Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Öfke

haberalmedya - Öfke haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öfke haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tansiyonu tetikleyen 14 beklenmedik faktör Haber

Tansiyonu tetikleyen 14 beklenmedik faktör

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun yalnızca tuz tüketimiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok etkenin tansiyonu yükseltebileceğini söyledi. Nevrez Koylan, özellikle tansiyon hastalarına ilk önerilen adımlardan birinin tuz tüketiminin azaltılması olduğunu ancak hipertansiyonun çok daha geniş bir nedenler yelpazesine sahip bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koylan, stres, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da tansiyon üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti. Uzman isim, uzun süre yüksek seyreden tansiyon değerlerinin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. TANSİYONU YÜKSELTEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR Prof. Dr. Koylan, hipertansiyon üzerinde etkili olabilecek bazı alışılmadık faktörleri şöyle sıraladı: Yalnızlık hissi “Beyaz önlük sendromu” (doktor ortamında tansiyon yükselmesi) Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek Duygusal ve stresli konuşmalar Susuzluk Aşırı şeker tüketimi Bitkisel takviyeler (ginkgo, ginseng, guarana vb.) Uyku apnesi Tiroid hastalıkları Doğum kontrol ilaçları Antidepresan kullanımı Ağrı kesici ilaçlar Potasyum eksikliği Ağrı ve ani fiziksel rahatsızlıklar “Sadece tuz değil, bütün yaşam tarzı önemli” Koylan, özellikle işlenmiş şekerlerin, bazı ilaçların ve uyku bozukluklarının da tansiyon üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek, “Tansiyon yalnızca tuzla açıklanamaz. Yaşam tarzı, stres yönetimi ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir” dedi.

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir! Haber

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir!

Araştırmalar, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, riskin özellikle ergenlerde daha yüksek olduğunu kaydetti. İSTANBUL (İGFA) - Dijital oyunlar eğlence ve sosyal etkileşim açısından önemli fırsatlar sunsa da, aşırı ve kontrolsüz kullanımın ciddi davranışsal ve duygusal sorunlara yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre oyun oynama bozukluğu; bireyin oyun üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, oyunu hayatının merkezine koyması ve olumsuz sonuçlara rağmen sürdürmesiyle tanımlanıyor. Yapılan akademik çalışmalar, oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında dikkat çekici bir bağ olduğunu ortaya koyuyor. Oyun sırasında yaşanan kayıplar, engellenme ve başarısızlık hissi öfkeyi tetiklerken, uzun süreli oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise saldırgan davranışlara zemin hazırlıyor. Araştırmalar, riskin özellikle 13-17 yaş arası ergenlerde daha yüksek olduğunu gösteriyor. Şiddet içerikli oyunların sözel ve fiziksel saldırganlıkla ilişkili olduğu belirlenirken, empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı ifade ediliyor. Ayrıca yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği vurgulanıyor. Farklı ülkelerde yapılan çalışmalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Araştırmalar, oyun bağımlılığının saldırganlık, dürtüsellik ve psikolojik sorunlarla birlikte artabileceğini ortaya koyarken; bu durumun siber zorbalık gibi dijital davranışlara da yansıyabildiği belirtiliyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. İlyas Kaya, online oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkinin tek yönlü olmadığını belirterek, “Bu ilişki karşılıklı ve çok boyutlu bir yapıya sahip. Bireysel özellikler, duygusal düzenleme becerileri ve çevresel faktörler bu süreci doğrudan etkiliyor” dedi. Düşük özgüven, duygusal dengesizlik ve yüksek dürtüselliğin risk faktörleri arasında yer aldığını ifade eden Kaya, oyunların bazı bireyler için bir kaçış yöntemi haline gelebildiğini ancak bunun öfke ve stresin daha da artmasına neden olabileceğini söyledi. Aile faktörlerinin önemine de dikkat çeken Kaya, sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve güçlü sosyal bağların koruyucu rol oynadığını vurguladı. Uzmanlar, özellikle ergenlik döneminde oyun kullanımına sınır getirilmesi, farkındalığın artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.