Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fizik Tedavi

haberalmedya - Fizik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir bayramda kesintisiz sağlık hizmetini sürdürdü Haber

Bursa Büyükşehir bayramda kesintisiz sağlık hizmetini sürdürdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri ile Kurban Bayramı’nda da ihtiyaç sahibi vatandaşlara sağlık ve bakım hizmetlerini kesintisiz bir şekilde sunuyor. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü, binlerce hastanın ayağına giderek sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlıyor. 17 ilçede yatağa bağımlı hastalara yönelik nakil hizmetlerini sürdüren ekipler, gelen talepleri titizlikle değerlendirerek 27 hasta nakil ambulansı ve 48 mobil araçla Bursalılara hizmet veriyor. BAYRAM’DA KESİNTİSİZ HİZMET Kurban Bayramı’nda da hizmetlerini ara vermeden sürdüren Büyükşehir Belediyesi ekipleri, ihtiyaç duyan vatandaşların sağlık ve bakım hizmetlerinden yararlanabilmesini sağlıyor. Evde bakım hizmetleri kapsamında hemşirelik, psikolog, ebelik, diyetisyen hizmetlerinin yanı sıra temizlik ve bakım destek hizmetleri de sunuluyor. Alanında uzman ekipler tarafından fizik tedavi desteği de verilirken, ev ortamında egzersiz yaptırılan hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin yaşam konforunun artırılması amaçlanıyor. Çalışmalarda, hastaların sağlık durumları da düzenli olarak takip ediliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin zor zamanlarında yanlarında olduğunu belirten vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nda olduğu gibi Kurban Bayramı’nda da hizmet aldıklarını belirterek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Öte yandan Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü, Ocak-Nisan döneminde toplam 25 bin 113 kişiye hemşirelik hizmeti sundu. Aynı dönemde 19 bin 330 kişiye bakım desteği sağlanırken, 7 bin 621 vatandaş uzman fizyoterapistlerden, 1248 kişi ise doktorlardan destek aldı. Ambulans nakil hizmetleriyle de 15 bin 996 kişiye destek verildi. Ayrıca 1419 kişiye psikolojik danışmanlık hizmeti, 1597 kişiye diyetisyen desteği verildi. 86 kişiye ebelik hizmeti sunulurken, 1111 kişi için sosyal inceleme gerçekleştirildi. 1500 kişinin de evine gidilerek temizlik çalışmaları büyük bir titizlikle gerçekleştirildi.

Kurban etlerinin taşınmasında yanlışlar sorunlara neden olabilir... Bayramda omurga sağlığına dikkat! Haber

Kurban etlerinin taşınmasında yanlışlar sorunlara neden olabilir... Bayramda omurga sağlığına dikkat!

Doç. Dr. Ahmet İnanır, Kurban Bayramı'nda ağır kaldırma ve kontrolsüz hareketlerin bel, boyun, diz ve omurga sorunlarını tetikleyebileceği konusunda uyardı. Yüklerin dizler bükülerek kaldırılması ve ani hareketlerden kaçınılması gerektiğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, Kurban Bayramı öncesi özellikle bel, boyun, diz ve omurga rahatsızlığı olan vatandaşları uyardı. Bayram döneminde yapılan ağır kaldırma, uzun süre ayakta kalma ve bilinçsiz hareketlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek;“Kurban kesimi sırasında yapılan ani ve kontrolsüz hareketler, sadece mevcut fıtıkları tetiklemekle kalmıyor, daha önce hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile kalıcı omurga problemlerine neden olabiliyor” dedi. Özellikle sabah erken saatlerde başlayan yoğun fiziksel yüklenme büyük risk taşıdığını ifade eden Doç. Dr. İnanır, bayramda birçok kişi profesyonel destek almadan büyükbaş veya küçükbaş hayvan kesimine katıldığını, eğilerek çalışma, ağırlık kaldırma, ani dönme hareketleri ve uzun süre ayakta kalmak; bel fıtığı, kas spazmı, diz kilitlenmesi ve boyun tutulmalarını tetikleyebiliyor. Her bayram sonrası acillere ciddi sayıda bel ve boyun ağrısı şikâyetiyle başvuru olduğunu söyledi. “EN ÇOK HATA AĞIRLIĞI BELLE KALDIRMAK'' Özellikle kurban etlerinin taşınması sırasında yapılan yanlışlar büyük sorunlara neden olabilir. En sık yapılan hatalardan biri ağırlığı dizleri kullanmadan doğrudan belden kaldırmaktır.Yük kaldırırken mutlaka dizler bükülmeli, ağırlık vücuda yakın tutulmalı ve ani dönüş hareketlerinden kaçınılmalıdır. Bir anda oluşan ters hareketler, omurgadaki disk yapısına zarar verebilir. Özellikle bel fıtığı olan kişiler çok daha dikkatli olmalı. Kurban Bayramı’nın sadece bel ve boyun rahatsızlıklarını değil, diz ve kalça problemlerini de artırdığına dikkat çeken İnanır, uzun süre çömelmenin ve ayakta kalmanın kireçlenme hastalarında ciddi ağrılara neden olabileceğini ifade etti.Diz kireçlenmesi olan kişiler uzun süre çömelmemeli. Kalça problemi yaşayan hastalar ise ağır yük taşımamalı. Bayram ziyaretleri sırasında saatlerce hareketsiz oturmak da ayrı bir risk oluşturuyor. Vatandaşlara basit ama etkili önerilerde bulunan Doç. Dr. Ahmet İnanır, bayramın sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi gerektiğini belirterek şunları sıraladı: Ağır yükleri tek başınıza taşımayın Ani eğilip doğrulmalardan kaçının Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın Desteksiz şekilde ağır kaldırmayın Ağrı hissedildiğinde zorlamaya devam etmeyin Bayramı hastanede değil, sevdiklerinizle sağlıklı şekilde geçirmek için vücudunuzun sınırlarını zorlamayın.

Hareketsiz yaşam boyun ağrılarını tetikliyor Haber

Hareketsiz yaşam boyun ağrılarını tetikliyor

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bülent Bozyiğit, hareketsiz çalışma ve yanlış pozisyonun boyun fıtığına yol açtığına dikkat çekerek saat başı egzersiz önerdi. Tedavide ilaç, fizik tedavi, ameliyatsız yöntemler ve mikrocerrahi seçeneğinin bulunduğunu belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Günümüz iş hayatında uzun süre hareketsiz ve yanlış pozisyonda ekran başında vakit geçirmek, boyun ağrılarına ve ileri aşamalarda boyun fıtığına neden olabiliyor. Boyun ağrısının modern çağın hastalıklarından biri olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bülent Bozyiğit, bu hastalığın iş gücü kaybına, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açtığına dikkat çekti. SAAT BAŞI BOYNUNUZU HAREKET ETTİRİN Kasların iskelet sistemini destekleyen yapılar olduğunu ve hareketsizlik nedeniyle zamanla zayıfladığını dile getiren Bozyiğit, “Geçmişte sanayi bu kadar gelişmemişken ve beyaz yakalılar bu kadar fazla değilken, bu tip rahatsızlıklar nispeten daha az görülüyordu. Ama hareketsizlik, birçok hastalıkta olduğu gibi boyun fıtıkları ve boyun ağrılarında da şu an en temel nedenlerden birisi. Masa başı uygunsuz pozisyonda saatlerce bilgisayarın karşısında oturmak kaslarda güçsüzlüğe neden oluyor. Kaslar ne kadar zayıf olursa, bu tarz hastalıklar da o oranda artıyor. Bir yerlerde bir ağrı varsa aslında bu vücudun alarmıdır. Bununla ilgili önlem almak gerekiyor. Mutlaka saatte bir öne, arkaya, sağa, sola boyun hareketleri yapmak ve kısa süreli yürümek gerekiyor” diye konuştu. ÖNCE İLAÇ TEDAVİSİ Boyun hastalıklarının bir diğer nedeninin de genetik yatkınlık olduğunu belirten Op. Dr. Bülent Bozyiğit, “Hastayı öncelikle çok iyi muayene ederek tanı koymak gerekiyor. Bu boyun ağrılarının nedeni genetik mi, duruş bozukluğu mu onu belirlemek çok önemli. Doğru tanı sayesinde doğru tedavi uygulamak mümkün. Öncelikle ilk aşamada hastanın durumuna göre ilaç tedavisi ve boynu desteklemek için boyunluk öneriyoruz. Boyunluğun, kasların yine zayıflamaması için çok uzun süre kullanılmasını önermiyoruz. Eğer hastanın ellerinde güç kaybı yoksa fizik tedavi uyguluyoruz. Eğer MR veya tomografide bir fıtıklaşma gördüysek bu hemen ameliyat edeceğiz anlamına gelmiyor. Öncelikle konservatif tedavilere yöneliyoruz” dedi. Boyun gibi hassas bölgelerde mikrocerrahi yöntemiyle başarılı operasyonlar gerçekleştirdiklerini dile getiren Op. Dr. Bülent Bozyiğit, bu konuda deneyim sahibi ve benzeri birçok operasyon gerçekleştiren uzman hekimlerin özellikle tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

İzmir'de yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor Haber

İzmir'de yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut; nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi. “4 YILDIR O ADIMI BEKLİYORDUK” 2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, “3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk” dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, “Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk” diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, “akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali” tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi. Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, “Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti” dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, “İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz” diye konuştu. “MÜCADELECİ YÖNÜMÜ ORTAYA ÇIKTI” Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, “Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim.Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı. Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Engelsiz şehir Yıldırım'ın yatırımlarına yakın mercek Haber

Engelsiz şehir Yıldırım'ın yatırımlarına yakın mercek

Bursa'nın Yıldırım ilçesi Yiğitler Mahallesi'nde yapımı süren Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi'nde çalışmalar yüzde 92 oranında tamamlandı. BURSA (İGFA) - Toplumun tüm kesimlerine yönelik projeler üreten Yıldırım Belediyesi, özel gereksinimli bireyleri de unutmuyor. Özel bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yüzde 92’si tamamlandı. Yıldırım Belediyesi, ‘Engelsiz şehir Yıldırım’ anlayışıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yıldırım Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin tüm ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlan önemli bir merkezi ilçeye kazandırıyor. Yiğitler Mahallesi’nde yapımı süren Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nde çalışmalar yüzde 92 oranında tamamlandı. 5 bin 305 metrekarelik tesisin bünyesinde; hasta bakım odaları, fizik tedavi ve fizyoterapi odaları, psikolog odaları, bireysel ve aile terapi odaları, spor salonu, danışma, eğitmen odası ve bekleme salonu gibi birimler yer alacak. Tesiste ayrıca özel vatandaşların sosyalleşmesi adına yüzme havuzu, kafeterya, yemekhane, kuaför, tekstil atölyesi, ahşap atölyesi, bağlama ritim kursu, filografi atölyesi, sergi alanı, konferans salonu, seminer salonu, çocuk oyun alanı, kermes alanı ve derslikler de bulunacak. BURSA’YA HİZMET VERECEK Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nde incelemelerde bulunan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Merkezde sona yaklaşıldığını belirten Başkan Yılmaz, “Özel durumu bulunan kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıracak ve onları sosyal yaşamın içinde daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlayacak yatırımlara öncelik veriyoruz. Bu kapsamda insana dokunan önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi sadece Yıldırım’a değil Bursa'ya değer katacak. Merkezimiz; özel gereksinimli hemşehrilerimizin tüm beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek. Aileleriyle birlikte hem öğrenip hem sosyalleşebilecekleri bir yaşam alanı oluşturuyoruz. Bu tesis kapılarını açtığında Bursa’nın en özel projelerinden biri olacak. Bursa’ya çok özel bir tesis kazandırmanın heyecanı içerisindeyiz. Özel gereksinimli hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artıracak çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.