Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijitalleşme

haberalmedya - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı’dan “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı”: 6 eksen, 28 hamle, 46 çözüm Haber

Özer Matlı’dan “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı”: 6 eksen, 28 hamle, 46 çözüm

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı - Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. 2026-2030 döneminin ilk uygulama ve hesap verme programı olarak tanımlandığı planda; finansmana erişimden dijital üye hizmetlerine, KOBİ OSB’lerinden teknoloji ve turizm yatırımlarına kadar çok sayıda proje yer aldı. BURSA - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı - Vizyon 2040”ı tanıttı. Matlı, planın Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü teknolojiye, markaya, yeni pazarlara ve kalıcı refaha taşıyacak bütüncül bir yönetim sistemi olarak hazırlandığını söyledi. Paylaşılan bilgilere göre plan, 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmeler, 300 saati aşan toplantılar ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla oluşturuldu. Programda 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözüm bulunuyor. Toplantıda konuşan Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. 2026-2030 ilk uygulama ve hesap verme dönemi Planda 2040, Bursa’nın ulaşmak istediği uzun vadeli ekonomik yön; 2026-2030 dönemi ise ilk uygulama ve hesap verme programı olarak tanımlandı. Kitapçıkta 2030’un bir son tarih olmadığı, “ilk büyük sonuç kapısı” olduğu belirtildi. Planın altı ana ekseni; “Dönüşümün Önündeki Engelleri Kaldır”, “Dönüşümü Planla”, “Dönüşüme Yön Ver”, “Dönüşümün Uygulanmasına Liderlik Et”, “Dönüşümü Ürüne ve Pazara Kalıcı Olarak Bağla” ve “Dönüşümü Sürekli İzle ve İyileştir” başlıklarından oluşuyor. Planın son bölümünde uygulama takvimi, “Kararını ilk 100 günde, çalışan pilotunu ilk yılda, ölçeğini dört yılda ortaya koyacağız” sözleriyle ifade edildi. BTSO ONE ile tek hesap ve tek dosya Planın ilk ekseninde üyelerin belge, bilgi, finansman, yatırım, mevzuat ve temsil ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verilmesi amaçlanıyor. Mevcut mobil uygulamanın geliştirilmesiyle kurulması planlanan BTSO ONE üzerinden üyelerin işlemlerini tek hesap ve tek dosya aracılığıyla başlatması, sorumlusunu görmesi ve sonucunu takip etmesi öngörülüyor. Program kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olması, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alması ve aidatların düşürülmesi vaat ediliyor. Nefes Kredileri’nin yeniden devreye alınması ve önceliğin finansmana ilk kez ulaşan veya nakit akışı baskısı yaşayan üyelere verilmesi planlanıyor. Finansmana Erişim Merkezi’nin ise kredi, kefalet, KOSGEB, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği hibeleri, yatırım teşvikleri, leasing ve ihracat finansmanı gibi araçları aynı dosyada değerlendirmesi hedefleniyor. “BTSO Birlikte Alım” modeliyle enerji, lojistik, dijital hizmetler ve ortak girdilerde benzer taleplerin bir araya getirilerek 60 bin üyenin ortak satın alma gücüne dönüştürülmesi amaçlanıyor. Ankara Masası’nın da üyelerin bakanlıklar, TOBB ve merkezi kurumlar nezdindeki dosyalarını takip etmesi öngörülüyor. Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü kurulacak Planın ikinci ekseninin merkezinde Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü bulunuyor. Enstitünün kentin firmalarını, ürünlerini, üretim yetkinliklerini, ticaret akışlarını, yatırım alanlarını ve dönüşüm ihtiyaçlarını güncel verilerle tek ekonomik haritada toplaması planlanıyor. “Bursa 360° Ticaret ve Sanayi Envanteri”nin ilk 12 ayda oluşturulması hedefleniyor. Sektör Gelecek Laboratuvarları ile sektörlerin 5 ve 10 yıllık gelecek senaryolarının hazırlanması; Bursa Gelecek İşleri Gözlemevi ile de kentin 10 yıllık beceri planının oluşturulması öngörülüyor. Check Up 360° uygulamasının işletmelerin finansman, dijitalleşme, verimlilik, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik kapasitesini analiz etmesi; Bursa Dönüşüm Pusulası’nın ise işletmelere hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacaklarını gösteren bir yol haritası sunması amaçlanıyor. Ticari bağlantılar sipariş ve ciroyla ölçülecek Planın üçüncü ekseninde Bursa’nın üretim, ticaret ve hizmet gücünün tek bir ticaret ekosisteminde buluşturulması hedefleniyor. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçlarının Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi, küçük işletme ve KOBİ’lerle eşleştirilmesi planlanıyor. BursaLink 365’in Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri ticaret koridorlarını, TOBB’un küresel bağlantılarını ve dünya oda ağlarını üyeler için çalışan bir ticaret sisteminde bir araya getirmesi öngörülüyor. Bursa Trade Cloud ile üyelerin ürün, hizmet ve üretim kapasitelerinin yılın 365 günü dijital pazaryeri, hibrit showroom, canlı ürün sunumu ve iş görüşmesi sistemi üzerinden alıcılarla buluşturulması amaçlanıyor. BAK! Bursa Alışveriş Kartı’nın şehirdeki harcamayı Bursa işletmelerine yönlendirmesi; Bursa Global’in ise firmaları alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden siparişe, finansmandan güvenli tahsilata kadar desteklemesi hedefleniyor. Çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörlerini kapsayan “Bursa Yaşam Ekonomisi” başlığı altında Dijital Çarşı 4.0, Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Deneyim Rotası, Hizmet İhracatı Hattı ile kongre, fuar ve etkinlik ekonomisine yönelik projeler bulunuyor. Doğu, batı ve kuzey akslarında KOBİ OSB’leri Planın fiziksel yatırımlar bölümünde, dört yıl içinde Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde konumlanacak, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri ile 50-100 hektarlık ticaret bölgelerinin oluşturulması hedefleniyor. Bu alanların mevcut şehir altyapısıyla bağlantılı şekilde planlanması; ulaşım, altyapı, lojistik ve insan kaynağı boyutlarının en baştan birlikte ele alınması öngörülüyor. Ticaret bölgelerinde ortak ofis, showroom ve depo noktalarının kurulması planlanıyor. Yeni küçük sanayi sitelerinin yeri, büyüklüğü, sektörel yapısı ve uygulama sırasının üreticiler, yerel yönetimler, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve kent paydaşlarıyla birlikte belirlenmesi hedefleniyor. “Sanayi Siteleri 4.0” programı kapsamında mevcut sanayi sitelerinin yangın, deprem, elektrik, internet ve enerji altyapısının güçlendirilmesi; ortak atık, lojistik, trafik, depolama, bakım hizmetleri ve kreşlerle işletme maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor. Beşevler Küçük Sanayi Sitesi’nde başlatılması planlanan Bursa UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ile öğrencilerin işletmeler ve usta eğiticilerle uzun süreli eşleştirilmesi, ortak atölye ve modern ekipmanlarla eğitimin doğrudan üretimin içinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi’nin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey hattını kapsaması hedefleniyor. Projede marinanın yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olarak değil, denizden şehre yayılan turizm ve ticaret rotalarının başlangıç noktası olarak ele alınması öngörülüyor. Konaklama, gastronomi, çarşı, ulaşım ve deniz sporlarıyla yeni bir kıyı ekonomisi oluşturulması amaçlanıyor. Matlı, projenin mevcut esnaf ve işletmelere rakip olmayacağını; üyelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini artıran bir kaldıraç olarak tasarlanacağını söyledi. Yapay zekâ fabrika hattına taşınacak Planın teknoloji ekseninde Bursa IP, BUTEKOM X, Bursa Dönüşüm Kampüsü, Factory AI Bursa, TechBridge Europe, DualTech Bursa, BUTGEM Next, Made in Europe, Bursa TalentCloud ve Bursa Venture Studios projeleri yer alıyor. BUTEKOM’un tekstil ve kompozit alanındaki mevcut test gücünün mobilite, medikal teknoloji, robotik, sensörler, gıda, yeşil teknolojiler ve endüstriyel yazılım alanlarına genişletilmesi hedefleniyor. Bursa Dönüşüm Kampüsü ile firmaların, üniversitelerin ve teknoloji ekiplerinin ortak Ar-Ge ofisleri, pilot üretim, dijital ikiz ve endüstriyel yapay zekâ altyapısında bir araya getirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda dört yılda 100’ün üzerinde ortak Ar-Ge projesinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Factory AI Bursa ile yapay zekânın seminer konusu olmaktan çıkarılarak kalite kontrol, kestirimci bakım, üretim planlama, enerji yönetimi ve talep tahmini gibi gerçek üretim sorunlarında kullanılması öngörülüyor. Bu alanlarda 8-12 haftalık pilot uygulamalar yapılması planlanıyor. TechBridge Europe aracılığıyla Avrupa’daki şirketlerden teknoloji satın alma, ortak girişim, lisanslama ve ekip transferi modellerinin kullanılması; dört yılda 20’nin üzerinde teknoloji edinimi, ortaklık ve lisanslama işleminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040’ın sabit bir proje listesi olmayacağı; ekonominin, teknolojinin ve kentin ihtiyaçları değiştikçe önceliklerin güncelleneceği belirtildi. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdamın düzenli olarak ölçülmesi planlanıyor. Sonuç veren projelerin büyütülmesi, sonuç üretmeyen uygulamaların ise yeniden tasarlanması veya durdurulması öngörülüyor. Matlı, göreve gelmeleri hâlinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve yatırımların ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini söyledi. Mevcut yönetime eleştiriler Konuşmasında mevcut BTSO yönetimini de eleştiren Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini savundu. Matlı, TEKNOSAB’ın doluluk oranının 10 yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını ileri sürdü. Fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını söyleyen Matlı, başarının proje ve faaliyet sayısıyla değil; üyeye kazandırılan zaman, azalan maliyet, ulaşılan finansman, yeni müşteri ve ciroyla ölçülmesi gerektiğini belirtti. Matlı ayrıca BTSO seçim sürecinde seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını ileri sürdü. Matlı’nın TEKNOSAB ve seçim sürecine ilişkin bu açıklamalarına yönelik mevcut BTSO yönetiminin görüşü, paylaşılan kaynaklarda yer almadı. “Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli söz” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Matlı, Bursa’nın yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretmesi gerektiğini ifade etti. Matlı, “KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri” dedi. Fotoğraf altı: BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı - Vizyon 2040”ı NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

Ağrı Dağı eteğinde Bilim Kafe buluşması Haber

Ağrı Dağı eteğinde Bilim Kafe buluşması

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi tarafından düzenlenen “Rektörle Geleceği Konuşuyoruz” programında, Ağrı Dağı’nın eşsiz manzarası eşliğinde bilim, teknoloji, yapay zekâ, geleceğin meslekleri ve yükseköğretimin dönüşümü ele alındı. Nihat AYDIN / AĞRI (İGFA) - Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi koordinesinde, Bilim Kafe Buluşmaları kapsamında “Rektörle Geleceği Konuşuyoruz” programı düzenlendi. Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı eteğinde bulunan Zirve Paradise Bahçesi’nde gerçekleştirilen programa AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hülya Akıncıoğlu, Genel Sekreter Nimet Terkir, akademik ve idari personel, üniversite tercihi yapacak öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun ilgi gören programda, üniversitenin gelecek vizyonu, YÖK 2030 Vizyonu, yükseköğretimde dönüşüm, geleceğin meslekleri, dijitalleşme, yapay zekâ, uluslararasılaşma çalışmaları ve öğrencilerin kariyer gelişimine yönelik fırsatlar değerlendirildi. “BİLİMSEL BİLGİ TOPLUMLA BULUŞTUĞUNDA DEĞER ÜRETİR” Programda konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, bilimin toplumla buluşmasının üniversitelerin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. Üniversitelerin yalnızca ders verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Gülçin, “Üniversiteler sadece ders verilen kurumlar değil; bilgi üreten, çözüm geliştiren ve bulunduğu şehre, bölgesine ve ülkesine değer katan bilim merkezleridir. Bilimsel bilgi, laboratuvarlardan çıkarak toplumla buluştuğunda gerçek anlamda değer üretir. Bilim Kafe Buluşmaları da bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir” dedi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında her geçen gün daha güçlü bir konuma ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Gülçin, kalite odaklı eğitim anlayışıyla öğrencileri geleceğe hazırladıklarını söyledi. Gülçin, yükseköğretimde yaşanan dönüşüme uyum sağlayan, araştırma kültürünü güçlendiren ve uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir üniversite olma hedefiyle çalıştıklarını belirterek, gençlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına da hazır bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini kaydetti. Prof. Dr. Gülçin, bilimsel üretimin yanı sıra sosyal, kültürel ve teknolojik gelişimin de üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin kendilerini her yönüyle geliştirebilecekleri bir üniversite ortamı oluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Gülçin, AİÇÜ’nün uluslararası iş birlikleri, araştırma altyapısı ve öğrenci odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. Gençlere eğitim hayatlarında dikkat etmeleri gereken konularda tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Gülçin, bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı günümüzde asıl farkın doğru bilgiyi üretme, eleştirel düşünme, araştırma yapma ve sürekli kendini geliştirme becerileriyle ortaya çıkacağını söyledi. Geleceğin dünyasında yapay zekâ, dijital teknolojiler, sürdürülebilirlik, biyoteknoloji ve veri odaklı çalışma alanlarının öne çıkacağını ifade eden Gülçin, öğrencilerin bu alanlara hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. YÖK’ün ihtisaslaşma, dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yükseköğretim politikaları kapsamında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde yeni programların açıldığını hatırlatan Gülçin, Akıllı Sera Teknolojileri Programı, Yapay Zekâ Operatörlüğü Programı, Çevresel Ölçüm ve İzleme Sistemleri Teknikerliği, Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği, Büyük Veri Analistliği Programı ile Akıllı Tarım ve Gıda Yönetimi Programı’nın öğrencilere geleceğin mesleklerine hazırlanma imkânı sunduğunu belirtti. Öğrencilerin yalnızca akademik başarıya odaklanmasının yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Gülçin, yabancı dil, dijital yetkinlik, iletişim becerileri ve disiplinler arası bakış açısının kariyer yolculuğunda belirleyici olacağını söyledi. Gençlere değişime açık olmaları, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmeleri ve bilimsel üretimin içinde aktif rol almaları tavsiyesinde bulunan Gülçin, geleceğin mesleklerine bugünden hazırlanmanın hem bireysel başarı hem de ülkenin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Ağrı Dağı’nın ilham veren atmosferinde “Zirvede Bilim, Bilimde Zirve” anlayışıyla gerçekleştirilen Bilim Kafe Buluşması, katılımcılara hem bilimsel hem de sosyal açıdan özel bir deneyim sundu.

BTSO Başkanı Burkay MUŞSİAD üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay MUŞSİAD üyeleriyle buluştu

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle bir araya gelerek Bursa ekonomisinin geleceği ve ortak çalışma fırsatlarını değerlendirdi. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Muşlu Sanayici ve İş Adamları Derneği (MUŞSİAD) üyeleriyle bir araya geldi. Şehirlerin ortak akıl ve güçlü dayanışma kültürüyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Burkay, “Muşlu hemşehrilerimizin Bursa’ya olan aidiyeti, çalışma azmi ve birlik anlayışı ortak geleceğimizin en güçlü unsurlarından biridir.” dedi. MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ise BTSO’nun son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını belirterek, “BTSO çatısı altında kent ekonomisine değer katan vizyoner ve istikrarlı çalışmalar ortaya konuyor.” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD ev sahipliğinde düzenlenen programda Muşlu iş insanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda Bursa ekonomisinin geleceği, kentin üretim ve ihracat hedefleri ile BTSO’nun 2030 vizyonu ele alındı. İş dünyasının beklentileri, sanayide dönüşüm süreci ve ortak çalışma fırsatlarının değerlendirildiği buluşmada, Bursa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. BURSA’NIN EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİ BİRLİKTE HAREKET ETME KÜLTÜRÜ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ile uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluk ve iş birliği içinde olduklarını söyledi. Bir şehirde yaşamanın yanı sıra o kente aidiyet duymanın da önemli olduğunu ifade eden Burkay, “Sizler sadece bu şehirde yaşayan değil, aynı zamanda bulunduğu yere değer katan insanlarsınız. Bursa’nın en büyük zenginliği de budur.” dedi. MUŞLU İŞ İNSANLARI BURSA EKONOMİSİNE DEĞER KATIYOR İbrahim Burkay, Bursa’nın bugün sanayisi, ihracatı, ticareti ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri haline gelmesinde Muşlu iş insanları, sanayiciler, esnaf ve çalışanların önemli katkıları bulunduğunu söyledi. Muşlu iş insanlarının Bursa ekonomisine değer kattığını belirten Burkay, MUŞSİAD’ın da bu noktada önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti. Muşlu iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan derneğin güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini kaydeden Burkay, “MUŞSİAD, hemşehrilik hukukunu ekonomik dayanışmaya, ortak akla ve Bursa’ya değer üreten bir güce dönüştürüyor. Bu çatı altında oluşan birliktelik son derece kıymetli.” dedi. ŞEHİRLER ORTAK AKILLA BÜYÜR İş dünyasında başarının artık tek başına hareket etmekle değil, birlikte düşünmek, üretmek ve ortak hareket etmekle mümkün olduğunu vurgulayan Burkay, MUŞSİAD’ın üretim, yatırım, istihdam ve ticari iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Daha önce MUŞSİAD üyeleriyle BTSO çatısı altında bir araya geldiklerini hatırlatan Burkay, TEKNOSAB’dan lojistik yatırımlarına, sanayide dönüşümden ihracat hedeflerine kadar birçok konuda ortak bir perspektif ortaya koyduklarını ifade etti. MUŞSİAD’ı Bursa iş dünyasının önemli paydaşlarından biri olarak gördüklerini belirten Burkay, şehirlerin ortak akıl ile büyüdüğüne inandıklarını söyledi. BURSA ÖNEMLİ BİR GELİŞİM İVMESİ YAKALADI MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun, Bursa’nın köklü geçmişi ve güçlü üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa’nın dünya ile rekabet edebilen bir kent olması adına görev üstlenen kurumların büyük önem taşıdığını belirten Durgun, “BTSO ortaya koyduğu proje ve çalışmalarla son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladı. Özellikle TEKNOSAB’ın Bursa’ya kazandırılması stratejik bir adımdı. Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı dönüşümün öne çıktığı bir dönemde hayata geçirilen TEKNOSAB projesi büyük değer taşıyor. Bursa’nın sanayi ve teknolojide hak ettiği noktaya ulaşması adına güçlü bir kadronun ve vizyoner bir yaklaşımın ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu süreçte şehrimize kattığı değer için Sayın Başkanımız İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza teşekkür ediyoruz.” dedi. “BTSO’NUN VİZYONER ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ” MUŞSİAD olarak iş dünyasının önemli bir parçası olduklarını ifade eden Durgun, BTSO ile iş dünyası arasındaki güçlü diyaloğu önemsediklerini belirterek, “Doğru atılan adımlar tüm kentin gelişimine katkı sağlar. Son dönemde Bursa’da yaşanan gelişim sürecini yakından takip ediyoruz. MUŞSİAD olarak bizler de BTSO çatısı altında ortaya konulan istikrarlı ve vizyoner çalışmaları destekliyoruz.” diye konuştu.

Mudanya Üniversitesi’nde 'Uzaktan Eğitim Merkezi' kuruldu Haber

Mudanya Üniversitesi’nde 'Uzaktan Eğitim Merkezi' kuruldu

Mudanya Üniversitesi bünyesinde Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (MUDUZEM) kurulmasına ilişkin yönetmelik bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Merkez, üniversitenin uzaktan eğitim faaliyetlerini planlayacak, geliştirecek ve koordine edecek. BURSA (İGFA) - Mudanya Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek “Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi”ne ilişkin yönetmelik yayımlandı. Yönetmelikle birlikte kısa adı MUDUZEM olan merkezin kuruluşu, amaçları, faaliyet alanları ve yönetim yapısı resmiyet kazandı. Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe göre merkez; bilgi ve iletişim teknolojileri destekli ön lisans, lisans, lisansüstü ve sürekli eğitim programlarının uzaktan eğitim kapsamında planlanması, geliştirilmesi ve yürütülmesini sağlayacak. Merkez ayrıca ulusal ve uluslararası ölçekte uzaktan eğitim çözümleri geliştirmek, araştırmalar yapmak ve yenilikçi teknolojilere dayalı eğitim modelleri oluşturmak için çalışmalar yürütecek. MUDUZEM’in faaliyet alanları arasında uzaktan eğitim ders içeriklerinin hazırlanması, teknik altyapının geliştirilmesi, öğretim elemanı ve öğrencilere destek hizmetlerinin sunulması, ölçme-değerlendirme çalışmaları yapılması ve dijital eğitim sistemlerinin kullanıcı deneyimi testlerinin gerçekleştirilmesi de yer aldı. Yönetmelikte merkezin yönetim yapısı da belirlendi. Buna göre merkez müdürü, üniversitenin öğretim üyeleri arasından rektör tarafından üç yıllığına görevlendirilecek. Yönetim Kurulu ise müdür, müdür yardımcıları ve öğretim elemanlarından oluşan yedi kişilik bir yapıdan meydana gelecek. Yeni düzenleme ile birlikte Mudanya Üniversitesi’nin dijitalleşme ve uzaktan eğitim alanındaki akademik kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflendi.

E-Ticaretin devleri BTSO’da buluştu Haber

E-Ticaretin devleri BTSO’da buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) 70. Meslek Komitesi (E-Ticaret) öncülüğünde düzenlenen “Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026” etkinliği, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen dijital pazaryeri platformlarını Bursa iş dünyasıyla buluşturdu. E-ticaret ve e-ihracat alanında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve firmaların dijital pazarlara erişiminin artırılması hedefiyle yapılan organizasyonda 60’tan fazla firma önemli temaslarda bulundu. BURSA (İGFA) - BTSO’nun Bursa iş dünyasını yeni nesil ticaret modellerine hazırlamak amacıyla hayata geçirdiği etkinlik kapsamında Trendyol, Hepsiburada, Alibaba, Ozon, eBay, N11, Pazarama, Idefix, PTTAVM ve SHEIN platformlarının üst düzey temsilcileri Bursalı firmalarla bir araya geldi. Dinamik bir networking formatında gerçekleştirilen programda katılımcılar, dijital pazaryerlerinin sunduğu fırsatlar hakkında birebir görüşmeler yapma imkânı buldu. Etkinliğe BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Üyeleri İlker Özgüven ve Mesut Ceylan, 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ile Komite Başkan Yardımcısı Selda İyici ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin Önde Gelen 10 Pazaryeri Katıldı Etkinliğin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026” etkinliğiyle Türkiye’nin dijital pazaryeri alanındaki en kapsamlı B2B networking organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin önde gelen 10 dijital pazaryeri şirketinin Bursa iş dünyasıyla bir araya geldiğini belirten Burkay, tekstilden elektroniğe, bilişimden gıdaya, otomotiv yedek parçadan makine sektörüne kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren yaklaşık 60 firmanın etkinlikte yer aldığını ifade etti. Burkay, “Ortaya çıkan bu tabloyu son derece kıymetli buluyorum. Organizasyonda emeği geçen 70. Meslek Komitemizi tebrik ediyorum.” dedi. E-Ticaret Hacmi 4,5 Trilyon Lirayı Aştı Dünyada ticaret alışkanlıklarının hızla değiştiğine dikkat çeken İbrahim Burkay, bu dönüşümle birlikte ticaretin zemininin de farklılaştığını söyledi. Geçmişte iyi bir dükkân, güçlü bir çevre ve yılların itibarı ticarette önemli avantajlar sağlarken bugün dijital kabiliyetlerin de aynı ölçüde önem taşıdığını vurgulayan Burkay, “Artık dünyanın en büyük çarşısı telefon ve tablet ekranları oldu.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de e-ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 52 artışla 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştığını belirten Burkay, bu rakamın 2025 yılı için ortalama kur hesabıyla yaklaşık 115,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe karşılık geldiğini söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının yüzde 20 seviyesine yaklaştığını kaydeden Burkay, internet üzerinden yapılan kartlı alışveriş hacminin ise 7,3 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. Dönüşümü Kurumsal Yapılarla Destekliyoruz Dünyada da benzer bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi erken fark eden kurumların başında geldiğini dile getirdi. Dijitalleşme ve e-ticaret konularının Türkiye’de gündeme geldiği dönemde BTSO’nun kurumsal yapılar oluşturmaya başladığını belirten Başkan Burkay, “Şimdi bu platformlarda nasıl yer alacağımız çok önemli. Bu etkinlik sayesinde dijital pazaryeri şirketleri Bursa’nın üretim gücünü ve ticaret kültürünü daha yakından tanıyacak. Firmalarımız da bu platformların sunduğu satış modellerini, veri altyapılarını, ödeme sistemlerini, lojistik çözümlerini ve müşteri erişim kanallarını doğrudan değerlendirme fırsatı bulacak.” diye konuştu. Teknolojik dönüşüm süreçlerinde “yıkıcı inovasyon” kavramının önemine dikkat çeken Burkay, her büyük teknolojik kırılımın ekonomiye yeni oyuncular kazandırdığını ifade etti. İş dünyasında yaşanan değişimin kendi yaşamlarında da net şekilde görüldüğünü belirten Burkay, “Bizim çocukluğumuzdaki ekonomik aktörlerle bugünküler çok farklı. Yarının güçlü aktörleri ise sizler olacaksınız.” dedi. Değişimin kolay olmadığını ancak bunu doğru okuyabilmenin büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Burkay, BTSO olarak projeler ve çalışmalarla bu süreci somutlaştırmak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Ticaret Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden İbrahim Burkay, Bursa’nın sanayi, ticaret ve ihracatta olduğu gibi e-ticaret ve e-ihracat pastasından daha fazla pay alması için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Bursa E-Ticarette Öncü Bir Şehir BTSO Meclis Üyesi ve E-Ticaret ile Dijitalleşme Konseyi Başkanı İlker Özgüven, etkinliğin Türkiye’den ve dünyadan önemli dijital pazaryerlerini Bursa’da buluşturduğunu belirterek organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bursa’nın e-ticarette her zaman öncü şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Özgüven, “Şehrimiz e-ticaretteki güçlü konumunu koruyor. BTSO olarak bu alana özel önem veriyor, yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu komitenin kurulmasıyla önemli bir ilke imza atıldı. Sayın Başkanımız İbrahim Burkay ve üyelerimizin desteğiyle güçlü bir ekosistem oluşturduk. Etkinliğin verimli iş birliklerine ve başarılı sonuçlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. Birlikte İş Yapma Kültürünü Geliştiriyoruz BTSO 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise komitenin Türkiye’de oda ve borsalar arasında e-ticaret alanında faaliyet gösteren tek komite olma özelliği taşıdığını belirterek, bugüne kadar sektör temsilcilerini bir araya getiren birçok çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Komitenin e-ticaret alanında faaliyet gösteren tüm firmaları kapsadığını ifade eden Sülün, “Üyelerimiz arasında birlikte iş yapma kültürünü geliştirme ve verimli iş birlikleri oluşturma adına önemli bir fırsat yakaladık. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz.” dedi.

DOSABSİAD firmaları HOMETEX 2026'ya damga vurdu Haber

DOSABSİAD firmaları HOMETEX 2026'ya damga vurdu

DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp ve Yönetim Kurulu Üyeleri, TETSİAD öncülüğünde, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen HOMETEX 2026 Ev Tekstili Fuarı’nı ziyaret ederek DOSABSİAD üyesi firmalarla bir araya geldi. BURSA (İGFA) - Ev tekstili sektörünün dünyadaki önemli buluşmaları arasında yer alan HOMETEX 2026 Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen fuar, bu yıl da yerli ve yabancı profesyonelleri aynı platformda buluşturdu. Yaklaşık 600 firmanın katılım sağladığı fuarda, 200’e yakın Bursalı firma ile 45’e yakın DOSABSİAD üyesi firma da ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiledi. DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp; Başkan Yardımcıları M. Akif Dikici ve Şerife Faidelibaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Sena Çevikel ve Muhammet Ali Yücel ile birlikte fuarda yer alan DOSABSİAD üyesi firmaların stantlarını ziyaret etti. Firma temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde ev tekstili sektörünün mevcut durumu, üretim süreçleri, ihracat pazarları, teknoloji yatırımları ve yeni dönem beklentileri değerlendirildi. "VERİMLİLİK, MARKALAŞMA VE KATMA DEĞERLİ ÜRETİM ARTIK DAHA DA KRİTİK" Ziyarete ilişkin açıklamalarda bulunan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, ev tekstili sektörünün Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyaya taşıyan stratejik alanlardan biri olduğunu belirterek “HOMETEX, firmalarımızın üretim kabiliyetini, tasarım gücünü ve ihracat vizyonunu uluslararası alıcılarla buluşturan çok kıymetli bir platform. Bugün sektörümüzün en önemli gündemleri arasında artan üretim maliyetleri, finansmana erişim, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve küresel pazarlarda rekabet gücünü koruma çabası yer alıyor. Bu süreçte verimlilik, markalaşma, tasarım ve katma değerli üretim firmalarımız açısından daha da kritik hale geliyor” dedi. "SEKTÖRÜN DÖNÜŞÜMÜNE DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖN VERİYOR" Fuarda teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim başlıklarının öne çıktığını ifade eden Kutlualp, “Dijital baskı teknolojileri, çevre dostu üretim yaklaşımları, sürdürülebilir kumaşlar ve tasarım odaklı koleksiyonlar sektörün dönüşüm yönünü açıkça gösteriyor. Ev tekstilinde rekabet artık daha hızlı, esnek, yenilikçi ve katma değeri yüksek üretim anlayışıyla şekilleniyor” ifadelerini kullandı. Bursa’nın ev tekstili ihracatındaki güçlü konumuna da dikkat çeken Kutlualp, “Bursa; köklü tekstil birikimi, güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye’nin ev tekstili ihracatına önemli katkılar sunuyor. DOSAB bölgemizde faaliyet gösteren firmalarımızın HOMETEX’teki güçlü temsili, Bursa’nın üretim kalitesini ve ihracat potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. DOSABSİAD olarak üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan ve ülkemize değer katan tüm üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Yayman: Dijital ağlar ve sosyal medya bir milli güvenlik sorunu haline geldi Haber

Yayman: Dijital ağlar ve sosyal medya bir milli güvenlik sorunu haline geldi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, dijitalleşme, oyunlar ve televizyon içeriklerine ilişkin konuların yalnızca yasal düzenlemelerle çözülemeyeceğini belirterek, "Ulus aşırı dijital ağların mutlaka toplumlarla yeni bir sözleşme yapması gerekmektedir." dedi. ANKARA (İGFA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen "Televizyon, İnternet ve Dijital Oyunların Şiddetle İlişkisi Üzerine" başlıklı çalıştaya katıldı. ASBÜ Fuat Sezgin Salonu'nda gerçekleştirilen çalıştayın açılışında konuşan Yayman, bugün sadece Türkiye'yi ilgilendiren değil, küresel bir sorun olan ve medeniyeti tehdit eden bir problem üzerine konuşulduğunu söyledi. Dijitalleşmenin bir milli güvenlik sorunu haline geldiğini belirten Yayman, "Dijital ağlar, sosyal medya, çocuğun, bireyin ve kadının korunması meselesinin artık bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini, siyaset üstü bir mesele olarak ele alınması gerektiğini ve bu meselede iktidarıyla, muhalefetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere çok önemli adımlar atılması gerektiğini bir kez daha ifade etmek isterim." diye konuştu. ULUS AŞIRI DİJİTAL AĞLAR KENDİNİ DEVLETLERİN ÜZERİNDE GÖRÜYOR Sosyal medyanın artık bir iletişim aracı olmaktan çıktığını vurgulayan Yayman, dijital platformların çocuklar üzerindeki etkisinin psikolojik, sosyolojik sonuçlar doğurduğunu, özellikle küçük yaş gruplarının kontrolsüz içeriklere maruz kalmasının ciddi riskler taşıdığını dile getirdi. "Yeni bir siyaset mühendisliğiyle, toplum mühendisliğiyle karşı karşıyayız" "Dijital ağlar, ulus aşırı dijital şirketlerin algoritmalarıyla yeni bir toplum mühendisliği, yeni bir siyaset mühendisliği ve yeni bir birey yaratma çabası içerisindedir." ifadesini kullanan Yayman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendilerini ulus devletlerinin üzerinde gören, yasama, yürütme ve yargı organının üzerinde gören bir akılla, yeni bir siyaset mühendisliğiyle, toplum mühendisliğiyle karşı karşıyayız. Bugün dijital ağlardan bahsettiğimizde aynı zamanda kadına ve çocuğa şiddet meselesini ele alıyoruz. Cinsel istismar, ötekileştirme, siber zorbalık, siber faşizm, İslamofobi, din düşmanlığı ve aklınıza gelebilecek her türlü kötülük, dijital ağ kavramlarıyla yan yana gelmektedir." Teknoloji ve dijital alanlara karşı bir düşmanlığın söz konusu olmadığının altını çizen Yayman, bir taraftan bireysel özgürlüklerin korunması diğer yandan da kamu ve toplum düzeni, kadının, ailenin, çocuğun ve bireyin korunmasının öncelikli yaklaşımları olduğunu ifade etti. - "Gençlerimizin algoritmaların kuşatması altında rehin kalmasını asla istemiyoruz" Yayman, teknolojiyi yok saymayan ama bu meseledeki sorumlulukların yerine getirilmesi gereken bir anlayış içerisinde olduklarına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bugün konuştuğumuz dijitalleşme, oyunlar, televizyon içerikleri gibi meseleler sadece kamu otoritesinin yapacağı yasal düzenlemelerle, birtakım yönetmeliklerle çözülebilecek problem alanı olmaktan uzun zamandır çıkmıştır. Ulus aşırı dijital ağların mutlaka toplumlarla yeni bir sözleşme yapması gerekmektedir. Bireyin etkileşim almak uğruna, absürt içeriklere yönelmesi, şiddetin, istismarın, kötülüğün, sanal kumarın, bahisin ve cinsiyetsizleştirmenin, LGBT propagandasının normal olduğu bir düzeni asla kabul edemeyiz. Burada sadece ailenin, bireyin, kamu otoritesinin sorumluluğu değil, topyekun bir seferberlik anlayışı lazımdır. Ulus aşırı dijital şirketlerin, 'bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler' anlayışı içerisinde daha fazla reklam ve etkileşim almak uğruna aileye, çocuklarımıza, bireye, kadınlara karşı açtığı savaşı asla kabul etmiyoruz." Siber zorbalık, mahremiyetin ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyunlar ve içeriklerin aileleri, gençleri olumsuz etkilediğinin altını çizen AİLEYİ, ÇOCUĞU, KADINI, TOPLUMU KORUMAK BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR Yayman, "Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi dijitalleşmenin sunduğu imkanlardan faydalanırken kültürümüzü, aile yapımızı, çocuklarımızı ve çocuklarımızın ruh sağlığını koruyacak tedbirleri almak zorundayız. Aile kurumunun korunması, geleceğimiz açısından olmazsa olmaz bir mesele haline gelmiştir. Bugün topyekun insanlık ve medeniyet, bir varoluş problemi, ontolojik bir sorun yaşamaktadır. Etkileşim almak uğruna, şiddetin çocuk istismarının sanal bahisin ve topyekun kötülüğün benimsenmesi ya da teşvik edilmesi gibi çok önemli bir problemle karşı karşıyayız. Biz özgürlük adı altında gençlerimizin dijital ağların, algoritmaların kuşatması altında rehin kalmasını asla istemiyoruz." ifadelerini kullandı. Yayman, gençleri, aileyi korumanın Türkiye için bir milli güvenlik meselesi olduğunu ve asla geri adım atılmayacağını vurguladı. Sosyal medya ve oyun platformlarının gençleri şiddete özendirdiğine ve saldırganlığı normal hale getirdiğine dikkati çeken Yayman, "Dijital ağların büyük bir denetimsizlik içerisinde yol almasını asla kabul edemeyiz. Travmalar, kaygı bozuklukları ve hatta intihar vakaları, dijital linç kültürünün nasıl bir yere evrildiğini ortaya koymaktadır. Dijital zorbalığın engellenmesi bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmalıdır. İnsanı yalnızlaştıran, şiddete yönelten ve psikolojik baskı altına alan bu dijitalleşme asla kabul edilemez ve biz buna izin veremeyiz." değerlendirmesinde bulundu. Yayman, Kovid-19 sürecinin dijital çağın gelişini hızlandırdığını belirterek, teknoloji ve yapay zekayı tehdit değil fırsat olarak gördüklerini, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir rol üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Programın açılışında, eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, AK Parti Gençlik Kolları Dış İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurul Üyesi ve ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça, TİHEK İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti ile ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da birer konuşma yaptı.

Sağlık raporlarında dijital dönem başladı... Sağlık Kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı Haber

Sağlık raporlarında dijital dönem başladı... Sağlık Kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı

Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle sağlık raporlarında dijitalleşme süreci başlatıldı. Yeni düzenlemeyle e-Nabız üzerinden başvuru dönemi başlarken, birçok rapor işlemi kolaylaştırıldı. ANKARA (İGFA) - Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik kapsamında sağlık raporlarının başvuru, değerlendirme ve düzenleme süreçlerinde önemli değişikliklere gidildi. BAŞVURULAR E-NABIZ ÜZERİNDEN YAPILACAK Yeni düzenlemeye göre tüm sağlık raporu başvuruları artık e-Nabız sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Böylece yazılı dilekçe ve benzeri uygulamalar sona erecek. Lisansa tabi olmayan spor ve sosyal aktiviteler için vatandaşlar, hekime gitmeden e-Nabız üzerinden “Sağlık Durum Belgesi” alabilecek. Karar Destek Sistemi sayesinde kişinin engel teşkil eden bir sağlık sorunu, ilaç kullanımı veya hastalık beyanı bulunmaması halinde belge otomatik olarak düzenlenebilecek. Elektronik ortamda hazırlanan raporların fiziki olarak alınması ve arşivlenmesi zorunluluğu da kaldırıldı. SAĞLIK KURULU SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ Yönetmelikle birlikte “tam teşekküllü” ve “üç hekimli” olmak üzere iki temel sağlık kurulu yapısı oluşturuldu. Çoğu raporun üç hekim imzasıyla düzenlenebilmesi sağlanırken, mühür ve başhekim onayı zorunluluğu kaldırılarak süreçlerin hızlandırılması hedeflendi. 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için işe giriş raporlarının tüm kamu hekimleri tarafından düzenlenebilmesine imkan tanındı. Engelli sağlık raporları ile ilaç ve tıbbi malzeme kullanım raporlarının ise evde sağlık hizmetleri kapsamında uzaktan yenilenebilmesinin önü açıldı. “RAPOR BAŞVURU MERKEZİ” KURULACAK İkinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında rapor işlemlerinin tek merkezden yürütülmesi amacıyla “Rapor Başvuru Merkezi” kurulacak. Böylece vatandaşların rapor başvurusu, takibi ve sonuçlandırma işlemleri tek noktadan gerçekleştirilecek. Yeni düzenleme kapsamında engelli sporcuların lisans işlemlerinde ayrıca rapor alınması şartı kaldırılırken, sağlık raporlarında standart format uygulamasına geçilecek. Ayrıca raporlara İngilizce dil desteği eklenerek uluslararası kullanım imkanı sağlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.