, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 160 milyon çocuk işçinin bulunduğu hatırlatılırken, Türkiye'de ise son resmi verilere göre 5-17 yaş grubunda 720 bin çocuğun ekonomik faaliyetlerde yer aldığı ifade edildi. Yaz aylarında ise çalışan çocuk sayısının 3 milyona kadar ulaştığına dikkat çekildi. Çocuk işçiliğinin tarım, hayvancılık, sanayi, hizmet sektörü ve sokakta çalışma gibi farklı alanlarda görüldüğünü belirten çalışma grubu, çocukların erken yaşta çalışma hayatına katılmasının eğitimden kopuşa, okul terklerine ve gelişimsel sorunlara yol açtığını vurguladı. Açıklamasında özellikle mesleki eğitim ve çıraklık sistemine ilişkin değerlendirmelere de yer verilerek, bazı uygulamaların öğrencileri "öğrenen" konumundan "ucuz işgücü" konumuna sürüklediği öne sürüldü. Çıraklık ve işyeri temelli eğitim modellerinin eğitim hakkı, iş sağlığı ve güvenliği açısından dikkatle ele alınması gerektiği kaydedildi. Çocuk işçiliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekilen açıklamada, çalışan çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu, umutsuzluk ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunların daha sık görüldüğü belirtildi. Tehlikeli işlerde çalışan çocukların istismar ve şiddet riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. İş kazalarına ilişkin verilere de yer verilen açıklamada, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2024 yılında 71, 2025 yılında ise 94 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bildirildi. TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca ekonomik politikalarla değil; eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve çocuk koruma politikalarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirterek, tüm çocukların eşit, nitelikli ve ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetlerine erişiminin sağlanması çağrısında bulundu. Yazılı açıklama, "Her çocuğa nitelikli okul ve eğitim, çocukluk çağında değilse ne zaman?" mesajıyla noktalandı.

Bursa Nilüfer’de sürdürülebilir kalkınma hamlesi Haber

Bursa Nilüfer’de sürdürülebilir kalkınma hamlesi

Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bölgenin tarım ve turizm potansiyeline dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Çiftçimiz ve köylümüz bu topraklarda iyi para kazanmalı ki topraklarını koruyabilsin” dedi. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçenin geleceğini şekillendirecek vizyon projelerini ve kent gündemini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla buluştu. Fadıllı Mahallesi’nde açılan NİLBEL Leylek Kafe ve Restoran’da gerçekleşen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Başkanı Erol Gülmez, Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Kent Buluşmaları”nı ortak akıl üretmek için düzenlediklerini söyledi. Organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ve akademik odalarla düzenli toplantılar yaptıklarını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarıyla da düzenli olarak bir araya gelmek istediklerini belirtti. “HER YERDE SANAYİ KURABİLİRİZ AMA TARIM YAPAMAYIZ” Nilüfer’in yüzölçümünün yüzde 74,5’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, ilçede 6 organize sanayi bölgesi ve 5 binin üzerinde küçük işletme bulunduğunu hatırlatarak, “Her yerde konut yapabiliriz, her yerde sanayi kurabiliriz ama her yerde tarım yapamayız. Gelecekte gıda ve su krizi dünyada savaşların sebebi olacak. Bu verimli toprakların elden gitmemesi gerekiyor” dedi. Göreve gelirken gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları olmak üzere dört hassasiyet belirlediklerini hatırlan Başkan Şadi Özdemir, tarımda sürdürülebilirliğin ancak üreticinin kazanmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Tarım yapan nüfusun yaş ortalamasının 60’ın üzerine çıktığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Üretici iyi para kazanmazsa, çocuklarının geleceğini burada görmezse topraktan vazgeçiyor. Bir kuşak daha giderse bu bölgenin elmasına, armuduna, incirine, enginarına erişemeyeceğiz” diye konuştu. Karacabey Ovası’na yönelen sanayi baskısına da değinen Başkan Şadi Özdemir, yeni organize sanayi bölgelerinin verimli tarım topraklarını tehdit ettiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Yeni sanayi bölgesi demek yeni nüfus, yeni konut, yeni imarlı alan ihtiyacı demek. Bu baskı en sonunda tarım alanlarına yönelir. Nilüfer’in nüfusu 16 ilçenin toplam nüfus artışından daha fazla artıyor. Bu kentin yaşam kalitesini hep birlikte korumamız gerekiyor” dedi. DÖRT MAHALLEYİ KAPSAYAN TURİZM VİZYONU Fadıllı, Akçalar, Gölyazı ve Ayvaköy’ün birlikte bir turizm destinasyonu olabileceğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, iki yıldır bölge üzerine çalıştıklarını anlattı. Japon Seyahat Acenteleri Birliği’nin dünyada gezilmesi gereken 30 yer arasında Türkiye’den yalnızca Gölyazı’yı gösterdiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bölgedeki projeleri şöyle sıraladı: “Gölyazı’da kazısı tamamlanan antik amfitiyatroyu, Anıtlar Kurulu onayının ardından konser alanına dönüştürmek istiyoruz. Gölyazı ile Leylek Kafe ve Restoran arasında yolcu taşıyacak bir yüzer iskele inşa edeceğiz. Fadıllı’daki Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’ni geliştireceğiz. Ayvaköy’de seyir tepesi, dijital göçebeler için “dijital köy” kuracak ve 4,5 kilometresi botla gezilebilen Ayvaini Mağarası’nın turizme kazandıracağız. Bu bölgeyi turizmle canlandırıp tarımdan vazgeçilmemesini sağlamalıyız.” KOOPERATİFÇİLİK VURGUSU Tarımda örgütlenmenin önemine de değinen Başkan Şadi Özdemir, Hollanda’nın kooperatif modelini örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, “Hollanda, Konya’dan biraz büyük bir ülke ve yıllık 135 milyar dolarlık tarım ihracatı yapıyor. Çünkü her ürünün kooperatifi var ve üretim planlı yapılıyor. Biz de ürünlerimizi kendi kooperatiflerimizde toplarsak fiyatı belirleme şansı üreticide olur” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, konuşmasının ardından basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

SGK’nın uygulaması iptal edildi! Yüz binlerce kişiye emeklilik yolu açıldı Haber

SGK’nın uygulaması iptal edildi! Yüz binlerce kişiye emeklilik yolu açıldı

Sosyal güvenlik başyazarı İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki yazısında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (YHGK) tarım emekçileri açısından emsal niteliği taşıyan kararını duyurdu. Karara göre, 1994’te pamuk satışından yapılan prim kesintisi SGK’ya yatırılmamış olsa bile sigorta başlangıcı sayılabilecek. Bir çiftçinin 1994’te pamuk satışından yapılan prim kesintisine dayanarak erken emeklilik talebiyle açtığı dava, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na (YHGK) taşındı ve emsal niteliğinde bir kararla sonuçlandı. Olayda, özel bir şirket çiftçiden aldığı pamuk bedeli üzerinden sosyal güvenlik prim kesintisi yaptı ancak bu tutarı SGK’ya yatırmadı. Çiftçi ise elindeki makbuzla sigorta başlangıcının 1994’e çekilmesini ve EYT kapsamında yaş şartı olmadan emekli olmayı talep etti. İlk derece mahkemesi çiftçiyi haklı bulsa da Bölge Adliye Mahkemesi, “paranın SGK’ya yatırılmadığı” gerekçesiyle kararı bozdu. Dosya Yargıtay’a taşındı. YHGK GEREKÇELERE SON NOKTAYI KOYDU Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararının ardından dosyanın yeniden incelendiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK), tarım ürün bedellerinden yapılan prim kesintilerine ilişkin dikkat çekici bir karara imza attı. YHGK, kararında ürün bedelinden yapılan prim kesintisinin SGK’ya yatırılıp yatırılmadığının kontrolünün sigortalıya yüklenemeyeceğini belirterek, denetim ve takip sorumluluğunun Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait olduğuna hükmetti. Kararda ayrıca, kesintiyi yapmasına rağmen SGK’ya aktarmayan şirket yöneticilerinin, kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ifade edildi. SGK’nın denetim ve tahsil yetkilerine sahip olmasına rağmen görevini yerine getirmemesinin sonuçlarının sigortalıya yüklenemeyeceği vurgulandı. YHGK, prim kesintisinin yapılmasının, vatandaşın sosyal güvenlik sistemine dahil olma iradesini ortaya koyduğunu belirterek, makbuzun varlığının sigortalılık tespiti açısından geçerli bir delil olduğunu ve SGK kayıtlarında yer almamasının tescile engel oluşturmayacağını kayda geçirdi. KİMLERİ KAPSIYOR? Bu kapsamda, 8 Eylül 1999 ve öncesinde adına tarım ürün satışından prim kesintisi (tevkifat) yapılan vatandaşların, ellerindeki kesinti makbuzlarıyla mahkemeye başvurarak sigorta başlangıçlarını geriye çektirmeleri mümkün olabilecek. Karar, özellikle uzun yıllardır sigortalılık başlangıcı geç sayıldığı için 60 yaş şartına takılan tarım emekçileri açısından önem taşıyor. Uygulamanın kabul görmesi halinde, yüz binlerce çiftçinin EYT kapsamında yaş şartına takılmadan erken emeklilik hakkı elde edebilecek.

Bursa Yenişehir'de kurban satış yeri ve mezbaha modernize edildi Haber

Bursa Yenişehir'de kurban satış yeri ve mezbaha modernize edildi

Bursa'da Yenişehir Belediyesi, Kurban Bayramı öncesi Canlı Hayvan Pazarı ve Belediye Mezbahası'nı modernize etti. Pazarda hijyen önlemleri alınırken, Belediye Başkanı Ercan Özel sağlıklı ve huzurlu bir bayram süreci için tüm hazırlıkların tamamlandığını duyurdu. BURSA (İGFA) - Bursa’nın tarım ve hayvancılık üssü Yenişehir’de, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi tüm hazırlıklar tamamlandı. Yenişehir Belediyesi, vatandaşların ve yetiştiricilerin kurban dönemini sorunsuz geçirmesi amacıyla Canlı Hayvan Pazarı ile Belediye Mezbahası’ndaki hummalı çalışmalarını tamamlayarak tesisleri bayrama hazır hale getirdi. CANLI HAYVAN PAZARI KAPILARINI AÇIYOR Yenişehir Belediyesi Temizlik İşleri ile Fen İşleri müdürlüklerine bağlı ekiplerin koordineli çalışmasıyla, ilçe sakinlerine hizmet veren Canlı Hayvan Pazarı baştan aşağı yenilendi. 19 Mayıs 2026 Salı (Bugün) gününden itibaren kurulacak ve bayramın birinci gününe kadar açık kalacak pazarda, hayvan satış yerlerinin sınırları çizilerek belirginleştirildi. Toplum sağlığını ön planda tutan Yenişehir Belediyesi, pazar alanında geniş çaplı bir dezenfeksiyon çalışması gerçekleştirdi. Yetiştiricilerin ve vatandaşların alana güvenle giriş yapabilmesi için kurulan Dezenfeksiyon Tüneli de aktif hale getirilerek kesintisiz hizmet vermeye başladı. MODERNİZE EDİLEN MEZBAHADA HİJYEN EN ÜST SEVİYEDE Kurban kesim işlemlerinin modern ve sağlıklı bir ortamda gerçekleştirilmesi için Yenişehir Belediyesi Mezbahası’nda da hazırlıklar bitirildi. Tepeden tırnağa modernize edilen tesiste teknik bakımlar tamamlanırken, hijyen standartlarının en üst seviyede tutulması amacıyla düzenli olarak temizlik ve sterilizasyon işlemleri uygulanıyor. Sadece kesim ve satış alanlarında değil, tesislerin estetik görünümünde de önemli adımlar atıldı. Mezbaha bahçesinde gerçekleştirilen peyzaj düzenlemeleriyle yeşil alanlar güzelleştirildi, parke taşları döşenerek vatandaşların konforlu bir şekilde hareket edebileceği alanlar oluşturuldu. BAŞKAN’DAN HAYVANCILIKTA ÖNCÜ KENT VURGUSU Konuya ilişkin bir açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Bursa’nın tarım ve hayvancılık lokomotifi olan Yenişehir’de, Kurban Bayramı sürecinin sorunsuz ve ilçeye yakışır şekilde geçmesi için tüm önlemleri aldıklarını belirtti. Başkan Özel, “Yenişehir, sahip olduğu potansiyelle sadece kendi bölgesine değil, çevre il ve ilçelere de hayvancılık konusunda öncülük eden bir kent. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde, hem emekçi hayvan üreticilerimizin emeklerinin karşılığını bulacağı hem de vatandaşlarımızın dini vecibelerini gönül rahatlığıyla, hijyenik bir ortamda yerine getirebileceği bir altyapı oluşturmak için ekiplerimizle çalıştık” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.