Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk

haberalmedya - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim Haber

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" dedi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, günler öncesi, bugün saat 13.30'da TBMM'de CHP Grup Toplantısında konuşacağını duyurmuştu. GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etmişti. Parti genel merkezinde milletvekillerine ve partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, halkın umudu olduklarını belirterek "birlik" ve "beraberlik" vurgusu yaptı. "Her şeyi ama her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum" diyen Kılıçdaroğlu, hakkı, adaleti ve hukuku her yerde savunacağını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle: "Beraber ve birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin ve Türkiye'nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye'nin, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün, Bülent Ecevit'lerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir. Arınacağız, arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti, devlete yön çizen bir partidir. Bu parti, sıradan bir parti değildir. Bu parti, devlet kuran, devleti inşa eden bir partidir. Bu parti, ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız, birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz. "HİÇBİR İRADE PARAYLA SATIN ALINAMAZ" CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar, 'Niye böyle konuşuyorsunuz' diyorlar. Ahlak, erdem, adalet, temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. Herkesi dinledim, hiç kimseye kötü gözle bakmadım, herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatli dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Parti ile ilgili başka alanlarda, dış dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir. Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki: 'Sarayın adamı'. Ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin ya? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim. KILIÇDAROĞLU'NDAN "BİRLİK" VE "MÜCADELE" VURGUSU Dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emekçinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? Bir şey daha, uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar... Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız. Mehmet Şimşek'i getirdiler, İngiltere'den getirdiler beyefendi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ya ezilen fakir fukara, köşeyi dönenden gene bizim beşli çeteden. Bu nasıl bir düzendir? Emin olun bu düzeni değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız, omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa o gün hepimiz açız. Bir çocuğumuz huzursuzsa o gün hepimizde huzur yok. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız, ailenin birliği için yapacağız, birliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız. "CHP, KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDADIR" Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e, Amerika'ya, İngiltere'ye, Orta Doğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil, en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ VESAYET KABUL ETMEZ" Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bizim tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiş CHP'ye 'komünist parti', 'faşist parti', 'dinsiz parti' demişlerdi. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil, bütün İslam dünyası ve Avrupa da bize bakar. Eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Politikamız nedir dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma, olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse genel başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar ve söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargı olmayacağım. Yani 'İşte bu böyledir, hemen partiden atalım', böyle bir düşüncem de yok. "ONURLU İNSANLAR HESAP VERMEKTEN KAÇINMAZLAR" Mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Rahmetli babam derdi: 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. Bu karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin. "İYİ NİYETİM İSTİSMAR EDİLDİ" Ben isterdim ki bunu Meclis'te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclis'e girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi, ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar, o noktaya gelince 'Kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağım." Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık, "Hak, hukuk, adalet" ve "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla kesildi.

Zafer Partisi Bilecik İl Başkanı Kemal Bilge Telefonla Görevden Alındı Haber

Zafer Partisi Bilecik İl Başkanı Kemal Bilge Telefonla Görevden Alındı

Zafer Partisi Bilecik İl Başkanı Kemal Bilge, görevden alındığını bir telefon görüşmesiyle öğrendi. Parti teşkilatında şaşkınlık yaratan gelişmenin ardından Bilge, sert ifadeler içeren bir basın açıklaması yayımlayarak karara tepki gösterdi. Pazaryeri Gündem / BİLECİK (İGFA) - Yıllardır Zafer Partisi'nin Bilecik'teki teşkilatlanma çalışmalarında aktif rol üstlenen ve partisini sahada temsil eden Kemal Bilge'nin, herhangi bir ön görüşme yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden telefonla aranarak görevden alındığı öğrenildi. Kararın ardından kamuoyuna açıklama yapan Bilge, yaşanan sürecin yalnızca bir görev değişikliği olmadığını, aynı zamanda teşkilat iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini savundu. Bilge açıklamasında, "Bilecik'te yıllardır gece gündüz demeden mücadele eden il teşkilatımız hiçbir gerekçe gösterilmeden, hiçbir istişare yapılmadan ve en temel kurumsal nezaket dahi gösterilmeden telefonla aranarak görevden alınmıştır" ifadelerini kullandı. Parti yönetimini sert sözlerle eleştiren Bilge, televizyon ekranlarında ve kürsülerde sürekli hukuk, adalet ve liyakat vurgusu yapanların, kendi teşkilatlarına karşı aynı ilkeleri uygulamadığını öne sürdü. Görevden alma kararının gerekçesinin açıklanmadığını belirten Bilge, yıllarca emek veren teşkilat mensuplarının bir telefon görüşmesiyle tasfiye edilmesini kabul etmediklerini dile getirdi. Açıklamasında "Emek değil itaat, liyakat değil yakınlık, teşkilat iradesi değil merkezden dayatılan kararlar daha değerli hale gelmiştir" ifadelerine yer veren Bilge, verilen kararın siyasi ve vicdani muhasebesinin yapılacağını söyledi. Görevden alınmasına rağmen mücadelesinden geri adım atmayacağını belirten Kemal Bilge, "Görevler alınabilir, makamlar değişebilir. Ancak onur, karakter ve dava şuuru hiçbir makamın lütfu değildir. Başımız dik, vicdanımız rahat, verilen emeğin ve yürütülen mücadelenin arkasındayız. Takdiri aziz Türk milletine bırakıyoruz." dedi. Telefonla görevden alma yöntemi nedeniyle parti tabanında da tartışma oluşturan kararın ardından Zafer Partisi Genel Merkezi'nden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı merak konusu oldu.

SGK’nın uygulaması iptal edildi! Yüz binlerce kişiye emeklilik yolu açıldı Haber

SGK’nın uygulaması iptal edildi! Yüz binlerce kişiye emeklilik yolu açıldı

Sosyal güvenlik başyazarı İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki yazısında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (YHGK) tarım emekçileri açısından emsal niteliği taşıyan kararını duyurdu. Karara göre, 1994’te pamuk satışından yapılan prim kesintisi SGK’ya yatırılmamış olsa bile sigorta başlangıcı sayılabilecek. Bir çiftçinin 1994’te pamuk satışından yapılan prim kesintisine dayanarak erken emeklilik talebiyle açtığı dava, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na (YHGK) taşındı ve emsal niteliğinde bir kararla sonuçlandı. Olayda, özel bir şirket çiftçiden aldığı pamuk bedeli üzerinden sosyal güvenlik prim kesintisi yaptı ancak bu tutarı SGK’ya yatırmadı. Çiftçi ise elindeki makbuzla sigorta başlangıcının 1994’e çekilmesini ve EYT kapsamında yaş şartı olmadan emekli olmayı talep etti. İlk derece mahkemesi çiftçiyi haklı bulsa da Bölge Adliye Mahkemesi, “paranın SGK’ya yatırılmadığı” gerekçesiyle kararı bozdu. Dosya Yargıtay’a taşındı. YHGK GEREKÇELERE SON NOKTAYI KOYDU Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararının ardından dosyanın yeniden incelendiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK), tarım ürün bedellerinden yapılan prim kesintilerine ilişkin dikkat çekici bir karara imza attı. YHGK, kararında ürün bedelinden yapılan prim kesintisinin SGK’ya yatırılıp yatırılmadığının kontrolünün sigortalıya yüklenemeyeceğini belirterek, denetim ve takip sorumluluğunun Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait olduğuna hükmetti. Kararda ayrıca, kesintiyi yapmasına rağmen SGK’ya aktarmayan şirket yöneticilerinin, kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ifade edildi. SGK’nın denetim ve tahsil yetkilerine sahip olmasına rağmen görevini yerine getirmemesinin sonuçlarının sigortalıya yüklenemeyeceği vurgulandı. YHGK, prim kesintisinin yapılmasının, vatandaşın sosyal güvenlik sistemine dahil olma iradesini ortaya koyduğunu belirterek, makbuzun varlığının sigortalılık tespiti açısından geçerli bir delil olduğunu ve SGK kayıtlarında yer almamasının tescile engel oluşturmayacağını kayda geçirdi. KİMLERİ KAPSIYOR? Bu kapsamda, 8 Eylül 1999 ve öncesinde adına tarım ürün satışından prim kesintisi (tevkifat) yapılan vatandaşların, ellerindeki kesinti makbuzlarıyla mahkemeye başvurarak sigorta başlangıçlarını geriye çektirmeleri mümkün olabilecek. Karar, özellikle uzun yıllardır sigortalılık başlangıcı geç sayıldığı için 60 yaş şartına takılan tarım emekçileri açısından önem taşıyor. Uygulamanın kabul görmesi halinde, yüz binlerce çiftçinin EYT kapsamında yaş şartına takılmadan erken emeklilik hakkı elde edebilecek.

İrem Derici'den tek taraflı algıya karşı hukuki mücadele Haber

İrem Derici'den tek taraflı algıya karşı hukuki mücadele

İrem Derici’nin avukatı Ayşegül Mermer, Şahber Burcu Güneş’in açtığı manevi tazminat davasına ilişkin açıklama yaptı. Derici cephesinden, kamuoyuna yansıyan haberlerin olayın tamamını yansıtmadığı belirtilirken, karşı dava açıldığı ve talep edilen tazminatın HAYTAP’a bağışlanacağı duyuruldu. İSTANBUL (İGFA) - Şarkıcı İrem Derici’nin avukatı Ayşegül Mermer tarafından yapılan yazılı açıklamada, son dönemde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan haberler nedeniyle kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin zorunlu hale geldiği ifade edildi. Açıklamada, Şahber Burcu Güneş tarafından açılan manevi tazminat davasına yasal süresi içinde cevap verildiği, ayrıca olayların kamuoyuna “tek taraflı” yansıtıldığı gerekçesiyle karşı dava açıldığı belirtildi. Derici’nin avukatı, dosya kapsamına göre olayın yalnızca “tek taraflı bir saldırı iddiası” olmadığını, tarafların sosyal medya üzerinden yaptığı karşılıklı açıklamalarla gelişen bir süreç olduğunu savundu. Bazı haberlerde ise sürecin yalnızca belirli bölümlerinin öne çıkarıldığı ve kamuoyunun eksik bilgilendirildiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, açılan karşı davanın maddi kazanç amacı taşımadığı vurgulanarak, hükmedilmesi halinde manevi tazminatın tamamının HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu’na bağışlanacağının mahkeme huzurunda beyan edildiği kaydedildi. Derici cephesi, yargı süreci devam ettiği için konuyla ilgili yeni bir polemiğe girilmeyeceğini ve sürecin yalnızca hukuk zemini içinde takip edileceğini duyurdu.

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: Kötü gidişin tek çözümü sandık Haber

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: Kötü gidişin tek çözümü sandık

CHP’nin 81 ilde yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında, Bursa İl Başkanlığı esnaf ziyaretlerinde bulundu, vatandaşlarla bir araya geldi. Saha çalışmasına ilişkin konuşan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, “Halkın sorunlarından kopmuş bir iktidarla karşı karşı karşıyayız. Yurttaşlar erken seçim talep ediyor. Hem ekonomik koşullardan hem de Bursa’da iradelerinin çalınmış olmasından duydukları öfkeyi bizlere aktardılar. Bu kötü gidişin tek çözümü sandıktır” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla CHP örgütü 81 ilde bugün itibariyle sokağa indi. CHP Bursa İl Başkanlığı ise ilk saha çalışmasını Kapalı Çarşı bölgesinde gerçekleştirdi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer ve partililer bölgede esnafla ve vatandaşla bir araya geldi, seçilmiş Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in mektubunu iletti. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, “Vatandaşın ekonomi açısından inanılmaz bir tepkisi var. Halktan kopmuş bir merkezi hükümetle karşı karşıyayız. Onlar sokağın sesine kulak tıkamaya devam ediyorlar. Kendi iktidarlarını sürdürebilmek için her yolu deniyorlar. Vatandaşlarımız bu durumun farkında” dedi. Yeşiltaş, erken seçim vurgusu yaparak, mevcut siyasi ve ekonomik koşulların sürdürülebilir olmadığını belirtti ve halkın iradesinin yeniden sandıkta tecelli etmesi gerektiğini ifade etti. Artan hayat pahalılığı, işsizlik ve iktidara yönelik eleştirilerin toplumda ciddi bir karşılık bulduğunu ifade eden Yeşiltaş, yurttaşların Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasına yönelik öfkelerini de paylaştığını kaydederek, toplumdaki adalet duygusunun her geçen gün zedelendiğine dikkat çekti. Yeşiltaş, "Vatandaşlarımız Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'in tutuklanmasına tepkili. İradelerinin gasp edildiğini, oylarının çalındığını ifade ettiler. Seçim yaptıklarını zannedip belediyeye çökenlerden ilk seçimde halkımız hesap soracak" ifadelerini kullandı. Yeşiltaş, “Esnaf büyük sıkıntılar çekiyor. Çocukların, gençlerin gelecek kaygısı artıyor. Emekliler yaşam mücadelesi veriyor. Adalet yok, hukuk yok. Acil bir şekilde erken seçime ihtiyacımız var” dedi. Yeşiltaş, “Biz halkın içindeyiz, halkımızın sesini duymaya ve duyurmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu zor süreçten çıkışın yolu, demokratik iradenin yeniden güçlendirilmesinden geçiyor. Bu kötü gidişin tek çözümü sandık” diye konuştu.

Bursa Nilüfer’de demokrasi ve barış buluşması Haber

Bursa Nilüfer’de demokrasi ve barış buluşması

Bursa'da Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Müşterek Mekan Buluşmaları” etkinliğine, “Barışın Dili Hukuk ve Demokrasi Olmalı” başlığıyla katılan Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, toplumsal huzurun anahtarının hukuk ve demokrasi olduğunu söyledi. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi, ülke gündemini şekillendiren konuların, alanında öncü isimlerle ele alınacağı önemli bir buluşma zemini olacak “Müşterek Mekan Buluşmaları”nı başlattı. Etkinlik serisinin ilk konuğu olan akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Ahmet Özer, düzenlenen söyleşide; hukukun üstünlüğü, demokratik değerler ve toplumsal barışın önemi üzerine kapsamlı bir perspektif sundu. Söyleşiye; CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Eski Milli Eğitim ve Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. GENİŞ KATILIMLI DEMOKRASİ DİYALOĞU Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’de uzlaşma kültürü ve ortak akılla hareket ettiklerini belirtti. Nilüfer Kent Konseyi, mahalle komiteleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla, her fırsatta demokrasiyi güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, toplumsal barış için hukukun ve demokrasinin vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Söyleşisinde Bursa’nın Türkiye’nin dördüncü büyük şehri olarak stratejik önemine ve potansiyeline değinen Prof. Dr. Ahmet Özer, demokratik normalleşmenin önemine dikkat çekti. İnsan aklının şimdiye kadar bulduğu en ideal yönetim biçiminin demokrasi olduğunu ifade eden Özer, bu sistemin halkın rızasına dayanması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Ahmet Özer, konuşmasında şu temel vurguları yaptı: “Adalet devletin temelidir. Adaletin zayıflaması durumunda devletin de güç kaybedeceğini unutmamalıyız. Hukuk, toplumları bir arada tutan en güçlü çimentodur. Toplumsal adaletin sağlanmadığı bir ortamda ekonomik sorunların da çözülemeyeceğini, kalkınmanın temelinde güvenilir bir hukuk sisteminin yattığını her fırsatta hatırlamalıyız. Barış ise sadece çatışmasızlık değil; huzur, diyalog ve farklılıklarla bir arada yaşama kültürüdür. En kötü barış bile en iyi savaştan bin kat daha iyidir.” Siyasetin temel işlevinin üretimi artırmak ve adil bölüşümü sağlamak olduğunu da hatırlatan Özer, siyasi partilerin birbirinin düşmanı değil rakibi olduğunu ve bu rekabetin nezaket çerçevesinde yürütülmesinin Türkiye’nin demokratik normalleşmesi için elzem olduğunu söyledi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Prof. Dr. Ahmet Özer, program sonunda kitaplarını imzaladı.

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan kurultaydeğerlendirmesi: ‘‘Şimdi iktidar zamanı!’’ Haber

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan kurultaydeğerlendirmesi: ‘‘Şimdi iktidar zamanı!’’

CHP'nin 39. Olağan Kurultayı sonrasında, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş çeşitli değerlendirmelerde bulundu. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, kurultayın ardından bir mesaj yayınladı. Yeşiltaş, kurultayın parti ve ülke için hayırlı olmasını diledi. Ülkenin dört bir yanından katılımcıların coşkusunu tüm toplumla buluşturmaya kararlı olduklarını belirterek, "CHP yalnızca muhalefet değil; Türkiye'yi geleceğe taşıyacak vizyonuyla önümüzdedir" dedi. Yeşiltaş, Kurultayı basit bir seçimden ziyade partinin geleceğini şekillendiren bir dönemeç olarak değerlendirdiklerini aktararak, "Genel Başkanımız Özgür Özel'in delegelerden aldığı destek sadece güven tazelemeye değil, cesur ve kararlı bir siyasal mücadelenin açık beyanıdır." ifadelerini kullandı. YENİ PROGRAM, TÜRKİYE İÇİN YENİDEN YAPILANMA PLANI Parti programı üzerine geniş değerlendirmelerde bulunan Yeşiltaş şöyle dedi: “Ülkemizin ekonomik krizi, adalet sorunu ve liyakat eksikliği, kötü yönetimin doğal bir sonucudur. Bu durumu aşmak için hazırlanan yeni parti programımız, Türkiye için yapılacakların planıdır. Demokrasi, yönetim ve adalet ilkelerimiz, hukuk önünde herkesin eşit olduğu bir düzen vizyonumuzu temsil etmektedir. Yönetim reformu vizyonumuz, devleti şeffaf ve hesap verebilir yapmayı hedeflemektedir. “Ekonomi vizyonumuz, Türkiye'de büyümenin adil olarak dağıtılmasına yöneliktir. Sanayiden tarıma, teknoloji yatırımlarına dek her alanda bilimsel ve sürdürülebilir bir gelişme planlanmaktadır. Türkiye'nin çıkışı buradadır. “Sosyal devlet yaklaşımımız, yoksulluğu önlemeye, çocukların açlığına devletin çözüm bulmasına ve insana yakışır bir yaşam için adil bir düzen kurmaya odaklanmaktadır. Bu program, kimseyi geride bırakmayan bir refah devletini esas alır.” ''GELECEK VİZYONUMUZ'' Parti Meclisi’ne mesajlar ileten Yeşiltaş, "Bursa Milletvekilimiz Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Canan Taşer ve Yüksek Disiplin Kurulu’na seçilen Yasemin Reçber’e ve tüm çalışma arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Parti Meclisi’nin genişlemesi, gençlik ve kadın kotasının güçlenmesi, partimizin daha demokratik ve kapsayıcı bir yapıya büründüğünü göstermektedir. Bu yenilik, partimizin toplumsal desteğini artıracak ve iktidara yürüyüşümüzde bizi daha güçlü kılacaktır. Kurultayımız birlik içinde geçti, enerjimizi ülkenin sorunlarına çözüme yönelttik. Artık Türkiye'nin geleceğine talibiz.” dedi. BURSA MESAJI “Bursa, Türkiye’nin üretim merkezi; işçileri, sanayicileri, çiftçileri ve esnaflarıyla ülkenin bel kemiğidir. Partimizin yeni kalkınma politikası Bursa için büyük bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı yerel politikalarımızla ve iktidarın projeleriyle birleştirip, Bursa’yı Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri yapacağız.” şeklinde konuştu. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa’da her alanda insanlarımızla bir araya geleceğiz. İnsanlarımızın sorunlarını, geçim sıkıntılarını, çocuklarının beslenme sorunlarını, barınma krizlerini göz ardı etmeyeceğiz. Hapiste tutulan Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ve tüm arkadaşlarımız için adalet mücadelemizi büyüteceğiz. CHP, masa başında değil, halkın içinde siyaset yapan bir oluşumdur. Adalet ve eşitlik mücadelesini büyüteceğiz. Bursa’dan yükselen kararlılıkla, Türkiye’nin dört bir yanındaki gücümüzle ve gençlerimizin enerjisiyle iktidarı kuracağız. Ülkemize hak ettiği demokrasiyi, adalet ve refahı yeniden getireceğiz. Biz hazırız; Türkiye de hazır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.