Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diyabet

haberalmedya - Diyabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sadece ne yediğiniz değil, nasıl tükettiğiniz de önemli... Bayramda artan et tüketimi kalbi zorlayabilir Haber

Sadece ne yediğiniz değil, nasıl tükettiğiniz de önemli... Bayramda artan et tüketimi kalbi zorlayabilir

Kurban Bayramı’nda değişen beslenme düzeni ve artan et tüketiminin özellikle kalp, tansiyon ve diyabet hastaları için risk oluşturabileceği uyarısı yapıldı. İSTANBUL (İGFA) - Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Nevrez Koylan, bayram döneminde yalnızca tüketilen gıdaların değil, öğün sıklığı ve yeme düzeninin de sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Koylan, ziyaretlerle birlikte gün içine yayılan sık ve yoğun tüketimin sağlıklı bireylerde bile geçici yük oluşturabileceğini belirterek, “Özellikle kalp-damar hastalığı, hipertansiyon veya diyabeti olan kişilerde bu durum daha ciddi şikâyetlere yol açabilir” dedi. Artan et tüketimiyle birlikte fazla tuz ve yağ alımının kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol seviyelerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çeken Koylan, kardiyovasküler hastalıkların dünya genelinde hâlâ en yaygın ölüm nedeni olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her üç ölümden birinin kalp-damar hastalıklarına bağlı gerçekleştiğini hatırlatan Koylan, Türkiye’de de benzer bir tablonun bulunduğunu söyledi. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, Kurban Bayramı’nda kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilecek 15 maddeyi paylaştı: Porsiyon kontrolüne dikkat edin, aşırı kalori alımından kaçının. Bayramda normal beslenme düzeninizi bozmayın, öğün atlamamaya özen gösterin. Sofralarda aşırı çeşit ve ağır yiyeceklerden kaçının, yeni ve yoğun besinleri tadımlık miktarlarda tercih edin. Tatlı tüketimini sınırlayın. Şerbetli seçenekler yerine sütlü tatlıları küçük porsiyonlarla tercih edin. Kavurma, sakatat ve kırmızı et tüketimini sınırlayın, aşırı tüketimin kolesterolü yükseltebileceğini unutmayın. Et yemeklerinde kavurma ve kızartma yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemlerini tercih edin. Pilav, makarna ve börek gibi karbonhidratları sınırlı tüketin. Kahvaltıda sucuklu yumurta, kızartma, börek ve tatlı gibi ağır seçeneklerden yalnızca birini, küçük porsiyonlarda tüketin. Yemeklerde ideal tuz miktarını aşmamaya özen gösterin. Günlük toplam tuz tüketiminin 5 gram yani yaklaşık 1 çay kaşığını geçmemesine dikkat edin. (Tansiyon hastaları için bu miktar daha da azaltılmalı) İçecek olarak su veya ev yapımı ayran tercih edin. Şekerli, gazlı ve hazır içeceklerden kaçının. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih edin. Sofraları sebze, salata ve meyve ile zenginleştirerek denge sağlayın. Yemekleri yavaş yiyin, sofrada geçirilen süreyi uzatarak tokluk hissini artırın. Gün içinde mümkün olduğunca hareket edin, kısa yürüyüşler kalp sağlığına katkı sağlar. Bayram yoğunluğu ve stresi yönetmeye, dinlenmeye zaman ayırmaya özen gösterin.

İşte ağız kokusuna yol açan 6 neden Haber

İşte ağız kokusuna yol açan 6 neden

Tekkeli, ağız kuruluğunun tükürük azlığı veya dildeki bakteri birikiminin kötü kokuya neden olabileceğine işaret ederek, "Dişleri günde en az iki kere fırçalamak, dil temizliği yapmak, yeterli miktarda su içmek, ağız kuruluğuna yol açabilen sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak, düzenli diş hekimi kontrollerini gerçekleştirmek, ağız kokusunu önlemek için oldukça etkilidir. Ancak ağız kokusu sürekli ve rahatsız edici boyuttaysa, bir diş hekimine başvurulmalı ve gerekiyorsa kokunun başka bir sağlık sorunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı kontrol edilmelidir” ifadelerini kullandı. Diş Hekimi Arzu Tekkeli, ağız kokusuna neden olabilecek yaygın sebepleri şu şekilde sıraladı: Ağız içi sorunlar: Çürük veya enfeksiyonlu dişler, diş plağı birikimi, çekilmiş ancak ağızda kalan kökler ve dişler kötü kokuya neden olabilir. Yetersiz ağız hijyeni: Dişlerin günde en az iki defa fırçalanmaması, diş ipi kullanılmaması ağızdaki bakterilerin birikmesine yol açar ve bu durum kötü koku oluşumunu tetikler. Dildeki bakteriler: Dilin üzerinde biriken bakteriler, koku oluşumunda önemli bir faktördür. Araştırmalar, dilin dişlerle birlikte fırçalanmasının ağız kokusunu azaltmada önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Sistemik rahatsızlıklar: Reflü, mide problemleri, bademcik taşları, sinüzit ve diyabet gibi hastalıklar da ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kuruluğu: Tükürük üretiminin azalması hem kötü koku hem de diş çürüklerine yol açmalıdır. Ağız kuruluğu, sigara, alkol, bazı ilaçlar veya yetersiz su tüketimiyle ilişkili olabilir. Geçici sabah kokusu: Sabahları oluşan ağız kokusu genellikle normaldir. Uyurken tükürük salgısının azalması sonucu ağızda bakteriler birikir. Ancak bu koku gün boyunca sürüyorsa, bir diş hekiminin görüşü alınmalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.