Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Egzersiz

haberalmedya - Egzersiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Egzersiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş insanı Ali Bıdı'dan sağlıklı yaşam üzerine dikkat çeken açıklamalar... 77 yaşında gençlik mucizesi Haber

İş insanı Ali Bıdı'dan sağlıklı yaşam üzerine dikkat çeken açıklamalar... 77 yaşında gençlik mucizesi

ANFAŞ Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı, iş insanı ve sağlıklı yaşam savunucusu Ali Bıdı, İzmir Ege Medya Platformu'nun konuğu oldu. Kendi sağlık deneyimlerini ve beslenme anlayışını paylaşan Bıdı, kronik hastalıklarla mücadelesinde yaşam tarzı değişikliklerinin etkili olduğunu savunarak sağlıklı yaşam konusunda önerilerde bulundu. İZMİR (İGFA) - ANFAŞ Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı Ali Bıdı, İzmir Ege Medya Platformu'nun düzenlediği toplantıda gazetecilerle bir araya geldi. Platform Başkanı Ahmet Kaplan'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen buluşmada Bıdı, yaşam öyküsünü, girişimcilik serüvenini ve sağlıklı yaşam konusundaki görüşlerini anlattı. İlerleyen yaşına rağmen zorlu spor disiplini, atletik başarıları ve yüksek yaşam enerjisiyle dikkat çeken 77 yaşındaki iş insanı ve sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı, modern tıbbın ve beslenme alışkanlıklarının ötesine geçen yaşam felsefesiyle adından söz ettirmeye devam ediyor. 77 yaşındaki Bıdı, yıllarca bel, sırt ve diz ağrıları ile romatizmal rahatsızlıklar yaşadığını, ayrıca kalın bağırsağında polip tespit edildiğini belirterek, bu süreçten sonra beslenme alışkanlıklarını tamamen değiştirdiğini söyledi. Yaklaşık 24 yıl önce vegan beslenmeye geçtiğini ifade eden Bıdı, uzun yıllardır ilaç kullanmadığını ve yaşam tarzı değişikliğinin sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu dile getirdi. Modern beslenme alışkanlıklarını eleştiren Bıdı, insan sağlığının korunmasında doğal ve bitki ağırlıklı beslenmenin önemli olduğunu savundu. Vücudun en güçlü savunma mekanizmasının kendi hücresel yapısı olduğunu ifade eden Bıdı, yeterli su tüketimi, düzenli egzersiz ve dengeli beslenmenin yaşam kalitesini artırdığını öne sürdü. BİR YANDA SAĞLIK MÜCADELESİ DİĞER YANDA İLHAM VERİCİ GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ Sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı’nın sağlık mücadelesinin ardında aynı zamanda ilham verici bir girişimcilik hikâyesi yatıyor. Gençlik yıllarında "Fakir doğdum ama fakir ölmeyeceğim" diyerek yola çıkan Bıdı, ticari hayatında Aquatherm firması ile tanışarak markanın Türkiye distribütörlüğünü üstlendi. İş hayatında dürüstlüğü ana ilke edindiğini söyleyen Bıdı, "Hayatım boyunca kimseye yanlış yapmadım. Para kazanmasını bilmeyen, para harcamasını da bilmez. Alın teri ve emek olmadan kazanılan paranın değeri kıymeti bilinmez" diyor. VERMEDEN PAYLAŞMADAN SADECE ALARAK MUTLU OLAMAZSINIZ Kazandığı maddi ve manevi birikimi toplumla paylaşmanın mutluluğuna inanan Bıdı, "Ben vererek ve paylaşarak mutlu olmayı öğrendim. Paylaşmadan, vermeden sadece alarak hiçbir zaman mutlu olamazsınız" ifadelerini kullandı. İş hayatındaki başarısına da değinen Bıdı, dürüstlüğü ve emeği temel ilke edindiğini belirterek, kazandığı bilgi ve tecrübeyi toplumla paylaşmayı önemsediğini söyledi. Gelecekte edindiği deneyimleri aktaracağı bir "Ali Bıdı Sağlıklı Yaşam Merkezi" kurmayı hedeflediğini açıkladı. “BESLENME ALIŞKANLIĞINI DEĞİŞTİRMEK YÜKSEK DİSİPLİN GEREKTİRİR” Beslenme alışkanlıklarını değiştirmenin yüksek bir disiplin gerektirdiğinin altını çizen Bıdı, bencil beynin ve damak tadı bağımlılığının aşılması gerektiğini ifade etti. Ancak radikal değişikliklerin vücutta şok etkisi yaratabileceği konusunda da uyarıda bulunarak, "Hemen birdenbire veganlığa geçmeyin, bu tehlikeli olabilir. Geçiş yavaş yavaş yapılmalıdır. Eti minimuma düşürün; eğer ille de yiyecekseniz yağda kızartılmış olanları değil, mutlaka haşlama olanları tercih edin. İneklerin yediği otları ve yeşillikleri tüketin" diye konuştu. İçecek alışkanlıklarına da değinen Bıdı, siyah çay tüketimini asidik yapısı nedeniyle tavsiye etmediğini, Çay’ın açlık hissini yalancı şekilde kapatarak vücudun temel su dengesini bozduğunu kaydediyor. DİŞLERİN GÖREVİNİ MİDEYE YAPTIRMAYIN Sağlıklı yaşam gurusu Bıdı, "Dişlerin görevini mideye yaptırmayın. Çiğnemeden yutulan her lokma metabolizmaya yük getirir. Günlük hayatta sporu eksik etmeyin; koşabiliyorsanız koşun, koşamıyorsanız yürüyün, yürüyemiyorsanız yüzün, merdiven inip çıkın ama mutlaka hareket edin." Sözleriyle sağlıklı yaşam uyarılarında bulunuyor. KENDİ SAĞLIK FELSEFESİNİ OLUŞTURDU Almanya’da geçirdiği 15 yıllık çalışma hayatı boyunca hastalıklarla yoğun bir mücadele veren ve edindiği tecrübelerle kendi sağlık felsefesini oluşturan Ali Bıdı, edindiği disiplini uluslararası alanda spor başarılarına dönüştürüyor. Yaklaşık 400 kitap okuyarak anatomi, hücresel sağlık ve beslenme üzerine uzmanlaşan Bıdı, 27 Eylül’de Rusya’da düzenlenecek uluslararası zorlu yarışlarda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. "VÜCUT MOTORUNU KENDİ ELLERİMİZLE YAKIYORUZ" İş insanı ve sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı, beslenme analizlerinde hayvansal gıdalar ile işlenmiş karbonhidratların insan fizyolojisine uygun olmadığını savunuyor. İnsanoğlunun anatomik olarak hayvansal gıdaya göre dizayn edilmediğini belirten Bıdı, et ve süt ürünlerinin vücutta asidik reaksiyon oluşturduğunu dile getirdi. Özellikle günümüz insanının göbekli olmasının arkasındaki ana sebebin buğday tüketimi olduğunu belirten Bıdı, "Buğday vücutta tutkal gibi bir etki yaratır. Ekmek yiyen bir kişi 1-2 saat sonra yeniden acıkır. Çünkü egoist beyin sürekli daha fazlasını ister. Bugün erkeklerde prostat, kadınlarda ise göğüs kanseri vakalarının bu kadar yaygınlaşmasının temelinde beslenme zincirindeki bu kırılmalar yer almaktadır. Trans yağlar ise adeta birer hücre katilidir; bütün canlı hücre yapısını öldürür." diye konuştu. İŞTE İŞ İNSANI VE SAĞLIKLI YAŞAM GURUSU ALİ BIDI’NIN SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN TAVSİYELERİ... Tavuk ve Yumurta Yanılgısı: Tavuk yumurtayı insan yesin diye değil, çoğalmak ve kendi neslini devam ettirmek için yapar. Hayvansal protein yerine bitkisel kaynaklara yönelmeliyiz. Doğal Protein Kaynakları: Siyah meyveler, enginar, lahana, mercimek ve brokoli gibi gıdalar yüksek protein ve enerji barındırır. Kırmızı pancar hücresel yenilenme için kesinlikle tüketilmelidir. Kolesterol Gerçeği: Kolesterol vücudun ana gücüdür ve vücut ihtiyaç duyduğunda bunu kendisi kullanır. Meyve Tüketim Kuralları: Meyveler yemekten sonra değil, mutlaka yemekten önce tüketilmelidir. Meyve suyu sıkılarak değil, meyvenin kendisi lifleriyle yenmelidir.

Hareketsiz yaşam boyun ağrılarını tetikliyor Haber

Hareketsiz yaşam boyun ağrılarını tetikliyor

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bülent Bozyiğit, hareketsiz çalışma ve yanlış pozisyonun boyun fıtığına yol açtığına dikkat çekerek saat başı egzersiz önerdi. Tedavide ilaç, fizik tedavi, ameliyatsız yöntemler ve mikrocerrahi seçeneğinin bulunduğunu belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Günümüz iş hayatında uzun süre hareketsiz ve yanlış pozisyonda ekran başında vakit geçirmek, boyun ağrılarına ve ileri aşamalarda boyun fıtığına neden olabiliyor. Boyun ağrısının modern çağın hastalıklarından biri olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bülent Bozyiğit, bu hastalığın iş gücü kaybına, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açtığına dikkat çekti. SAAT BAŞI BOYNUNUZU HAREKET ETTİRİN Kasların iskelet sistemini destekleyen yapılar olduğunu ve hareketsizlik nedeniyle zamanla zayıfladığını dile getiren Bozyiğit, “Geçmişte sanayi bu kadar gelişmemişken ve beyaz yakalılar bu kadar fazla değilken, bu tip rahatsızlıklar nispeten daha az görülüyordu. Ama hareketsizlik, birçok hastalıkta olduğu gibi boyun fıtıkları ve boyun ağrılarında da şu an en temel nedenlerden birisi. Masa başı uygunsuz pozisyonda saatlerce bilgisayarın karşısında oturmak kaslarda güçsüzlüğe neden oluyor. Kaslar ne kadar zayıf olursa, bu tarz hastalıklar da o oranda artıyor. Bir yerlerde bir ağrı varsa aslında bu vücudun alarmıdır. Bununla ilgili önlem almak gerekiyor. Mutlaka saatte bir öne, arkaya, sağa, sola boyun hareketleri yapmak ve kısa süreli yürümek gerekiyor” diye konuştu. ÖNCE İLAÇ TEDAVİSİ Boyun hastalıklarının bir diğer nedeninin de genetik yatkınlık olduğunu belirten Op. Dr. Bülent Bozyiğit, “Hastayı öncelikle çok iyi muayene ederek tanı koymak gerekiyor. Bu boyun ağrılarının nedeni genetik mi, duruş bozukluğu mu onu belirlemek çok önemli. Doğru tanı sayesinde doğru tedavi uygulamak mümkün. Öncelikle ilk aşamada hastanın durumuna göre ilaç tedavisi ve boynu desteklemek için boyunluk öneriyoruz. Boyunluğun, kasların yine zayıflamaması için çok uzun süre kullanılmasını önermiyoruz. Eğer hastanın ellerinde güç kaybı yoksa fizik tedavi uyguluyoruz. Eğer MR veya tomografide bir fıtıklaşma gördüysek bu hemen ameliyat edeceğiz anlamına gelmiyor. Öncelikle konservatif tedavilere yöneliyoruz” dedi. Boyun gibi hassas bölgelerde mikrocerrahi yöntemiyle başarılı operasyonlar gerçekleştirdiklerini dile getiren Op. Dr. Bülent Bozyiğit, bu konuda deneyim sahibi ve benzeri birçok operasyon gerçekleştiren uzman hekimlerin özellikle tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı? Haber

Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı?

Teknoloji ve dijitalleşmenin ilerlemesiyle birlikte psikolojik sorunların doğası değişim gösteriyor. Tokat’ta bir klinikte hizmet veren Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyetenin hem doğal bir duygu durumu hem de tedavi edilmesi gereken bir bozukluk olabileceğini ifade etti. TOKAT (İGFA) - Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, son dönemde sıkça rastlanan psikolojik sıkıntılardan biri olan anksiyete bozukluğuna dair açıklamalar yaptı. Dere, anksiyetenin kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini, bu duygu durumunun korku, gerginlik ve huzursuzlukla ani bir biçimde ortaya çıkabileceğini belirtti. ANKSİYETE FİZİKSEL BELİRTİLERLE DE KENDİNİ GÖSTERİYOR Dr. Dere, anksiyetenin sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel belirtiler de gösterebileceğini dile getirdi. Dere, gerginlik, yoğun kaygı ve yüksek kan basıncı gibi değişimlerin sıkça gözlendiğini belirtirken, bazı durumlarda anksiyetenin doğal bir duygu olduğunu vurguladı. BAZI DURUMLARDA ODAKLANMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİYOR Anksiyetenin her zaman olumsuz bir durum olmadığına değinen Dere, bu duygunun bazen enerjiyi artırarak odaklanmayı ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırdığını ifade etti. Ancak, bu noktanın iyi değerlendirilmesi gerektiğini ekledi. PSİKOTERAPİ VE DESTEKLEYİCİ YÖNTEMLER ÖNEM TAŞIYOR Dr. Dere, tedavi süreci hakkında psikoterapi desteğinin önemine değindi. Konuşma terapisi ve ilaç tedavilerine ek olarak yoga, egzersiz ve meditasyon gibi yöntemlerin de tedavi sürecini desteklediğini aktardı. Dere, anksiyetenin kontrol altına alınabileceğini söylerken, psikoterapist desteğinin bu süreçte etkili olduğunu belirtti. DİJİTAL DÜNYANIN KAYGI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Tokat’ta görev yapan Dr. Gülşah Esin Dere, modern dünyada dijital yaşamın anksiyete üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yaptı. Sürekli uyarana maruz kalmanın kaygı seviyesini artırdığını ifade eden Dere, ilerleyen yaşlarda daha büyük problemlerle karşılaşmamak için genç yaşlarda psikoterapi desteği almanın kalıcı çözümler sunduğunu ifade etti.

Meme kanseri için pembe çiçekler toprakla buluştu Haber

Meme kanseri için pembe çiçekler toprakla buluştu

ERKEN TEŞHİSİN KRİTİK ROLÜ VURGULANDI Erken teşhisin önemine odaklandıklarını ifade eden ve farkındalığın artırılması çalışmalarına büyük önem verdiklerini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, etkinliğin meme kanseri konusunda bilincin artırılması amacı taşıdığını dile getirdi. Başkan Dutlulu, “Bugün attığımız her adım, farkındalığın, dayanışmanın ve sağlıklı bir geleceğin temellerini atmak içindi." Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde şehrimizde birçok etkinlik düzenleyerek bu önemli meseleyi gündemde tutmayı hedefliyoruz. 17 ilçe belediyemizle birlikte meydanlarımızı ve binalarımızı pembe renkle süsleyerek farkındalığı artırdık. Tüm belediye başkanlarımızla videolar hazırladık ve bunları vatandaşlarımızla paylaştık” şeklinde konuştu. "SAĞLIK ÇALIŞMALARINI DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYORUZ" Farkındalık çalışmalarının merhum Ferdi Zeyrek döneminde başladığını hatırlatan Başkan Dutlulu, aynı özveriyle konuya önem verdiklerini belirtti. Sağlık hizmetlerinden herkesin eşit şekilde yararlanması gerektiğini vurgulayan Başkan Dutlulu, “Sosyal ve ekonomik tüm grupların kaliteli sağlık hizmetine erişimini savunuyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın çalışmalarına destek veriyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak halkımızı bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma gayretimizi sürdüreceğiz. Bu çalışmalarda emeği geçen, katkıda bulunan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Unutmayalım ki, ‘Erken Teşhis Hayat Kurtarır!’” dedi. "MEME KANSERİ FARKINDALIĞINI ARTIRMAK İÇİN BİR ARADAYIZ" Uluslararası Su Elçileri Federasyonu (USEF) Genel Başkan Yardımcısı ve Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği Kurucu Başkanı Yeliz Hastürk, şu ifadeleri kullandı: “Ekim Ayı, Uluslararası Meme Kanseri farkındalık ayıdır. Ay boyunca kamu, yerel yönetim ve özel sektör işbirliğiyle meme kanseri farkındalığını artırmaya odaklandık. Bugün de Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak buradayız. Kadın sağlığı, meme sağlığı ve erken tedaviyle fiziksel aktivitenin önemine değiniyoruz. Ülkemizde yaygınlaşan hareketsiz yaşamı, hareketli yaşama çevirmek için ilk adımları atacağız. Meme sağlığı ve fiziksel aktivite arasındaki bağı aktaracağız. Desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya teşekkür ederiz.” "MEME KANSERİ SEMBOLÜ OLAN PEMBE ÇİÇEKLER DİKİLDİ" Fatih Parkı’nda düzenlenen etkinlikte, meme kanserinin farkındalık sembolü olan pembe çiçekler toprakla buluşturuldu. Çiçek dikiminin ardından Dr. Fzt. Tuğçe Şirin Korucu, meme kanseri hakkında bilgiler vererek katılımcılarla egzersiz yaptı. Bilgilendirme sonrası, hareket etmenin meme kanseri riskini azaltmadaki rolünü vurgulamak amacıyla zumba etkinliği düzenlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.