Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Chp

haberalmedya - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’de disiplin süreci başladı... 9 Milletvekili Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi Haber

CHP’de disiplin süreci başladı... 9 Milletvekili Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu toplantısında alınan kararla aralarında Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ın ile Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun da bulunduğu 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - CHP Merkez Yönetim Kurulu, mutlak butlan kararıyla Genel Başkanlığa yeniden gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında toplandı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, parti içerisinde disiplin sürecinin başlatıldığını duyurdu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin günübirlik hesapların değil, halkın iradesinin partisi olduğunu vurgulayan Sarı, "Birliğimizi koruyacak, partimizi tartışmaların değil çözümün adresi yapmaya devam edeceğiz. Hedefimiz nettir: Güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi, demokratik bir Türkiye" diye konuştu. MYK’da alınan karar doğrultusunda 9 milletvekilinin kesin ihraç istemiyle CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıklayan Sözcü Müslim Sarı, ihraç talebiyle disiplin kuruluna gönderilen isimler arasında CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın da yer aldığını duyurdu. Sarı, Disiplin Kurulu'na sevk edilen diğer milletvekilleri ise Ensar Aytekin, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut olarak açıkladı. Parti yönetiminin aldığı karar doğrultusunda, söz konusu milletvekillerinin durumuna ilişkin nihai değerlendirmenin CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından yapılacağı ve disiplin sürecinin ardından kurulun vereceği öğrenildi.

Manisa'da merhum Başkan dualarla anıldı Haber

Manisa'da merhum Başkan dualarla anıldı

Geçirdiği elim kaza sonucu geçtiğimiz yıl yaşama veda eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, vefatının birinci yılında anıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi önündeki törenle başlayan anma programı daha sonra Hatuniye Camii’nde okunan mevlit ve Cumhuriyet Meydanı’nda verilen hayır yemeği ile devam etti. Protokol üyeleri programın son bölümünde merhum başkan Ferdi Zeyrek’in kabrini ziyaret etti. MANİSA (İGFA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin merhum başkanı Ferdi Zeyrek için düzenlenen anma programına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Burak Deste, genel sekreter yardımcıları, ilçe belediye başkanları, merhum Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, kızı Nehir Zeyrek, kardeşi Özlem Zeyrek ve aile fertleri, mesai arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Ferdi Zeyrek ile tanışıklıklarının yıllar öncesine dayandığını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Yıllar önce Ferdi Başkan Mimarlar Odası Başkanı iken ben o dönem Manisa Eczacı Odası Akhisar temsilcisiydim. O zamanlar Beyaz Fil binası için eylem yapıyorduk. Cumhuriyet Halk Partisi’nde henüz siyaset yapmıyorduk. Sonra o meclis üyesi oldu, ben de Akhisar Belediye Başkanıydım. O sırada samimiyetimiz, diyaloğumuz arttı” dedi. “FOTOĞRAFIMIZI ODAMA ASTIM” Seçim sürecinde Ferdi Zeyrek’in yanında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Dutlulu, seçim gecesinden unutamadığı bir anıyı paylaştı. Dutlulu; “O gece çok güzel bir fotoğraf yakalamışlar. Benim eşim var, Ferdi’nin eşi Nurcan hanım var. Öyle samimi bir fotoğraf yakalamışlar ki o fotoğrafı odama astım. Her sabah belediyeye geldiğimde göreyim istedim. Çünkü bizim için çok keyifli bir gün, güzel bir seçim akşamıydı” diye konuştu. Ferdi Zeyrek’in kısa sürede önemli bir değişim başlattığını vurgulayan Dutlulu, “Bir yıllık belediye başkanıydı. Bir senede belediye başkanından koca koca binalar dikmesini bekleyemezsiniz. Çünkü bu işlerin planı var, projesi var. Ama belediyede bir zihniyeti değiştirebilirsiniz ve o değiştirmişti. Sosyal belediyeciliği başlattı. Kimsesizlerin kimsesi oldu. O gördüğünüz videolar aslında çok samimi videolardı. Kimi zaman bir, engelli çocuğun kimi zaman ihtiyacı olan yaşlı teyzenin yanındaydı. Ve insanların gönlüne işte öyle girdi” diye konuştu. “FERDİ BAŞKAN’IN ADI HER YERDE YAŞAYACAK” Ferdi Zeyrek’in anısını yaşatmak için çalışmaya devam edeceklerini belirten Dutlulu, son olarak şunları söyledi: “Bu cuma Soma’da Belediye Başkanımızla Yeraltı Otoparkı ve Ferdi Zeyrek Meydanı’nın temelini atacağız. Salihli’de çalışıyoruz. 17 ilçede çalışıyoruz. Manisa merkezinde çalışıyoruz. Arka arkaya işler yapacağız. Ferdi Zeyrek Kültür Merkezi’nin ihalesi bu yaz aylarında olacak. Her yerde yapacağımız işlerle onun hayal ettiği şehri inşa ederek inşallah biz onu anmaya devam edeceğiz. Her zaman aklımızda, dilimizde olacak, gönlümüzde olacak. Biz onu çok seviyoruz. İyi ki bu şehirden bir Ferdi geçti. Keşke daha çok olsaydı ama iyi ki geçti. Onun adı her yerde yaşayacak. Bizler bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyoruz. Tekrardan tüm aileye başta Nurcan Hanım, Özlem ve çocukları, kardeşleri ve tüm aileye başsağlığı diliyoruz. Her zaman yanınızdayız.” “ÇOK NEZAKETLİ BİR İNSANDI” Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise “Bir yıl olmuş, nasıl geçtiğini biz de anlamadık. Bu kalabalığı görünce birden ben de 9 Haziran 2025'e döndüm. Çok zor günlerdi. Ferdi Başkan'ımızı hâlâ içimizde özlemle saygıyla anıyoruz. Çok nezaketli bir insandı, çok kibar bir insandı. Arkasında kocaman bir sevgi dağı bıraktı gitti. Manisa için bir şanstı. Kader diyorum başka bir şey diyemiyorum. Çok söyleyecek de çok fazla söz bulamıyorum. İnanın. Onu her zaman sevgiyle, saygıyla, rahmetle anacağız. Toprağı bol olsun. Mekanı cennet olsun diyorum. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum” diye belirtti. “FERDİ, ABİNİZ OLDU, YOL ARKADAŞINIZ OLDU” Merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, aslında konuşma yapmayı düşünmediğini ama kalabalık karşısında konuşmak istediğini belirterek, şunları söyledi: “Bir yıl geçmiş. Bana göre daha dün gibi. Burada onun kalbi bende ve ben hayatta olduğum sürece yaşamaya devam edecek diye haykırışlarda bulunmuşum. Sonrasında izlediğimde kalpten ve gönülden gelen haykırışların birer şiir gibi olduğunu gördüm. Sevginin, aşkın büyüklüğünü gördüm. Şimdi sizleri burada görünce o günü yaşıyorum. İyi ki varsınız. Çok teşekkür ediyorum. Hepinize kocaman sarılıyorum. Çok teşekkür ederim” diye konuştu. MEVLİT OKUTULDU, HAYIR YEMEĞİ VERİLDİ Manisa Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlenen anma programı daha sonra Hatuniye Camii’nde okutulan mevlit ile devam etti. Buradaki anma programına Ferdi Zeyrek’in yol arkadaşı CHP Lideri Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katılarak birer açıklamada bulundu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ferdi Zeyrek’in ailesine başsağlığı dileklerini iletirken, “Allah mekanını cennet eylesin, mekanı cennet olsun” dedi. CHP Lideri Özgür Özel ise, acılarının çok büyük olduğunu belirterek, “Büyük acının yıl dönümündeyiz. Bugün burada olabilmek, Ferdi Başkanımla son bayram namazını birlikte kıldığımız Hatuniye Camii’nde onun sene-i devriyesinde, mevlidinde bulunmak yüreğimize bir nebze olsun su serpti. Ferdi’nin yokluğuna katlanmak o kadar kolay değil. Acımızı paylaşan herkese, olayın duyulduğu andan itibaren yanımızda olan herkese ve o günden bugüne Ferdi Başkanımızın emanetine sahip çıkan herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Hatuniye Camii’nde okutulan mevlidin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda tüm vatandaşların katılımıyla hayır yemeği düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen hayır yemeği sonrasında merhum başkan Ferdi Zeyrek, kabri başında dualarla anıldı.

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim Haber

Kılıçdaroğlu: İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" dedi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, günler öncesi, bugün saat 13.30'da TBMM'de CHP Grup Toplantısında konuşacağını duyurmuştu. GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etmişti. Parti genel merkezinde milletvekillerine ve partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, halkın umudu olduklarını belirterek "birlik" ve "beraberlik" vurgusu yaptı. "Her şeyi ama her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum" diyen Kılıçdaroğlu, hakkı, adaleti ve hukuku her yerde savunacağını belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle: "Beraber ve birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin ve Türkiye'nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye'nin, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün, Bülent Ecevit'lerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir. Arınacağız, arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti, devlete yön çizen bir partidir. Bu parti, sıradan bir parti değildir. Bu parti, devlet kuran, devleti inşa eden bir partidir. Bu parti, ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız, birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz. "HİÇBİR İRADE PARAYLA SATIN ALINAMAZ" CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar, 'Niye böyle konuşuyorsunuz' diyorlar. Ahlak, erdem, adalet, temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. Herkesi dinledim, hiç kimseye kötü gözle bakmadım, herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatli dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Parti ile ilgili başka alanlarda, dış dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir. Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki: 'Sarayın adamı'. Ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin ya? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim. KILIÇDAROĞLU'NDAN "BİRLİK" VE "MÜCADELE" VURGUSU Dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emekçinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? Bir şey daha, uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar... Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız. Mehmet Şimşek'i getirdiler, İngiltere'den getirdiler beyefendi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ya ezilen fakir fukara, köşeyi dönenden gene bizim beşli çeteden. Bu nasıl bir düzendir? Emin olun bu düzeni değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız, omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa o gün hepimiz açız. Bir çocuğumuz huzursuzsa o gün hepimizde huzur yok. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız, ailenin birliği için yapacağız, birliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız. "CHP, KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDADIR" Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e, Amerika'ya, İngiltere'ye, Orta Doğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil, en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ VESAYET KABUL ETMEZ" Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bizim tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiş CHP'ye 'komünist parti', 'faşist parti', 'dinsiz parti' demişlerdi. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil, bütün İslam dünyası ve Avrupa da bize bakar. Eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Politikamız nedir dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma, olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse genel başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar ve söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargı olmayacağım. Yani 'İşte bu böyledir, hemen partiden atalım', böyle bir düşüncem de yok. "ONURLU İNSANLAR HESAP VERMEKTEN KAÇINMAZLAR" Mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Rahmetli babam derdi: 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. Bu karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin. "İYİ NİYETİM İSTİSMAR EDİLDİ" Ben isterdim ki bunu Meclis'te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclis'e girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi, ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar, o noktaya gelince 'Kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağım." Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık, "Hak, hukuk, adalet" ve "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla kesildi.

Özgür Özel kurultay için tarih verdi Haber

Özgür Özel kurultay için tarih verdi

CHP’de mutlak butlan kararının ardından başlayan liderlik tartışmaları sürerken, gözler bugün TBMM’de yapılacak grup toplantılarına çevrildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel başkanlık koltuğuna oturtulan Kılıçdaroğlu'nun bugün saat 13.30’da grup toplantısında konuşma yapacağı açıklanmıştı. Halkın seçtiği Genel Başkan Özgür Özel'in ise Manisa programını iptal ederek grup toplantısının kendisinin düzenleyeceğini duyurarak, “Kürsüyü atanmış birine teslim edemeyiz, grup toplantısında ben konuşacağım” ifadelerini kullanmıştı. SAATLER KALA GERİ ADIM ATTI Özel ve Kılıçdaroğlu’nun yapacağı konuşmalar öncesinde Meclis çevresinde güvenlik önlemleri artırılırken, Kılıçdaroğlu,toplantıya saatler kala geri adım atarak katılmayacağını duyurdu. ÖZEL, KÜRSİYE ÇIKTI CHP’nin son seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki grup toplantısında milletvekillerinin alkış ve sloganları eşliğinde kürsüye çıktı. Konuşma öncesinde, geçen yıl hayatını kaybeden Ferdi Zeyrek’in fotoğrafının bulunduğu sıraya oturan Özel, Ali Mahir Başarır’ın anonsunun ardından partililere seslendi. CHP lideri ve TBMM Grup Başkanı Özel, grup toplantısında şu açıklamalarda bulundu: "Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, çok değerli konuklar... Bugün 13.30'da bu kürsüde biri olacaktı. Dünden beri bu tartışıldı. Bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı, kendi adıma bir başarı ya da zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, TBMM'nin Dikmen kapı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salondaki güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Biz sandığa inanırız. Seçene ve sevilene inanırız. Onun için burada hep birlikte sürdürdüğümüz direniş çok anlamlıdır. Bugün yaptığımız vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil, bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum. Bugün 9 Haziran... Kardeşim, arkadaşım, yoldaşım, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in vefatının sene-i devriyesindeyiz. Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı'ydı, Ferdi ile birlikte bayram namazını kıldık, aile büyüklerimizin, partimizin ve diğer partilerin büyüklerine ziyaretlerde bulunduk. Şehitliğe, polis ve askeri şehitliğe ziyaretlerde bulunduk. Ardından kurban kesme alanına gittik ve öğlen 12 gibi ayrıldık birbirimizden. Akşam uyumaya yakın, o yorgun günün sonunda o feci haberi aldık. Feci kaza haberini... Hep birlikte Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'nin bahçesine koştuk. Bütün Manisa oradaydı. Neredeyse bütün partilerden, bütün şehirlerden insanlar vardı. 3 gün direndi. 3 gün dua ettik, mucizeyi kovaladık ama olmadı, kaybetti. Manisa'da ilk kez Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan bir cenaze töreni meydanlara, Manisa'ya sığmadı. Tarihin en unutulmaz, herkesin gördüğüne şaşırdığı, bir tek Ferdi'yi bilenlerin şaşırmadığı ve "Ancak bu Ferdi'ye nasip olurdu" denilen bir törenle kardeşimizi uğurladık. 'BU KÜRSÜ SEÇİLMİŞLERİN YERİDİR' Bugün de birinci sene-i devriyesi. Orada olmak istedik ve orada olacaktık. Geçen hafta basın mensubu bir arkadaş sordu grup toplantısı hakkında ve ben de "Ferdi'nin vefatı nedeniyle Manisa'da oluruz, herkes orada olur" dedim. Bu soruya cevap verdikten bir süre sonra ise hiç olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Sonradan araya girip "Yapmasaydınız" diyenlere de cevap olarak "Özgür Bey Manisa'ya gidince yapalım dedik" diye yanıt verdiler. Benim orada olmamamı fırsat bilerek bir karar aldılar. Günlerce düşündüm. Tanıdığım herkese, arkadaşlarıma, aileme, çocukluk arkadaşlarıma sordum. Kim gelecekti bu kürsüye? Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, son kurultayda geçerli oyların hepsini almış olan genel başkan olmayacak, 2020 yılında yapılan kurultay ile bir atanmış buraya gelecekti. Buraya kimin geleceğini, nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir ve o karar burada tecelli eder. Tüm yok saymalara, demokrasiye aykırı girişimlere rağmen burası seçilmişlerin yeridir. Bu bayrağı bir bırakırsanız, millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Bu yüzden herkese danıştım ve Ferdi'nin sesi ile kararı verdim. Ferdi ile konuşurken hep bir şey çıkar ve bana "Sen orada lazımsın, biz burada hallederiz" derdi. Bu yüzden bunun gereği de budur. Burayla ilgili bir inatlaşmanın değil de, bir vazifeyi üstlenmenin gereği de budur. 'DÖRT KOLDAN SALDIRI ALTINDAYIZ' Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay önce 5 parti birden yüzde 25'lik cam tavandaydık, 10 ay sonrasında yüzde 38 ile CHP'yi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Kurulduğundan beri AKP'yi ilk kez geçtik ve o günden bu yana saldırı altındayız. Bunu bu kadar net belirlemeliyiz. Anlamazsan meseleyi, çözmezsen kumpası, 'CHP'nin iç işi' dersin. CHP'nin iç işi falan değil bu. Kim karışır CHP'nin kurultayına? Öyle bir noktadayız ki, o zamanın meşru bulunan delegasyonu ile 2 kere kurultay yapılmış. Yeri gelmiş mahallelere sandık kurulmuş ama son 4 kongreyi yok sayan bir anlayış var. YSK'ya göre yok değil, hiçbir yere göre yok değil ama AKP yargı kollarının görevlendirdiği bir İstinaf Mahkemesi olmayacak bir karar almış ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun seçim hukuku ile garanti altına alınamayacağı bir karar almıştır. Öyle bir kötü akıl var ki onu söylemeden olmaz. "İlk seçimde iktidarı aldılar, biz bu iktidarı veremeyecek durumdayız. Sandıkla geldik ama sandıkla gidemeyiz, bu iktidarı veremeyiz" diye düşünüyorlar. Bütün mesele bu. ‘ÖLMÜŞ KARDEŞİME İFTİRA ATTILAR’ “Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum’a söyledim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, ‘Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.’ Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, ‘Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim’ deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz? En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek’e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar.” ‘ERDOĞAN’A RAKİP İSTEMİYORLAR’ “ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana ‘Hırsız’ demeye başladılar. Mesele Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor. ‘ONA NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM…’ Biz parti içi meseleyi değil, ülkenin demokrasisi, sandıkla değişim için insanlar bedenine koyuyor orada. Dünya siyasi tarihinde görülmemiş bir kumpas var. Trump istiyor diye, onun Ankara temsilcisi öyle istiyor diye… Öbür taraftan Kürt, Alevi olsun diyenler… Diğer taraftan derin devlet öyle istiyor diyenler. Cumhuriyet’in kurucu değerlerini koparmaya çalışanlara karşı siz bugün Türkiye’nin kopmayan halkasısınız. Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde bize bunları yaşatanlara, kim alet oluyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum. Bir kez kötü bir şey söylemedim. Onun için neler yaşadım. Ne kavgalar verdik. Bu partiyi neler yaşattılar ne diyeceğimi bilmiyorum. O partinin içinde kimler var biliyor musunuz? O binada bugün Kemal Bey’e linç edilirken yanında olan Murat Emir yok. Haluk Kırcı’nın ekibi var, 12. kattan selam veriyor. Artvin’de saldırıya uğrarken yanında olan Seyit Torun yok. Adalet Yürüyüşü’nün fikir babası Aykut Erdoğdu ile Bülent Tezcan yok. 2 milyon dolar para isteyen ve Yunanistan’a kaçarken yakalanan avukat o binada. 'BU MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU BİLİR' O yüzden şimdi çıkmışlar oraya, buraya efendim bir paralel CHP varmış. Paralel CHP anlayışı varmış. Bizim meclisi paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapdedilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis'e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir binadan ibaret değil, bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı, çatısı değil, son kalenin Cumhuriyet'e inananların yüreğindeki olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. Ya da bu millet seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir. 'YARGIDAKİ ÇETEYİ DAĞITACAĞIZ' Onun için her şeyi yapın ama bu dille bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe ayaklanma, her meydana sokak çağrısı, her mitinge sokakları karıştırmak, Türkiye'yi karıştırmak diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini bu Cumhuriyet Halk Partisi'nde, Cumhuriyet Halk Partisi'nde görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla, asla ve asla Cumhuriyet Halk Partisi'ne paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp, yok arınacağız, yok atacağız, yok satacağız. Böyle bir şeye teslim olursak biz Cumhuriyet Halk Partisi olmaktan çıkarız. Elbette hukuka sığınacağız, elbette hukuka güveneceğiz, elbette yargının bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz. Ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını dağıtacağız. '26 TEMMUZ GEÇİRİLMEMELİ' "Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur. 'Kurultay yapacağız' söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. 'Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım'. Burada yapılacak iş 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz." MİLLETİN AYAKLARININ ALTINDA KALIR "Herkes bilsin ki milletin yürüyüşüne kimse set çekmez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır. Ne yapılırsa yapılsın bu millet önünde kimseyi istemez. Devletini sever, vergisini verir ama devleti milletin karşısına koyarsanız millet o devleti önce yener sonra yeniden demokratik devletlerini inşa eder."

Kılıçdaroğlu geri adım attı, destekçilerini CHP Genel Merkez'e çağırdı! Haber

Kılıçdaroğlu geri adım attı, destekçilerini CHP Genel Merkez'e çağırdı!

Türkiye’nin gündemi bugün saat 13.30’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılması beklenen Cumhuriyet Halk Partisi Grup Toplantısı’na kilitlendi. Hem Özgür Özel yönetimi hem de Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi kürsüde kendilerinin konuşacağını açıklamıştı.. KILIÇDAROĞLU GERİ ADIM ATTI TBMM önünde sayıları 4 bini geçen Özgür Özel destekçileri, az sayıdaki Kılıçdaroğlu taraftarları ile tartışmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği açıklaması işte tam bu sırada öğrenildi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu, grup toplantısının CHP Genel Merkezinde yapıcağını duyurdu ve destekçilerini saat 14.00’te Genel Merkeze davet etti. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Topyekun halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz." ifadesini kullandı. İç karışıklık yaratma çabalarının sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlayacağına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Biz bu oyunu bozarız. Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür. Tüm partililerimizi ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00'te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'mize, yani baba ocağımıza çağırıyorum. Biz biriz ve birlikteyiz."

CHP Grup Toplantısı öncesi Mansur Yavaş, Kılıçdaroğlu'na seslendi: Jet yanıt geldi Haber

CHP Grup Toplantısı öncesi Mansur Yavaş, Kılıçdaroğlu'na seslendi: Jet yanıt geldi

CHP’de saat 13.30’da yapılacak grup toplantısı öncesinde Meclis’teki kriz derinleşirken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, resmi sosyal medya hesabından Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik çağrıda bulundu. Kılıçdaroğlu'na "Milyonlarca CHP’li, sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir." diyen Yavaş'a Kılıçdaroğlu'ndan yanıt gecikmedi. 'MILYONLARCA CHP’Lİ DEVLET ADAMLIĞI TECRÜBENİZİ BEKLİYOR' Yavaş, Kılıçdaroğlu’na yönelik paylaşımında, partinin kurumsal kimliğinin korunması gerektiğinin altını çizerek yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz. Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir. Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur. 'ATACAĞINIZ HER YAPICI ADIMIN PARTİMİZE GÜÇ KATACAĞINA İNANIYORUM' Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır."

Muharrem İnce "CHP'nin yanındayım" dedi ve ekledi: Arınmak yetmez, yüzleşmeliyiz Haber

Muharrem İnce "CHP'nin yanındayım" dedi ve ekledi: Arınmak yetmez, yüzleşmeliyiz

Muharrem İnce, CHP'nin bölünmemesi gerektiğini vurgulayarak partinin Türkiye'nin sigortası olduğunu belirtti. Demokratik bir tüzük kurultayı çağrısı yapan İnce, Cumhuriyet değerlerinin savunulması ve partide üyelerin belirleyici olması gerektiğini söyledi. İnce, iki sayfalık yazılı açıklamasında, 'arınma' ve 'direnme' tartışmalarına da değindi. ANKARA (İGFA) - CHP eski milletvekili ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, partisinin mevcut iç tartışmalarına ilişkin iki sayfalık kapsamlı bir yazılı açıklama yaptı. İnce, CHP’ye yönelik eleştirilerin ve partiyi hedef alan operasyonların Türkiye’nin demokratik yapısına doğrudan zarar verdiğini belirterek, CHP’nin bölünmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamasında CHP’nin 40 yıllık emeği, gözyaşı ve alın teri olduğunu ifade eden Muharrem İnce, “CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır” dedi. İnce, partiyi hedef alan sert kavganın, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu vurguladı ve siyasette küskünlük ile kırgınlığa yer olmadığını belirtti. İnce, CHP’nin herhangi bir din, mezhep, sosyal sınıf veya etnik kimliğin partisi olamayacağını hatırlatarak, Cumhuriyet’in değerlerini savunmanın partinin temel görevi olduğunu söyledi. “Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımız, süreci takip etmelidir; mücadeleyi bırakmamalıdır. Ayrı parti kurmak doğru bir yol değildir” ifadelerini kullandı. CHP’de acil olarak demokratik bir tüzük kurultayının düzenlenmesi gerektiğini belirten İnce, “Tüzük, AK Parti’den aşırılan maddelerden temizlenmeli, genel başkan, parti meclisi, milletvekili ve belediye başkanları üyeler tarafından seçilmelidir. Demokrasi halkın iradesine dayanır” dedi. İnce ayrıca, Türkiye’nin içinden geçtiği zor dönemde CHP’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirterek, gençlerin geleceğini başka ülkelerde aradığı, çalışanların yoksullaştığı ve sağlık ile eğitim hizmetlerinde eşitsizliklerin arttığı bir ortamda CHP’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini savunmaya devam etmesi gerektiğini ifade etti. CHP’ye üye olmaya ve partinin ideallerine sahip çıkmaya çağrı yapan İnce, partinin gerçek sahibinin halkın gönlü ve üyelerinin iradesi olduğunu vurguladı. Bu arada CHP içindeki “Arınma” ve “Direnme” tartışmalarına da değinen Muharrem İnce, açıklamasında, “Bu kavramlar Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisinin imajına zarar vermektedir. CHP, yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir” ifadelerine yer verdi.

Mansur Yavaş'tan Kılıçdaroğlu'na: CHP hepimizin ortak evidir Haber

Mansur Yavaş'tan Kılıçdaroğlu'na: CHP hepimizin ortak evidir

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, mutlak butlan kararı ile CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na hitaben yaptığı paylaşımda, partinin birliği ve kurumsal yapısının korunması çağrısında bulundu. Başkan Yavaş, yaşanan süreçte sağduyulu adımların CHP’ye güç katacağını vurguladı. ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanlığı'na mutlak butlan kararı ardından gelen Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir mesaj paylaştı. Kılıçdaroğlu’nun uzun yıllar boyunca CHP'nin genel başkanlığını yaptığını ve partinin zorlu dönemlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Başkan Yavaş, mevcut süreçte milyonlarca CHP seçmeninin deneyim ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım beklediğini ifade etti. Partinin kurumsal kimliğinin korunmasının, örgütlerin ve seçmenlerin daha fazla yıpranmamasının ortak sorumluluk olduğunu vurgulayan Yavaş, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması gerektiğine dikkat çekti. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz. Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle… — Mansur Yavaş (@mansuryavas06) June 9, 2026 Açıklamasında birlik ve dayanışma mesajı veren Yavaş, “CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atılacak her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. CHP'nin tüm üyeler için ortak bir değer olduğunu belirten Başkan Yavaş, partinin zarar görmemesi adına gösterilecek hassasiyetin yalnızca CHP'liler tarafından değil, demokrasiye inanan tüm vatandaşlar tarafından da takdirle karşılanacağını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.