Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

haberalmedya - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

Otomotiv ihracatı ilk yarıda 20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı ilk yarıda 20,8 milyar dolara ulaştı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin haziran ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 3 milyar 837 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti BURSA (İGFA) - Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. TEDARİK ENDÜSTRİSİ İHRACATI 1 MİLYAR 393 MİLYON DOLAR Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. ALMANYA LİDERLİĞİNİ KORUDU, İLK 10 PAZARIN 8’İ YÜKSELDİ Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB ÜLKELERİNİN PAYI YÜZDE 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

'Almanya Kaçak Göçmenleri Türkiye'ye gönderiyor' iddialarına DMM'den yalanlama Haber

'Almanya Kaçak Göçmenleri Türkiye'ye gönderiyor' iddialarına DMM'den yalanlama

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Almanya'nın Suriye, Afganistan ve Pakistan uyruklu düzensiz göçmenleri Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye'ye gönderdiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Merkez, Türkiye'nin üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik bir uygulamasının bulunmadığını vurguladı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan "Almanya'nın Suriye, Afganistan, Pakistan ve diğer ülke vatandaşlarını Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye'ye gönderdiği" yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. DMM tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların doğru olmadığı belirtilerek Türkiye'nin üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik herhangi bir uygulamasının bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, suç kaydı bulunan veya yasal ikamet hakkı bulunmayan yabancıların Türkiye'ye iade edilmesinin hukuken mümkün olmadığı vurgulanırken, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Geri Kabul Anlaşması'nın yalnızca Türk vatandaşları açısından uygulandığı kaydedildi. Bu kapsamda yabancı uyruklu kişilerin Türkiye tarafından geri alınmasının söz konusu olmadığı belirtilen açıklamada, ilgili kişilerin kendi ülkelerine gönderildiği ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunu yanıltmaya yönelik algı ve provokasyon amaçlı içerikleri paylaşanlar hakkında gerekli yasal süreçlerin başlatıldığı bildirildi.

Türkiye'den Almanya'ya giden çikolataların içinden ereksiyon ilacı çıktı Haber

Türkiye'den Almanya'ya giden çikolataların içinden ereksiyon ilacı çıktı

Avrupa Birliği Gıda Alarm Sistemi (RASFF) veri tabanında 3 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan 2026.4886 ile 2026.4889 referans numaralı raporlarda, Türkiye'den Almanya'ya gönderilen bazı kakao ve çikolata ürünlerinde yasa dışı madde tespit edildiği bildirildi. Almanya'daki gıda denetim ekipleri tarafından laboratuvar incelemesine alınan ürünlerde yapılan analizler sonucunda, yiyecek kategorisinde piyasaya sürülen çikolataların içerisinde sildenafil bulunduğu belirlendi. Avrupa Birliği yetkilileri durumu "ciddi risk" seviyesinde değerlendirirken, söz konusu ürünlerin gümrükten geçişine izin verilmediği ve gerekli işlemlerin başlatıldığı öğrenildi. ÇİKOLATALARDA İLAÇ ETKEN MADDESİ TESPİT EDİLDİ Denetim raporlarına göre ürünlerin içerisine, normal şartlarda yalnızca tıbbi amaçlarla kullanılan sildenafil maddesinin karıştırıldığı ortaya çıktı. Gıda ürünlerinde bulunması yasak olan bu maddenin tespit edilmesi üzerine ürünler Avrupa Birliği sınırlarında durduruldu. SİLDENAFİL NEDİR? Sildenafil, erkeklerde sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) tedavisinde kullanılan ve kamuoyunda "Viagra" olarak bilinen ilaçların ana etken maddesi olarak tanınıyor. Sadece doktor kontrolünde ve reçeteyle kullanılması gereken bu kimyasal maddenin gıda ürünlerine katılması ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor. "HAYATİ TEHLİKE OLUŞTURABİLİR" Uzmanlara göre sildenafilin kontrolsüz şekilde tüketilmesi özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Maddenin damarları genişleterek tansiyonu düşürmesi nedeniyle, özellikle nitrat grubu kalp ilaçları kullanan kişilerde ölümcül tansiyon düşüşü, kalp krizi ve ani ölüm riski ortaya çıkabiliyor. Ayrıca üretim sırasında dozaj kontrolünün yapılmaması durumunda tüketicilerin farkında olmadan yüksek miktarda sildenafil alabileceği, bunun da zehirlenme, şiddetli baş ağrısı, görme kaybı ve geçmeyen ağrılı ereksiyon (priapizm) gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. İÇERİĞİNDE YAZMASI DA YASAL HALE GETİRMİYOR Uzmanlar, üretici firmanın ürün ambalajı üzerine "Bu ürün sildenafil içermektedir" ibaresini yazmasının durumu yasal hale getirmediğine dikkat çekiyor. Gıda mevzuatına göre bir gıda ürününe ilaç etken maddesi katılması tamamen yasak bulunuyor. Bu nedenle söz konusu maddenin içerikte açıkça belirtilmesi bir şeffaflık örneği olarak değil, gıda sahteciliğinin açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, bu tür ürünlerin gümrüklerde doğrudan reddedildiğini ve piyasaya girişine izin verilmediğinin altını çizdi. GIDA KILIĞINDA İLAÇ SATIŞINA GEÇİT YOK Yetkililer, ilaçların yalnızca eczaneler aracılığıyla ve yasal mevzuata uygun şekilde satışa sunulabileceğini belirterek, ilaç etken maddelerinin çikolata ve benzeri gıda ürünleri içerisinde tüketiciye sunulmasının halk sağlığını tehdit ettiğini ifade etti. Serdar Ortaç sol kolunu kaybetti! - Korkusuz GazetesiKeşfet Ortaokulda toplu istismar kan dondurdu: 17 erkek öğrenci, kız öğrenciye kabusu yaşattı! - Korkusuz GazetesiKeşfet Enpara1.000 TL harcamana 1.000 TL iade!Read MoreAtla Sedat Peker uzun süre sonra sessizliğini bozdu... Üç kişiyi yaşadığım sürece affetmeyeceğim! - Korkusuz GazetesiKeşfet İç çamaşırsız sahneye çıkan Defne Samyeli eleştiri yağmuruna tutuldu - Korkusuz GazetesiKeşfet

3 milyon Avroluk Girişimcilik Hibe Programına başvurular sürüyor Haber

3 milyon Avroluk Girişimcilik Hibe Programına başvurular sürüyor

Avrupa Birliği finansmanı ile yürütülen ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı için başvurular başladı. 3 milyon avroluk bütçeye sahip program, girişimcilere iş kurma ve istihdam oluşturma alanlarında destek sağlayacak. İSTANBUL (İGFA) - Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı için başvuru süreci açıldı. Toplam 3 milyon avro bütçeye sahip program kapsamında girişimcilere iş kurma, kapasite geliştirme ve sürdürülebilir istihdam oluşturma alanlarında hibe desteği sağlanacak. “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon için Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi” hedefiyle yürütülen proje, girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi, kadınların iş gücüne katılımını artırmayı ve yerel ekonomileri desteklemeyi amaçlıyor. Programa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve uluslararası koruma kapsamındaki bireyler de başvurabilecek. Destekler; Adana, Adıyaman, Ankara, Bursa, Elazığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde yaşayan girişimcilere yönelik olacak. Program hakkında değerlendirmede bulunan ICMPD Türkiye Temsilciliği Portföy Yöneticisi Pınar Yapanoğlu, ENHANCER projelerinin bugüne kadar binlerce girişimciye destek sağladığını belirterek, özellikle kadınların ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. 2020 yılından bu yana yürütülen ENHANCER projeleri kapsamında çok sayıda girişimciye hibe ve eğitim desteği verildiği, yeni programla bu etkinin daha da genişletilmesinin hedeflendiği belirtildi. ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı başvuruları 19 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek.

Anayasa Mahkemesi’nden dijital verilerle ilgili kritik iptal kararı Haber

Anayasa Mahkemesi’nden dijital verilerle ilgili kritik iptal kararı

Anayasa Mahkemesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bilgisayar, dijital kayıt ve veri incelemelerine ilişkin bazı düzenlemeleri kişisel verilerin korunmasına yönelik yeterli güvence içermediği gerekçesiyle iptal etti. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girecek. ANKARA (İGFA) - Anayasa Mahkemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun dijital materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerini düzenleyen 134. maddesindeki bazı hükümlerin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti. Yüksek Mahkeme, 12 Şubat 2026 tarihli kararında; bilgisayar, bilgisayar programları ve dijital kütüklerde arama yapılması, kayıtların kopyalanması ve bazı durumlarda cihazlara el konulmasına imkan tanıyan düzenlemelerin, kişisel verilerin korunması açısından yeterli yasal güvence içermediğini belirtti. Kararda, dijital materyallerin çok sayıda kişisel veri barındırabileceğine dikkat çekilerek, elde edilen verilerin ne kadar süre saklanacağı, hangi şartlarda silineceği, işlenmesinin nasıl sınırlandırılacağı ve ilgili kişilerin hangi haklara sahip olacağı konusunda kanunda açık düzenleme bulunmadığı vurgulandı. AYM, mevcut düzenlemelerin kamu düzeninin sağlanması, suçla etkin mücadele ve delillerin korunması açısından meşru amaç taşıdığını kabul ederken; kişisel verilerin korunmasına yönelik güvencelerin eksik olması nedeniyle kuralların “orantısız müdahale” niteliği taşıdığı sonucuna ulaştı. Kararda ayrıca, Avrupa Birliği’nin kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerine de atıf yapılarak, dijital verilerin amaç dışında kullanılmasının önlenmesi ve gerekli sürenin sonunda silinmesine ilişkin mekanizmaların önemine işaret edildi. Anayasa Mahkemesi, söz konusu hükümlerin iptaline karar verirken, oluşabilecek hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti.

İzmir’de yapay zekânın dili çözülüyor Haber

İzmir’de yapay zekânın dili çözülüyor

19 Mayıs ruhuyla geleceğin teknolojilerine hazırlanan gençler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzLab Dijital Deneyim Merkezi’nde düzenlenen “Komut Mühendisliği” eğitimiyle yapay zekâ çağının dilini öğreniyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası bünyesinde kurulan İzLab Dijital Deneyim Merkezi’nde ilk eğitim programlarından biri Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Meslek Fabrikası aracılığıyla gerçekleştirildi. İki gün süren “Yazılım ve Tasarımda Komut Mühendisliğine Giriş Eğitimi”, Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) nihai faydalanıcı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) uygulayıcı olduğu ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı III (IPA III) kapsamında finanse edilen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” çerçevesinde gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla yapılan eğitimde yapay zekâ temelli sistemlerle etkili iletişim kurmayı sağlayan “komut mühendisliği” alanına ilişkin temel bilgiler aktarıldı. Uygulamalı içeriklerle desteklenen programda gençler, dijital araçları daha verimli kullanma ve üretim süreçlerine aktif katılım sağlama becerilerini geliştirdi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde gerçekleştirilen eğitim programı, gençlerin bilim ve teknoloji alanında donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sunarken, dijital çağın gerektirdiği becerilerle geleceğe daha güçlü hazırlanmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Dijital Deneyim Merkezi, yalnızca bir eğitim alanı değil, bilginin hızla uygulamaya geçirildiği, gençlerin ve kurumların birlikte üretim yapabildiği dinamik bir yapı olarak kurgulandı. İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından kurulan merkez, İzmirLAB, M-LAB ve İN-Ofis ile entegre çalışarak kentte dijital bilgi üretimini ve paylaşımını güçlendirmeyi hedefliyor. Gençlerin ve tüm İzmirlilerin kullanımına açık olarak tasarlanan merkez, katılımcı bir öğrenme ve üretim ortamı sunuyor. GELECEĞİN MESLEKLERİNE HAZIRLIK İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında düzenlenen eğitim, katılımcıların istihdam edilebilirliğini güçlendirmeyi ve teknoloji odaklı üretim süreçlerine katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Meslek Fabrikası bünyesinde yürütülen eğitim programlarıyla gençlerin geleceğin mesleklerine hazırlanması desteklenirken, İzLab gibi yeni nesil merkezlerle bu sürecin daha güçlü bir altyapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Kampüsten Avrupa’ya açılan fırsat kapısı Bursa’da konuşuldu Haber

Kampüsten Avrupa’ya açılan fırsat kapısı Bursa’da konuşuldu

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. BURSA (İGFA) - Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor” etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, “Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.” dedi. “ULUSLARARASI NETWORK KAZANIMI ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ TAMAMLANMADAN SAĞLANMALI” Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum." dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, “Gençlik Fırsatları” başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, “Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor.” dedi. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, “Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, “Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.