Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siber Zorbalık

haberalmedya - Siber Zorbalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Zorbalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'de dijital tuzaklara karşı gençlere kalkan Haber

İzmir'de dijital tuzaklara karşı gençlere kalkan

İzmir Büyükşehir Belediyesi, lise öğrencilerine yönelik “Dijital Haklar ve Dijital Şiddet” eğitimleri başlattı. Siber zorbalıktan çevrim içi tacize kadar birçok tehlikenin anlatıldığı eğitimlerde gençlere, dijital dünyada haklarını nasıl koruyacakları öğretiliyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin değişen dünyanın ihtiyaçlarına uygun bilgi, beceri ve farkındalıklarla güçlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından Genç İzmir çatısı altında yürütülen "Lisedeyiz" projesi çalışmaları kapsamında, “Dijital Haklar ve Dijital Şiddet” başlıklı eğitim oturumları gençlerle buluşuyor. Dijital Haklar Platformu iş birliğiyle, Nilgün Karacaoğlu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen eğitimler hem liselerde hem de Genç İzmir Bornova Macera Park Gençlik Yerleşkesi’nde düzenleniyor. Öğrencilerin ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programlarda, gençlerin çevrim içi ortamlarda karşılaşabilecekleri riskleri tanımaları, kişisel verilerini korumaları ve dijital şiddet karşısında başvurabilecekleri yollar hakkında bilgi sahibi olmaları hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın gençleri yalnızca geleceğin değil bugünün de öznesi olarak gören yaklaşımı doğrultusunda yürütülen eğitimler, dijital çağın risklerine karşı gençleri güçlendiren önemli bir farkındalık alanı oluşturuyor. DİJİTAL DÜNYADA HAK TEMELLİ FARKINDALIK İnteraktif formatta ilerleyen eğitimlerde, teknolojinin sunduğu olanakların yanı sıra dijital ortamda karşılaşılabilecek tehditler ve hak ihlalleri ele alınıyor. Siber zorbalık, çevrim içi taciz, dijital şiddet türleri, kişisel verilerin korunması, dijital ayak izi ve güvenli internet kullanımı başlıklarında gençlere bilgi veriliyor. Programlarda ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dijital ortamdaki yansımaları ve bu durumun gençler açısından oluşturabileceği riskler değerlendiriliyor. Böylece dijital şiddetin yalnızca teknik bir güvenlik meselesi değil; haklar, eşitlik ve güvenli yaşam alanlarıyla ilişkili çok boyutlu bir konu olduğu vurgulanıyor. VAKA ANALİZLERİYLE ÇÖZÜM YOLLARI TARTIŞILIYOR Eğitim oturumlarında gerçek yaşamdan örnekler üzerinden vaka analizleri yapılıyor. Gençler, dijital ortamda karşılaşılabilecek olumsuz durumlarda haklarını nasıl koruyabileceklerini, hangi destek mekanizmalarına başvurabileceklerini ve çözüm odaklı nasıl hareket edebileceklerini tartışıyor. Hak temelli farkındalığın öne çıktığı buluşmalarda, gençlerin dijital okuryazarlığını artırmak ve siber şiddete karşı ortak bir bilinç oluşturmak amaçlanıyor. Eğitimlerde, dijital güvenliğin yalnızca bireysel tedbirlerle değil, ortak farkındalık ve dayanışmayla güçlenebileceği mesajı öne çıkıyor. “Lisedeyiz” kapsamında sürdürülen eğitimlerle, gençlerin dijital çağın olanaklarından güvenle yararlanması ve haklarını bilen bireyler olarak güçlenmesi hedefleniyor. Hem liselerde hem de Genç İzmir Bornova Macera Park Gençlik Yerleşkesi’nde düzenlenen eğitimlerin önümüzdeki süreçte de yeni gençlerle buluşması planlanıyor.

Yayman: Dijital ağlar ve sosyal medya bir milli güvenlik sorunu haline geldi Haber

Yayman: Dijital ağlar ve sosyal medya bir milli güvenlik sorunu haline geldi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, dijitalleşme, oyunlar ve televizyon içeriklerine ilişkin konuların yalnızca yasal düzenlemelerle çözülemeyeceğini belirterek, "Ulus aşırı dijital ağların mutlaka toplumlarla yeni bir sözleşme yapması gerekmektedir." dedi. ANKARA (İGFA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen "Televizyon, İnternet ve Dijital Oyunların Şiddetle İlişkisi Üzerine" başlıklı çalıştaya katıldı. ASBÜ Fuat Sezgin Salonu'nda gerçekleştirilen çalıştayın açılışında konuşan Yayman, bugün sadece Türkiye'yi ilgilendiren değil, küresel bir sorun olan ve medeniyeti tehdit eden bir problem üzerine konuşulduğunu söyledi. Dijitalleşmenin bir milli güvenlik sorunu haline geldiğini belirten Yayman, "Dijital ağlar, sosyal medya, çocuğun, bireyin ve kadının korunması meselesinin artık bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini, siyaset üstü bir mesele olarak ele alınması gerektiğini ve bu meselede iktidarıyla, muhalefetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere çok önemli adımlar atılması gerektiğini bir kez daha ifade etmek isterim." diye konuştu. ULUS AŞIRI DİJİTAL AĞLAR KENDİNİ DEVLETLERİN ÜZERİNDE GÖRÜYOR Sosyal medyanın artık bir iletişim aracı olmaktan çıktığını vurgulayan Yayman, dijital platformların çocuklar üzerindeki etkisinin psikolojik, sosyolojik sonuçlar doğurduğunu, özellikle küçük yaş gruplarının kontrolsüz içeriklere maruz kalmasının ciddi riskler taşıdığını dile getirdi. "Yeni bir siyaset mühendisliğiyle, toplum mühendisliğiyle karşı karşıyayız" "Dijital ağlar, ulus aşırı dijital şirketlerin algoritmalarıyla yeni bir toplum mühendisliği, yeni bir siyaset mühendisliği ve yeni bir birey yaratma çabası içerisindedir." ifadesini kullanan Yayman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendilerini ulus devletlerinin üzerinde gören, yasama, yürütme ve yargı organının üzerinde gören bir akılla, yeni bir siyaset mühendisliğiyle, toplum mühendisliğiyle karşı karşıyayız. Bugün dijital ağlardan bahsettiğimizde aynı zamanda kadına ve çocuğa şiddet meselesini ele alıyoruz. Cinsel istismar, ötekileştirme, siber zorbalık, siber faşizm, İslamofobi, din düşmanlığı ve aklınıza gelebilecek her türlü kötülük, dijital ağ kavramlarıyla yan yana gelmektedir." Teknoloji ve dijital alanlara karşı bir düşmanlığın söz konusu olmadığının altını çizen Yayman, bir taraftan bireysel özgürlüklerin korunması diğer yandan da kamu ve toplum düzeni, kadının, ailenin, çocuğun ve bireyin korunmasının öncelikli yaklaşımları olduğunu ifade etti. - "Gençlerimizin algoritmaların kuşatması altında rehin kalmasını asla istemiyoruz" Yayman, teknolojiyi yok saymayan ama bu meseledeki sorumlulukların yerine getirilmesi gereken bir anlayış içerisinde olduklarına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bugün konuştuğumuz dijitalleşme, oyunlar, televizyon içerikleri gibi meseleler sadece kamu otoritesinin yapacağı yasal düzenlemelerle, birtakım yönetmeliklerle çözülebilecek problem alanı olmaktan uzun zamandır çıkmıştır. Ulus aşırı dijital ağların mutlaka toplumlarla yeni bir sözleşme yapması gerekmektedir. Bireyin etkileşim almak uğruna, absürt içeriklere yönelmesi, şiddetin, istismarın, kötülüğün, sanal kumarın, bahisin ve cinsiyetsizleştirmenin, LGBT propagandasının normal olduğu bir düzeni asla kabul edemeyiz. Burada sadece ailenin, bireyin, kamu otoritesinin sorumluluğu değil, topyekun bir seferberlik anlayışı lazımdır. Ulus aşırı dijital şirketlerin, 'bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler' anlayışı içerisinde daha fazla reklam ve etkileşim almak uğruna aileye, çocuklarımıza, bireye, kadınlara karşı açtığı savaşı asla kabul etmiyoruz." Siber zorbalık, mahremiyetin ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyunlar ve içeriklerin aileleri, gençleri olumsuz etkilediğinin altını çizen AİLEYİ, ÇOCUĞU, KADINI, TOPLUMU KORUMAK BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR Yayman, "Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi dijitalleşmenin sunduğu imkanlardan faydalanırken kültürümüzü, aile yapımızı, çocuklarımızı ve çocuklarımızın ruh sağlığını koruyacak tedbirleri almak zorundayız. Aile kurumunun korunması, geleceğimiz açısından olmazsa olmaz bir mesele haline gelmiştir. Bugün topyekun insanlık ve medeniyet, bir varoluş problemi, ontolojik bir sorun yaşamaktadır. Etkileşim almak uğruna, şiddetin çocuk istismarının sanal bahisin ve topyekun kötülüğün benimsenmesi ya da teşvik edilmesi gibi çok önemli bir problemle karşı karşıyayız. Biz özgürlük adı altında gençlerimizin dijital ağların, algoritmaların kuşatması altında rehin kalmasını asla istemiyoruz." ifadelerini kullandı. Yayman, gençleri, aileyi korumanın Türkiye için bir milli güvenlik meselesi olduğunu ve asla geri adım atılmayacağını vurguladı. Sosyal medya ve oyun platformlarının gençleri şiddete özendirdiğine ve saldırganlığı normal hale getirdiğine dikkati çeken Yayman, "Dijital ağların büyük bir denetimsizlik içerisinde yol almasını asla kabul edemeyiz. Travmalar, kaygı bozuklukları ve hatta intihar vakaları, dijital linç kültürünün nasıl bir yere evrildiğini ortaya koymaktadır. Dijital zorbalığın engellenmesi bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmalıdır. İnsanı yalnızlaştıran, şiddete yönelten ve psikolojik baskı altına alan bu dijitalleşme asla kabul edilemez ve biz buna izin veremeyiz." değerlendirmesinde bulundu. Yayman, Kovid-19 sürecinin dijital çağın gelişini hızlandırdığını belirterek, teknoloji ve yapay zekayı tehdit değil fırsat olarak gördüklerini, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir rol üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Programın açılışında, eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, AK Parti Gençlik Kolları Dış İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurul Üyesi ve ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça, TİHEK İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti ile ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da birer konuşma yaptı.

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir! Haber

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir!

Araştırmalar, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, riskin özellikle ergenlerde daha yüksek olduğunu kaydetti. İSTANBUL (İGFA) - Dijital oyunlar eğlence ve sosyal etkileşim açısından önemli fırsatlar sunsa da, aşırı ve kontrolsüz kullanımın ciddi davranışsal ve duygusal sorunlara yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre oyun oynama bozukluğu; bireyin oyun üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, oyunu hayatının merkezine koyması ve olumsuz sonuçlara rağmen sürdürmesiyle tanımlanıyor. Yapılan akademik çalışmalar, oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında dikkat çekici bir bağ olduğunu ortaya koyuyor. Oyun sırasında yaşanan kayıplar, engellenme ve başarısızlık hissi öfkeyi tetiklerken, uzun süreli oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise saldırgan davranışlara zemin hazırlıyor. Araştırmalar, riskin özellikle 13-17 yaş arası ergenlerde daha yüksek olduğunu gösteriyor. Şiddet içerikli oyunların sözel ve fiziksel saldırganlıkla ilişkili olduğu belirlenirken, empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı ifade ediliyor. Ayrıca yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği vurgulanıyor. Farklı ülkelerde yapılan çalışmalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Araştırmalar, oyun bağımlılığının saldırganlık, dürtüsellik ve psikolojik sorunlarla birlikte artabileceğini ortaya koyarken; bu durumun siber zorbalık gibi dijital davranışlara da yansıyabildiği belirtiliyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. İlyas Kaya, online oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkinin tek yönlü olmadığını belirterek, “Bu ilişki karşılıklı ve çok boyutlu bir yapıya sahip. Bireysel özellikler, duygusal düzenleme becerileri ve çevresel faktörler bu süreci doğrudan etkiliyor” dedi. Düşük özgüven, duygusal dengesizlik ve yüksek dürtüselliğin risk faktörleri arasında yer aldığını ifade eden Kaya, oyunların bazı bireyler için bir kaçış yöntemi haline gelebildiğini ancak bunun öfke ve stresin daha da artmasına neden olabileceğini söyledi. Aile faktörlerinin önemine de dikkat çeken Kaya, sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve güçlü sosyal bağların koruyucu rol oynadığını vurguladı. Uzmanlar, özellikle ergenlik döneminde oyun kullanımına sınır getirilmesi, farkındalığın artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.