Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erken Tanı

haberalmedya - Erken Tanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Tanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fenilketonüri uyarısı: Bir damla kan hayat kurtarır Haber

Fenilketonüri uyarısı: Bir damla kan hayat kurtarır

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilber Bektaşlar, Türkiye’de görülme sıklığı dünya ortalamasının üzerinde olan fenilketonüri (PKU) hastalığında erken tanının hayati önem taşıdığını belirterek, topuk kanı testinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzm. Dr. Dilber Bektaşlar, fenilketonüri (PKU) hastalığının tedavi edilmediğinde ağır zeka geriliği, nöbetler ve gelişim problemlerine yol açabileceğini belirtti. Dr. Bektaşlar, PKU’lu bebeklerde gelişme geriliği, cilt döküntüleri, tiz sesli ağlama, idrarda küf kokusu ve epileptik nöbetler gibi belirtiler görülebileceğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre Türkiye’de her 25 kişiden birinin taşıyıcı olduğunu aktaran Uzm. Dr. Dilber Bektaşlar, yaklaşık her 6 bin 200 canlı doğumda bir bebeğin PKU hastası olarak dünyaya geldiğini söyledi. Türkiye’de hastalığın görülme oranının dünya ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çeken Bektaşlar, bunun en önemli nedenlerinden birinin akraba evlilikleri olduğunu kaydetti. Türkiye’de PKU tarama testinin 1987’den bu yana uygulandığını belirten Bektaşlar, 2006 yılından itibaren Ulusal Yenidoğan Tarama Programı kapsamında tüm illerde topuk kanı testinin zorunlu hale getirildiğini ifade etti. Hastaneden taburcu olmadan önce ve aile hekimliğinde alınan birkaç damla topuk kanı sayesinde erken teşhis konulabildiğini söyleyen Bektaşlar, erken tanı alan bebeklerin özel mama ve diyet desteğiyle sağlıklı gelişim gösterebildiğini vurguladı. Geç tanı konulan vakalarda ise ağır zeka geriliği, epilepsi nöbetleri ve egzama gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirten Bektaşlar, ailelerin aile hekimlerinden gelen çağrıları dikkate alması gerektiğini söyledi. Akraba evliliklerinden kaçınılmasının hastalık riskini azaltacağını ifade eden Uzm. Dr. Bektaşlar, “Topuk kanı testi ihmal edilmemeli. Erken teşhis ve doğru beslenme tedavisiyle PKU’lu çocuklar sağlıklı bir yaşam sürebilir. Unutmayalım, bir damla kan hayat kurtarır” dedi.

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor Haber

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor

Dünya genelinde 64 milyon kişiyi etkileyen kalp yetersizliği, Türkiye’de 2016-2022 arasında 2,7 milyondan fazla kişiye tanı konulan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı, tedaviye uyum ve düzenli takibin kritik olduğunu belirtiyor. İSTANBUL (İGFA) - Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen “Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası” kapsamında uzmanlar, hastalığın erken tanısının ve tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve sağkalım açısından önemine dikkat çekti. Kalp yetersizliği, kalbin vücuda yeterli kan ve oksijen pompalayamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Nefes darlığı, hızlı kilo artışı, halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. HFSA 2025 raporuna göre yalnızca ABD’de yaşam boyu kalp yetersizliği riski yüzde 24’e yükseldi. Türkiye’de ise TRends-HF çalışmasına göre 2022 yılı itibarıyla kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 2,1 ve yıllık 1000 kişiden 3-6’sında yeni vakalar ortaya çıkıyor. Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Temizhan, hastalığın günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Yaşlanmanın doğal sonucu sanılan nefes darlığı ve bacak şişlikleri kalp yetersizliğinin habercisi olabilir. Erken tanı, düzenli takip ve kılavuzlara uygun tedavi yaşam kalitesini artırıyor” dedi. AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, kronik hastalıklarla mücadelede toplum bilinçlenmesinin önemine değinerek, “Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve hekim-hasta iletişimi başarıyı artırıyor” ifadelerini kullandı. Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazlı Sahafi ise erken ve doğru tanının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğunu belirterek, entegre ve veri odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Uzmanlar, farkındalığın artırılması, risk altındaki kişilerin erken dönemde tespit edilmesi ve hastaların tedavi süreçlerini sürdürülebilir şekilde yönetmesinin, kalp yetersizliği yönetiminde başarı için hayati olduğunu vurguladı.

LÖSEV’den dünyaya mesaj... Lösemili Çocuklar Haftası Bursa’dan İstanbul’a uzandı Haber

LÖSEV’den dünyaya mesaj... Lösemili Çocuklar Haftası Bursa’dan İstanbul’a uzandı

LÖSEV’in 25’incisini düzenlediği Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, farklı ülkelerden gelen lösemiyi yenmiş çocuklar Türkiye’de bir araya geldi. Etkinlikler Bursa’dan başlayarak İstanbul’da farkındalık kortejiyle sona erdi. BURSA (İGFA) - LÖSEV Lösemili Çocuklar Vakfı tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası, bu yıl 25’inci kez gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında farklı ülkelerden gelen lösemiyi yenmiş çocuklar, Türkiye’de tedavi sürecini sürdüren çocuklarla buluştu. 11–16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen programın ilk durağı Bursa oldu. LÖSEV Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köy Enstitüsü’nde gerçekleştirilen hoş geldiniz resepsiyonunda çocuklar ilk kez bir araya geldi. Program kapsamında tarihi ve kültürel gezilerin ardından Mudanya ziyareti de gerçekleştirildi. Etkinliklerin ikinci ayağı İstanbul’da devam etti. Çocuklar şehirdeki çeşitli temasların ardından bir otelde ağırlandı ve Millet Bahçesi ile Kız Kulesi gibi simge noktaları ziyaret etti. Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonda ise çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Haftanın finalinde Bağdat Caddesi’nde farkındalık korteji düzenlendi. Kortejde klasik otomobiller, motosiklet ve bisiklet grupları, gönüllüler, aileler ve tedavi sürecini tamamlayan çocuklar yer aldı. Etkinlik, müzik ve gösteriler eşliğinde lösemiye karşı farkındalık ve dayanışma mesajıyla gerçekleştirildi. LÖSEV Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Arzu Celalifer, yaptığı açıklamada dünyada her yıl yaklaşık 400 bin çocuk ve gencin kansere yakalandığını belirterek, erken tanı ve doğru tedaviye erişimin önemine dikkat çekti. Celalifer, “Bu yılki temamız ‘Dünyada Lösemi ve Kanser Artıyor, Çocuklarımızı Korumalıyız’” ifadelerini kullandı. Etkinlik, İstanbul’da düzenlenen veda yemeğiyle sona erdi. Yurt dışından gelen çocukların programı, unutulmaz anılarla tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.