Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Psikiyatri

haberalmedya - Psikiyatri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikiyatri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzmanından paranoya uyarısı: Temel belirti hezeyandır, kişi inancından vazgeçmez Haber

Uzmanından paranoya uyarısı: Temel belirti hezeyandır, kişi inancından vazgeçmez

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, paranoyanın temel belirtisinin hezeyan (sanrı) olduğunu belirterek, hastaların yanlış inançlarını düzeltmeye direnç gösterdiğini ve tedavide en büyük sorunun içgörü eksikliği olduğunu söyledi. İSTANBUL (İGFA) -Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, paranoya, şizofreni ve paranoid kişilik yapısı arasındaki farklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paranoyanın temel belirtisinin hezeyan (sanrı) olduğunu belirten Tan, hezeyanı “mantıklı tartışmayla değiştirilemeyen yanlış inanç” olarak tanımladı. Prof. Dr. Tan, paranoya yaşayan kişilerin sıklıkla takip edilme, zarar görme veya tehdit edilme gibi düşünceler geliştirdiğini ifade ederek, “Kişi ‘beni takip ediyorlar’, ‘evime kamera yerleştirdiler’, ‘bana zarar verecekler’ gibi düşüncelere kesin olarak inanır ve aksini kabul etmez” dedi. “GERÇEK DIŞI İNANÇLAR OLUŞABİLİR” Paranoyanın yalnızca takip edilme düşünceleriyle sınırlı olmadığını belirten Tan, bazı hastaların mistik ya da büyüklük içerikli sanrılar geliştirebildiğini söyledi. Kişinin kendisini peygamber, icat sahibi ya da özel bir güce sahip biri olarak görebileceğini ifade etti. Paranoya gelişiminde çevresel ve biyolojik faktörlerin etkili olabileceğini belirten Tan, özellikle esrar, kokain, metamfetamin ve uzun süreli alkol kullanımının risk oluşturduğunu söyledi. Aşırı bilgiye maruz kalmanın ise yatkınlığı artırabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Tan, paranoya ile şizofreni arasındaki farklara da değinerek, şizofrenide hezeyanların daha dağınık ve tutarsız olabildiğini, paranoyada ise kişinin düşüncelerini daha sistemli şekilde savunduğunu ifade etti. “Paranoya hastası kanıt toplar ve tutarlılık arar. Ancak şizofrenide bu kaygı daha azdır” diyen Tan, paranoya yaşayan kişilerin günlük yaşam işlevlerini büyük ölçüde sürdürebildiğini de belirtti. PARANOİD KİŞİLİKTEN FARKI Paranoyanın, paranoid kişilik yapısından farklı olduğunu vurgulayan Tan, paranoid kişilikte genel bir kuşkuculuk hâli bulunduğunu ancak tek bir kesin sanrının olmadığını söyledi. Tedavi sürecine de değinen Prof. Dr. Tan, paranoya hastalarının önemli bir bölümünün hasta olduğunu kabul etmediğini belirterek, bunun tedaviyi zorlaştıran en önemli faktör olduğunu ifade etti. “Hasta, ‘ben hastayım’ demez; aksine düşüncelerinin doğru olduğuna inanır” diyen Tan, buna rağmen tedaviye yanıt veren hastaların bulunduğunu ve tedavinin gerekli olduğunu vurguladı.

Ankara'da bağımlılıkla mücadelede örnek model Haber

Ankara'da bağımlılıkla mücadelede örnek model

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bağımlılıkla mücadele devam ediyor. ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) bağımlılıkla mücadele kapsamında Temelli’de hayata geçirdiği “Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi”, kapsamlı tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından atıl durumdaki alanın yenilenmesiyle hizmete açılan merkezde, bağımlılıkla mücadele eden bireylere hem tıbbi hem de sosyal destek sağlanıyor. HEM TEDAVİ HEM SOSYAL REHABİLİTASYON ABB ile Lokman Hekim Üniversitesi iş birliğiyle faaliyetine devam eden merkezde; madde kullanımı, depresyon, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi rahatsızlıkları bulunan bireyler için entegre servis hizmeti veriliyor. Ayrıca 18 yaş altı çocuklara yönelik ÇEMATEM servisi de merkez bünyesinde faaliyet gösteriyor. Toplam 39 yatak kapasitesine sahip merkezde kadın, erkek ve çocuk danışanlar için ayrı servisler bulunuyor. Özgür Köy’de danışanlar, uzman psikiyatristler eşliğinde yatılı tedavi görürken aynı zamanda sosyal ve kültürel faaliyetlere de katılıyor. Kütüphane, spor aktiviteleri, grup terapileri ve atölye çalışmalarıyla bireylerin yeniden sosyal hayata kazandırılması hedefleniyor. YILLIK ORTALAMA 450 HASTA Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu ve Lokman Hekim Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, merkezde yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: “Burada, 39 yatağımız, 4 tane de servisimiz var; kadın, erkek ve çocuk hastalarımız için. Yıllık ortalama 450 civarı hastamız oluyor. ‘Minnesota Modeli’ dediğimiz bir program uyguluyoruz. Daha çok grup terapileriyle giden bir program ve bağımlılıkta oldukça da iyi sonuç aldığımızı düşünüyoruz. Tabii ki bağımlılıkta en önemli şey bağımlı olmamak. Olduktan sonra, bir duyarlılık kazanıyorsunuz ve yaşam boyu devam ediyor.” Tedavi süreçlerinin kişiye özel planlandığını belirten Arıkan, danışanların ihtiyaçlarına göre terapi, ilaç desteği ve sosyal rehabilitasyon çalışmalarının birlikte yürütüldüğünü ifade etti. TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR Yerel yönetim ve üniversite iş birliğiyle hayata geçirilen merkezin Türkiye’de örnek bir model olduğunu vurgulayan Arıkan, “Zaman zaman çevre illerden de geliyorlar, izliyorlar ya da ben gidip anlatıyorum oralarda nasıl yürüdüğünü, nasıl işlediğini. Böylelikle burayı, ‘Bir Türkiye modeli olur mu?’ diye düşünüyoruz gerçekten ve ben olacağına da inanıyorum. Çünkü bu model; hastaları etiketlemeyen, yargılamayan, ihtiyaçları olduğu an buraya gelmelerine yardımcı olan bir model” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.