Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mesleki Eğitim

haberalmedya - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı’dan “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı”: 6 eksen, 28 hamle, 46 çözüm Haber

Özer Matlı’dan “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı”: 6 eksen, 28 hamle, 46 çözüm

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı - Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. 2026-2030 döneminin ilk uygulama ve hesap verme programı olarak tanımlandığı planda; finansmana erişimden dijital üye hizmetlerine, KOBİ OSB’lerinden teknoloji ve turizm yatırımlarına kadar çok sayıda proje yer aldı. BURSA - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı - Vizyon 2040”ı tanıttı. Matlı, planın Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü teknolojiye, markaya, yeni pazarlara ve kalıcı refaha taşıyacak bütüncül bir yönetim sistemi olarak hazırlandığını söyledi. Paylaşılan bilgilere göre plan, 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmeler, 300 saati aşan toplantılar ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla oluşturuldu. Programda 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözüm bulunuyor. Toplantıda konuşan Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. 2026-2030 ilk uygulama ve hesap verme dönemi Planda 2040, Bursa’nın ulaşmak istediği uzun vadeli ekonomik yön; 2026-2030 dönemi ise ilk uygulama ve hesap verme programı olarak tanımlandı. Kitapçıkta 2030’un bir son tarih olmadığı, “ilk büyük sonuç kapısı” olduğu belirtildi. Planın altı ana ekseni; “Dönüşümün Önündeki Engelleri Kaldır”, “Dönüşümü Planla”, “Dönüşüme Yön Ver”, “Dönüşümün Uygulanmasına Liderlik Et”, “Dönüşümü Ürüne ve Pazara Kalıcı Olarak Bağla” ve “Dönüşümü Sürekli İzle ve İyileştir” başlıklarından oluşuyor. Planın son bölümünde uygulama takvimi, “Kararını ilk 100 günde, çalışan pilotunu ilk yılda, ölçeğini dört yılda ortaya koyacağız” sözleriyle ifade edildi. BTSO ONE ile tek hesap ve tek dosya Planın ilk ekseninde üyelerin belge, bilgi, finansman, yatırım, mevzuat ve temsil ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verilmesi amaçlanıyor. Mevcut mobil uygulamanın geliştirilmesiyle kurulması planlanan BTSO ONE üzerinden üyelerin işlemlerini tek hesap ve tek dosya aracılığıyla başlatması, sorumlusunu görmesi ve sonucunu takip etmesi öngörülüyor. Program kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olması, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alması ve aidatların düşürülmesi vaat ediliyor. Nefes Kredileri’nin yeniden devreye alınması ve önceliğin finansmana ilk kez ulaşan veya nakit akışı baskısı yaşayan üyelere verilmesi planlanıyor. Finansmana Erişim Merkezi’nin ise kredi, kefalet, KOSGEB, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği hibeleri, yatırım teşvikleri, leasing ve ihracat finansmanı gibi araçları aynı dosyada değerlendirmesi hedefleniyor. “BTSO Birlikte Alım” modeliyle enerji, lojistik, dijital hizmetler ve ortak girdilerde benzer taleplerin bir araya getirilerek 60 bin üyenin ortak satın alma gücüne dönüştürülmesi amaçlanıyor. Ankara Masası’nın da üyelerin bakanlıklar, TOBB ve merkezi kurumlar nezdindeki dosyalarını takip etmesi öngörülüyor. Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü kurulacak Planın ikinci ekseninin merkezinde Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü bulunuyor. Enstitünün kentin firmalarını, ürünlerini, üretim yetkinliklerini, ticaret akışlarını, yatırım alanlarını ve dönüşüm ihtiyaçlarını güncel verilerle tek ekonomik haritada toplaması planlanıyor. “Bursa 360° Ticaret ve Sanayi Envanteri”nin ilk 12 ayda oluşturulması hedefleniyor. Sektör Gelecek Laboratuvarları ile sektörlerin 5 ve 10 yıllık gelecek senaryolarının hazırlanması; Bursa Gelecek İşleri Gözlemevi ile de kentin 10 yıllık beceri planının oluşturulması öngörülüyor. Check Up 360° uygulamasının işletmelerin finansman, dijitalleşme, verimlilik, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik kapasitesini analiz etmesi; Bursa Dönüşüm Pusulası’nın ise işletmelere hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacaklarını gösteren bir yol haritası sunması amaçlanıyor. Ticari bağlantılar sipariş ve ciroyla ölçülecek Planın üçüncü ekseninde Bursa’nın üretim, ticaret ve hizmet gücünün tek bir ticaret ekosisteminde buluşturulması hedefleniyor. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçlarının Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi, küçük işletme ve KOBİ’lerle eşleştirilmesi planlanıyor. BursaLink 365’in Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri ticaret koridorlarını, TOBB’un küresel bağlantılarını ve dünya oda ağlarını üyeler için çalışan bir ticaret sisteminde bir araya getirmesi öngörülüyor. Bursa Trade Cloud ile üyelerin ürün, hizmet ve üretim kapasitelerinin yılın 365 günü dijital pazaryeri, hibrit showroom, canlı ürün sunumu ve iş görüşmesi sistemi üzerinden alıcılarla buluşturulması amaçlanıyor. BAK! Bursa Alışveriş Kartı’nın şehirdeki harcamayı Bursa işletmelerine yönlendirmesi; Bursa Global’in ise firmaları alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden siparişe, finansmandan güvenli tahsilata kadar desteklemesi hedefleniyor. Çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörlerini kapsayan “Bursa Yaşam Ekonomisi” başlığı altında Dijital Çarşı 4.0, Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Deneyim Rotası, Hizmet İhracatı Hattı ile kongre, fuar ve etkinlik ekonomisine yönelik projeler bulunuyor. Doğu, batı ve kuzey akslarında KOBİ OSB’leri Planın fiziksel yatırımlar bölümünde, dört yıl içinde Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde konumlanacak, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri ile 50-100 hektarlık ticaret bölgelerinin oluşturulması hedefleniyor. Bu alanların mevcut şehir altyapısıyla bağlantılı şekilde planlanması; ulaşım, altyapı, lojistik ve insan kaynağı boyutlarının en baştan birlikte ele alınması öngörülüyor. Ticaret bölgelerinde ortak ofis, showroom ve depo noktalarının kurulması planlanıyor. Yeni küçük sanayi sitelerinin yeri, büyüklüğü, sektörel yapısı ve uygulama sırasının üreticiler, yerel yönetimler, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve kent paydaşlarıyla birlikte belirlenmesi hedefleniyor. “Sanayi Siteleri 4.0” programı kapsamında mevcut sanayi sitelerinin yangın, deprem, elektrik, internet ve enerji altyapısının güçlendirilmesi; ortak atık, lojistik, trafik, depolama, bakım hizmetleri ve kreşlerle işletme maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor. Beşevler Küçük Sanayi Sitesi’nde başlatılması planlanan Bursa UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ile öğrencilerin işletmeler ve usta eğiticilerle uzun süreli eşleştirilmesi, ortak atölye ve modern ekipmanlarla eğitimin doğrudan üretimin içinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi’nin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey hattını kapsaması hedefleniyor. Projede marinanın yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olarak değil, denizden şehre yayılan turizm ve ticaret rotalarının başlangıç noktası olarak ele alınması öngörülüyor. Konaklama, gastronomi, çarşı, ulaşım ve deniz sporlarıyla yeni bir kıyı ekonomisi oluşturulması amaçlanıyor. Matlı, projenin mevcut esnaf ve işletmelere rakip olmayacağını; üyelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini artıran bir kaldıraç olarak tasarlanacağını söyledi. Yapay zekâ fabrika hattına taşınacak Planın teknoloji ekseninde Bursa IP, BUTEKOM X, Bursa Dönüşüm Kampüsü, Factory AI Bursa, TechBridge Europe, DualTech Bursa, BUTGEM Next, Made in Europe, Bursa TalentCloud ve Bursa Venture Studios projeleri yer alıyor. BUTEKOM’un tekstil ve kompozit alanındaki mevcut test gücünün mobilite, medikal teknoloji, robotik, sensörler, gıda, yeşil teknolojiler ve endüstriyel yazılım alanlarına genişletilmesi hedefleniyor. Bursa Dönüşüm Kampüsü ile firmaların, üniversitelerin ve teknoloji ekiplerinin ortak Ar-Ge ofisleri, pilot üretim, dijital ikiz ve endüstriyel yapay zekâ altyapısında bir araya getirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda dört yılda 100’ün üzerinde ortak Ar-Ge projesinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Factory AI Bursa ile yapay zekânın seminer konusu olmaktan çıkarılarak kalite kontrol, kestirimci bakım, üretim planlama, enerji yönetimi ve talep tahmini gibi gerçek üretim sorunlarında kullanılması öngörülüyor. Bu alanlarda 8-12 haftalık pilot uygulamalar yapılması planlanıyor. TechBridge Europe aracılığıyla Avrupa’daki şirketlerden teknoloji satın alma, ortak girişim, lisanslama ve ekip transferi modellerinin kullanılması; dört yılda 20’nin üzerinde teknoloji edinimi, ortaklık ve lisanslama işleminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040’ın sabit bir proje listesi olmayacağı; ekonominin, teknolojinin ve kentin ihtiyaçları değiştikçe önceliklerin güncelleneceği belirtildi. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdamın düzenli olarak ölçülmesi planlanıyor. Sonuç veren projelerin büyütülmesi, sonuç üretmeyen uygulamaların ise yeniden tasarlanması veya durdurulması öngörülüyor. Matlı, göreve gelmeleri hâlinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve yatırımların ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini söyledi. Mevcut yönetime eleştiriler Konuşmasında mevcut BTSO yönetimini de eleştiren Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini savundu. Matlı, TEKNOSAB’ın doluluk oranının 10 yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını ileri sürdü. Fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını söyleyen Matlı, başarının proje ve faaliyet sayısıyla değil; üyeye kazandırılan zaman, azalan maliyet, ulaşılan finansman, yeni müşteri ve ciroyla ölçülmesi gerektiğini belirtti. Matlı ayrıca BTSO seçim sürecinde seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını ileri sürdü. Matlı’nın TEKNOSAB ve seçim sürecine ilişkin bu açıklamalarına yönelik mevcut BTSO yönetiminin görüşü, paylaşılan kaynaklarda yer almadı. “Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli söz” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Matlı, Bursa’nın yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretmesi gerektiğini ifade etti. Matlı, “KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri” dedi. Fotoğraf altı: BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı - Vizyon 2040”ı NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

Rotary 2440’da yeni dönem başladı Haber

Rotary 2440’da yeni dönem başladı

Uluslararası Rotary Bölge 2440 Federasyonu, 2026-2027 hizmet dönemine “Kalıcı Etki Yarat” temasıyla başladı. BURSA (İGFA) - Bölgenin yeni Federasyon Başkanı Aylin Olut Ötken, Bursa Nilüfer Podyum Davette düzenlediği basın toplantısında yeni dönemin vizyonunu, önceliklerini ve toplumun farklı kesimlerine dokunacak projelerini kamuoyuyla paylaştı. Bursa Yıldırım Bayezid ve Bursa Rotary Kulüpleri ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Kuzey bölge kulüpleri yaklaşık 14 kulüple katılım sağladı. Bölge Federasyonuna bağlı 70 Rotary Kulübü, yüzlerce gönüllü Rotaryen ve Rotary’nin gençlik yapılanmaları Rotaract, Interact ve Rotary Toplum Birlikleriyle faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Rotary Bölge 2440 Federasyonu, yeni dönemde toplumda uzun yıllar etkisini sürdürecek projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Basın toplantısında konuşan Bölge Federasyon Başkanı Aylin Olut Ötken, Rotary’nin yalnızca yardım yapan bir kuruluş olmadığını, sürdürülebilir çözümler üreten küresel bir gönüllülük hareketi olduğunu vurgulayarak yeni dönemin temel yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “İyilik, yalnızca bir anlık destek değildir. Gerçek başarı, insanların yaşamında uzun yıllar hissedilecek kalıcı değişimler oluşturabilmektir. Bu dönem Rotary olarak amacımız, toplumun ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler üretmek ve farklı kurumlarla güç birliği yaparak kalıcı etki yaratmaktır.” Üç Stratejik Öncelik Belirlendi Aylin Olut Ötken, 2026-2027 döneminde Bölge 2440’ın çalışmalarını üç ana eksen üzerine inşa edeceklerini açıkladı. İlk önceliğin çevrenin korunması ve sürdürülebilir yaşam olduğunu belirten Ötken, iklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir sorun haline geldiğini ifade etti. Temiz su kaynaklarının korunması, su tasarrufu eğitimleri, yağmur suyu hasadı uygulamaları, plastik kullanımının azaltılması ve çevre farkındalığını artıracak projeler yeni dönemin önemli çalışma başlıkları arasında yer alacak. İkinci stratejik alan ise eğitimde ve istihdamda yer almayan kadınlar ile genç kızların güçlendirilmesi olacak. Rotary, kadınların ekonomik ve sosyal yaşama daha güçlü katılımını desteklemek amacıyla mesleki eğitim, girişimcilik, mentorluk ve beceri geliştirme programlarını yaygınlaştıracak. Üniversiteler, kadın kooperatifleri, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla kurulacak iş birlikleri sayesinde daha fazla kadının üretim süreçlerine katılması hedefleniyor. Yeni dönemin üçüncü önceliği ise bağımlılıkla mücadele olarak açıklandı. Özellikle çocuklar ve gençlere yönelik koruyucu çalışmaların artırılacağını belirten Ötken, aile eğitimlerinden farkındalık seminerlerine, spor ve sanat etkinliklerinden uzman kurumlarla yürütülecek ortak projelere kadar kapsamlı bir mücadele programı uygulanacağını söyledi. “Toplumsal Dönüşüm Ortak Akılla Mümkün” Toplumsal sorunların çözümünde iş birliğinin önemine dikkat çeken Ötken, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulundu. “Bugünün sorunları tek başına hiçbir kurumun çözebileceği sorunlar değil. Rotary olarak farklı kurumları aynı hedef etrafında buluşturan, sürdürülebilir ortaklıklar kuran bir anlayışla çalışacağız. Çünkü kalıcı etki ancak birlikte üretildiğinde mümkündür.” Ötken, gönüllülük çalışmalarının toplumla buluşmasında basının da önemli bir köprü görevi üstlendiğini belirterek medya mensuplarına teşekkür etti. Yeni dönemde Uluslararası Rotary Bölge 2440 Federasyonu’nun; 7 öncelikli çalışma alanı başta olmak üzere, çevre, eğitim, kadınların güçlendirilmesi, gençlik, halk sağlığı ve sosyal kalkınma alanlarında geliştireceği projelerle yalnızca bugüne değil, gelecek nesillere de değer üretmesi hedefleniyor.

Trafik sigortasında yeni dönem Haber

Trafik sigortasında yeni dönem

Türkiye'de trafik sigortası uygulamalarında reform niteliği taşıyan yeni dönem 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla başladı. Özellikle trafik sigortasında değer kaybı tazminatı alanında yapılan değişiklikle, hak sahipleri tazminata daha hızlı ve doğrudan ulaşabilecek. ANKARA (İGFA) - Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından, trafik sigortalarındaki değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların azaltılması, tazminat süreçlerinin daha etkin adil ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla hayata geçirilen eylem planı kapsamında değişikliğe gidildi. Buna göre araçlarda meydana gelen değer kaybı tazminatlarının hesaplanması artık hasar ekspertiz sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yeni uygulama ile birlikte, eksper tarafından araç üzerinde gerçekleştirilen teknik inceleme sonucunda yalnızca hasar tutarı değil, aynı zamanda araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar ilkesi çerçevesinde aynı dosya içerisinde hesaplanacak. Böylece hak sahiplerinin değer kaybı tazminatı için ayrıca yeni bir süreç başlatmalarına gerek kalmadan, zararlarının daha kısa sürede, daha şeffaf ve daha etkin şekilde karşılanması mümkün olacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, konuya ilişkin yaptığı açıklamada yeni uygulamanın yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olmadığını, aynı zamanda hak sahiplerinin gerçek zararlarının adil, objektif ve hızlı şekilde karşılanmasını amaçlayan önemli bir sistem dönüşümü olduğunu ifade etti. Ahmet Nedim Erdem, uzun yıllardır değer kaybı hesaplamaları konusunda farklı yöntemlerin uygulanmasının, farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkmasına ve çok sayıda hukuki uyuşmazlığa neden olduğuna işaret etti. - Hasar ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak SEDDK tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenleme konusunda tüm eksperler nezdinde uygulama birliği sağlandığını ifade eden Erdem şunları söyledi: “Böylece aynı nitelikteki hasarlar için farklı sonuçlar doğmasına neden olan uygulama farklılıkları ve benzer dosyalarda farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkması önemli ölçüde engellendi. Hasar ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak. Yeni sistem kapsamında sigorta eksperi; aracın fiziksel hasarını, onarım yöntemini, değişen ve onarılan parçaları, önceki hasar durumunu, aracın genel teknik özelliklerini yerinde inceleyerek hasar raporunu düzenleyecek ve aynı süreç içerisinde araçta oluşan değer kaybını da hesaplayacak. Bu düzenleme; işlem sürelerini kısaltacak, gereksiz başvuruları ortadan kaldıracak ve uyuşmazlıkların önemli ölçüde azalmasına katkı sağlayacak.” -Sigorta eksperleri için uygulama esasları hazırlandı TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından, yeni sistemin ülke genelinde aynı standartlarla uygulanabilmesi amacıyla kapsamlı teknik çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Ahmet Nedim Erdem, “Yeni uygulamayla birlikte eksperlerin sorumluluğu yalnızca hasarın tespitiyle sınırlı olmayacak; aynı zamanda araçta meydana gelen ekonomik değer kaybının bilimsel ve teknik esaslara göre gerekçeli olarak hesaplanmasını da kapsayacak. İcra Komitemiz tarafından hazırlanan uygulama esasları ile; gerçek zarar ilkesinin nasıl uygulanacağı, teknik inceleme kriterleri, değer kaybı hesaplama yöntemi, raporlama standartları, hesaplamalarda esas alınacak objektif veriler de ayrıntılı şekilde belirlendi ve tüm sigorta eksperlerine duyuruldu. Ayrıca konuya ilişkin mesleki eğitim faaliyetleri düzenlendi. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye genelinde görev yapan sigorta eksperleri ortak teknik standartlar çerçevesinde hesaplama yapacak, hak sahipleri de teknik, objektif, adil ve gerçek değer kaybı tazminatına hızlıca kavuşacaklar” dedi 2026 yılı uygulamasında 40.000 TL'yi aşan trafik sigortası hasarlarında sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirilmesinin zorunlu olduğunu bildiren Erdem, bu tutarın altında kalan hasarlarda ise hak sahiplerinin başvurusu üzerine sigorta şirketinin bir gün içerisinde eksper görevlendirip görevlendirmeyeceğine karar verdiğine işaret etti.

İŞKUR ve BİK’ten Konya’da medya sektörüne istihdam hamlesi Haber

İŞKUR ve BİK’ten Konya’da medya sektörüne istihdam hamlesi

İŞKUR ile Basın İlan Kurumu arasında imzalanan "Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü" kapsamında Konya'da basın kuruluşlarının temsilcilerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Protokolle medya sektörüne nitelikli iş gücü kazandırılması ve gençlerin uygulamalı eğitimlerle istihdama hazırlanması hedefleniyor. KONYA (İGFA) - Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile Basın İlan Kurumu (BİK) arasında imzalanan "Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü" kapsamında Konya'da medya sektörüne yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Önder Çiftci, Basın İlan Kurumu Konya Bölge Müdürü Halil İbrahim Parlak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Tuncay Karabulut ile kentte faaliyet gösteren basın kuruluşlarının yönetici ve temsilcileri katıldı. Toplantıda, İŞKUR tarafından basın ve medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen vatandaşlara sunulacak aktif iş gücü hizmetleri, eğitim programları ve teşvik mekanizmaları hakkında bilgi verildi. "NİTELİKLİ PERSONEL YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ" Programın açılışında konuşan Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Önder Çiftci, İŞKUR'un yalnızca istihdamı artırmayı değil, sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmeyi de öncelikli görev olarak gördüğünü belirtti. Çiftci, "Basın İlan Kurumu ile yürüttüğümüz bu iş birliği sayesinde medya sektörünün insan kaynağı ihtiyacına önemli katkılar sunmayı hedefliyoruz. İşverenlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli personelin yetiştirilmesi ve vatandaşlarımızın istihdama kazandırılması için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz." dedi. Basın İlan Kurumu Konya Bölge Müdürü Halil İbrahim Parlak ise medya sektörünün dijital dönüşümüne dikkat çekerek, değişen yapıya uyum sağlayabilecek donanımlı insan kaynağının yetiştirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Tuncay Karabulut da güçlü bir medya ekosisteminin temelinde nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, kurumlar arasındaki iş birliğinin iletişim sektörünün gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti. ÜÇ FARKLI DESTEK MEKANİZMASI UYGULANACAK Protokol kapsamında İşbaşı Eğitim Programları (İEP), Mesleki Eğitim Kursları (MEK) ve Çalışanların Mesleki Eğitimi olmak üzere üç temel destek mekanizması hayata geçirilecek. Programdan medya kuruluşları, sektörde çalışmak isteyen iş arayanlar ve iletişim fakültesi mezunu gençler yararlanabilecek. Böylece mesleki deneyimi bulunmayan adayların gerekli bilgi ve becerileri kazanması, mevcut çalışanların ise dijitalleşme ve yeni medya düzenine uyum sağlayacak eğitimlerle yetkinliklerini artırması hedefleniyor. Protokol kapsamında medya sektörüne özel düzenlenecek İşbaşı Eğitim Programları en fazla 9 ay sürebilecek. Bu sayede katılımcılar uzun süreli uygulamalı eğitim alırken, işverenler de ihtiyaç duydukları personeli kendi çalışma ortamlarında yetiştirme imkânı bulacak. Program süresince katılımcılara yapılacak ödemeler, sigorta primleri, eğitici ücretleri ve kursiyerlerin zorunlu giderleri İŞKUR tarafından karşılanacak. Toplantı, kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, medya sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği mesajıyla sona erdi.

TTB'den çocuk işçiliği uyarısı: Çocuk işçiliği bir halk sağlığı sorunudur Haber

TTB'den çocuk işçiliği uyarısı: Çocuk işçiliği bir halk sağlığı sorunudur

Türk Tabipleri Birliği Okul Sağlığı Çalışma Grubu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında yayımladığı açıklamada, çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini tehdit eden en önemli sorunlardan biri olmaya devam ettiğini belirtti. Çalışma Grubu'ndan yapılan yazılı açıklamada, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 160 milyon çocuk işçinin bulunduğu hatırlatılırken, Türkiye'de ise son resmi verilere göre 5-17 yaş grubunda 720 bin çocuğun ekonomik faaliyetlerde yer aldığı ifade edildi. Yaz aylarında ise çalışan çocuk sayısının 3 milyona kadar ulaştığına dikkat çekildi. Çocuk işçiliğinin tarım, hayvancılık, sanayi, hizmet sektörü ve sokakta çalışma gibi farklı alanlarda görüldüğünü belirten çalışma grubu, çocukların erken yaşta çalışma hayatına katılmasının eğitimden kopuşa, okul terklerine ve gelişimsel sorunlara yol açtığını vurguladı. Açıklamasında özellikle mesleki eğitim ve çıraklık sistemine ilişkin değerlendirmelere de yer verilerek, bazı uygulamaların öğrencileri "öğrenen" konumundan "ucuz işgücü" konumuna sürüklediği öne sürüldü. Çıraklık ve işyeri temelli eğitim modellerinin eğitim hakkı, iş sağlığı ve güvenliği açısından dikkatle ele alınması gerektiği kaydedildi. Çocuk işçiliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekilen açıklamada, çalışan çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu, umutsuzluk ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunların daha sık görüldüğü belirtildi. Tehlikeli işlerde çalışan çocukların istismar ve şiddet riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. İş kazalarına ilişkin verilere de yer verilen açıklamada, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2024 yılında 71, 2025 yılında ise 94 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bildirildi. TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca ekonomik politikalarla değil; eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve çocuk koruma politikalarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirterek, tüm çocukların eşit, nitelikli ve ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetlerine erişiminin sağlanması çağrısında bulundu. Yazılı açıklama, "Her çocuğa nitelikli okul ve eğitim, çocukluk çağında değilse ne zaman?" mesajıyla noktalandı.

Bursa'da mesleki eğitimde yalın dönüşüm zirvesi Haber

Bursa'da mesleki eğitimde yalın dönüşüm zirvesi

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile BTSO iş birliğinde yürütülen “İş’in Yalın Hâli - Mesleki ve Teknik Eğitimde Yalın Dönüşüm Programı” kapsamında düzenlenen zirvede, öğrencilerin geliştirdiği yalın üretim projeleri sektör temsilcilerinin beğenisine sunuldu. BURSA (İGFA) - Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iş birliğinde hayata geçirilen “İş’in Yalın Hâli - Mesleki ve Teknik Eğitimde Yalın Dönüşüm Programı” kapsamında düzenlenen zirve, eğitim ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturdu. BTSO Ana Bina’da gerçekleştirilen programa BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş ve Yalın Enstitü Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın İpbüken katıldı. Programda, yalın düşünce felsefesinin eğitim süreçlerine entegrasyonu ve okul-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi konuları ele alındı. "SEKTÖRE HAZIR İŞ GÜCÜ YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ" Programın açılışında konuşan İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş, mesleki eğitim kurumlarının sanayi ile daha güçlü bağlar kurmasının önemine dikkat çekti. Yalın üretim tekniklerinin öğrencilerin yetkinliklerini artıracağını belirten Altıntaş, “Analitik düşünebilen, problem çözme becerisi gelişmiş ve sektöre hazır nitelikli bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Yalın dönüşüm yaklaşımı öğrencilerimizin istihdam süreçlerine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi. BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın da okul-sanayi iş birliğinin nitelikli iş gücü yetiştirilmesindeki önemine vurgu yaptı. Öğrencilerin gerçek üretim ortamlarında deneyim kazanmasının büyük değer taşıdığını ifade eden Akın, “İşletmelerin yalın dönüşüm süreçlerine gençlerin dahil olması, hem firmalarımıza hem de Bursa ekonomisine uzun vadeli katkılar sunacaktır” diye konuştu. "YALINLAŞMA BİR KÜLTÜRDÜR" Yalın Enstitü Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın İpbüken ise yalın felsefenin yalnızca üretim süreçlerine yönelik bir yöntem olmadığını belirterek, insan odaklı bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti. İpbüken, “Yalınlaşma; israfı azaltan, değeri artıran ve birlikte çalışma kültürünü güçlendiren bir anlayıştır. Bu yaklaşımın eğitim sistemine kazandırılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Zirvenin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise pilot uygulama kapsamında yer alan 10 okulun öğrencileri tarafından hazırlanan projeler oldu. Öğrenciler, KAIZEN, 5S, Standart İş ve Problem Çözme Teknikleri gibi yalın üretim araçlarını kullanarak geliştirdikleri uygulamaları katılımcılarla paylaştı. Fuaye alanında kurulan stantlarda sergilenen projeler, sektör temsilcileri ve sanayicilerden tam not alırken, mesleki eğitimde uygulamalı öğrenmenin ve okul-sanayi iş birliğinin başarılı örnekleri arasında gösterildi.

TOBFED’den BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne ziyaret Haber

TOBFED’den BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne ziyaret

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) arasında eğitim, teknolojik dönüşüm ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik imzalanan iş birliği protokolünün ardından, TOBFED heyeti BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. BURSA (İGFA) - BTSO, elektrikli ve hibrit araç teknolojilerinde nitelikli insan kaynağı için iş birliği çalışmalarını sürüyor. BTSO ve TOBFED arasında yapılan protokolün ardından ilk ziyaret gerçekleşti. TOBFED Genel Başkan Yardımcısı ve Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi Kurucu Başkanı Hakan Doğu, BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü bünyesinde faaliyet gösteren Yeni Nesil Araç Teknolojileri Sektörel Mesleki Eğitim Yetkinlik Geliştirme ve Mükemmeliyet Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Program kapsamında Hakan Doğu’ya BTSO Genel Sekreteri Ömer Şendoğan ile BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü Yöneticisi Murat Kurtlar eşlik etti. Ziyarette TOBFED heyetine, merkezde yürütülen eğitim faaliyetleri, uygulamalı teknik altyapı ve elektrikli-hibrit araç teknolojilerine yönelik geliştirilen eğitim programları hakkında bilgiler verildi. Elektrikli ve hibrit araç dönüşümünün otomotiv sektöründe önemli bir değişimi beraberinde getirdiğini belirten Hakan Doğu, bu dönüşüm sürecinde eğitimli teknik personelin kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. BTSO’nun ‘Yeni Nesil Araç Teknolojileri Sektörel Mesleki Eğitim Yetkinlik Geliştirme ve Mükemmeliyet Merkezi’ yatırımının Türkiye açısından stratejik bir adım olarak değerlendiren Doğu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür etti. Hakan Doğu, “Türkiye’de bu merkezlerin sayısı çok az. İlk ışığı yakan BTSO’ya destek vermek ve elektrikli-hibrit araçların nasıl tamir edileceği konusunda eğitimli personel yetiştirmek amacıyla bugün burada çalışmalarımıza başlıyoruz.” dedi. “BURSA’DA YAKILAN BU ATEŞ TÜM TÜRKİYE’YE YAYILACAK” Elektrikli ve hibrit araç teknolojilerinin hızla geliştiğini belirten Hakan Doğu, sektörün en önemli ihtiyaçlarından birinin eğitimli teknik personel olduğunu vurguladı. Doğu, “Önümüzdeki dönemde bu işin güvenli, ekonomik ve herkesin ulaşabileceği standartlara kavuşabilmesi için bu tip merkezler çok önemli. Özellikle otomotivin kalbi, hatta doğduğu şehir olan Bursa’da bu ateşi yakarak tüm Türkiye’nin elektrikli ve hibrit araçlardaki eğitimli personel ihtiyacını karşılamak için yola çıktık.” ifadelerini kullandı. Doğu, merkezde verilen eğitimlerin sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Doğu, uygulamalı eğitim altyapısının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Elektrikli ve hibrit araç teknolojilerinde güvenlik konusunun kritik önem taşıdığına dikkat çeken Doğu, eğitim süreçlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Doğu, konuşmasına şöyle devam etti: “Teknolojinin gelişim hızıyla birlikte teknik bilgi ve uygulama yetkinliğinin de aynı ölçüde gelişmesi gerekiyor. Bu alanda verilecek eğitimler hem çalışan güvenliği hem de sektörün sürdürülebilir gelişimi açısından büyük önem taşıyor.” Ziyarette, TOBFED Genel Başkan Yardımcısı Hakan Doğu’nın yanı sıra TOBFED Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Hale Kuyucu, Avrasya E-Mobilite Derneği Başkanı ve E-Mobilite Europe Association Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Sayar ve Danışma Kurulu Üyesi Çınar Noyan da yer aldı. Türkiye genelinde 300 bin KOBİ ve 1,5 milyon çalışanı temsil eden Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu’nun (TOBFED) Genel Başkanı Serkan Bakırtaş ve TOBFED Genel Başkan Yardımcısı Hakan Doğu, kısa süre önce BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı ziyaret etmişti. BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve komite üyesi Yasin Tomurcuk’un da katıldığı programda Başkan İbrahim Burkay ve Serkan Bakırtaş arasında BTSO ve TOBFED arasında otomotiv satış sonrası hizmetler sektöründe mesleki eğitim ve belgelendirme, nitelikli insan kaynağı, standardizasyon ve kurumsallaşma, Ar-Ge, inovasyon ve sürdürülebilirlik ile ulusal ve uluslararası projelerde iş birliği çalışmalarını kapsayan bir protokol imzalanmıştı.

Bursa’da eğitim-sektör iş birliği güçleniyor Haber

Bursa’da eğitim-sektör iş birliği güçleniyor

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile STARWOOD Orman Ürünleri A.Ş. arasında imzalanan protokol, mobilya ve iç mekân tasarımı alanında öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklemeyi hedefliyor. BURSA (İGFA) - İnegöl Sektörel Mükemmeliyet Merkezi tarafından okul-sektor iş birliğini sürdürülebilir hale getirmek amacıyla hazırlanan mesleki eğitim iş birliği protokolü, düzenlenen resmi törenle imzalandı. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile STARWOOD Orman Ürünleri A.Ş. arasında, mobilya ve iç mekân tasarımı alanında görev yapan öğretmenlerin sürekli mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanan mesleki eğitim iş birliği protokolü imza töreni ve kampüs ziyareti programı gerçekleştirildi. İnegöl Sektörel Mükemmeliyet Merkezinde (SMM) düzenlenen program, Hacı Sevim Yıldız-4 Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gastronomi yarışmalarında derece elde etmiş başarılı öğrencilerin hazırlayıp sunduğu özel menünün protokole ikram edildiği öğle yemeği ve Uygulama Oteli inşaatının incelenmesiyle başladı. Protokol üyeleri daha sonra Hacı Sevim Yıldız Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret ederek okul ve atölye binalarını, eğitim-öğretim faaliyetlerini ve döner sermaye çalışmalarını yerinde inceledi. Okul ziyaretlerinin ardından program, açılış protokol konuşmaları ve STARWOOD A.Ş. tanıtım videosunun izlenmesiyle devam etti. Buluşmada söz alan Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitim-sektör iş birliklerinin güçlendirilmesinin yetişmiş insan gücü için büyük önem arz ettiğini belirtti. Çokgezer, doğrudan öğretmen gelişimini merkeze alan bu protokolün önemine dikkat çekerek, "Sektörel Mükemmeliyet Merkezimiz; öğretmenlerimizin en güncel sanayi teknolojilerini yerinde görmeleri, üretim süreçlerine dahil olmaları ve mesleki becerilerini tazelemeleri için bir köprü vazifesi görmektedir. STARWOOD gibi vizyoner kurumların desteğiyle, bu merkezlerimiz sadece birer atölye değil, Ar-Ge ve inovasyonun konuşulduğu birer teknoloji üssüne dönüşecektir. Güçlü destekleri için Starwood’un kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyor, protokolümüzün hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum." dedi. Konuşmaların ardından Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile STARWOOD A.Ş. arasındaki resmi protokol imzalandı. Protokol kapsamında; mobilya ve iç mekân tasarımı alanındaki öğretmenlere hizmet içi ve iş başı eğitimler düzenlenmesi, öğretim programları ile ders materyallerinin güncellenmesi ve SMM faaliyet alanlarına yönelik ulusal ve uluslararası projelerin yürütülmesi hedeflenmektedir. İmza merasiminin ardından mesleki ve teknik eğitim alanındaki iş birlikleri ile protokolün getireceği hususlar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Program, protokol üyeleriyle birlikte çekilen fotoğraf ile sona erdi.

Bursa’da Türkiye Yüzyılı vizyonuyla eğitimde kamu ve özel sektör buluşması Haber

Bursa’da Türkiye Yüzyılı vizyonuyla eğitimde kamu ve özel sektör buluşması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner’in katılımıyla “Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması” gerçekleştirildi. BURSA (İGFA) - BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. YENİ EKONOMİNİN SERMAYESİ BİLGİ Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, “21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır.” dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, “Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. ANKARA’NIN ÇÖZÜM İRADESİNİ YANIMIZDA HİSSETMEK BİZE GÜÇ VERİYOR Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. ÇALIŞMA DÖNEMİMİZDE MİLLİ EĞİTİM BAKANLARIMIZI 4 KEZ BTSO’DA AĞIRLADIK BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, “Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık.” dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. BURSA’DA ÖZEL OKULLARDA EĞİTİM ALAN 66 BİN ÖĞRENCİ VAR Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, “Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. BURSA’DA 1.500’E YAKIN ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU FAALİYET GÖSTERİYOR Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, “Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz” dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, “Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz” diye konuştu. TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ÖNEMLİ BİR ADIM Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, “Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, “Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle donanmış bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz.” dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: “Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.