Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rekabet

haberalmedya - Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil Haber

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil

Çinli otomotiv markalarının Türkiye pazarındaki yükselişi dikkat çekiyor. Sektör temsilcilerine göre yeni dönemde başarı; düşük fiyatla değil, teknoloji, yatırım, servis ağı ve kaliteyle mümkün olacak. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri Çinli markaların yükselişi oldu. 2021 yılında binek otomobil pazarından yalnızca yüzde 1,5 pay alan Çinli üreticiler, 2025 itibarıyla yüzde 8,2 seviyesine ulaştı. Sektör temsilcilerinden LenaCars ve Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, Çinli markaların Türkiye’deki konumunu vergi yükü, elektrikli araç rekabeti ve tüketici tercihleri açısından değerlendirdi. Türkiye’de otomobil ithalat maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını belirten Nazik, araçların fabrika çıkış fiyatlarına nakliye, sigorta, gümrük vergileri, ek mali yükümlülükler, ÖTV ve KDV'nin eklenmesiyle fiyatların katlandığını söyledi. “Bir aracın Çin’deki fabrika çıkış fiyatı ile Türkiye’deki satış fiyatı arasında artık 3,5 ila 4 katlık bir çarpan oluşuyor” diyen Nazik, 15-20 bin dolar seviyesindeki kompakt bir SUV’un Türkiye’de 2,5-3 milyon TL bandına ulaşabildiğini ifade etti. Bu maliyet yapısında en büyük payın üretici ya da distribütör kârından çok vergilerden kaynaklandığını vurguladı. REKABETİN KURALLARI DEĞİŞTİ Nazik’e göre yeni düzenlemeler Çinli markaların rekabet şansını ortadan kaldırmıyor ancak rekabetin şeklini değiştiriyor. Artık yalnızca fiyat avantajıyla pazarda kalmanın mümkün olmadığını belirten Nazik, donanım, teknoloji, hibrit çözümler, güçlü servis yapılanması ve yatırım kapasitesine sahip markaların Türkiye’de büyüme fırsatı yakalayabileceğini söyledi. “Türkiye artık Çinli markalar için bir fiyat pazarı değil, strateji ve yatırım pazarı” diyen Nazik, özellikle servis ağı ve satış sonrası hizmetlerde yeterli altyapıya sahip olmayan markaların pazarda kalmakta zorlanacağını ifade etti. TOGG REKABETİ YENİ BOYUTA TAŞIDI Elektrikli araç pazarında Togg’un önemli bir referans noktası haline geldiğini belirten Nazik, Çinli üreticilerin artık yalnızca Avrupalı markalarla değil, yerli üreticiyle de rekabet ettiğini söyledi. Nazik, “Çinli markalar büyümek istiyorsa fiyat dışında teknoloji, yazılım, kalite, servis erişimi ve ikinci el değeriyle de öne çıkmak zorunda” değerlendirmesinde bulundu. Çinli markaların ikinci el performansının tüketici açısından önemli bir kriter haline geldiğini belirten Nazik, birçok Çinli üreticinin modellerini kısa aralıklarla yenilemesinin ikinci el değerlerinin korunmasını zorlaştırdığını söyledi. Günümüzde tüketicilerin yalnızca liste fiyatına bakmadığını ifade eden Nazik, satın alma kararlarında garanti koşulları, servis ağı, yazılım kalitesi, yedek parça bulunabilirliği ve ikinci el değerinin de belirleyici rol oynadığını kaydetti. Nazik, Avrupalı, Japon ve Koreli üreticilerin güçlü servis ağları, yedek parça erişimi ve ikinci el avantajları sayesinde pazardaki konumlarını koruduğunu belirterek, birçok markanın liste fiyatları üzerinden yaptığı yüksek oranlı indirimlerin de tüketici lehine önemli fırsatlar sunduğunu sözlerine ekledi.

TEXSUM’6 tekstilin gelecek vizyonunu Bursa’da buluşturdu Haber

TEXSUM’6 tekstilin gelecek vizyonunu Bursa’da buluşturdu

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) iş birliğiyle “Geleneksel Dokudan Dijital Zekaya” temasıyla bu yıl 6’ncısı düzenlenen TEXSUM’6, tekstil sektörünün üretimden teknolojiye uzanan dönüşümünü ve geleceğe dair fırsat alanlarını odağına aldı. BURSA (İGFA) - Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde, UTİB ve UHKİB iş birliğiyle BUÜ Tekstil Mühendisliği Topluluğu tarafından düzenlenen TEXSUM’6, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUÜ Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut, BUÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı ve UTİB Denetim Kurulu Üyesi Pınar Taşdelen Engin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sektörel Panorama: Mevcut Durum, Rekabet ve Fırsatlar” başlıklı oturumda, UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ile ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayarak tekstil sektörü hakkında değerlendirmelerde bulundu. “KATMA DEĞERLİ ÜRETİME ODAKLANMAMIZ GEREKİYOR” Oturumda konuşan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, tekstil sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan tasarıma, Ar-Ge’den sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda ülkeye katkı sağladığını belirterek sektörün geleceğinde katma değerli üretimin belirleyici olacağını ifade etti. Türkiye tekstil ihracatının genel ihracata göre ortalama olarak birkaç kat daha fazla değerli olmasının yanı sıra Bursa’dan yapılan tekstil ihracatında ise ortalama kilogram değerinin tekstilde 10 dolar üzerinde konfeksiyonda da 23 dolar üzerinde olduğunu belirterek tekstil sektörünün sıra dışı düzeyde yüksek katma değer ürettiğine dikkat çeken İpeker, “Bursa’da kilogram başına yaratılan katma değerin, genel ihracat ortalamasının çok üzerinde olduğu bir sektörden söz ediyoruz. Bu nedenle fiyat endeksli bir bakış açısının ötesine geçerek; gençlerimizin de yer aldığı bu ekosistemde daha fazla nasıl katma değer yaratabileceğimize odaklanmamız gerekiyor.” dedi. Bursa’nın bilgi, teknoloji, tasarım ve yenilikçi yaklaşımlarla tekstilin geleceğe taşındığı önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayan İpeker, “Tekstil, Türkiye için geçmişte olduğu gibi bugün de lider sektörlerden biridir. Ancak bu liderliği geleceğe taşımak için teknoloji, tasarım, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı odağında daha güçlü bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor. Genç mühendislerimizin, tasarımcılarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin sektöre katacağı yenilikçi bakış açısının bu süreçte önemli rol üstleneceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “TEKSTİL HER ALANDA VARLIĞINI SÜRDÜRECEK” ETHİB Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ise tekstil sektörünün küresel gelişmelerden etkilense de güçlü ve dinamik yapısını koruduğunu ifade ederek sektörün sağlıktan savunma sanayisine, inşaattan teknik tekstillere kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi. Göksan, “Tekstil sektörü emek yoğun bir sektör ancak günümüzde dijital teknolojiler, yapay zekâ, otomasyon ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları sektörün geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Gençlerimizin mesleki bilgilerini dijital yetkinliklerle desteklemesi, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve sektörle erken temas kurması büyük önem taşıyor” dedi. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE MARKALAŞMA DAHA KRİTİK HALE GELİYOR” ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan da tekstil sektöründe sürdürülebilirlik, ham madde ve markalaşma başlıklarının giderek daha fazla önem kazandığını belirtti. Türkiye’nin pamuk üretimi ve tekstil tecrübesiyle güçlü bir potansiyele sahip olduğuna değinen Kayhan, bu gücün sertifikasyon, izlenebilirlik ve markalaşma süreçleriyle daha ileri taşınması gerektiğini ifade etti. Kayhan, üniversite ile sektörün bu tür organizasyonlarda bir araya gelmesini çok kıymetli bulduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin sektör temsilcileriyle temas kurması, sahadaki gelişmeleri doğrudan dinlemesi ve geleceğe dair bakış açısını bu doğrultuda şekillendirmesi büyük bir kazanım.” dedi.

Dijital rekabet mercek altında Haber

Dijital rekabet mercek altında

Son zamanlarda dijital platformların haber ve içerik görünürlüğü üzerine uygulamalarının Türkiye'de tartışma konusu haline geldiğini belirten Doç. Dr. Emin Köksal, Avrupa'daki bu incelemenin Türkiye'deki gündemle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Köksal’ın değerlendirmesi şöyle: “Dijital platformların içerikleri nasıl sıraladığı artık yalnızca teknik bir tercih olmanın ötesinde; rekabet, medya çeşitliliği ve kullanıcıların bilgiye erişim hakkının tam merkezinde yer alıyor.” Ona göre, Avrupa’daki bu hamleler, platformların editoryal etkisine ve piyasa üzerindeki baskısına dair Türkiye’de de artan farkındalıkla aynı paralelde ilerliyor ve ülkemiz için önemli bir rehber niteliği taşıyor. ARAMA SONUÇLARININ DÜZENİ REKABETİN GİDİŞATINI BELİRLİYOR Köksal, dijital platformların birçok alanda etkin altyapı sağlayıcı haline geldiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Google gibi platformlar, haberden e-ticarete kadar birçok alanda kullanıcılar için birincil temas noktası hâline geldi. Arama sonuçlarında kimin ne kadar görünür olacağı şeffaf ve adil kurallarla belirlenmediği takdirde, yenilikçi ve küçük aktörler rekabetçi olma şansını kaybediyor; kullanıcıların farklı bilgi kaynaklarına erişimi de fiilen daralıyor.” DMA'nın “önce kuralların koyulması, ardından ihlalde cezaların uygulanması” yaklaşımını benimsediğini hatırlatan Köksal, şöyle bir değerlendirmede bulundu: “Bu soruşturma, DMA'daki kuralların sadece kağıt üzerinde kalmadığını, aynı zamanda Komisyon’un ihlal şüphesi olduğunda hızlı bir şekilde tepki vereceğini açıkça gösteriyor.” TÜRKİYE İÇİN BENZER PROAKTİF DÜZENLEME HAYATİ ÖNEMDE Köksal, Türkiye'de de DMA'ya benzer bir dijital rekabet düzenlemesinin uzun süredir gündemde olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı: “Rekabet Kurumu’nun önceki kararları önemli olmakla birlikte, dijital platformların hızına uygun proaktif bir çerçevenin eksikliği giderek daha belirgin hale geliyor. Avrupa’daki bu ilerlemeler hem kullanıcı tercihleri hem de medya ve içerik ekosisteminin sürdürülebilirliği açısından, Türkiye’nin de benzer bir düzenlemeyi vakit kaybetmeden uygulamaya koyması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.