Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mücadele

haberalmedya - Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim Haber

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" dedi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, günler öncesi, bugün saat 13.30'da TBMM'de CHP Grup Toplantısında konuşacağını duyurmuştu. GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etmişti. Parti genel merkezinde milletvekillerine ve partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, halkın umudu olduklarını belirterek "birlik" ve "beraberlik" vurgusu yaptı. "Her şeyi ama her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum" diyen Kılıçdaroğlu, hakkı, adaleti ve hukuku her yerde savunacağını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle: "Beraber ve birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin ve Türkiye'nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye'nin, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün, Bülent Ecevit'lerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir. Arınacağız, arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti, devlete yön çizen bir partidir. Bu parti, sıradan bir parti değildir. Bu parti, devlet kuran, devleti inşa eden bir partidir. Bu parti, ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız, birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz. "HİÇBİR İRADE PARAYLA SATIN ALINAMAZ" CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar, 'Niye böyle konuşuyorsunuz' diyorlar. Ahlak, erdem, adalet, temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. Herkesi dinledim, hiç kimseye kötü gözle bakmadım, herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatli dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Parti ile ilgili başka alanlarda, dış dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir. Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki: 'Sarayın adamı'. Ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin ya? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim. KILIÇDAROĞLU'NDAN "BİRLİK" VE "MÜCADELE" VURGUSU Dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emekçinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? Bir şey daha, uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar... Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız. Mehmet Şimşek'i getirdiler, İngiltere'den getirdiler beyefendi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ya ezilen fakir fukara, köşeyi dönenden gene bizim beşli çeteden. Bu nasıl bir düzendir? Emin olun bu düzeni değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız, omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa o gün hepimiz açız. Bir çocuğumuz huzursuzsa o gün hepimizde huzur yok. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız, ailenin birliği için yapacağız, birliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız. "CHP, KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDADIR" Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e, Amerika'ya, İngiltere'ye, Orta Doğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil, en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ VESAYET KABUL ETMEZ" Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bizim tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiş CHP'ye 'komünist parti', 'faşist parti', 'dinsiz parti' demişlerdi. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil, bütün İslam dünyası ve Avrupa da bize bakar. Eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Politikamız nedir dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma, olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse genel başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar ve söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargı olmayacağım. Yani 'İşte bu böyledir, hemen partiden atalım', böyle bir düşüncem de yok. "ONURLU İNSANLAR HESAP VERMEKTEN KAÇINMAZLAR" Mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Rahmetli babam derdi: 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. Bu karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin. "İYİ NİYETİM İSTİSMAR EDİLDİ" Ben isterdim ki bunu Meclis'te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclis'e girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi, ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar, o noktaya gelince 'Kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağım." Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık, "Hak, hukuk, adalet" ve "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla kesildi.

Artvin’den voleybol ’da tarihi başarı Haber

Artvin’den voleybol ’da tarihi başarı

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde düzenlenen Yurt Lig Kadınlar Voleybol Türkiye Şampiyonası’nda mücadele eden Artvin temsilcisi, ortaya koyduğu üstün performansla Türk voleyboluna damga vurdu. Bayram SARAYOĞLU / ARTVİN (İGFA) - Türkiye’nin dört bir yanından gelen bölge şampiyonları arasında mücadele eden Artvin ekibi, turnuvayı Türkiye 4’üncüsü olarak tamamlayarak hem Artvin spor tarihine geçti hem de büyük şehir takımlarına karşı elde ettiği başarılarla dikkatleri üzerine çekti. Mütevazı imkanlarla başlayan yolculuk, bugün Türkiye’nin en iyi takımları arasına giren bir başarı hikâyesine dönüştü. Turnuva boyunca sahaya karakter, mücadele ruhu ve inanmışlık koyan Artvin temsilcisi; oynadığı voleybol, takım disiplini ve savaşçı kimliğiyle organizasyonun en çok konuşulan ekiplerinden biri oldu. ARSLANER: “ARTVİN SPOR TARİHİNDE BİR İLKİ BAŞARDIK” Takımın antrenörü Yusuf Arslaner, iki yıl önce kurulan bu takımın bugün Türkiye’nin zirvesine oynayan takımlar arasında yer almasından büyük gurur duyduklarını ifade etti. Arslaner açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Spor Bilimleri Fakültesi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gamze Togay hocamızla birlikte bu takımı iki yıl önce kurduk. İlk hedefimiz Artvin’de bir yapı oluşturabilmekti. Önce il şampiyonu olduk, ardından Kars’ta düzenlenen bölge şampiyonasında Diyarbakır, Trabzon, Ordu, Elazığ ve Malatya gibi güçlü ekiplerin yer aldığı organizasyonda bölge şampiyonluğunu kazandık. Bu başarı Artvin adına bir ilkti.” Bölge şampiyonluğunun ardından Türkiye’nin 8 bölge birincisinin katıldığı finallere gittiklerini belirten Arslaner, Gebze’de oynanan şampiyonada Artvin’in adını tüm Türkiye’ye duyurduklarını söyledi. NAMAĞLUP YARI FİNAL Türkiye Şampiyonası’nda Kastamonu, Kırşehir ve Kars temsilcileriyle aynı grupta yer alan Artvin ekibi, oynadığı üç karşılaşmayı da kazanarak grubunu namağlup lider tamamladı. Özellikle geçtiğimiz yılın Türkiye 4’üncüsü Kastamonu karşısında alınan 3-1’lik galibiyet turnuvanın en dikkat çeken sonuçlarından biri oldu. Yarı finalde ise geçen yılın şampiyonu İstanbul temsilcisiyle karşılaşan Artvin ekibi, büyük çekişmeye sahne olan mücadelede rakibine 3-2 mağlup oldu. Ancak ortaya koyduğu mücadeleyle herkesin takdirini kazanan takım, turnuvayı Türkiye 4’üncüsü olarak tamamlayarak Artvin kadın voleybol tarihinin en büyük başarısına imza attı. Arslaner, açıklamasının devamında şu sözleri kullandı: “Turnuvanın sonunda Türkiye Şampiyonu olan Kastamonu’yu yenen tek takım biz olduk. Bu bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Oyuncularımız inanılmaz bir karakter ortaya koydu. Bu başarıda emeği bulunan başta Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Hasan Kara’ya, Çiçek Nene Yurt Müdürümüz Fatma Şirin’e, Doç. Dr. Gamze Togay hocamıza ve fedakârca mücadele eden tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum.” KENDİMİZİ DÖRDÜNCÜ OLARAK GÖRMÜYORUZ Takımın önemli isimlerinden Yaren Avcı ise elde edilen başarının tesadüf olmadığını belirterek şunları söyledi: “İlk yılımızda bölgede üçüncü olmuştuk. Sonrasında sürekli gelişerek önce Artvin’de ardından bölgede şampiyon olduk. Türkiye Şampiyonası’nda ise Türkiye 4’üncüsü olduk. Ancak biz bununla yetinmek istemiyoruz. Kendimizi dördüncü olarak görmüyoruz. Daha iyisini yapabilecek güce sahip olduğumuza inanıyoruz.” HİÇ VOLEYBOL GEÇMİŞİM YOKTU Takım oyuncularından Asel Nur Göğüs ise voleybolla üniversite sürecinde tanıştığını belirterek yaşadığı gelişimi şu sözlerle anlattı: “Spor Bilimleri Fakültesi’nin projesi sayesinde voleybola başladım. Hiç voleybol geçmişim yoktu. Antrenörlerimizin desteğiyle kendimi geliştirdim. Takım olarak birbirimize çok inandık. 2-0 geriden dönüp kazandığımız maçlar oldu. Bu başarı bizim için unutulmaz bir deneyim oldu.” ARTVİN’İN GURURU OLDULAR Türkiye genelindeki 8 bölge şampiyonunun mücadele ettiği organizasyonda elde edilen Türkiye 4’üncülüğü, Artvin spor tarihinde kadın voleybolu adına kazanılan en büyük derecelerden biri olarak kayıtlara geçti. Ortaya koydukları mücadele, inanç ve takım ruhuyla tüm Artvin’in gururu olan sporcuların, önümüzdeki yıllarda daha büyük başarılara imza atması bekleniyor.

Yasa dışı bahise dev operasyon! 20 ilde milyarlık ağa darbe! Haber

Yasa dışı bahise dev operasyon! 20 ilde milyarlık ağa darbe!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis ve sanal kumar şebekelerine yönelik Antalya merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonlarda yüzlerce şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı. Mersin’de ise 7 milyar liralık kara para ağı çökertildi. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yasa dışı bahis ve sanal kumar organizasyonlarına yönelik iki büyük operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Bakan Gürlek, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, emniyet ekiplerinin aylar süren çalışmaları sonucu 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini belirtti. 139 ekibin katıldığı operasyonlarda, hesaplarında 11,3 milyar lirayı aşan işlem hacmi tespit edilen 183 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığı bildirildi. Bir diğer operasyonun ise Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla jandarma ekiplerince gerçekleştirildiği açıklandı. Yurt dışı bağlantılı yasa dışı bahis sitelerinin gelirlerini akladığı öne sürülen organize suç ağına yönelik operasyonda 7 milyar liralık işlem hacmine sahip 50 şüpheli yakalandı. Operasyonda şüphelilere ait lüks araçlar, daireler ve çeşitli mal varlıklarına da el konuldu. https://twitter.com/abakingurlek/status/2056256996878201085 Bakan Gürlek açıklamasında, “Hiçbir suç odağı adalet karşısında imtiyazlı değildir. Suç ve suç örgütleriyle mücadelemiz tavizsiz şekilde sürecektir” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca operasyonlarda görev alan emniyet, jandarma ve siber suçlarla mücadele ekiplerine teşekkür edildi.

Antalya'da ‘Vatan sağ olsun’ diyen anneler unutulmadı Haber

Antalya'da ‘Vatan sağ olsun’ diyen anneler unutulmadı

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen kahvaltı programında şehit ve gazi anneleriyle bir araya geldi. Uysal, programda yaptığı konuşmada, “Evladını kaybeden bir annenin ‘Vatan sağ olsun’ diyebilmesi dünyanın en saygıdeğer mücadelelerinden biridir. Bu, insanlığın hissedebileceği en derin duygu mücadelesidir” dedi. ANTALYA (İGFA) - Antalya Muratpaşa Belediyesi, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi ile birlikte şehit ve gazi anneleri için Anneler Günü dolayısıyla özel bir program düzenledi. Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programına çok sayıda şehit ve gazi yakını katıldı. Etkinlikte kadınlara gül dağıtılarak Anneler Günü kutlanırken, birlik ve dayanışma mesajları verildi. “ANNELER, TOPLUMUN KARAKTERİNİ VE GELECEĞİNİ İNŞA EDER” Programda konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, şehit annelerinin verdiği mücadelenin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Uysal, “Evladını kaybeden bir annenin ‘Vatan sağ olsun’ diyebilmesi ve hayata devam edebilmesi, geride kalanlar için dirayetli bir mücadeleyi sürdürebilmesi dünyanın en saygıdeğer mücadelelerinden biridir. Bu, insanlığın hissedebileceği en derin duygu mücadelesidir” dedi. Annelerin toplumun geleceğini şekillendirdiğini ifade eden Uysal, “Anneler toplum inşa eder, memleket inşa eder, ruh inşa eder, karakter ve şahsiyet inşa eder. Ailesinin geleceğini düşünürken toplumun geleceğini de inşa eder. Anneler, bir toplumun karakterini ve geleceğini belirler” diye konuştu. TARİHE İZ BIRAKAN ANNELERİ DE ANDI Tarihte önemli mücadeleler veren anneleri de anan Uysal, başta Zübeyde Hanım olmak üzere şehit annelerini saygıyla andığını belirtti. Uysal, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Fatma Seher Erden ile evladı terör örgütü tarafından dağa götürüldükten sonra mücadele başlatan Hatice Avar’ı da konuşmasında anarak tüm şehit annelerine minnet duygularını dile getirdi. YURDAKUL’DAN ‘YALNIZ DEĞİLSİNİZ’ MESAJI Programda konuşan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi Başkanı Mehmet Yurdakul ise annelerin herkes için en büyük sığınak olduğunu söyledi. Şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı acıların hayatlarını tamamen değiştirdiğini ifade eden Yurdakul, “Gözünü, kolunu, bacağını bu vatan uğruna feda eden kahramanlarımızın arkasında dağ gibi duran kıymetli gazilerimizin eşlerinin Anneler Günü’nü kutluyorum” dedi.

Bursa Nilüfer’de ‘Üç Fidan’ 54. yılında unutulmadı Haber

Bursa Nilüfer’de ‘Üç Fidan’ 54. yılında unutulmadı

68 kuşağının simge isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54’üncü yılında Nilüfer’de düzenlenen etkinliklerle anıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, toplumsal dayanışma vurgusu yaparak, “O gün de tam bağımsız Türkiye, eşitlik, özgürlük ve adalet diyorduk; 54 yıl sonra geldiğimiz noktada yine aynı değerleri savunuyoruz” dedi. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, tam bağımsız Türkiye mücadelesinin önde gelen isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı idam edilişlerinin 54’üncü yıl dönümünde kapsamlı bir programla anıldı. Anma etkinlikleri, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünden Üç Fidan Gençlik Parkı’na yapılan yürüyüşle başladı. Programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ŞADİ ÖZDEMİR: “MENFAAT BEKLEMEDEN HAYATLARINI VERDİLER” Gençlik bildirisinin okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 54 yıl önce başlayan anti-emperyalist yürüyüşün bugün de sürdüğünü ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, “O günleri düşününce, hiçbir kişisel menfaat beklemeden, ülkemizin en güzel üniversitelerinde okurken, kendi gelecekleri garanti altındayken ülkesi, milleti ve halkı için kendi hayatlarını verebilecek kadar idealistlerdi. Onların yol arkadaşı olmak hayatımızın en anlamlı kısmı. O gün de tam bağımsız Türkiye, eşitlik, özgürlük ve adalet diyorduk; 54 yıl sonra geldiğimiz noktada yine aynı değerleri savunuyoruz” dedi. Konuşmasında dayanışmanın önemine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bugünlerde daha çok ihtiyaç duyduğumuz şey dayanışma; birbirimize sarılmak, konfor alanlarından çıkıp sahada, evlerde, sokaklarda sivil toplumla, sendikalarla birlikte mücadele etmektir. Denizleri ve Üç Fidan’ı anarken, onların değerlerini yalnızca mikrofonlarda değil, yaşayarak sürdürmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. SARIBAL: “ONURLU BİR YAŞAM BEDEL ÖDEDİLER” CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise anma programında yaptığı konuşmada, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kendilerine tanınmış özel bir hayat için değil, ülkedeki onurlu bir yaşam için bedel ödediklerini vurgulayarak, “Onlar toprağa düştüler ama o topraklarda birer tohum gibi büyümeye devam ediyorlar” diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da, her şeyin çıkara dayalı olduğu günümüz kapitalizmde, kendilerini ülke ve dünya adına feda eden bir kuşağın sembollerini anmanın, geleceği düşünmek adına temel bir referans noktası olduğunu belirtti. SÖYLEŞİDE ÜÇ FİDAN’IN MÜCADELESİ KONUŞULDU Açılış konuşmalarının ardından, “Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek” başlıklı söyleşiye geçildi. Moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın yaptığı söyleşinin konukları Levent Tüzel, Önder İşleyen ve Mustafa Yıldırımtürk oldu. Söyleşide konuşan Levent Tüzel, 68 hareketinin yalnızca bir öğrenci hareketi olmadığını, dönemin işçi grevleri, fabrika işgalleri, öğretmen örgütlenmeleri ve köylü mücadeleleriyle iç içe geçtiğini anlattı. Tüzel, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganına dikkat çekerek, demokrasi güçlerinin ortak bir mücadele zemininde buluşması gerektiğini söyledi. Önder İşleyen ise konuşmasında Üç Fidan’ın mirasının bugünün koşullarında okumanın önemine değindi. İşleyen, mücadelenin kişisel ya da grupsal çıkarlar üzerinden değil, ülkenin geleceği üzerinden örgütlenmesi gerektiğini belirterek, “Hiçbir grubun, hiçbir kişinin çıkarını ön plana alan bir mücadele ile kazanamayız. Kazanacağımız mücadele, hepimizin ülkenin kaderine sahip çıkma sorumluluğuyla birleştiği mücadele olacak” dedi. Mustafa Yıldırımtürk de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 7-8 ay süren tutukluluk ve idam sürecini yakından izleyenlerden biri olarak gözlemlerini aktardı. Yıldırımtürk, üç gencin mahkemelerdeki tutumuyla, son sözleriyle ve idam sehpasındaki duruşlarıyla bir kuşağa örnek olduğunu söyledi. Hüseyin İnan’ın mahkemede söylediği “Biz bir kıvılcım olduk, bir ateşi tutuşturmak için bu yola baş koyduk” sözlerini hatırlatan Yıldırımtürk, bu mirasın işçi ve emekçi halkların ortak mücadelesiyle yaşatılabileceğini belirtti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, günün anısına panelistlere hediye takdim etti. Anma etkinliği, Bandista grubunun sahne aldığı konser ile devam etti. ÜÇ FİDAN İÇİN ŞAFAK NÖBETİ Anma etkinlikleri 6 Mayıs sabahı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildiği saat olan 5.30’da “Üç Fidan Anıtı” önünde tutulan şafak nöbetiyle sürdü. Şafak nöbetine, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclisi Üyeleri ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Üç Fidan Anıtı önündeki saygı duruşunun ardından anıta karanfiller bırakıldı.

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan yeni yıl mesajı: Karanlık dönemi birlikte aşacağız Haber

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan yeni yıl mesajı: Karanlık dönemi birlikte aşacağız

2026 yılına girerken Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yayımladığı mesajda 2025 yılına dair değerlendirmelerde bulundu. Yeşiltaş, geçtiğimiz yılın Türkiye için adalet, demokrasi ve özgürlüklerin ciddi derecede zarar gördüğü bir dönem olarak geride kaldığını belirterek, 2026 yılına daha yoğun bir mücadeleyle girileceğine vurgu yaptı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yıl sonu mesajında, 2025 yılının halkın geleceğini gölgelemeye çalışan azınlık iktidarının etkisi altında zorlu bir yıl olduğuna dikkat çekti. Yeşiltaş, 2025 yılının adaletin göz ardı edildiği, demokrasinin sarsıldığı ve ekonomik krizin daha da derinleştiği bir yıl olarak kaydedildiğini ifade etti. Yeşiltaş’ın mesajı şu şekildedir: “Sevgili Bursalılar, Değerli yol arkadaşlarım, Kıymetli örgütüm, hep birlikte zorlu bir yılı geride bırakıyoruz. 2025 yılı, kendi çıkarlarını düşünen azınlık bir iktidarın etkisiyle; adaletin, demokrasinin ve özgürlüklerin ihlal edildiği, ekonomik krizin derinleştiği bir yıl oldu. Seçilmişlerin yargı yoluyla susturulmaya çalışıldığı, siyasi rekabetin adil zeminde gerçekleşmediği bir seneyi geride bıraktığımızı ifade etmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımız ile birlikte birçok siyasetçi, milletvekili, bürokrat ve gazetecinin esaret altında tutulduğu, partimize yönelik tehditlerin arttığı bir süreç yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Uygulanan hatalı ekonomik politikalar nedeniyle 2025 yılında benzeri görülmemiş bir servet transferi gerçekleşti. Emekçi halkımız her geçen gün daha da fakirleşirken, sadece bir avuç insan servetini artırdı. Kadın cinayetlerinin durmadığı, gençlerin umutlarını yurtdışında aradığı ve çocuklarımızın MESEM’lerde hayatını kaybettiği bir yıl yaşadık... Değerli Bursalılar ve mücadele arkadaşlarım, Yeni yıla girerken sizlere şunu söylemek istiyorum: Bu tablo bizim kaderimiz değil. Endişelenmeyin, 2026 yılı ülkemizi her alanda yeniden ayağa kaldırmak için azimle çalışacağımız bir yıl olacak. Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımız bugün içerde esir olabilir. Ama temsil ettikleri halkçı, kamucu ve demokratik zihniyet asla esir değildir. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır. Bizler yeni yılda, örgütümüzle ve halkımızla beraber bu iradeye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki: Adalet olmadan ekonomi toparlanamaz. Demokrasi olmadan refah sağlanamaz. Üretmeyen, ürettiğini adil paylaşmayan herhangi bir sistem sürdürülemez. Bizim vizyonumuzda, çalışan kazanır, emeği geçen korunur, emekliler ve işçiler açlığa mahkûm edilmez, çiftçiler topraklarında esnaflar iş yerlerinde güçlü kalır, vergide adalet sağlanır, kamu kaynakları halka harcanır, kadınlar kendilerini güvende hisseder, gençler geleceklerini bu ülkede kurar, özgürce yaşar, düşünür ve konuşur. Bursa’da ve ülkemizde yürüttüğümüz mücadele tam olarak buna yöneliktir. 2026 yılı işte bu mücadelenin daha da yoğun şekilde sürdürüleceği bir yıl olacak. Her kesimden vatandaşımızın taleplerine kulak vererek; özgür, adil ve daha güçlü bir toplum inşa etme yolunda önemli adımlar atacağız. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, birlikte bu karanlık dönemi aşıp demokrasiyi ve adaleti tekrar getirecek, hak ettiğimiz güzel geleceğe ulaşacağız. Bu inançla, başta Bursalı hemşerilerim ve yol arkadaşlarım olmak üzere, sesimin ulaştığı tüm yurttaşlarımın yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum. Umut dolu yıllara…” Video bağlantı linki: https://we.tl/t-JHalTuVsLk

Başkan Bozbey'den trollere karşı çağrı: Üyelerimiz sessiz kalmamalı Haber

Başkan Bozbey'den trollere karşı çağrı: Üyelerimiz sessiz kalmamalı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey şunları ifade etti: "CHP, zor zamanların ve hareketli dönemlerin partisidir. Hem kurtuluşun hem de kuruluşun partisidir. CHP, dünyada var olan en eski siyasi parti olma özelliği taşır. Parti içindeki demokrasi kültürümüz, bizim asıl gücümüzdür. Tarih bizden tekrar bir görev bekliyor. 1923'te bağımsızlık ve cumhuriyetin kuruluşu söz konusuydu. Bugün gençlerimize ve geleceğimize karşı büyük bir sorumluluğumuz var. İktidar yolunun zorlu olacağını biliyoruz, ama her türlü zorluğa karşı hazırlıklıyız. Değişim kurultayının ardından gelen 31 Mart seçimleri bize büyük bir sorumluluk yükledi. Örgütümüze çok teşekkür ediyoruz. Bursa'da kazandığımız başarı için Genel Başkanımız Özgür Özel'e, Nihat Yeşiltaş ve ekibine, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza ve tüm örgütümüze teşekkür ederim. Halkçı belediyeciliği sürdürmek için birlik zamanı. İktidarımız ancak bu şekilde devam edebilir. Örgüt ile danışma kurul toplantıları yerine partimizi ve milletvekillerimizi, belediye başkanlarımızı kamuoyu önünde tartışmak, partimize zarar vermektir. Bugün burada tüm bu meseleleri geride bırakmak istiyoruz. Daha güçlü olmak zorundayız ve bu gücü sokaklara yansıtmak zorundayız. Bu mesele demokrasi ve adalet meselesidir. Tüm negatiflikleri geride bırakarak birlik olduğumuzu kanıtlamak zorundayız. Sosyal medyanın da önemli bir mücadele alanı olduğunu unutmamalıyız. Bizimle yarışmaya çalışanlar, halkın gözünde itibar kazanamayınca, sosyal medyada iftira kampanyalarına ve yalanlara başvuruyorlar. Bursa'da yaklaşık 55 bin üyemiz var. 30 bini sosyal medyada aktif. Belediyelerimizin ve genel merkezimizin gerçekleştirdiği projeler sosyal medyada paylaşılmakta. 35 bin üyemizin bu yalancı ve trol ordusuna karşı mücadele etmesi gerekiyor. Çünkü troller yalan ve iftiralarla ortamda bulunuyorlar. Şantajcı ve iftiracılara karşı üyelerimiz sessiz kalmamalı. Eğer bir olacaksak, tüm üyelerimiz duyarlı olmalı. Belediye başkanlarıma kimsenin söz söyleme hakkı yoktur. Biz şantajcıların karşısında duruyoruz ve durmaya da devam edeceğiz. Bursa'nın huzurlu ve mutlu bir şehirde yaşaması için gece gündüz mücadele ederken, Bursalılara yalan söyleyenlere karşı tüm üyelerimizin de mücadele etmesini bekliyoruz. Bu mücadele sadece bizim için değil, Türkiye'nin geleceği içindir. Yarın suyla ilgili gerçekleri açıklayacağım. Bursalılara şeffaf bir yönetim sözü verdik ve bu şekilde devam edeceğiz. Yalan, iftira ve şantajla işimiz olmaz. Bursa'da işsizlik artmış olabilir. Geçmiş yönetimlerden kalan borç yüküne rağmen hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Birçok projeyi geliştiriyoruz. Bunca yıl bu kentte su sorununa yönelik somut çözümler üretilmemiş. Uzun yıllardır beklenen kuraklık konusunda önlem alınmamış. Ben Özlüce'liyim. Arıtma tesisi köyden sadece 250 metre uzaklıkta. Fakat köyün kanalizasyonu Ayvalı Dere'ye akıyor. Bu bir utanç kaynağı. Hikaye anlatıyorlar, ancak bunu yapmaya hakları yok. Özlüce'nin sınırındaki arıtmaya bağlanmamış. Neyin yönetildiğinden haberdar değilsiniz. Artık Bursalıların sorunlarını dert edinen bir yönetim var. Bu şehrin insanları asla umutsuzluğa boyun eğmez. Bursa'nın kaynaklarını sorumsuzca tüketen eski yönetimlerin tersine, halka destek veren şeffaf bir yönetim tarzı benimsiyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımız yalnızca altyapı ile değil, insanların dertleriyle de ilgili olmayı kapsamaktadır. Şantajcıların uydurdukları iftiralar, hukuk önünde hesap verecektir. İftiralara asla boyun eğmeyeceğiz. Belediyelerimizin resmi sosyal medya kanallarını takip edin. Resmi bir açıklaması olmayan iddialara karşı dikkatli olun. Karalama kampanyalarına karşı dikkatli ve birlik içinde olmamız gerek. Bizim davamız adalet, özgürlük ve cumhuriyet davasıdır. Nihat Yeşiltaş'a içten teşekkür ederim. Yolu açık olsun, başarıları daim olsun. Eğer insanlarımız umutsuzsa, o umudu canlandırmak bizim sorumluluğumuzdur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.