Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hibe Desteği

haberalmedya - Hibe Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hibe Desteği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı'dan nitelikli 4 eğitim projesine hibe desteği Haber

Sabancı'dan nitelikli 4 eğitim projesine hibe desteği

Sabancı Vakfı’nın, 50 yılı aşkın deneyimi ve sivil toplumun değişen ihtiyaçlarından hareketle yenilediği güven temelli Hibe Programı ile desteklenecek projeler belli oldu. İSTANBUL (İGFA) - Sabancı Vakfı ekipleri, alan uzmanları, saha deneyimine sahip profesyoneller, öğretmenler ve okul yöneticileri gibi eğitim aktörlerinin yer aldığı çok paydaşlı, çok aşamalı ve katılımcı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Sivil alandaki hibe ilişkisini güven temelli yaklaşım, karşılıklı öğrenme ve uzun vadeli etki odağında derinleştiren ve bu kapsamda uluslararası iyi örneklerle uyumlu yenilikçi uygulamalar benimseyen Sabancı Vakfı, program kapsamında seçilen 4 projeyi üç yıl boyunca destekleyecek. İstanbul, Şanlıurfa ve Adıyaman’da uygulanacak projeler, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocuklara ulaşmayı, nitelikli ve kapsayıcı eğitim alanında kalıcı değişimler yaratmayı ve ölçeklenebilir modeller geliştirmeyi hedefliyor. Projelere üç yıl boyunca toplam yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Sabancı Vakfı’nın güven temelli yaklaşımla hayata geçirdiği Etki Ortakları Hibesi, Türkiye’nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. Programın yeni dönemine 48 ilden toplam 247 sivil toplum kuruluşu başvururken, başvuruların 191’i dernek, 40’ı vakıf ve 16’sı kooperatifler tarafından gerçekleşti. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak yarım asrı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarımızı sürdürürken, sivil toplumla kurduğumuz yol arkadaşlığını her zaman en önemli güç kaynaklarımızdan biri olarak gördük. 20 yıldır sürdürdüğümüz Hibe Programımız aracılığıyla bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu 269 projeye hibe desteği sağladık. Vakfımızın 50. yılında güveni merkeze alan ve uzun vadeli dönüşümü hedefleyen bir etki ortaklığı anlayışıyla yeniden kurguladığımız Hibe Programımız kapsamında destekleyeceğimiz dört proje, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocukların ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Bu projelerin, uygulandıkları bölgelerde yaratacakları etkinin ötesine geçerek eğitim alanında yaygınlaşabilecek yeni modeller oluşturacağına ve daha geniş ölçekte dönüşüme öncülük edeceğine inanıyoruz.” dedi. HİBE DESTEĞİ ALMAYA HAK KAZANAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE PROJELERİ: Sulukule Gönüllüleri Derneği’nin “Okulla Güvenli Bağlar” projesi, İstanbul’un Karagümrük Mahallesi’nde eğitimden kopma riski taşıyan 10–18 yaş arasındaki çocukların okulla bağlarını ve iyi olma hâllerini güçlendirmek amacıyla, boylamsal etkisi izlenen mahalle temelli ve sivil toplum merkezli bir model uygulamayı hedefliyor. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin “Eğitime +1 ile Kapsayıcı Okullar” projesi, İstanbul Şişli’de Kolay Dil yaklaşımını eğitim alanına uyarlayarak, Down sendromlu ve zihinsel özel gereksinimli öğrencilerden oluşan öz savunuculuk gruplarıyla öğrenme süreçlerine katılımı güçlendiren okul temelli ve sürdürülebilir bir kapsayıcı eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor. Yerelden Kalkınma Derneği’nin “Mevsimlik Tarım İşçisi Çocuklarının Kısır Döngüsünü Kıran Bütüncül Eğitim Modeli” projesi, Şanlıurfa’da mevsimlik tarım göçü nedeniyle eğitim yılının önemli bir bölümünü kaçıran çocuklar için bütünleşik bir destek modeliyle öğrenme kaybını azaltmayı ve eğitimdeki dezavantaj döngüsünü kırmayı hedefliyor. Şehir Dedektifi: Kent, Çevre ve Yaşam Derneği’nin “Kente Açılan Sınıflar: Yer Temelli Öğrenme ve Okul İklimini Güçlendirme Programı” ile Adıyaman’da depremden etkilenen çocukların aidiyetini, öğrenme deneyimini ve kent yaşamına katılımını güçlendirmek amacıyla, kenti ve kültürel mirası yer temelli öğrenme yaklaşımıyla okul iklimine entegre eden bir model geliştirmeyi hedefliyor.

Atık durumdaki meyveleri hammaddeye dönüştürdü Haber

Atık durumdaki meyveleri hammaddeye dönüştürdü

Akademisyen Doç. Dr. Ümmügülsüm Zor, atığa dönüşen tarımsal ürünleri katma değerli hammaddelere dönüştürmek amacıyla Ecohub Kimya ve Biyoteknoloji'yi kurdu. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’de girişim ekosistemi, parlak fikirlerle ekonomiye değer yaratan çalışmalar üretiyor. Ecohub Kimya ve Biyoteknoloji kurucusu Doç. Dr. Ümmügülsüm Zor; kaynak verimliliği, planlama gibi salt işletme alanına özgü akademik bilgiyi yaratıcı bir fikirle birleştirerek, tarım ekosistemine değer katan bir işe imza attı. Meyve ağaçlarında atığa dönüşen olgunlaşmamış meyvelerin ve lif bakımından zengin tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılması için çalışmalar yapan Zor, bu ürünleri hammaddeye dönüştürmeyi başardı. “Zengin içerikli potansiyel hammaddeyi çöpe attığımızı gördüğümde ürünlerin dönüştürülmesini sağlayacak bir projeyi hayata geçirme kararı aldım” ifadesini kullandı. Nestlé Kahvaltılık Gevrekler’in ve Migros’un tarım ve gıda alanında kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Tam Tahıl Tam Destek” projesinde üçüncü olarak hibe desteği kazandığını anlatan Zor, girişimini güçlendirdiğini belirtti. Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin her geçen gün büyüdüğünü belirten Ümmügülsüm Zor, yeni programlar ve projelerin girişimciliği desteklediğini ifade ederek, "Başvurduğum ve hibe desteği elde ettiğim Tam Tahıl Tam Destek projesiyle de aynı zamanda görünürlük ve mentorluk alanında kazanımlar sağladım. Ayrıca fikir maratonu ve mentorluk süreci sayesinde işimizi farklı açılardan değerlendirme ve ölçeklenebilirliğimizi güçlendirme fırsatı yakaladık. Daha ötesinde aynı değer zincirinde faaliyet gösteren diğer girişimlerle tanışıp ileriye dönük çok güzel iş birliği modelleri kurma imkânımız oldu. Aynı değer zincirindeki fikirleri bir araya getiren ve bir odak noktası sunan bu projede; farklı paydaşlarla temas etme, iş modelimizi daha net ifade etme ve değer önerimizi dış gözle test etme imkânı da bulduk” diye konuştu.

Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı Haber

Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom’un; TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Hayat Kolay” projesiyle eğitim, mentörlük ve hibe desteği alan girişimci kadınlar, yerel üretimlerini ve yenilikçi teknoloji çözümlerini dünya pazarlarına taşımaya başladı. ANKARA (İGFA) - E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bini aşkın kadına eğitim verilirken, 50 girişime iş geliştirme desteği sağlandı. 2026 yılında ise 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedefleniyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlara hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üretimlerimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek ve aldığı hibeyle üretim kapasitesini artırarak, Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin girişim potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Kampüsten Avrupa’ya açılan fırsat kapısı Bursa’da konuşuldu Haber

Kampüsten Avrupa’ya açılan fırsat kapısı Bursa’da konuşuldu

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. BURSA (İGFA) - Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor” etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, “Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.” dedi. “ULUSLARARASI NETWORK KAZANIMI ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ TAMAMLANMADAN SAĞLANMALI” Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum." dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, “Gençlik Fırsatları” başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, “Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor.” dedi. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, “Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, “Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık.” dedi.

Geleceğin Gıda Vizyonu Osmangazi’de Yazılıyor Haber

Geleceğin Gıda Vizyonu Osmangazi’de Yazılıyor

Yerel yönetim anlayışını yenilikçi yaklaşımlarla güçlendiren Osmangazi Belediyesi, hem verimliliği artırmak hem de gıdanın üretimden sofraya uzanan yolculuğunu daha sağlıklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir hale getirmek amacıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Avrupa Birliği’nden hibe desteği almaya hak kazanan proje kapsamında düzenlenen “Osmangazi’yi Beslemek: Gıda Sistemi Haritalama Atölyesi”, gençlerin aktif katılımıyla Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi öncülüğünde; belediye iştiraki Gazi Tarım A.Ş., Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Osmangazi Kent Konseyi Gençlik Meclisi iş birliğiyle düzenlenen atölyede, yaşları 15 ile 25 arasında değişen 30 öğrencinin dinamizmi ve yenilikçi bakış açıları merkeze alındı. Osmangazi’nin Her Bir Noktası Gıda Başlığında İncelendi Farklı temalar etrafında oluşturulan çalışma masalarında bir araya gelen katılımcılar; uzman eğitmenler eşliğinde gıdanın üretiminden işlenmesine, taşınmasından tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan süreci çok boyutlu olarak işledi. Atölye süresince Osmangazi’nin 136 mahallesini kapsayan geniş bir perspektifle çalışmalar yürüten gençler, hangi bölgede hangi ürünlerin yetiştirilmesinin daha verimli olacağı, tedarik zincirlerinin nasıl daha etkin kurulabileceği, üretim ve temin süreçlerindeki avantaj ve dezavantajlar ile ürünlerin sunum aşamalarına kadar pek çok başlıkta kapsamlı fikirler geliştirdi. Yapılan tüm çalışmalar not alınırken, atölye sonunda katılımcılar Osmangazi haritası üzerinde işaretlemeler yaparak, saptamalarını paylaştı. Katılımcı gençlere, atölye sonunda sertifikaları takdim edildi. Atölye, uzun soluklu bir sürecin ilk adımı olma özelliği taşırken, proje kapsamında önümüzdeki dönemde dört ayrı etkinlik daha düzenlenecek. Sürecin sonunda ise gençlerin katkılarıyla hazırlanacak olan “gıda politikası bildirisi”nin, yerel yöneticilere sunularak Osmangazi’nin gıda politikalarının şekillendirilmesinde aktif rol oynaması hedefleniyor. Gençlerin Fikirleri Gıda Politikasına Entegre Edilecek Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, Osmangazi Belediyesi’nin gıda politikası oluşturma hedefini güçlendirmek adına gençlerin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekerek, Avrupa Birliği projesi neticesinde toplamda 30 lise ve üniversite öğrencisiyle, her bir masada bir kolaylaştırıcı eğitmenin de katkılarıyla önemli bir atölye gerçekleştirdiklerine değindi. Atay, “Osmangazi’nin toplam 60-62 bin hektarlık arazisinin yaklaşık 16 bin hektarı tarımsal üretimin, bitkisel ve hayvansal üretimlerin yapıldığı bir yer. Burada gıdanın üretimiyle, taşınmasıyla, işlenmesiyle ve soframıza gelene kadar ki aşamalarda gençlerin konuya bakışını, ne düşündüğünü, ne olmasını istediğini belirleyerek, daha sonra oluşturacağımız Osmangazi gıda politikamıza entegre etmeyi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı. Gıdaya Bütünsel Bir Bakış Açısı Atölyede katılımcılara yönelik bir sunum gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi Proje Yöneticisi Merve Sünör ise yürütülen çalışmanın uluslararası boyutuna dikkat çekerek, şunları kaydetti; “Avrupa Birliği’nden hibe alan, uluslararası bir projenin ilk adımı için burada bulunuyoruz. Konumuz gıda politikası. Osmangazi gıda politikasının ilk adımlarını, gençlerle birlikte atmak istedik. ‘Gençlik Gıda Politikası Laboratuvarı’ projemizin ismi, bu kapsamda gençlerimizle birlikte Gıda Sistemi Haritalama Atölyesi’ni yapıyoruz. Her bir masada Osmangazi mahallelerinde gıdanın serüveni konuşuluyor, bundan sonra 4 etkinliğimiz daha olacak ve Ekim ayı başına kadar devam edecek. Projemizin en nihayetinde gençlerimizden bir politika bildirisi çıkarmalarını umuyoruz ve bunu, yerel yöneticilerimize sunmalarını. Gıdanın bütünsel bir bakış açısına ihtiyaç var, bu Avrupa’da ve dünyada yerel yönetimlerce ele alınıyor çünkü öyle daha başarılı olduğu görüldü. Her ilin, hatta ilçenin ihtiyaçları farklı, zorlukları farklı. Biz de Türkiye’de ulusal bir gıda politikamız olsa bile, bu konuda çalışan öncü belediyelerden biri olmak istiyoruz.” Proje kapsamında elde edilecek bilgiler doğrultusunda tüm paydaşların katılımıyla “Osmangazi Gıda Konseyi”nin kurulması da hedeflenirken, üreticiden tüketiciye kadar uzanan geniş bir paydaş ağıyla, sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi inşa edilmesi amaçlanıyor.

Bursa Osmangazi’de gıda politikası gençlerle şekilleniyor Haber

Bursa Osmangazi’de gıda politikası gençlerle şekilleniyor

Bursa'da Osmangazi Belediyesi, sürdürülebilir kent vizyonu doğrultusunda gıda politikalarına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürürken, geleceğin gıda sistemini şekillendirecek önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi, hem verimliliği artırmak hem de gıdanın üretimden sofraya uzanan yolculuğunu daha sağlıklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir hale getirmek amacıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Avrupa Birliği’nden hibe desteği almaya hak kazanan proje kapsamında düzenlenen “Osmangazi’yi Beslemek: Gıda Sistemi Haritalama Atölyesi”, gençlerin aktif katılımıyla Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi öncülüğünde; belediye iştiraki Gazi Tarım A.Ş., Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Osmangazi Kent Konseyi Gençlik Meclisi iş birliğiyle düzenlenen atölyede, yaşları 15 ile 25 arasında değişen 30 öğrencinin dinamizmi ve yenilikçi bakış açıları merkeze alındı. OSMANGAZİ’NİN HER BİR NOKTASI GIDA BAŞLIĞINDA İNCELENDİ Farklı temalar etrafında oluşturulan çalışma masalarında bir araya gelen katılımcılar; uzman eğitmenler eşliğinde gıdanın üretiminden işlenmesine, taşınmasından tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan süreci çok boyutlu olarak işledi. Atölye süresince Osmangazi’nin 136 mahallesini kapsayan geniş bir perspektifle çalışmalar yürüten gençler, hangi bölgede hangi ürünlerin yetiştirilmesinin daha verimli olacağı, tedarik zincirlerinin nasıl daha etkin kurulabileceği, üretim ve temin süreçlerindeki avantaj ve dezavantajlar ile ürünlerin sunum aşamalarına kadar pek çok başlıkta kapsamlı fikirler geliştirdi. Yapılan tüm çalışmalar not alınırken, atölye sonunda katılımcılar Osmangazi haritası üzerinde işaretlemeler yaparak, saptamalarını paylaştı. Katılımcı gençlere, atölye sonunda sertifikaları takdim edildi. Atölye, uzun soluklu bir sürecin ilk adımı olma özelliği taşırken, proje kapsamında önümüzdeki dönemde dört ayrı etkinlik daha düzenlenecek. Sürecin sonunda ise gençlerin katkılarıyla hazırlanacak olan “gıda politikası bildirisi”nin, yerel yöneticilere sunularak Osmangazi’nin gıda politikalarının şekillendirilmesinde aktif rol oynaması hedefleniyor. GENÇLERİN FİKİRLERİ GIDA POLİTİKASINA ENTEGRE EDİLECEK Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, Osmangazi Belediyesi’nin gıda politikası oluşturma hedefini güçlendirmek adına gençlerin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekerek, Avrupa Birliği projesi neticesinde toplamda 30 lise ve üniversite öğrencisiyle, her bir masada bir kolaylaştırıcı eğitmenin de katkılarıyla önemli bir atölye gerçekleştirdiklerine değindi. Atay, “Osmangazi’nin toplam 60-62 bin hektarlık arazisinin yaklaşık 16 bin hektarı tarımsal üretimin, bitkisel ve hayvansal üretimlerin yapıldığı bir yer. Burada gıdanın üretimiyle, taşınmasıyla, işlenmesiyle ve soframıza gelene kadar ki aşamalarda gençlerin konuya bakışını, ne düşündüğünü, ne olmasını istediğini belirleyerek, daha sonra oluşturacağımız Osmangazi gıda politikamıza entegre etmeyi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı. Atölyede katılımcılara yönelik bir sunum gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi Proje Yöneticisi Merve Sünör ise yürütülen çalışmanın uluslararası boyutuna dikkat çekerek, “Avrupa Birliği’nden hibe alan, uluslararası bir projenin ilk adımı için burada bulunuyoruz. Konumuz gıda politikası. Osmangazi gıda politikasının ilk adımlarını, gençlerle birlikte atmak istedik. ‘Gençlik Gıda Politikası Laboratuvarı’ projemizin ismi, bu kapsamda gençlerimizle birlikte Gıda Sistemi Haritalama Atölyesi’ni yapıyoruz. Her bir masada Osmangazi mahallelerinde gıdanın serüveni konuşuluyor, bundan sonra 4 etkinliğimiz daha olacak ve Ekim ayı başına kadar devam edecek. Projemizin en nihayetinde gençlerimizden bir politika bildirisi çıkarmalarını umuyoruz ve bunu, yerel yöneticilerimize sunmalarını. Gıdanın bütünsel bir bakış açısına ihtiyaç var, bu Avrupa’da ve dünyada yerel yönetimlerce ele alınıyor çünkü öyle daha başarılı olduğu görüldü. Her ilin, hatta ilçenin ihtiyaçları farklı, zorlukları farklı. Biz de Türkiye’de ulusal bir gıda politikamız olsa bile, bu konuda çalışan öncü belediyelerden biri olmak istiyoruz.” diye konuştu. Proje kapsamında elde edilecek bilgiler doğrultusunda tüm paydaşların katılımıyla “Osmangazi Gıda Konseyi”nin kurulması da hedeflenirken, üreticiden tüketiciye kadar uzanan geniş bir paydaş ağıyla, sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi inşa edilmesi amaçlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.